Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

İNTİHAR

Sevgili Mekâncılar,

Lisanımıza ilk defa Emil Durkheim tarafından sokulan bu kelime bir insanın kendi hayatına son vermesi demektir.

Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın oğlu alnının ortasına atılan tek kurşunla vefat etmiş.

mesut yilmazin oglu ile ilgili görsel sonucu

 

***

Bu çok acı gelişmeden ötürü  tüm Yılmaz ailesine başsağlığı diliyorum. Refikası Berna Yılmaz Hanım’la bir davette tanışmıştık.

***

Allak kimseye evlat acısı vermesin; bugün kızım Ayşe Cânan Doksat’ı aradım ama telefonunu açamadı, belli ki çok yorgundu.

***

İslam ülkelerinin Doğu Kudüs’le ilişkilerinde Başkan Trumph’ın attığı adım anlaşılır gibi değil. Herhalde ABD tarihinde henüz seçim tarihi dolmadan görevinden alınmak zorunda olan ilk başkan olacak.

ABD’nin Yahudilerin yönettiği, İrlandalıların koruduğu bir ülkedir.

***

Bilindiği gibi, New York’u temel alırsak, ABD İrlandalıların yönettiği, Yahudilerin yönettiği, İrlandalıların yönettiği ve Zencilerin yönettiği tek ülkedir.

***

Eğer bir gün gelip de onlarla savaşırsak önce bunun fikmi çekilecek sora da Türkiye’ye saldıracakladır.

***

Bu zorlu hesaplaşmalar daha ne kadar sürecek ve sonu nereye varacak?...

Kafaya koydum, Evrimsel Psikiyatri kitabını yazmaktayım ama yayımlanması herhalde epey zaman alacaktır.

Durmak yok, devam etmek var. Halk TV, National Geographic ve Ulusal Kanal favorilerimiz.

***

Gazetede okudum, artık beyinlerimize yonga (chip) takılacakmış.

Bakarsınız telepatiyle anlaşan, telekineziyle hareket edip Mars’a günü birliğine giden canlılar haline dönüşürüz.

Çünkü evrim devam ediyor.

Yunanistan’a, KKTC’ye ve İsrail’in Başkenti Kudüs’e gitme planlarımız var.

Barış, esenlik ve güzellik dolu günlere…

 

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 16 Aralık 2017

Okumaya devam et
  1745 Hits
  0 yorum
1745 Hits
0 yorum

HASAN MEZARCI

Değerli Mekâncılar 

Hasan Mezarcı (d. 11 Mayıs 1954, Düzce), köktenci ve muhafazakâr görüşleriyle tanınan Türk siyasetçisi ve din adamıdır.

Hayatı

İlkokuldan sonra Düzce Merkez Kur’ân Kursu'nda hafızlığını yaptı ve İmam Hatip Okulu’na girdi. 

Orayı bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni kazandı. İlahiyat okurken medrese tahsili de aldı.

Alanında uzman ilim adamlarından dersler alan Mezarcı, Arapça, Farsça, tefsir, hadis ve kelâm gibi ilimler öğrendi.

Daha küçüklüğünde dedesinin okuduğu Ahmediye ve Muhammediye gibi İslam klasiklerine büyük ilgi duyan Hasan Mezarcı, "Osmanlı'ya, tarihe alakamız, resmi tarihin zıddı olan fikirlere alışkanlığımız aileden geliyor" diyor.

Öğrencilik yıllarında müezzinlik ve imamlık ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve Ziraat Bakanlığı’nda memurluk yaptı.

Müftülüğe Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinde başladı. Daha sonra askerlik hizmetini tamamladı.

Yedek Subaylığı 12 Eylül’deki sıkıyönetim dönemindeydi. Adana 6. Kolordu Komutanlığı'nda Basın ve Halkla İlişkiler subayı olarak görev aldı.

Askerlikten sonra Sakarya’nın Akyazı ilçesine müftü olarak atandı.

Akabinde de İstanbul’un Ümraniye ilçesinde tayin edildi.

Akyazı’da 5, Ümraniye'de ise 3,5 yıl görev yaptı.

Dokuz senesi müftü olmak üzere devlet memurluğundaki hizmeti 15 yılı aştı.

Müftülük yaptığı bölge İstanbul’dan Refah Partisi tarafından aday gösterilerek TBMM’ne girdi.

Evli ve altı çocuk babası olan Hasan Mezarcı yakın tarihle ilgili tartışmalı konuları gündeme getirmesiyle dikkatleri çekti ve bu sebeple partisinden ihraç edildi.

Daha sonra hapis cezasına çarptırıldı. Hasan Mezarcı’nın hapishane süreciyle başlayarak bir içine kapanma ve yalnızlaşma sürecine girdiği gözlendi.

Cezaevindeyken psikolojik ve biyokimyasal işkenceye maruz kalarak akıl sağlığını kaybettiği iddia edildi. 

Bu işkencenin 1992 yılında yayınlanan Dünya Af Örgütü raporuna göre “İnsanın zihni yetilerini bozmayı, yok etmeyi, değiştirmeyi hedefleyen sorgulama prosedürü ahlâki suçtur. Fiziksel işkence sınıflandırması kadar insanlık dışıdır” düşüncesi çerçevesine girdiği iddia edilmesine rağmen yeterli delil bulunmaması sebebiyle iddia olmaktan ileriye gidememiştir.

25 Kasım 2000'de verdiği röportajda üç yıl önce yattığı cezaevinde Allah tarafından peygamber ilan edildiğini belirten Mezarcı, kendisini ayrıca bir de Mesih ilan etti.

hasan mezarcı ile ilgili görsel sonucu

Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin “Atatürk'ün manevi şahsiyetine hakaret” suçundan kesinleşmiş 1 yıl hapis cezası alan Mezarcı, yaklaşık 3 yıl yaşadığı Almanya'dan Türkiye'ye dönünce cezasını çekmesi için gönderildiği Edirne'nin İpsala Kapalı Cezaevi'ne de yaklaşık 3 ay yattıktan sonra Ceza İnfaz Kanunu hükümlerine göre cezasını tamamlayarak 6 Mayıs 2002’de tahliye oldu.

Havarileri (şahitleri) olduğunu iddia ettiği cemaati ile faaliyetlerini internet sitesi vasıtasıyla da devam ettirmektedir. Çeşitli e-kitaplar yayınlanmaktadır.

Kavgamın Perde Arkası adlı 1996 yılında yazdığı bir kitabı vardır.

Evrim devam ediyor, İzmir ve İstanbul’da kurslar sürüyor.

Nice güzel günlere ve demokrasiye…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 14 Aralık 201

Okumaya devam et
  1246 Hits
  0 yorum
1246 Hits
0 yorum

ASTIM

Sevgili Mekâncılar,

Astım, akciğerlerdeki hava yollarının tıkayıcı (restriktif) bir hastalığıdır.

Psikosomatik veya psikofizyolojik denen, sigara içilmesiyle çok artan tıkayıcı bir akciğer hastalığıdır. Bana yetki verilse bütün nargile cafeleri ve kapalı ortamlarda tütün mamullerini ve sigara içilmesini yasaklardım ama o merci ben değilim. Babamı bu meret öldürdü, annem de vefatından önce içerdi. Ben 12 yaşında başlayıp 24 yaşında bıraktım ve bir daha ağzıma bile sürmedim.


Hastalarda yardımcı adalelerinin devreye girdiği ve burunlarındaki deliklerin içeri alınan soluğu dışarı atabilmek için çırpındıklarını rahatça fark ederiz.

Sırtlarını dinlediğimizde sanki bir martının çırpınışını andıran wheezing denen tipik ses duyulur.

Astım, solunum yollarının süregelen bir iltihap sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına ve bazı etkenlerle zaman zaman daralmasına neden olan bir solunum yolu hastalığıdır.

Sebepleri

Astımın kesin sebebi belli değildir. Genel olarak kabul gören görüşe göre, doğuştan soluk boruları duyarlı bireylerde çevresel şartların etkisi ile astım oluşmaktadır ayrıca geçirilen zatürre ve benzeri hastalıklar da astımın oluşmasında önemli etkenlerdendir.

Astımın tipik özelliği bronşlar dediğimiz ince hava yollarının mukoza ödemiyle daralmasından ötürü olan epizodik dispnedir (yani nefes darlığı).

Bu durum, pek çok gene bağlı bir kalıtım biçiminde genetik kökenli olabilir; fakat enfeksiyon, allerji ve emosyonel faktörler de rol oynayabilir.

Psikolojik mekanizmaların rol oynaması için bronşiyal aşırı duyarlığa bedensel bir yatkınlık bulunması gerekir.

Astımlılarda belirli birtakım kişilik özelliklerine rastlanmasına rağmen, bu hastalıkla birlikte görülen özgün bir kişilik tipi yoktur; kaygının yol açtığı bazı astım nöbetlerinin sebebi bir şartlı refleksle açıklanabilir.

Kesin allerji vak’ası gösteren bazı hastalarda bulunan yüksek bir immünglobülin olan (IgE) seviyesi, allerjinin oynadığı rolü açığa çıkarmıştır.

Bu gibi hastaların yeni bulunan bağışıklık sistemini bastıran ilaçlarla tedavileri yararlı olabilir.

Halk arasında kortizon diye bilinen kortikosteroidler de tedavide etkilidir, fakat uzun süre ve yüksek dozda kullanılırsa Cushing Sendromu gibi bazı yan etkileri olabilir.

Eğer astım nöbetlerinde şartlı kaygı veya endişe belirgin bir rol oynuyorsa, hayal gücünde sistematik duyarsızlaştırma yöntemi uygulanabilir.

Eğer aşırı duyarlılık dolayısıyla hava yolunun geri dönüşlü tıkanmasına yol açan birçok uyarıcı faktörlerin astıma neden olduğu düşünülüyorsa, önce mümkün olduğu kadar açık bir biçimde bu fiziksel ve psikolojik nedenlerin tablosunu çizmek ve bunlardan her birini tedavi ederken hastayı sürekli denetim altında tutmak gerekir.

Hipnoterapi ise bu yönteme yatkın kişilerde nöbetlerin sıklığını ve süresini kısaltmakta işe yarar.

Astım sıklıkla bir allerjiye bağlı olmakla beraber, %60 ila 80 oranında belirgin allerji olmadan da astım olabilir.

Doğuştan ve çevre faktörlerinden de gelebilir. Eğer derhal doktora başvurulmazsa (belirtiler nüksettiği anda) ölümcül sonuçlara yol açabilir.

Hastalarda zaman zaman hırıltı, nefes darlığı ve öksürük olur.

Bazı durumlar astım belirtilerinin çok artmasına sebep olur. Bunlar mikrobik hastalıklar, soğuk hava, kirli hava, sigara dumanı, allerji yapıcı maddeler (allerjenler), egzersiz ve psikiyatrik bozukluklardır.

Astımda belirtilerin aniden ortaya çıkmasına astım atağı veya astım krizi adı verilir. Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur.

Astımı belirtilerin şiddetine göre hafif aralıklı, hafif süreğen, orta süreğen ve ağır süreğen olarak sınıflamak mümkündür.

Astımın teşhisinde muayene bulgularının yanı sıra, kanda IgE' nin ve eozinofil adı verilen akyuvarın sayısının yüksek bulunması, solunum testlerinde soluk borusunda daralma olduğunun gösterilmesi ve deri testleri ile hastaların neye karşı allerjisi olduğunun gösterilmesinin çok büyük bir rolü vardır.

Ayrıca sert nefesler alındığı gözükür.

Astım Nöbeti

Astım atağı (astım krizi) ani olarak nefes borularının daralmasına sebep olan kas kasılması, balgam artışı ve nefes borusunun etrafındaki damarların sızdırarak sıvının dokuya geçmesi ile dokunun şişmesi ile karakterize bir alevlenmedir.

Astım atağı hava yollarında astıma bağlı bulunan iltihabın alevlenmesidir. Bu alevlenme sırasında nefes borusunda kas kasılması ile daralma, balgam salgılanmasında artmayla tıkanma ve dokuda damarların sızdırmasıyla şişlik oluşmaktadır.

Belirtileri

Astım atağının belirtileri göğüs sıkışması, nefes almakta zorluk, kalp çarpıntısı, sık nefes alma, karın kaslarının solunuma katılması, burun kanatlarının solunuma katılması, göğüs kafesinde kaburgalar arasındaki kasların kasıldığının görülmesidir.

Hasta nefes alamadığı için konuşmakta ve uyumakta zorlanma yaşar. Nedense aklıma Merhum Babam, Bodrum’da yaşayan Siyavuş Ağabeyim ve İffet geldi

Tedavisi

Astım atağının şiddet derecesine göre tedavisi değişir, hafif astım atağında bronş genişleticiler, nefes yolundan verilerek sonuç elde edilebilir.

Orta veya ağır şiddette bir astım atağında sprey şeklinde aeresol ilaçları nefes borusuna çekmek zor olacağı için nebülizatör cihazı ile bronş gevşeticilerin akciğere gönderilmesi doğru olacaktır.

Hastalar birlikte sistemik ağızdan veya kas içine enjekte prednizonol tipi kortizon uygulanarak ani olarak gelişen iltihabın durdurulmasına çalışılır.

Ağır atakta hastaya Oksijen de birlikte verilmelidir. İlk tedaviye cevap vermeyen ağır astımlı hastaların yoğun bakıma alınması doğrudur. Astımı denetimde olan hastaların atak geçirme ihtimali düşüktür.

Atak geçirseler bile genellikle seyrek ve hafif olacaktır. Tedavisini doğru uygulamayan kontrol edici ilaçlarını almayan hastalarda ataklar sık ve şiddetli olur atak geçirmemek için atağı uyaran allerjenler, sigara dumanı, hava kirliliği, ani hava değişikliği gibi etkenlerden korunmak kontrol edici ilaçları düzgün kullanmak gerekir.

Sigara dumanı Astım Atağını tetikleyici en önemli etkenlerden biri olup aktif veya pasif sigara dumanı solumak atağın başlamasını sağlayabilir.

Astımın Tedavisi

Astım tedavisinde çoğunlukla inhaler adı verilen medikal cihazlar kullanılır. İnhaler kullanımı ile lokal etki yaratılır ve daha düşük dozla daha fazla etki elde edilir. Bu şekilde sistemik yan etkilerin önüne geçilmeye çalışılır.

Tedavide kullanılan ilaçlar iki gruba ayrılır. Birinci grup ilaçlara rahatlatıcı ilaçlar adı verilir (salbutamol, terbutalin gibi sempatomimetikler).

Kriz esnasında veya belirtiler başladığında kişi inhaler'i ağzına götürür ve soluk alma (inspirasyon) sırasında inhaler'i sıkar. İkinci grup ilaçlar astımdaki temel sorun olan hava yolundaki iltihabın azaltılmasına yöneliktir. Bunlar da solunum yoluyla alınan kortikosteroidler, kromolin sodyum, nedokromil sodyum, teofilin ve lökotrien reseptör antagonistleridir. Her iki grup ilaçta inhaler tercih edilir.

Allerjik astımlı hastaların bir kısmında ilaç tedavisi ve korunma yöntemleri etkili olmamakta ve aşı tedavisi (immünoterapi) gerekli olmaktadır.

Astım, özellikle çocuklarda hafif bir tablo gösterirse belirtiler (%50-%60) tamamen kaybolabilir. Ancak yetişkin astımlıların belirtileri çoğu kez ömür boyu kalıcıdır ve sürekli olarak ilaç kullanmak zorunda kalırlar.

Bu arada öğrendim ki, zamanında kendi adamları tarafından vurulan Urfalı İbrahim Tatlıses kalkıp İzmir’e yerleşmiş. Büyük Kulüp üyeliğinden ayrılmasında etkim olmuştu.

Son zamanlarda İzmir de Doğu’dan çok göç aldı da, bilhassa Kadifekale!

Orada ne işi var anlamadım…

Bu arada ABD Başkanı Trumph İsrail’i resmen tanıdı ve İngiliz Dominyoncularının kurduğu Vehhabi rejimiyle ittifaka girdi. Bu sefer gerçekten de Üçüncü Dünya Harbi patlayabilir!

}[/embed]

Neslim’in doğum günü üstelik.

Bilim, sevgi ve evrimle kalın.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 09 Aralık 2017

Okumaya devam et
  1175 Hits
  0 yorum
1175 Hits
0 yorum

ABD Başkanı Trump Kudüs kararını açıkladı!

Sevgili Mekâncılar,

Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın bugün, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyacağı ve Tel Aviv'deki Amerikan Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması hazırlıkları için talimat vereceği belirtilmişti.

Gözler Trump’ın yapacağı açıklamaya kilitlendi.

TRUMP: KUDÜS İSRAİL'İN BAŞKENTİDİR

 

"İsrail Filistin barışı için çalışmaya devam edeceğiz. Ortadoğu barışı için elimden geleni yapacağım. İsrail Filistin çatışmasına çözüm bulunacak. İsrail'in başkenti olarak tanıyacaktı. Bu yasa kongreden büyük çoğunlukla çıkmıştı. ABD'nin büyük elçiliğini Kudüs'e taşıma kararından bertaraf ettiler. Kudüs'ün bu şekilde tanınması gecikti. Bazıları cesaretleri yok dediler. Şimdi İsrail ile Filistin arasında barış anlaşması çalışmaları var. Atılan bu adımı ABD'nin çıkarına olarak görüyorum. İsrail bağımsız ve egemen bir devlettir. Bu şehir başbakan ve cumhurbaşkanının evinin olduğu yerdir. Kudüs İsrail'in başkentidir. bundan fazlası da değildir, azı da değildir. Bu kadardır. Bu Kudüs büyükelçilik yasası ile de uyumludur."

"BÜYÜKELÇİLİĞİMİZ KUDÜS'E TAŞINACAK"

 

"Kudüs sadece 3 büyük dinin merkezi değildir. Dünyanın en başarılı demokrasilerinden birinin de merkezidir. Kudüs Yahudilerin ibadet ettiği, Hıristiyanların bulunduğu, Müslümanların da ibadet ettiği bir yerdir. bir noktayı da ifade edeyim. Bu kararın amacı kalıcı bir barış anlaşmasından ayrılma adımı değiştir. Biz bu anlaşmayı istiyoruz. Biz taraf olmuyoruz. Tartışmalı sınırlara herhangi bir şekilde taraf olmuyoruz. Bir barış anlaşmasının kolaylaştırıcı olmasına çalışıyoruz."

TRUMP, KUDÜS'Ü BAŞKENT OLARAK TANIDIĞINI ONAYLAYAN İMZAYI ATTI

 

"Bütün taraflara çağrıda bulunuyoruz. Haram-üş Şerif denen bölgenin aynı şekilde kalmasını istiyoruz, barışı istiyoruz. Barışın geleceğine istikrara ve güvenliğe katkı yapacaktır bu adım. Barışa varacağız. Bu kutsal şehir insanlığa hizmet edecektir. Barış ona uzanmak isteyenlerin uzanabileceği uzaklıkta. Çocuklarımız sevgi ve dostluk miras almalılar. Ruhaniyet açısından çok önemli bir bölge. Bu bölgeyi harika bir gelecek beklemekte. Halklara şu çağrıda bulunuyorum: Tartışmalarınızı şiddetle yapmayın. Bugün kendimizi karşılıklı anlayış ve saygı yoluna sokmalıyız. Tüm olasılıkları tekrar değerlendirelim."

"TAŞINMA İŞLEMLERİNİN BAŞLAMASI İÇİN TALİMAT VERİYORUM"

 

"Dışişleri Bakanlığı'na talimat veriyorum. Hemen taşınma işlemlerine başlanacak. Bu karar, bizim ABD olarak bölgede kalıcı barış anlaşmasına taahhüdümüzü bozmuyor. Bizler İsrailliler ve Filistinliler için güzel bir anlaşma istiyoruz. Bizler, tartışmalı sınırlar konusunda nihai bir şey söylemiyoruz. Bütün bunlar iki taraf arasındaki anlaşmaya kalmış şeyler."

ABD'nin Tel Aviv Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma sözü veren Trump'ın bugün açıklamasında bu yönde kararını açıklayabileceği ifade ediliyordu. Filistin ise, "Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma" anlamına gelecek bu adıma şiddetle karşı çıkarak tepki göstermişti.

RUSYA'DAN KUDÜS AÇIKLAMASI

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye ile Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Bogdanov, ABD'nin skandal Kudüs kararını görüşerek Kudus'ün yanındayız mesajını verdi.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov ile ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararını görüştü.Bogdanov, Kudüs meselesinin uluslararası kararlara bağlı olduğuna işaret ederek, ABD'nin kararından endişe duyduklarını ve Filistin halkıyla dayanışma içerisinde olduklarını bildirdi.

TILLERSON: "BİZ BUNU TAKİBEN KALICI BARIŞIN SAĞLANACAĞINA İNANIYORUZ"

Tillerson, Trump'ın "Dışişleri Bakanlığına, Tel Aviv'deki büyükelçiliğimizin Kudüs'e taşınması için hazırlıklara başlaması talimatını verdim" sözlerinin ardından yazılı açıklama yaptı.

Tillerson, açıklamada, "Dışişleri Bakanlığı, Tel Aviv'deki Büyükelçiliğin Kudüs'e taşınması kararını bir an önce uygulamaya başlayacaktır" ifadelerini kullandı.

"Başkan Trump'ın, Kudüs'ü başkent olarak kabul etmesi, İsrail Meclisi, Yüksek Mahkemesi, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın ofislerinin Kudüs'te olması gerçeğiyle örtüşmektedir." değerlendirmesinde bulunan Tillerson, "Başkan karar vermeden önce çok sayıda dost, partner ve müttefiklerimizle istişare ettik. Biz bunu takiben kalıcı bir barışın sağlanacağına inanıyoruz" dedi.

TRUMP'IN KUDÜS'Ü BAŞKENT OLARAK TANIMASINA TEPKİLER BÜYÜYOR

Fransa Cumhurbaşkanı Macron: ABD'nin tek yanlı kararı üzücü, desteklemiyoruz.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres: İki devletli çözümden başka alternatif yok.

Mısır: ABD'nin Kudüs'ü tanımasını reddediyoruz.

İran: Trump'ın Kudüs'ü tanıma kararı BM kararlarının açık ihlalidir.

Filistin: Karar iki devletli çözümü yok ediyor.

"EN SON ÇÖZÜLMESİ GEREKEN KONUDUR"

BM Genel Sekreteri Guterres "Kudüs, BMGK ve BM Genel Kurul kararları temel alınarak, iki taraf arasında doğrudan görüşmeler yoluyla en son çözülmesi gereken bir konudur" dedi.

Kudüs'ün, insanların kalbindeki yerini anladığını dile getiren Guterres, "Yüzyıllardır böyle oldu ve böyle olacak. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki iki devletli çözümün herhangi bir alternatifi yoktur. B planı yoktur." vurgusu yaptı.

HAMAS SÖZCÜSÜ BERHUM:

Hamas sözcüsü Fevzi Berhum, ABD'nin Kudüs'le ilgili kararının Arap ve Müslümanlara yönelik saldırı anlamına geldiğini belirtti.

Kudüs'e yönelik bu karar karşısında stratejik bir ulusal ittifak çağrısında bulunan Berhum, "Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararı, ABD'nin terörü korumaya alma ve Siyonist terörizmi meşrulaştırması demektir" ifadesini kullandı.

"CİDDİ ENDİŞE DUYUYORUZ"

AB Yüksek Temsilcisi Mogherini: "AB, bugün ABD Başkanı Donald Trump'un Kudüs'e ilişkin açıklamasından dolayı ciddi endişe duyuyor"

REED: ABD MENFAATLERİNE YÖNELİK KÖTÜ SONUÇLAR DOĞURABİLİR

ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesi Kıdemli Üyesi, Rhodes Island eyaleti Senatörü Demokrat Jack Reed Trump’ın Kudüs kararını yapılış biçimi ve zamanlaması açısından ABD menfaatlerine yönelik kötü sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Yaptığı yazılı açıklamada Reed şu ifadelere yer verdi:

"Müslüman karşıtı tweetlerden sonra bu da Trump’ın diğer bir pot kırması ve baskı olmaksızın yaptığı diplomatik hatalardan biri. Bu ilan zarar vericidir çünkü şu anda bölgede tansiyonun düşürülmesi ve iki devletli çözüm üzerinde çalışmak gerekir."

PELOSİ: KALICI BARIŞA ERİŞİMİ DAHA DA ZORA SOKACAKTIR

ABD Temsilciler Meclisi Demokrat azınlık lideri Nancy Pelosi ise söz konusu kararın kalıcı bir barışın sağlanmasını zora soktuğunu kaydetti.

Kudüs’ü “Yahudi anavatanının ebedi başkenti” olarak tanımlayan Pelosi, “İsrail ile Filistin arasında müzakere edilmiş bir anlaşma olmadan ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımak şimdi gereksiz bir şekilde kitle protestolarına yol açacak, tansiyonu arttıracak ve kalıcı bir barışa erişimi daha da zora sokacaktır.”

WASHİNGTON POST: SİYASETTEN RİSKLİ

Bununla birlikte Amerikan medyasının karara temkinli yaklaşması dikkatlerden kaçmadı.

Washington Post gazetesi kararı uzun süredir söz konusu olan ABD politikasına ters bir karar olduğunu belirtirken Trump’ın Ortadoğu ve ABD müttefiklerinin uyarılarını dikkate almamasını “siyaseten riskli” olarak niteledi.

Diğer taraftan New York Times gazetesi ise kararı ABD’yi yalnızlaştıracak bir adım olarak tanımlarken son derece hassas bir diplomatik konu olan Kudüs kararının dünyadan tepki çekeceğini yazdı.

NETANYAHU: DİĞER ÜLKELER DE BÜYÜKELÇİLİKLERİNİ KUDÜSE TAŞIMALI

ABD'nin Kudüs'ü başkent olarak tanımasının ardından yaptığı açıklamada memnuniyetini dile getirerek, " Tarihi bir adım. Diğer ülkeler de büyükelçiliklerini Kudüs'e taşımalı" dedi.

 Netanyahu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bugün tarihi bir gün. Kudüs yaklaşık 70 yıldır İsrail'in başkenti ve bizim umudumuzun, rüyamızın ve duamızın yeni bin yıldaki odak noktası. (Kudüs) 3 bin yıldır Yahudilerin başkenti. Kutsal mekanların statüsünde bir değişiklik olmayacak. Bu İsrail'in ilk gününden beri bizim hedefimizdi. Yahudi devleti ve Yahudi halkı buna sonsuza dek minnettar kalacaktır. Trump'ın, İsrail'in, Filistinliler de dahil komşularıyla barışı ilerletme kararlılığını paylaşıyoruz. Trump'la ve ekibiyle bu barış rüyasını gerçekleştirmek için çalışmaya devam edeceğiz.

TRUMP'TAN AÇIKLAMA ÖNCESİ GELEN MESAJ: GECİKMİŞ BİR KARAR

ABD Başkanı Donald Trump, Kudüs'ün başkent olması yönündeki kararı konusunda kabinesini bugün bilgilendirdi. Trump, Kudüs'le ilgili kararının çoktan alınması gereken bir karar olduğunu söyledi. Trump'ın bu sözleriyle kendinden önceki ABD başkanları olan Bill Clinton ve George W. Bush'un Kudüs'le ilgili sözlerini tutmadıkları imasında bulunduğu düşünülüyor.

Öte yandan Trump'ın bu hamlesine karşılık dünyada tepkiler çığ gibi yükseliyor. Dünyadan ve sıcak bölgedeki ülkelerden, Filistin-İsrail arasında bir savaşa neden olabilecek bu karar nedeniyle Trump yönetimine tepkiler yağıyor. 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: KUDÜS, TÜM MÜSLÜMANLARIN GÖZ BEBEĞİDİR

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün yaptığı açıklamada, "Kudüs'ün kutsiyetinin ve tarihi statüsünün korunması hususunda Ürdün'le aynı düşüncedeyiz. Kudüs'ün statüsü konusunda atılacak yanlış bir adım İslam aleminde infiale neden olacaktır. Kudüs, tüm Müslümanların göz bebeğidir. Kimden gelirse gelsin, bu tarihi konuyu göz ardı eden tüm yaklaşımların sonu hüsrandır. Ortadoğu'da istikrar için yegane yol, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletidir.

"Kudüs sadece 3 büyük dinin merkezi değildir. Dünyanın en başarılı demokrasilerinden birinin de merkezidir. Kudüs Yahudilerin ibadet ettiği, Hristiyanların bulunduğu,Bu herhangi bir anlaşmasının kolaylaştırıcı olmasına çalışıyoruz."TRUMP, KUDÜS'Ü BAŞKENT OLARAK TANIDIĞINI ONAYLAYAN İMZAYI ATTI

"Bütün taraflara çağrıda bulunuyoruz. Haram-üş Şerif denen bölgenin aynı şekilde kalmasını istiyoruz, barışı istiyoruz. Barışın geleceğine istikrara ve güvenliğe katkı yapacaktır bu adım. Barışa varacağız. Bu kutsal şehir insanlığa hizmet edecektir. Barış ona uzanmak isteyenlerin uzanabileceği uzaklıkta. Çocuklarımız sevgi ve dostluk miras almalılar. Ruhaniyet açısından çok önemli bir bölge. Bu bölgeyi harika bir gelecek beklemekte. Halklara şu çağrıda bulunuyorum: Tartışmalarınızı şiddetle yapmayın. Bugün kendimizi karşılıklı anlayış ve saygı yoluna sokmalıyız. Tüm olasılıkları tekrar değerlendirelim."

"TAŞINMA İŞLEMLERİNİN BAŞLAMASI İÇİN TALİMAT VERİYORUM"

Sevgili Mekâncılar,

Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın bugün, ABD'nin Kudüs’ü İsrail'in başkenti olarak tanıyacağı ve Tel Aviv’deki Amerikan Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması hazırlıkları için talimat vereceği belirtilmişti.

Gözler Trump’ın yapacağı açıklamaya kilitlendi.

TRUMP: KUDÜS İSRAİL'İN BAŞKENTİDİR

"İsrail Filistin barışı için çalışmaya devam edeceğiz. Ortadoğu barışı için elimden geleni yapacağım. İsrail Filistin çatışmasına çözüm bulunacak. İsrail'in başkenti olarak tanıyacaktı. Bu yasa kongreden büyük çoğunlukla çıkmıştı. ABD'nin büyük elçiliğini Kudüs'e taşıma kararından bertaraf ettiler. Kudüs'ün bu şekilde tanınması gecikti. Bazıları cesaretleri yok dediler. Şimdi İsrail ile Filistin arasında barış anlaşması çalışmaları var. Atılan bu adımı ABD'nin çıkarına olarak görüyorum. İsrail bağımsız ve egemen bir devlettir. Bu şehir başbakan ve cumhurbaşkanının evinin olduğu yerdir. Kudüs İsrail'in başkentidir. bundan fazlası da değildir, azı da değildir. Bu kadardır. Bu Kudüs büyükelçilik yasası ile de uyumludur."

"BÜYÜKELÇİLİĞİMİZ KUDÜS'E TAŞINACAK"

 

"Kudüs sadece 3 büyük dinin merkezi değildir. Dünyanın en başarılı demokrasilerinden birinin de merkezidir. Kudüs Yahudilerin ibadet ettiği, Hıristiyanların bulunduğu, Müslümanların da ibadet ettiği bir yerdir. bir noktayı da ifade edeyim. Bu kararın amacı kalıcı bir barış anlaşmasından ayrılma adımı değiştir. Biz bu anlaşmayı istiyoruz. Biz taraf olmuyoruz. Tartışmalı sınırlara herhangi bir şekilde taraf olmuyoruz. Bir barış anlaşmasının kolaylaştırıcı olmasına çalışıyoruz."

TRUMP, KUDÜS'Ü BAŞKENT OLARAK TANIDIĞINI ONAYLAYAN İMZAYI ATTI

 

"Bütün taraflara çağrıda bulunuyoruz. Haram-üş Şerif denen bölgenin aynı şekilde kalmasını istiyoruz, barışı istiyoruz. Barışın geleceğine istikrara ve güvenliğe katkı yapacaktır bu adım. Barışa varacağız. Bu kutsal şehir insanlığa hizmet edecektir. Barış ona uzanmak isteyenlerin uzanabileceği uzaklıkta. Çocuklarımız sevgi ve dostluk miras almalılar. Ruhaniyet açısından çok önemli bir bölge. Bu bölgeyi harika bir gelecek beklemekte. Halklara şu çağrıda bulunuyorum: Tartışmalarınızı şiddetle yapmayın. Bugün kendimizi karşılıklı anlayış ve saygı yoluna sokmalıyız. Tüm olasılıkları tekrar değerlendirelim."

"TAŞINMA İŞLEMLERİNİN BAŞLAMASI İÇİN TALİMAT VERİYORUM"

 

"Dışişleri Bakanlığı'na talimat veriyorum. Hemen taşınma işlemlerine başlanacak. Bu karar, bizim ABD olarak bölgede kalıcı barış anlaşmasına taahhüdümüzü bozmuyor. Bizler İsrailliler ve Filistinliler için güzel bir anlaşma istiyoruz. Bizler, tartışmalı sınırlar konusunda nihai bir şey söylemiyoruz. Bütün bunlar iki taraf arasındaki anlaşmaya kalmış şeyler."

ABD'nin Tel Aviv Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma sözü veren Trump'ın bugün açıklamasında bu yönde kararını açıklayabileceği ifade ediliyordu. Filistin ise, "Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma" anlamına gelecek bu adıma şiddetle karşı çıkarak tepki göstermişti.

RUSYA'DAN KUDÜS AÇIKLAMASI

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye ile Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Bogdanov, ABD'nin skandal Kudüs kararını görüşerek Kudus'ün yanındayız mesajını verdi.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov ile ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararını görüştü.Bogdanov, Kudüs meselesinin uluslararası kararlara bağlı olduğuna işaret ederek, ABD'nin kararından endişe duyduklarını ve Filistin halkıyla dayanışma içerisinde olduklarını bildirdi.

TILLERSON: "BİZ BUNU TAKİBEN KALICI BARIŞIN SAĞLANACAĞINA İNANIYORUZ"

Tillerson, Trump'ın "Dışişleri Bakanlığına, Tel Aviv'deki büyükelçiliğimizin Kudüs'e taşınması için hazırlıklara başlaması talimatını verdim" sözlerinin ardından yazılı açıklama yaptı.

Tillerson, açıklamada, "Dışişleri Bakanlığı, Tel Aviv'deki Büyükelçiliğin Kudüs'e taşınması kararını bir an önce uygulamaya başlayacaktır" ifadelerini kullandı.

"Başkan Trump'ın, Kudüs'ü başkent olarak kabul etmesi, İsrail Meclisi, Yüksek Mahkemesi, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın ofislerinin Kudüs'te olması gerçeğiyle örtüşmektedir." değerlendirmesinde bulunan Tillerson, "Başkan karar vermeden önce çok sayıda dost, partner ve müttefiklerimizle istişare ettik. Biz bunu takiben kalıcı bir barışın sağlanacağına inanıyoruz" dedi.

TRUMP'IN KUDÜS'Ü BAŞKENT OLARAK TANIMASINA TEPKİLER BÜYÜYOR

Fransa Cumhurbaşkanı Macron: ABD'nin tek yanlı kararı üzücü, desteklemiyoruz.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres: İki devletli çözümden başka alternatif yok.

Mısır: ABD'nin Kudüs'ü tanımasını reddediyoruz.

İran: Trump'ın Kudüs'ü tanıma kararı BM kararlarının açık ihlalidir.

Filistin: Karar iki devletli çözümü yok ediyor.

"EN SON ÇÖZÜLMESİ GEREKEN KONUDUR"

BM Genel Sekreteri Guterres "Kudüs, BMGK ve BM Genel Kurul kararları temel alınarak, iki taraf arasında doğrudan görüşmeler yoluyla en son çözülmesi gereken bir konudur" dedi.

Kudüs'ün, insanların kalbindeki yerini anladığını dile getiren Guterres, "Yüzyıllardır böyle oldu ve böyle olacak. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki iki devletli çözümün herhangi bir alternatifi yoktur. B planı yoktur." vurgusu yaptı.

HAMAS SÖZCÜSÜ BERHUM:

Hamas sözcüsü Fevzi Berhum, ABD'nin Kudüs'le ilgili kararının Arap ve Müslümanlara yönelik saldırı anlamına geldiğini belirtti.

Kudüs'e yönelik bu karar karşısında stratejik bir ulusal ittifak çağrısında bulunan Berhum, "Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararı, ABD'nin terörü korumaya alma ve Siyonist terörizmi meşrulaştırması demektir" ifadesini kullandı.

"CİDDİ ENDİŞE DUYUYORUZ"

AB Yüksek Temsilcisi Mogherini: "AB, bugün ABD Başkanı Donald Trump'un Kudüs'e ilişkin açıklamasından dolayı ciddi endişe duyuyor"

REED: ABD MENFAATLERİNE YÖNELİK KÖTÜ SONUÇLAR DOĞURABİLİR

ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesi Kıdemli Üyesi, Rhodes Island eyaleti Senatörü Demokrat Jack Reed Trump’ın Kudüs kararını yapılış biçimi ve zamanlaması açısından ABD menfaatlerine yönelik kötü sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Yaptığı yazılı açıklamada Reed şu ifadelere yer verdi:

"Müslüman karşıtı tweetlerden sonra bu da Trump’ın diğer bir pot kırması ve baskı olmaksızın yaptığı diplomatik hatalardan biri. Bu ilan zarar vericidir çünkü şu anda bölgede tansiyonun düşürülmesi ve iki devletli çözüm üzerinde çalışmak gerekir."

PELOSİ: KALICI BARIŞA ERİŞİMİ DAHA DA ZORA SOKACAKTIR

ABD Temsilciler Meclisi Demokrat azınlık lideri Nancy Pelosi ise söz konusu kararın kalıcı bir barışın sağlanmasını zora soktuğunu kaydetti.

Kudüs’ü “Yahudi anavatanının ebedi başkenti” olarak tanımlayan Pelosi, “İsrail ile Filistin arasında müzakere edilmiş bir anlaşma olmadan ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımak şimdi gereksiz bir şekilde kitle protestolarına yol açacak, tansiyonu arttıracak ve kalıcı bir barışa erişimi daha da zora sokacaktır.”

WASHİNGTON POST: SİYASETTEN RİSKLİ

Bununla birlikte Amerikan medyasının karara temkinli yaklaşması dikkatlerden kaçmadı.

Washington Post gazetesi kararı uzun süredir söz konusu olan ABD politikasına ters bir karar olduğunu belirtirken Trump’ın Ortadoğu ve ABD müttefiklerinin uyarılarını dikkate almamasını “siyaseten riskli” olarak niteledi.

Diğer taraftan New York Times gazetesi ise kararı ABD’yi yalnızlaştıracak bir adım olarak tanımlarken son derece hassas bir diplomatik konu olan Kudüs kararının dünyadan tepki çekeceğini yazdı.

NETANYAHU: DİĞER ÜLKELER DE BÜYÜKELÇİLİKLERİNİ KUDÜSE TAŞIMALI

ABD'nin Kudüs'ü başkent olarak tanımasının ardından yaptığı açıklamada memnuniyetini dile getirerek, " Tarihi bir adım. Diğer ülkeler de büyükelçiliklerini Kudüs'e taşımalı" dedi.

 Netanyahu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bugün tarihi bir gün. Kudüs yaklaşık 70 yıldır İsrail'in başkenti ve bizim umudumuzun, rüyamızın ve duamızın yeni bin yıldaki odak noktası. (Kudüs) 3 bin yıldır Yahudilerin başkenti. Kutsal mekanların statüsünde bir değişiklik olmayacak. Bu İsrail'in ilk gününden beri bizim hedefimizdi. Yahudi devleti ve Yahudi halkı buna sonsuza dek minnettar kalacaktır. Trump'ın, İsrail'in, Filistinliler de dahil komşularıyla barışı ilerletme kararlılığını paylaşıyoruz. Trump'la ve ekibiyle bu barış rüyasını gerçekleştirmek için çalışmaya devam edeceğiz.

TRUMP'TAN AÇIKLAMA ÖNCESİ GELEN MESAJ: GECİKMİŞ BİR KARAR

ABD Başkanı Donald Trump, Kudüs'ün başkent olması yönündeki kararı konusunda kabinesini bugün bilgilendirdi. Trump, Kudüs'le ilgili kararının çoktan alınması gereken bir karar olduğunu söyledi. Trump'ın bu sözleriyle kendinden önceki ABD başkanları olan Bill Clinton ve George W. Bush'un Kudüs'le ilgili sözlerini tutmadıkları imasında bulunduğu düşünülüyor.

Öte yandan Trump'ın bu hamlesine karşılık dünyada tepkiler çığ gibi yükseliyor. Dünyadan ve sıcak bölgedeki ülkelerden, Filistin-İsrail arasında bir savaşa neden olabilecek bu karar nedeniyle Trump yönetimine tepkiler yağıyor. 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: KUDÜS, TÜM MÜSLÜMANLARIN GÖZ BEBEĞİDİR

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün yaptığı açıklamada, "Kudüs'ün kutsiyetinin ve tarihi statüsünün korunması hususunda Ürdün'le aynı düşüncedeyiz. Kudüs'ün statüsü konusunda atılacak yanlış bir adım İslam aleminde infiale neden olacaktır. Kudüs, tüm Müslümanların göz bebeğidir. Kimden gelirse gelsin, bu tarihi konuyu göz ardı eden tüm yaklaşımların sonu hüsrandır. Ortadoğu'da istikrar için yegane yol, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletidir.

13 Aralık'ta İslam İşbirliği Teşkilatı'nın liderlerini İstanbul'da toplanacak. Bir sonuç bildirgesini oradan tüm dünyaya açıklayacağız. İslam dünyasının Kudüs konusunda beraber hareket etmesi çok önemlidir." demişti.

Bu durumda ciddi tehlikeler hatta yeni bir dünya savaşı beklenebilir.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya –  12 Aralık 2017

Okumaya devam et
  853 Hits
  0 yorum
853 Hits
0 yorum

VAJNİSMUS

Sevgili Mekâncılar

Vajinismus, kadınlarda oldukça sık olarak görülen bir cinsel işlev problemidir. Cinsel ilişki sırasında vajinayı çevreleyen 1/3 alt kalça kaslarının istemsiz kasılmasına bağlı olarak ilişkinin tamamlanamaması veya oldukça ağrılı, acılı bir şekilde gerçekleşmesi durumudur.

VAJİNUSMUS ile ilgili görsel sonucu

 

Yeni adı penis duhulü korkusudur.

Vajinismusta gözlenen pelvik kasılmaların tamamı kadının kendi iradesi, arzusu dışında istemsiz şekilde gerçekleşmektedir.

Sorunu yaşayan kadınların büyük bölümü aylarca, hatta yıllarca süren evliliklerine rağmen eşleriyle hiçbir birliktelik yaşamadıkları için hâlen bâkiredirler.

Helen Singer Kaplan tarafından yapılan bir tarife göre vajinismus “cinsel fobik reaksiyon” (cinsel ilişkiye girme korkusu) olarak tanımlanmıştır.

Vajinismus Güncel Tanımı

Yapılan son güncel tanımlardan birisine göre vajinismus; kadının kendi arzusuna rağmen parmak, fitil, tampon, jinekolojik muayene veya eşin penisi gibi vajina içine yabancı bir cisim alamamasıdır. Sorunu yaşayanlar genital bölge ile ilgili her türlü müdahalelerden de korkmakta, çekinmektedirler.

Vajinismus Amerikan Psikiyatri Derneği tarafından yapılan DSM-5 sınıflandırma sistemine göre ‘'Genitopelvik ağrı ve Penetrasyon bozukluğu'’ içindedir.

Disparoni (Ağrılı cinsel ilişki) ile aynı sınıfta yer almaktadır.

Aylar veya yıllarca cinsel ilişkiye girememe durumu nedeni ile sorunu yaşayan kadınların çoğu halen bâkiredirler.

Vajinismus "tamamlanmamış birliktelik" veya "tamamlanmamış evlilik " olarak da tarif edilmektedir.

Vajinismus hastalarının pek çoğunda gerçekten acı hissinden çok, acı olacakmış gibi bir düşünce mevcuttur.

Vajinismus sorunu yaşayan kadınların çoğu cinsel ilişkinin uyarılma evresinde haz alma ile ilgili sorun olmamasına rağmen, birleşme anı geldiğinde kontrol dışı kasılmayla birlikte eşe izin vermemektedirler.

Bu kasılmalar bazen vajinal kaslarla sınırlı kalmayıp vücudun pek çok kaslarında (bel, kalça, bacak, sırt, boyun, çene kasları gibi) yaygın olarak da izlenebilmektedir.

Teşhisi

Cinsel ilişkiye giremeyen veya ilişki sırasında ağrı, acı (diapspareüni şikâyeti) gibi sorunlar yaşayan kadınların öncelikle cinsel terapiler konusunda deneyimli bir jinekolog hekim tarafından muayeneleri şarttır.

Bu şekilde cinsel ilişkiye engel olabilecek özellikle kızlık zarı veya vajina ile ilgili bir sorunun olup olmadığı net bir şekilde anlaşılabilecektir.

Cinsel ilişkiye kızlık zarının kalın, sert veya yüksek kenarlı olması gibi doğuştan gelen nedenlerden ötürü giremeyen kadınlarda cerrahi tedaviler veya medikal tedaviler (ilaç tedavileri) ile sonuç almak mümkündür.

Ancak vajinismusta, problem çoğu zaman psikolojik nedenlere bağlıdır ve bu nedenle genelde cinsel terapiler ile çözüme kavuşulmaktadır.

Sınıflandırma

Cinsel ilişkiye giremeyen vajinismus hastaları için ilk sınıflandırma sistemi 1978 yılında Lamont tarafından yapılmıştır. Lamont,vajinismus sorunun 4 ayrı derecede ele almıştır.

Jinekolojik muayene sırasında hastaların gösterdikleri tepkilere bağlı olarak vajinismusu 1.-2.-3. ve 4. düzeyler olarak toplam dört ayrı düzeye ayrılır.

‘Pacik’ tarafından tanımlanan 5. düzeyinde cinsel ilişki sırasında bulantı, kusma, bayılma nöbetleri, aşırı terleme, nefes nefese kalma, ölme hissi, masadan kaçma, doktora saldırma gibi yoğun iç organsal tepkimeler de bu sınıflamaya eklenmiştir.

Ülkemizde 460 vajinismus hastası üzerinde yapılan bir çalışmada jinekolojik muayenede tespit edilen hastalığın derecesinin artışı ile verilen terapi seanslarının arttığı tespit edilmiştir.

Görülme Sıklığı

Yapılan bilimsel çalışmalarda, vajinismus bir cinsel sorun olarak ‘hastaların en fazla hekime başvurma nedenidir. Dünyadaki görülme sıklığı (prevalansı) %5 ile %17 arasında değişmektedir.

Fas ve İsveç'te görülme sıklığı %6 olarak belirtilmiştir. İngiltere ve Avustralya'da yapılan çalışmalarda kadınların %18-20'inin "disparoni" (ağrılı cinsel birleşme) şikâyeti ile karşılaştıkları, ancak bu oranların ileri yaşlarda %2'lere kadar düştüğü tespit edilmiştir.

Ülkemizde 2006 yılında yapılan bir çalışmaya göre her 10 kadının birisinde vajinismus sorunu izlenmektedir. Bu nedenle ülkemizin belki de en gizli cinsel sorunudur. Nitekim vajinismus hastalarının pek çoğu, bu problemlerinin yalnızca kendilerine ait olduğunu düşünerek utanma duygusu ile sorunlarını çevrelerinden gizlemektedirler.

Bütün dünyada cinsel terapi kliniklerine başvuran hastaların %5 ile %47'si vajinismus problemine sahiptir.

Vajinismus belirtileri

Vajinismusun en temel belirtisi, cinsel birleşme sırasında kişinin istem dışı 'panik atak benzeri bir durum' yaşamasıdır. Bilinci açık olsa da kadın kontrolünü yitirir. Sık nefes alıp verme, çarpıntı, titreme, terleme derin korku ve yaygın vücutsal kasılmalar izlenmektedir.

Sanki kişi bilinç dışı tarafından negatif bir hipnoz transı haline girmiştir. Ve hep aynı şey söylenir Elimde değil, çok istiyorum ama yapamıyorum’'. Cinsel esnasında acı çekileceğine dair yaşanılan şiddetli korku ve bu korkuya bağlı yaşanılan kasılmaların cinsel birleşmeye izin vermemesi. Şiddetine göre ilişki sırasında bulantı, kusma ve bayılma nöbetleri

Penisin vajinaya girişinin ağrılı ya da zor olması.

Cinsel ilişki sırasında yaşanan acı, yanma, gerginlik ve batma hissi.

Jinekolojik muayene esnasında zorlanma veya jinekolog hekime izin verememe.

Cinsel ilişki sırasında bacaklarını kapatma, eşini itme, kalçayı geriye veya yana kaydırarak kendisini gösteren kaçınma davranışları.

Vücudun karın, kalça, göğüs, bacak, kol, bel gibi değişik kas gruplarında yaşanılan spazmlar.

Birleşmenin tam olarak değil yarım şekilde gerçekleşmesi

Her cinsel pozisyonda değil, birkaç pozisyonda ve zorlanarak birleşmenin gerçekleşebilmesi

Ağrı ve acıdan dolayı zamanla gelişen cinsel istek kaybı sayılabilir.

Vajinismus eşleri neler hisseder?

Vajinismus sorununu tarif eden hastalar, başta pubococcygeus kası (PC) olmak üzere cinsel birleşme anında pelvik kaslarını aşırı düzeyde ve kontrol dışı kasmaktadırlar. PC kasına bulbospongiosus kası, transversus perinei superficialis kası da eşlik eder. Böylelikle erkek eşlerin tarifi ile vajina adeta “etten bir duvara” dönüşmektedir. Orası sanki geçilmez, kapalı bir bölge gibidir.[7] Hatta hastaların bir kısmı problemlerini tanımlarken vajinalarının tamamen kapalı veya vajina girişlerinde bir kemik olduğunu düşünmektedirler. Vajinismus hasta eşlerinin çoğu kendi eşlerine karşı aşırı derecede anlayışlı ve sabırlıdırlar. Bu durum bazen basit bir sorunun çözümünün yıllarca ertelenmesine neden olabilir. Nitekim bir tarife göre de vajinismus bir ‘erteleme-kaçınma hastalığı’ dır.

Vajinismus nedenleri

Vajinismusu yaşayan kadınların pek çoğu cinsel ilişkide ön sevişme döneminde oldukça rahattırlar. Hazza bağlı uyarılma ve vajinal ıslanma (lubrikasyon) gerçekleşebilmektedir. Hatta vajinismuslu kadınlar yüzeyel temasla orgazm dahi olabilirler. Sorun, birleşme anı geldiğinde yaşanmaktadır. Birleşme anı geldiğinde acı duyma korkusu ile haz ve uyarılma aniden bitmekte, vajinal ıslanma sona ermekte ve kasılmalarla cinsel ilişki gerçekleşememektedir. İlişki sonrası mutsuzluk ve ağlama nöbetleri sıklıkla yaşanmaktadır. Her bir deneme hayal kırıklıkları, umutsuzluk ve karamsarlıkları bir miktar daha arttırmaktadır.

Vajinismus sebepleri nelerdir?

Geleneksel, baskıcı, koruyucu kollayıcı aile yapısı ile yetiştirilme

‘İlk gece’ ile ilgili daha önceden duyulan yanlış bilgiler

Geçmişte yaşanılan cinsel travmalar (taciz, tecavüz, ensest ilişkiler)

Kızlık zarı, vestibul ve vajinanın doğuştan gelen veya sonradan kazanılan fiziksel problemleri bulunur.

Aile yapısı

Ailenin çocukluktan itibaren cinsellikle ilgili yeterli bilgi vermemesi, aşırı geleneksel ve koruyucu yapı vajinismusa zemin hazırlayabilir.

Kızlık zarına yüklenilen derin anlamlar, kızlık zarının namusun tek simgesi haline getirilmesi ve bu konuda verilen mesajlar oldukça etkili olmaktadır.

Mesela; Bisiklete binme, yüksekten atlama, ağaca tırmanma, orayı hep korumalısın, yoksa öl daha iyi, orası senin her şeyin gibi mesajlar küçük yaşlardan itibaren zihinlerin derinlerine işlenmektedir. Ayrıca cinselliğin pis, iğrenç bir işlev olduğu, erkeklerin tek düşüncesinin kadınlarla birlikte olmak olduğu, bu nedenle erkeklerden uzak durulması gerektiği gibi söylemler de etkilidir.

Cinsellikle ilgili mesajlar dolaylı yollardan da verilebilir. Hiçbir cinsel bilginin verilmemesi, aile içinde hiç konuşulmaması cinselliğin pis, iğrenç veya son derece ayıp bir işlev olarak zihinlere yerleşmesine neden olacaktır.

Böylelikle genç yaşlardan itibaren genital bölge her zaman için korunması gereken namusun tek belirleyicisi, kutsal bir 'hazine' haline gelmektedir. Çoğu vajinismus hastası ilerleyen yaşlarına rağmen cinsel organlarına hiç bakmadıklarını, dokunmadıklarını ifade etmektedirler.

Genital bölgeye dokununca kendini kötü hisseden, bayılma nöbetleri geçiren, kendisinden iğrenen hastaların sayısı azımsanmayacak ölçüdedir. Vajinismus hastalarının çoğunda ilerleyen yaşlarına ve kariyerlerine rağmen cinsellikle ilgili bilgi eksiklikleri vardır. Sorunu yaşayanlar genel olarak cinsellikten konuşmaktan dahi rahatsız olurlar.

Vajinismus hastalarının bir kısmı ise genel olarak modern ailelerin kızlarıdır. Ancak mükemmeliyetçi yapı ve otokontrolün yüksekliği kişinin kendi sınırlarını erken yaşlardan itibaren çok keskin bir şekilde çizmesini sağlar.

İlk gece hikâyeleri

Küçüklükte, ergenlik dönemimde ve evlenmeden önce duyulan 'ilk gece' ve cinsellikle ilgili yanlış, eksik ve abartılı bilgiler vajinismus sorununa neden olabilir.

Bütün bu şehir efsanesi niteliğindeki abartılı hurafeler 'Cinsel Mitler' olarak bilinir. İlk gecenin çok ağrılı geçeceği, kanamanın çok olacağı, yırtılma ve parçalanma ile çok fazla acı çekileceği, penisin ilişki sırasında idrar deliği veya anüs gibi farklı yere gideceği, vajinanın çok dar hatta kapalı olduğu, eşin penisinin çok büyük olduğu gibi düşünceler ilk gece ile ilgili tüm kaygıları arttırmaktadır.

Cinsel ilişkide kasılmaya bağlı kilitlenme korkusu da ‘penis captivus’ miti olarak bilinir; bu şehir efsanesi de bazı vajinismus hastaları açısından çok korkutucu ve utanç verici gelmektedir.

Cinsel Travmalar

Vajinismus sorunu cinsel travmalar sonrasında da ortaya çıkmaktadır. Özellikle çocukluk çağlarında taciz, tecavüz, ensest, anne baba ilişkisine duyarak veya görerek şahit olma, erken yaşta porno içerikli videolara izleme, doğum seyretme ve çocukluk çağında yaşanılan cinsel istismarlar ilerleyen yaşlarda vajinismusa sebep olabilmektedir.

Ayrıca zor ve ağrılı doğum, kürtaj, cerrahi jinekolojik müdahaleler de vajinismusa neden olabilir.

Kızlık zarı, vestibul ve vajina ile ilgili yapısal sorunlar

Doğuştan gelen kızlık zarının yüksek, sert ve kalın oluşu, ara bölmeli, hilal veya elek şeklindeki yapıları cinsel ilişkiye izin vermeyebilir.

Ayrıca vajinal darlıklar, vajina içi ara bölmeler, vajinadaki miyom, genital kondilom veya bartholin kistleri cinsel ilişkiye izin vermeyebilir. Bu tür durumlarda öncelikle cerrahi olarak bu fiziksel problemlerin giderilmesi gerekir.

Diğer taraftan vajina giriş bölgesindeki yer alan ‘vestibul’ bölümünün yangısal (iltihabi) problemine ‘Vulvar Vestibulit Sendrom (VVS)’ (vulvar vestibulitis, vestibulodini) adı verilmektedir. Vulvar vestibulit sendromunda cinsel ilişkiye girememe veya aşırı derecede ağrı, acı yaşanmaktadır. Bu durumda da cerrahi tedaviler gerekli olabilmektedir. Ayrıca ileri düzeydeki vajinal enfeksiyonlar (vajinitler); mantar enfeksiyonları ve bakteriyel enfeksiyonlar da vajinismus sorununa neden olabilir.

Peki, vajinismustaki kasılmalar nasıl ortaya çıkmaktadır?

Bu sorunun yanıtı; cinselliğe ilişkin bedenden ve zihinden gelen birçok sağlıksız mesajın vajina ve pelvik kaslar tarafından algılanıp refleks kasılmalarla sonuçlanmasında gizlidir. Ön sevişme sırasında her şey yolundadır, ancak penisin vajinaya gireceği düşüncesi oluştuğu anda pelvis kasları refleks olarak kasılarak vajinismus tablosunu ortaya çıkarır.

Vajinismus eşcinsel kadınlarda da görülebilmektedir.

Vajinismus türleri

Primer vajinismus (birincil vajinismus

Hiçbir şekilde cinsel ilişkinin gerçekleşememesidir. Primer vajinismus ‘ömür boyu vajinismus’ olarak da bilinir. Çoğu zaman tam bir nedeni bilinmemektedir.

Sekonder vajinismus (ikincil vajinismus)

Daha önceden ilişki olurken daha sonradan ortaya çıkan vajinismus türüdür. ‘Kazanılmış vajinismus’ olarak da bilinir. Genellikle zor jinekolojik muayene, zor doğum, genital travmalar veya cinsel travmalardan sonra ortaya çıkmaktadır. Primer vajinismustan daha nadir görülür.

Tarihçesi

Vajinismus ve tedavisi bilimsel şekilde ilk olarak 1861 yılında “Sims” tarafından tanımlanmıştır ve bu kavram 150 yıldır neredeyse bir değişikliğe uğramamıştır.

Sims tedavi amacıyla ilk olarak genital ağızdaki kas ve sinirlere ameliyat sonrası cam genişleticiler kullanılarak yapılacak genişletme (dilatasyon) işlemini önermiştir.

Ameliyat işlemi sonradan tartışmalı bir hale gelirken, geliştirilen ameliyatsız genişletme ve anestezi altında genişletme işlemleri başarılı oldu ve daha gerçekçi tedaviler arasında yer almıştır.

Salermo’lu Trotula “Kadınların Hastalıkları” adlı 1547 tarihli bilimsel eserinde şimdi vajinismus olarak adlandırdığımız durumun belki de ilk tanımını şöyle yapmıştır; “genital alandaki öyle bir kasılmasıdır ki, baştan çıkarılmış bir kadın bile aslında bakire olabilir”.

Walthard (1909), Sims’in genital organlara has olarak nitelendirdiği aşırı duyarlılık kavramını sorgulayarak vajinal kas spazmının ağrıya karşı duyulan korkunun “ fobik bir reaksiyonu” olduğu fikrini ileri sürerek, ameliyat ve genişletmeden ziyade “psikoterapi” ve eğitimin önemini vurgulamıştır.

1923 yılına ait bir araştırmada Faure ve Sireday, vajinismusun vulvo-vaginal kanalın genital organlara özel bir aşırı duyarlılık nedeniyle, istem dışı, ağrılı, spazmotik kasılması olduğu sonucuna varmışlardır.

1993 yılında Beck, vajinismus ve vajinismus tedavisini “bilimsel ihmale ilginç bir örnek” olarak ifade etmiştir. Bu ihmal edilmiş kadın sağlığı sorununa yönelik, geç kalmış olmakla birlikte yeniden uyanan bilimsel ilginin artması umut vadedicidir.

Eşlerde ortaya çıkabilecek cinsel sorunlar

Tedavi tam olarak gerçekleşemezse veya sorunun çözümü ertelenirse zaman içerisinde vajinismus eşlerinde erken boşalma, sertleşme sorunları (iktidarsızlık) ve cinsel isteksizlik gibi cinsel problemler de ortaya çıkabilmektedir.

Yine tam bir çözüm elde edilemezse boşanma veya kadar gidebilen ciddi evlilik sorunları da yaşanabilmektedir.

Vajinismus Tedavisi

Vajinismus tanısı öncelikle cinsel terapiler konusunda deneyim bir jinekolog hekim tarafından yapılan jinekolojik muayene ve hastanın alınan öyküsü sonrasında konulur.

Vajinismus sorunu pek çok faktörlere bağlı olarak (multifaktöriyel) gelişebildiğinden ötürü her hasta için standart bir tedavi yöntemi yoktur; tamamen kişiye özel, uzman doktor tarafından belirlenen terapi yöntemleri ile çözüm aranmaktadır. Nitekim Master ve Johnson cinsel terapi kriterlerine göre tedaviler çifte ve bireye uygun şekilde sunulmalı yani bireyselleştirilmelidir.

Öncelikle cinsel ilişkiye izin vermeyen yapısal problemler varsa bu problemler çözümlenmelidir. Kızlık zarının sert (rigid), yüksek kenarlı veya ara bölmeli olması durumunda kızlık zarının çıkartılması (himenektomi operasyonu) veya kızlık zarının kesilmesi (himenotomi operasyonu) gibi basit cerrahi işlemleri yapılabilir. Diğer cerrahi yöntemler arasında vajinal septum çıkartılması, bartholin kisti ameliyatları, bir ağrılı cinsel ilişki sebebi olan vulvar vestibulit sendrom (VVS) nedeni ile ‘vulvar vestibulektomi ameliyatı’ uygulaması sayılabilir.

Kızlık zarı, vestibul (vajina girişi) ve vajina içerisinde fiziksel bir engel yoksa cinsel tedavilere geçilir. Ülkemizde ‘seksoloji’ özel branşı olmadığından vajinismus tedavileri cinsel terapiler konusunda eğitim almış uzman hekimler tarafından yapılmaktadır. Ülkemizde ve tüm dünyada hastaya dokunma ve tedavi etme yetkisi tamamen hekimlere aittir. Tedavilerde psikolog, psikolojik danışman ve aile danışmanları da destek olabilmektedirler.

Vajinismus tedavi yöntemleri:

Bilişsel terapi: Genel olarak cinsellik hakkında bilgilendirmeyi içerir. Bu konuda maketler, görseller ve film izlettirme gibi yöntemler kullanılabilir. Amaç eksik, yanlış ve abartılı cinsel bilgilerin düzeltilmesidir.

Davranışsal terapi: Pek çok vajinismus hastalarının ortak özelliği kendi vücudunu ve genital bölgesini tanımamasıdır. Davranışçı yaklaşımlar arasında 'Vajinismus egzersizleri' adı verilen bazı uygulamalar yer alır. Parmak egzersizleri, kegel egzersizleri, dilatör egzersizleri, dokunma ve haz odaklı egzersizler, ayna çalışmaları bu egzersizler arasındadır. Parmak egzersizleri pek çok vajinismus hastası tarafından yapılması zor, sıkıcı ve itici gelebilir. Amaç genital gölgeyi tanımak ve vajinal kaslara söz geçirmeyi öğretmektir. Günümüzde parmak egzersizleri yerine uygulanabilecek daha basit tedivi yöntemleri de geliştirilmiştir.

Dinamik terapi: Çocukluk çağlarına ait travmaların, olumsuz düşünce ve yaşanmışlıkların düzeltilmesi.

Bütüncül terapi: Bilişsel-Davranışsal ve Dinamik terapilerin bir arada kullanılmasıdır. 'Holistik' (Bütüncül) yaklaşım olarak da bilinir.

Erkek eş tedavileri: Zamanla erkek eşlerde de erken boşalma, cinsel isteksizlik veya sertleşme problemleri ortaya çıkabilir. Bu tür sorunların çoğu kadındaki kasılmalara bağlıdır. Basit egzersizler ve ilaç tedavileri ile erkeklerdeki cinsel problemler de eş zamanlı olarak aşılabilmektedir.

Bazı durumlarda üroloji konsültasyonu da gerekebilir. Erkeklerde ürolojik muayene, doppler ile penis kan akımının ölçülmesi ve bazı hormon testleri istenebilir.

Evlilik terapileri: Vajinismus eşleri genellikle aşırı düzeyde sabırlı, hoşgörülü ve anlayışlıdırlar. Çoğu zaman tedavi için eşlerini zorlamamaktadırlar. Ancak bazı vajinismus çiftlerinde zamanla artan öfke ve gerginlikler ciddi evlilik problemlerine dönüşebilir. Ailelerinin de soruna dâhil olduğu çiftlerde problemler daha da büyüyebilir. Bu durumda çiftlere cinsel tedavi öncesinde evlilik terapilerinin de verilmesi önerilmektedir. Hatta aşırı öfkeli ve gergin erkekler eşlerine sözel veya fiziksel şiddet uygulayabilirler. Bu nedenle özellikle tedavilerini geciktiren çiftlerde aldatma ve boşanmalar sık olarak izlenmektedir.

Vajinismusta tamamlayıcı tedaviler

Hipnoterapi (Hipnoz tedavisi)

Rahatlama içeren meditasyon terapileri

Nefes egzersizleri

Akupunktur tedavileri

Diğer yöntemler: Elektriksel uyarı ve biofeedback, mindfullness (Farkındalık terapisi), EFT (Duygusal Özgürleştirme Tekniği), EMDR ve Pelvik botoks uygulamaları yer alır.

Vajinismustaki tamamlayıcı yöntemlerin hiçbirisi tek başına anlamlı değildir. Bu yöntemler bilişsel davranışsal terapilere ek olarak uygulandığında tedaviyi kolaylaştırmakta ve hızlandırmaktadır.

Vajinismus sorunu, doğru ve modern tedavi teknikleri ile günümüzde son derece rahat bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Hatta diğer cinsel sorunlara oranla, çözümü en kolay cinsel problem olarak görülmektedir.

Senelerce önce evine gittiğim, mesleği kuaförlük olan A. C. isminde bir çiftte hipnoterapiyle tam iyileşme elde etmiştim.

Bilimle, barışla ve evrimle kalın.

 

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya - 11 Aralık 2017

Okumaya devam et
  1267 Hits
  0 yorum
1267 Hits
0 yorum