Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

BEN, TÜRKİYE’YİM ve TANRI’YIM!

Evet, hiç mübalâğam yok.

Bu sabah uyandım, o kadar para verip aldığım büyük (ana veya baba) bilgisayarımın faresi çalışmadı.

Yedek fare de çalışmadı.

Yâni birbirlerini tanıyamadılar bir türlü!

Tekir sütünü içti.

Bu aralar oraya gitmek çok “in” olduğu için, Sevgili Zeynep Oşar Siva ve Aksel Siva, yanlarında Ahmet Kalın büyüğümle beni aradı.

Ne de ola Bo Derek oradaydı. Eminim ki Hayrettin de bedavadan hâtunu nasıl öperim diye Tarzan taklidi yapmıştır.

Okan Bayülgen konfüzyondaydı ve konuşmayı unutmuştu. “Eeee, vermem, söylemem” deyip duruyordu; “ya” demeden “ya da” diyordu…

Kendisiyle tanışmamız şöyle oldu (O zamanlar Markuis de Sade Vatandaş’tı):

Bu pek önemli çünkü “assosiyatif dissosiyasyonlar” dedim diye aynı ithamla Hulki Cevizoğlu beni dava etmişti!

Darwinoid konuşuyor ama o kahkaha atar.

Hele bu acayip bir şeydi:

Bunlar da oldu:

Her şeyi bilen Ordinaryus Profesör Ender Saraç neler neler dedi...

Hâlbuki ben polemiğe girmem, öperim!

Profesör Hülya Avşar, Haydar Dümen’le nasıl muhabbet etti.

Neler, neler oldu.

Aramızda bir de patlıcan muhabbeti olmuştu ama videosunu bulamadım…

Neslim de oradaydı kaç kere:

...

Ben karılarımı aldatmadım” da dedim tıpkı Doctor Love ile beraber.

Bu hanımefendi bizim muayenehaneyi teşrif etti ve nedense hep engellendiğini söyledi:

Buradaki dürüst adam 20.000 TL’mi gasp etti, Sakmarlar bulacak ve cezalandıracaklar inşallah!

***

Bütün âlemlerdeki her şeyi bilirim ve uzaylılara da inanırım çünkü ben onların babasıyım.

Tarihten çıkarılırsa tarihin kalmayacağı iki büyük milletin hâmisiyim: Türkler ve Yahudiler...

Çünkü ben Musa'yım, İsa'yım, Lao Tse'yim, her bir şeyim; arada bir de kekelerim.

Meselâ, dün bizim oradaki pasaja çıkıyordum, Çağrı Büfe’deki kulum benden para almadı.

Üst kata çıktım; oradaki bütün kullarım ya deli, ya da kulamparaydı. Hepsine itiraf ettirttim.

Benden az para aldılar.

Gece Hünkâr’a gittik, hesapta %10 tenzilât yaptılar. İnanmayan varsa kulum Galip Ürgümü Üstâd’a sorsun.

Yandaş doktorlarla mücadele ettim.

Küçücükken bir Karadeniz gezisinde Süleyman Demirel’in önünü kesip fotoğraf çektirmiştik; yâni Türkiye’nin Muhtarı’nı tanırım.

Sakıp Sabancı’yı da, bütün ailesini de tanırım.

Koçların alayını, Eczacıbaşılarının bir kısmını bizzat tanıdım.

Dalan’ı, çıkınından servet çıkan eski Güzel Başbakan’ı,

Mehmet Haberal’ı, Selçuk Erez’i ve daha nice entellektüeli, aydını tanırım…

Fenerbahçe, TED, TORCH (Toxoplasmosis, Rubella, Cytomegalo virüs, Herpes), Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, HKMBL, Türkiye Fikir ve Kültür Derneği, Galatasaray Rotary Kulübü üyesiyim ve eski Kalamış LIONS Kulübü’nde iki dönem başkanlık taptım.

TED’deki personel beni çok seviyor, ücretsiz muayene ve tedavi edeceğim.

Hâttâ, Sayın Başbakanımızı rûyasında gördüğü şeyh vesilesiyle arayıp ricacı olan Tuncay Uslu’nun emriyle son olarak beni çağırdılar ve başkanlığı yapan pek zarif hanımefendinin, kendisi gibi öğretim üyesi olan kocası bana bir hasta yolladı.

Psiko-eğitimin tedavinin en az yarısı olması bilinciyle oğullarına şöyle dedim: “Babanız ciddi bir Antisosyal Kişilik Bozukluğu vak’ası. Annenizi kahrından kanser edip vefatına yo açmış, kapıcının karısından evdeki yardımcısına kadar herkese sarkıntılık etmiş, birkaç kişinin de ırzına geçmiş. Aman çoluk çocuğunuzu uzak tutun” dedim diye kızdılar. Aradığımda da “sizin ilâçlarınızı verecek başka bir psikiyatra götüreceğiz” dediler.

Demese miydim?

Etrafında uluyan adamların gezdiği Alparslan Türkeş’ten başlayın da, bütün liderleri tanıdım; hemen hepsiyle de bire bir konuştum.

Medaim'e "Urfa'ya git" dedim.

Selçuk'a "Bursa'ya git" dedim.

Mustafa Kemâl Sayar'a "bol bol yaz" dedim.

Erol Göka'ya "sallama Hoca, sallama" dedim...

Aslan Hoca'ya "bana kaç paralık adamsın deme" dedim.

Ulaş'a "geciktirme" dedim.

Birisine "sözünü tut Hocam" dedim...

Herkese "din gâye değil, vâsıtadır" diyorum.

Cengiz Ağabey'e "herkese bakma, her şeyi bilemezsin" dedim.

Lâfımı dinlemeyenlerin hepsi çarpıldı!

Gezi olaylarını gördüm.

Bugün gene yolları kapadılar…

ABD bir yerlere çatapat atacak, gerisi palavra. Sarin gazını kendi imâl edip, sonra da istediği yerde buluyor(!).

Nanik!

Çünkü hepsini biliyorum…

Kısa ve öz: Ben, Türkiye çapında kalabildim ama bol gâvur hastam var.

Erkenden evlilik, babamın kanseri, anamın perişan hâlde vefatı…

Gene de yaprak dökümüne müsaadem yok.

Bileğimin hakkıyla Psikiyatri ve Psikoloji Profesörü oldum.

Neslim de Yardımcı Doçent, Doçent ve Profesör olacak…

Pozitif bilimle bağım o kadar güçlü ki, şimdilerde ruhâni ve ezoterik şeylere daha da yöneldim.

DSM5’i aldım ama daha parasını ödeyemedim çünkü cep boş neredeyse.

Doğubankçılar'a 5000, Mimarımız Zeynep Hanyalı’ya 300 TL borcumuz var.

Şermin Terzi'in, Ayşe Arman'ın (gazeteci olan) alacakları var; Evolution'a kıyamam...

30 Ağustos kontrasepsiyonuna tedbil kıyafet gittim, tanımadılar korumalar...

Tayyaresi, otobüsü, metrobüsü var; var oğlu var!

İmdi…

Akbudun bu kadar az ürerse, karabudun ortayı ele geçirmez mi?

Hayır, izin vermeyeceğim!

Neslim, en şık mâlzemeyi bizzat satın aldı.

Şimdi meraklardayım

Bakın, Atatürk'ü adam yerine koymayan(!) Mandela yolcu...

Hâlbuki hepsini ben ayarladım.

Bana ne bundan, ben mason değilim ki!

Bunları sizi oyalamak için soruyorum;

Çünkü hepsinin cevabını biliyorum.

Bu gece de, bu hafta da futbolda herkes yenilecek.

UFO'lara da, IFO'lara da inanıyorum çünkü görüyorum.

Sayın Babil Kulesi, bende daha iyi şeyler var: Filipinler Macerası!

Ayşen Hanım, bende God Complex mi var?

Şimdi Ulusal Sosyal Psikiyatri Kongresi’ndeki konuşmamı hazırlama zamanı.

İyi geçecek, biliyorum.

Kitabımın yayımlanmasına çok az kaldı.

Adana’dan ve Mersin'den bahsetmiyorum, ABD’den hiç!

Çünkü hepsini cezalandırmaktayım! Birbirlerini öldürtmek için tuttukları karışınca hepsi ölüyor.

Bahsetmediklerim alınmasınlar, NTV'deki sigara içen sun'î sarışın, "cinnet getirilmez".

Ben herkesi tanırım, çünkü onları ben yarattım.

Vakti geldiğinde Kara Deliğime döneceğim ve tekrar yaratacağım.

Lâf dinlemeyeni Şeytan çarpar!

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya Şifahânesi – Şimdiki Zamanlar 01 Eylül 2013 Pazar

MAALESEF INSANLARI KANDIRMAK ÇOK KOLAY
DEDİ Kİ YOH YOH!
 

Yorum 1

Already Registered? Login Here
Guest - kemal özen on Pazar, 01 Eylül 2013 20:03
Cık cık cık...

Hocam herkesi tanımışsın ama beni tanımamışsın, büyük kayıp hem de çok büyük...

0
Hocam herkesi tanımışsın ama beni tanımamışsın, büyük kayıp hem de çok büyük...