Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

BUNAMA TEDAVİSİ

Hafıza ile ilgili sorununuzun herkesten daha fazla olduğunu mu

düşünüyorsunuz? Zihniniz eski berraklığında mı?

Günlük uğraş ve ilgilerinizin büyük bölümünü terk ettiniz mi?

Yeni tasarılara başlamak sizin için güç müdür? Bir işe kendinizi verip yoğunlaşmakta güçlük çekiyor musunuz? Karar vermekte güçlük çekiyor musunuz? İleri yaştaki bütün unutkanlık belirtileri bunamanın habercisi midir?

*** 

Demans (bunama) nedir?

Beyin hücrelerinin hasarına ve kaybına yol açan hastalıkların belirtileridir. Özellikle asetil kolin içeren hücrelerde ilerleyici bir yıkım vardır. Bazen paraneoplastik sendrom denen, vücudun bir yerindeki kanserin uzak etkileri. Eğer tütün ve mamulleri kullanılmışsa, en çok akciğer ve prostat kanseri kadınlarda rahim ağzı ve iç oran kanseri. Alkoliklerde pankreas başı kanseri!

***

Normal yaşlanmada beyin hücrelerinin kaybı normal bir süreçtir, buna apopitozis denir ve evrimsel kaynaklıdır. Sinaptik budanmayla baş başa veren bu beyin dokusunu yozlaştırıcı süreçlerdir ve daha doğum öncesinden başlayıp, sürekli olarak işlevlerine devam ederler.

 ***

Ancak bu kaybın miktarı ve hızı artarsa beyin normal işlevlerini yerine getiremez hâle gelir ve demans tablosu ortaya çıkar.

***

Demans, zihinsel becerilerdeki bozulmanın bireyin mesleki ve sosyal etkinliklerini etkileyecek kadar ciddi olduğu bir sendromdur.

Normal Zihinsel Yaşlanma Nedir? 

Hafif derecede zihinsel bozulmanın olduğu ancak kişinin günlük hayatını belirgin olarak etkilemeyen bir kayıp sürecidir. Herkesin beyni, yaş aldıkça küçülür ve bu da senil plakların yapısıyla orantılıdır.

Demans hangi zihinsel işlevleri etkiler?

Demans hafıza, dikkat, kendini bir işe verme, planlama, düşünme, konuşma gibi zihinsel işlevleri etkilediği gibi yine beyinin işlevi olan insan davranışlarını, duygulanımlarını da etkiler.

Demansın en sık rastlanan belirtileri nelerdir?

Mesleki becerileri ve diğer faaliyetleri etkileyen hafıza kaybı. Bilinen ve basit işleri yapmada güçlük, Lisan ile ilgili sorunlar. Oriyantasyonun (yönelimin yere, ortama ve kişilere bozulması karşı bozulması)

Yargılamada (muhakemede) bozulma: Soyut düşünme ile ilgili sorunlar: Mesela atasözlerini yorumlayamak: Kuş ile uçak arasında ne fark vardır, bu sabah ne yediniz, şimdi hatırlıyor musunuz, kaç çocuğunuz var, isimleri, yaşları, soyadları ve nerede doğup ne iş yaptıkları…

Kişisel eşyaların sürekli olarak yanlış yerlere koyulması: “Ortada yere duran bir cüzdan buldunuz ve içinde 5000 Amerikan Doları, 2300 Türk Lirası var, ne yaparsınız”? “Sizin akrabanız olan Mahmut Bey varmış ve ona 2500 TL borcunuz varmış, ne yaparsınız? Cevap vermeleri gittikçe zorlaşır.

Duygudurum ve Duygulanımda değişiklikler: Hastada ve yakınlarında depresyon ve kaygı bozuklukları. Dünya Alzheimer Derneği, bir ailede bir bunamalı varsa, en az veya daha fazlasında da Depresyon gelişir” diye bildiri yayımlamıştır 

 

Kişilik değişiklikleri: Fiziksel ve cinsel davranışlar (beyin kabuğu yani korteks iyice eridiği ve inceldiği için)

İlkel reflekslerin ortaya çıkması: Bebekler gibi yeniden diş çıkması, lanuga denen tüylerin gelişmesi, kavrama ve tutma reflekslerinin şiddetlenmesi.

Alzheimer Hastalığı nedir?

Alzheimer hastalığı en sık görülen bunama nedenidir. Özellikle hafızada ilgili beyin hücrelerinin geri dönüşümsüz ilerleyici hasarı ile giden bir hastalıktır. 

En sık bulguları hafıza kaybı, konuşma bozuklukları, karmaşık işlerin yapılmasında güçlük, zaman ve mekân idrarında bozulma, cisimleri ve yüzleri tanıma yetisinde kayıp, yol-yön tayininde güçlük, depresyon, kişilik ve davranış değişiklikleridir. Sarkıntılık etmekten tutun da, en saçma şeyleri yapmaya kadar.

Vak’a Örneği: Çok eskiden bir 76 yaşında U isminde dul bir erkek hasta görmüştüm. Bir gazeteden ilan bulmuş ve evine fahişeler çağırıyordu. Ailesinin maddî durumu çok iyiydi ama itibarları alt üst olmuştu. Evdeki kurnayı değiştirip bir hamam hâline getirmişlerdi. Kadınlar geliyor, U Bey unuttuğu için ilişkiye girip, hemen abdest alıyor ama tekrar bir kadın çağırıyordu. Verdiğim reçete şöyleydi. Pirasetam 800 (Nootropoil) 3x4, Alzant (memantin 2x2), Zhedon (donezepil) 3x1 ama hasta tam kendine gelmiyordu.

 ***

Alzheimer Hastalığına bağlı olmayan demans (bunama) nedenleri nelerdir?   

 ***

Beyin damarlarının hastalıkları (damar sertliği)

 ***

Kanser (her türlüsü, özellikle sigara ve alkolü çok tüketenlerde, sahipsiz kişilerde)

 ***

Dâhili hastalıklar (karaciğer ve böbrek hastalıkları, tiroit hastalıkları, B12, Tiamin ve benzeri hormonların yetersizliği)…

 ***

Beyinin darbeye maruz kalması (Muhammed Ali Sendromu)

 ***

Alkol kullanımı (Metin Oktay Sendromu)

 ***

Menenjit (pek çok bakteriler, virüsler, prionlar) Deli Dana Hastalığı. Bazı ilaçların kullanımı, AIDS-Bunama bir araladığı,

 ***

Beslenme ile ilgili bozuklukla- Wernicke Korsakoff Sendromu, B12 Vitamini yetersizliği.

 ***

Psikiyatrik bozukluklar: Majör depresyonu, Depresyonun demans sendromu.

 ***

Beyin Damarlarının Hastalıkları Bunamaya Yol Açar mı?

 ***

Beyin damar hastalıkları sonucu ortaya çıkan beyin kanlanmasında bozulmanın unutkanlığa sebep olabileceği bilinmektedir. Buna damarsal (vasküler demans) da denir.

Beynin önemli zihinsel işlevleri üstlenmiş bölgelerinde ortaya çıkan damar tıkanıklıkları ve bu tıkanmaların sayısında artış ileri yaşta ilk sırada olmasa bile, sık görülen demans sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

 ***

Beyinin büyük damarlarının (ana atar damar olan aort, arkadan sulayan vertebrobaziller arterlerin) tıkanıklığı dışında kalpten beyine pıhtı atması. Bu damarların beyi koruyucu etkisi o kadar güçlüdür ki, buna rete mirabilis denmiştir

 ***

Küçük Kılcal damarların kontrol edilmemiş damar sertliği sonucu ortaya çıkan tekrarlayıcı, sessiz dahi gelişebilen küçük damar tıkanıklıkları, beyin kanamaları, damar iltihapları, kalp cerrahisi veya kalp durması sonucu gelişen beyindeki kanlanma bozukluğu da zihinsel işlevlerde gerilemeye neden olmaktadır    

 ***

Alzheimer hastalığına neden olan şey nedir?

 ***

Günümüzde çok araştırılan bu konunun cevabı oldukça karmaşık ve tek bir nedene bağlı olmayıp, genetik ve çevresel faktörlerin birlikte etkisi ile geliştiği düşünülmektedir.

 ***

Alzheimer hastalarının yaklaşık %30’unda ailede bunama öyküsü vardır. Bununla birlikte genetik risk faktörleri tek başına yeterli değildir. Birçok Alzheimer hastasının ailesinde de hastalığın olmadığı bilinmektedir.

 ***

Tek bir gende veya kromozomların bazı bölümlerinde gelişen beklenmedik değişiklikler sonucu ortaya çıkan mutasyonlar özellikle 65 yaş öncesi başlayan erken başlangıçlı, aile öyküsü olan Alzheimer hastalığında etkili olmaktadır.

Beyin dokusundaki iltihabî cevap, beyin hücrelerinin enerji ihtiyacının sağlanamaması gibi mekanizmaların da üzerinde durulmaktadır.

                                               ***

Genetik faktörlerin dışında hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştıran diğer faktörler şunlardır.

Yaş: Alzheimer hastalarının toplam sayısı ve yeni teşhis konanların sıklığı yaşla birlikte belirgin artış göstermektedir.

65 yaştan sonra hastalığın görülme sıklığı 5 yılda bir iki kat artmaktadır.  Ancak, Alzheimer hastalığı yaşlanmanın doğal bir parçası değildir, yaşlanmanın etkilerinin Alzheimer hastalığı gelişimini arttırdığı görüşü kabul görmektedir.

Cinsiyet: Yapılan çalışmalarda kadınların erkeklere oranla Alzheimer hastalığına yakalanma sıklığı daha fazla bulunmaktadır. Bu kadınların hayat sürelerinin erkeklere oranla daha uzun olmasıyla ilişkilendirilmektedir.

Eğitim: Yüksek eğitim düzeyinin Alzheimer hastalığına karşı koruyucu olabileceği yönünde görüşler bildirilmektedir. Düşük eğitim düzeyinde hastalığın sıklığı artmaktadır.

Kafa Travması: Ciddi kafa darbelerinin hastalık için risk faktörü olabileceği düşünülmektedir.

Diğer risk faktörleri: Kan basıncı Yüksekliği ( 120/80) deniyor ama bence, hele yaşlı yaşlılarda (65 yaş üstü), kan yağları yüksekliği (toplam lipid kollesterol, Şeker Hastalığı gibi damar sertliği risk faktörlerinin Alzheimer Hastalığını riskini arttırabileceği düşünülmektedir.

Depresyonun da olumsuz etkileri bildirilmektedir. Bunların dışında araştırılan pek çok risk faktörü mevcuttur.

Alzheimer Hastalığının Teşhisi nasıl konur?

Alzheimer Hastalığı teşhisi koyduran tek bir test olmayıp, bir dizi testler ve değerlendirmeler sonucu diğer bunama yapan nedenlerin de dışlanması ile teşhisi konulmaktadır.

Demans (bunama) ile başvuran ve Alzheimer Hastalığı teşhisinden şüphe edilen hastaların hekime kendileri ile birinci derecede ilgilenen yakınlarının gelmeleri önem taşımaktadır. Çünkü hastanın günlük hayat faaliyetlerinin ne oranda kaybettiğinin tespit edilmesi, ev içi faaliyetleri, malî durum idaresi, sosyal ilişkileri, kişilikte herhangi bir değişiklik olup olmadığının anlaşılması için hasta yakınlarının görüşleri önem taşımaktadır.

Hastanın sağlık durumunu değerlendirmek bunamaya yol açacak diğer hastalıkların varlığını araştırmak önem taşımaktadır. Zihinsel durum değerlendirmeleri; hafıza, mantık yürütme yeteneği, problem çözme, lisan ve prozodi (lisanın) doğru kullanılması yeteneklerinin değerlendirilmesini sağlayan bir dizi testi içermektedir: Mini Mental Muayenesi, Şimdiki Durum Testi vs).

Bunun yanı sıra kas hareketlerinin eş-güdümü, genel beceri durumu nörolojik muayene ile test edilmektedir (buna göz dibine bakmak da dâhildir)

***

Psikiyatrik değerlendirme muayenenin bir başka yönü olup kişinin depresyonu olup olmadığı, genel bir davranış, duyum, önce idrak, sora idrak bozukluğu ve olup olmadığı araştırır.

 ***

Hastalığın seyri sırasında zihinsel bozulmanın dışında hastayı ve yakınlarını zor durumda bırakan, bazen baş edilmesi oldukça güç olan psikiyatrik bulgulara sık rastlanmaktadır: Kendine bakım ve ilgide azalma, bazen tam aksine cinsel ve fiziksel eylemlerde bulunma vs.

***

Bunlar: Saldırganlık, öfke veya sinirlilik, kaygı veya moral bozukluğu, lakaytlık, takıntılı inançlar, şüphecilik, hayal görme (hallüsinasyonlar) veya garip illüzyonlar (yanılsamalar) eşyaları saklama, huzursuzluk ve amaçsız dolaşma, uyku bozukluğu, inatçılık, işbirliği yapmama gibi davranış ve duygulanım değişikliklerini içermektedir.

 ***

Beyin tomografisi veya MR (manyetik rezonans görüntüleme) tetkikleri teşhisi desteklemek açısından önem taşımakta, beyin-damarları hastalıklarını göstermek açısından da önemli olmaktadır.

 ***

Kan analizleri ile diğer nedenlerin varlığı araştırılmalıdır: B12 Vitamini, Tiroid yetersizliği ve bununla ilgili serbest T3 Hormonu, serbest T4 hormonu,  

 ***

Alzheimer hastalığının seyri nasıldır? 

 ***

Alzheimer hastalığı ilerleyici özellikte bir hastalıktır. Hastalığın ortalama süresi yaklaşık olarak sekiz yıldır. Ancak sınırlar geniştir ve başlangıç yaşı ve genel sağlık durumu gibi birçok faktöre bağlıdır.

 ***

Daha geç yaşta başlayan ve genel sağlık durumu iyi olan hastalarda, süreç daha uzundur. Buna Ribot Yasası denir. Yani kişiler sabah ne yediklerini hatırlar ama askerliğini nerede yaptığını anlatamaz.

 

Yaş, cinsiyet, genel sağlık durumu, genetik tesirler, kültür ve sosyal durum da hastalığın seyrini etkilemektedir. Mesela Down Sendromlu olanların –ki bunların da en fazla üçte ikisinde bu sendrom görülür, eğer 30’lu yaşlara ulaşabilirlerse.

 ***

Demans sürecindeki evreleri ve bulguları gösteren ve günümüzde hekimlerce kullanılan ölçeklerden biri aşağıda yer almaktadır. 

 ***

Global Kötüleşme Ölçeği 

 Evre 1: Normal 

 Özellikler:

 Zihinsel kayıp yoktur.

 Hafızayla ilgili şikâyet yoktur ve görüşme sırasında herhangi bir bulgu tespit edilme.

Evre 2: Unutkanlık

Özellikler: Hafıza bozukluğu ile ilgili nesnel şikâyetler, en sık olarak tanıdık nesneleri nereye koyduğunu ve daha önceden iyi bilinen isimleri unutmak.

Bulgular nedeniyle endişe taşımak.

Hekimle görüşmede nesnel hafıza bozukluğu bulgusunun bulunamaması…

İş ve sosyal durumla ilgili bozulma olmaması.

Evre 3: Hafif Zihinsel Bozukluk

Özellikler: Hasta aşağıdaki belirtilerin bir veya daha fazlasına sahiptir:

Hasta bilmediği bir bölgede dolaşırken kaybolabilir (füg)

Hastanın yakınları unutkanlığının ve düşük performansının farkındadırlar. Hasta bir kitabı okuduğunda nispeten az bilgi edinebilmektedir. Yeni kişilerle tanıştırıldığında isimlerini öğrenmekte zorlanabilir (kişinin yakınlarını veya başkalarını tanıyaması). Hasta değerli bir nesneyi kaybedebilir veya yanlış yere koyabilir. Testlerde kendini bir şeye verip yoğunlaştırma eksikliği olabilir. Bütün bu bulgulara rağmen hasta bu evrede günlük hayatını kimseye bağlı olmadan sürdürebilmektedir.

Evre 4: Orta derecede Zihinsel Bozukluk 

Özellikler: Güncel veya yeni olayların bilinememesi…

 ***

Kendisi ile ilgili bilgileri hatırlayamama (kendini dahi tanıyamama)

Maddî konuların yönetiminde zorluk ve vasi tayini için davaların

 ***

Seri çıkartmalarda yoğunlaşma bozukluğu (mesela son beş Cumhurbaşkanı kimdir, yüzden yedişer yedişer geri sayar mısınız, damlaya damlaya ne olur gibi soruları) yeterince başaramama.

 ***

Karmaşık görevleri uygulayamamak…

 ***

İçinde bulunduğu durumu inkâr etmek, unutkanlığın veya unutkanlığın derecesinin farkında olmamak (evden kedini atıp kaçıp yani füg)

 ***

Duyguların donuklaşması ve zor durumlardan kaçmak...

 ***

Hastaların bu evrede genellikle bildik kişilerin ve yüzlerin tanınması, içinde bulunulan zamanın bilinmesi, tanıdık bölgelerde gezebilme yeteneği ile ilgili bir sorunları yoktur.

 ***

Evre 5: Orta-Ciddi Zihinsel Bozukluk

 ***

Özellikler: Hastalar yardım olmaksızın yaşayamazlar.

 ***

Hastalar görüşme sırasında güncel hayatları ile ilgili ana hatları hatırlayamaz (aile üyelerinin isimleri, mezun oldukları lisenin ismi gibi).

 ***

Sık olarak zaman (tarih, haftanın günü, mevsim) veya içinde bulunulan mekânın farkındalığında bozulma.

 ***

Eğitimli bir kişi 40’dan geriye doğru 4’er veya 20’den geriye doğru 2’şer, 2’şer saymakta zorluk çekebilir.

 ***

Kendi isimlerini her zaman, eş ve çocuklarının isimlerini genellikle bilirler. Tuvalet ihtiyacını veya yemek yeme esnasında yardım istemezler; ancak giymek için uygun elbiseyi seçmekte güçlük çekebilirler. Son evrede ise kendilerini bile tanıyamazlar.

 ***

Evre 6: Ciddi Zihinsel Gerileme

 ***

Özellikler: 

 ***

Yaşamak için tamamen bağımlı olukları eşlerinin (karılarının, çocuklarının, kızlarının) isimlerini bazen unutabilirler.

Hayatlarındaki yeni olaylar ve deneyimlerden büyük ölçüde haberdar değildirler. Geçmiş hayatlarıyla ile ilgili bazı bilgileri korurlar ama bu bilgiler eksiktir. Çevreden, yıldan, mevsimden genellikle haberdardırlar. 10’dan geriye doğru ve bazen de ileriye doğru saymakta zorluk çekerler.

Günlük hayat aktiviteleri ile ilgili yardıma ihtiyaç duyarlar.

İdrar ve dışkı kaçırma başlayabilir (Gatizm)

Kişilik ve duygusal değişiklikler olabilir: Öfke, kızgınlık, suçlama, hırçınlık, şiddet içerikli davranış, hayal görme, kendisine kötülük yapılacağına dair hezeyanlar gelişmesi (paramı çaldılar, evdeki bakıcı beni öldürmek istiyor gibi)…

Evre 7: Çok Ciddi Zihinsel Gerileme

Özellikler:

Bütün sözel yetenekler kaybolmuştur, konuşamaz, sadece ses çıkarabilir.

İdrar, dışkı tutamama. Yürüyememek, yutmamak, yatağa bağlı olmak…

Özetle beyinin vücuda ne yapması gerektiğini söyleyemez duruma gelmek.     

***

Demansa karşı depresyon

 ***

İleri yaşta demans (bunama) ile en çok karışabilen klinik durum depresyondur. Depresyonun görülme sıklığı ileri yaş grubunda önemli derecede yüksektir.

 ***

Depresyon dikkat, dikkati sürdürme ve konsantrasyon yetilerini önemli derecede azalttığından ikincil olarak belleği de etkiliyormuş gibi görünür.

 ***

Demansta hastayı genellikle bir akrabası doktora getirir. Oysa depresyon sürecinde hastanın unutkanlığına karşı içgörüsü tamdır. Depresyonun süresi çoğunlukla daha kısadır ve tipik olarak demans nedenlerinin çoğuna göre daha farklı bir başlangıcı vardır.

 ***

Demans depresyon ilişkisi üç şekilde olabilir; gerçekten de demans depresyonla karışsa da, depresyon demans hastalarında da görülebilir ve tabloyu daha da ağırlaştırır. Bunun dışında uzun sürmüş depresyon demans gelişimini kolaylaştırır. Bütün bu nedenlerle ileri yaşta depresyonun önlenmesi zihinsel işlevleri korumak adına önem taşımaktadır.   

Demansın (bunamanın) tedavisi var mıdır?

Günümüzde Alzheimer hastalığı dışındaki nedenlere bağlı bunamalar tedavi ile geri dönüşümlü olabilmektedir. 

Uzun tedavi edilemeyen bir hastalık olarak düşünülmüştür. Aile tabanlı eğitim ve müdahale halen tedavinin önemli bir parçası olarak devam etmekle birlikte 1990’larda hastalıkta yararlı olabilen özgün tedavilerin ortaya çıkmasına bağlı olarak tedavi seçenekleri biraz genişlemiştir.

Temel nokta Alzheimer hastalığı tedavi edilmemesi durumunda ilerleyici, bağımlılık yaratıcı ve hayatı sonlandırıcı bir hastalık olduğundan, klinik olarak çok belirgin bir düzelmeye neden olmasa bile hastalığın ilerlemesini yavaşlatan veya süreci geciktiren bir tedavi fayda sağlanmaktadır.

Alzheimer hastalığında özellikle erken tanınan hastalarda hastalık belirtilerini geciktiren, unutkanlık sürecini yavaşlatan ilaçlar kullanılmaktadır. Bu tedavilerin etki mekanizması özellikle zihinsel işlevlerde rol alan beyin hücrelerinin ölümünü yavaşlatmak üzerine kurulmuştur. Alzheimer hastalığının dünyada bilinen kesin bir tedavisi olmamakla birlikte bu konuda çok sayıda umut verici çalışma sürmektedir. 

Tedavide çevresel faktörlerin kontrolü, sosyal desteğin sağlanması önem taşımaktadır. Alzheimer hastalığında kişilerle iletişim giderek bozulsa da sosyal yalıtılma ve uyaran yoksunluğu, hastaların hem zihinsel işlevlerinin daha hızlı gerilemesine sebep olmakta hem de temel insani ihtiyaçlarının karşılanamaması ile sonuçlanmaktadır.

Erken evrelerde, kitap gazete okuma, bulmaca çözme gibi zihinsel işlevleri desteklemenin zihinsel işlevlere olumlu katkısı olmaktadır. Yakınları olarak yapabildikleri her işi desteklemek, günlük faaliyetler ve ev işleri ile meşgul olmalarını sağlamak önemlidir. Kişinin yeteneklerini mümkün olduğu kadar uzun süre korumasını desteklemek için plan yapmak gereklidir. Hayatın idamesi sırasında başkalarına bağımlı olan kişilerde değersizlik hisleri gelişmektedir. Bu nedenle hastalarımıza kendileri için bir şeyler yapma fırsatını ve kolaylığını sağlamak, onları hem acizlik hissinden uzak tutar, hem de bakım veren yakının iş yükünü azaltabilir. Huzurlu, sakin ve baskısız bir ortam, kişinin becerilerini en iyi şekilde kullanmaya imkân sağlar. 

Gece ışıklar söndüğünde ne yapmalı?

Yardım almak

Alzheimer hastalığı çeken birine bakmak yorucu bir görevdir. Bu nedenle hastalıkla başa çıkmak için mümkün olan her türlü yardımı almak gerekir. Bakılan kişi tedavi edilebilir bir sorun yaşamıyorsa bile hastalığın tıbben iyileştirilecek yönleri veya bakım verenin durumla başa çıkmak için alabileceği yardımlar bulunabilir. Gece yatarken hastaların ortalığı görüp kavrama başarıları da azalır

Bu anlamda hastayı izleyen hekim ve kurum ile işbirliği içinde olmak önemlidir.

Bunun dışında Alzheimer hastalığı ve diğer demans sendromlarıyla ilgilenen sağlık personeli, hastalar, hasta yakınları ve gönüllüler tarafından 1997 yılında kurulan Alzheimer Derneği ile işbirliği yapılabilir.

Bu dernek hastalık farkındalığının geliştirilmesi, hastalığın toplumda tanınmasının sağlanması, hastaların ve yakınlarının desteklenmesi, kendi kendilerine yardım için zemin hazırlanması, daha iyi bilgilenme ve bakım sağlanması, bu konudaki bilimsel çalışmaların arttırılması ve desteklenmesi amacını gütmektedir.

Bunamada İlaç Tedavisi

 ***

Bunamaya sebep olan hastalıklar ilerleyici bir süreç gösterirler, sadece çok azı için lisanslı ilaç mevcuttur ama bunlar da hastalığı ortadan kaldırmadıkları gibi, hastalığın seyri üzerinde etkili de değildirler.

 ***

Bugüne kadar özellikle de Alzheimer için kullanılan ilaçlar sadece belirtiler üzerinde etkilidir ve en iyi ihtimalle düşünme işlevlerinde ve gündelik becerilerde geçici bir düzelme sağlayabilirler.

 ***

Bunamada görülen tipik düşünme ve hafıza bozukluklarına karşı kullanılan ilaçların genel adı anti-demans ilaçlarıdır (Almanca’da Antidementiva).

 

Alzheimer hastalığına karşı Almanya’da kullanımına izin verilen farklı etki mekanizmaları olan çeşitli ilaçlar vardır. Hâlihazırdaki etken maddeler iki gruba ayrılmaktadır:

***

Alzheimer hastalığının erken ve orta evresinde kullanımı ön görülen lisanslı üç çeşit Asetil Kolinesteraz İnhibitörleri mevcuttur. Bunlar altta yatan hastalık sürecini yavaşlatıcı etki yapmakta, belli süreler için belirtilerde ve gündelik hayat becerilerinde iyileştirmeler sağlayabilmektedir.

 ***

Bu ürünlerin etkisinde tespit edilmiş büyük farklılıklar olmadığı için kişinin bünyesini en az yan etkileri olan tercih edilmelidir.

Orta ve ileri evreleri için ön görülen memantin etken maddeli lisanslı ilaçlar vardır. (Asetil) kolinesteraz inhibitörleri Alzheimer hastalığında beyin kabuğunda (beynin üst tabakası, korteks) bir sinirsel iletici olan asetilkolin eksikliği ortaya çıkar.

 ***

Sinirsel ileticiler, sinir hücreleri arasında bilgi akışını sağlayan biyokimyasal maddelerdir.

 ***

Bu maddeler sinaptik boşlukları (sinir hücreleri arasında kalan açıklık) aşmada etkilidir. Asetilkolin asetilkolinesteraz denen bir enzim tarafından yıkılır (parçalanarak etkisizleştirilir).

 ***

Asetilkoliesteraz inhibitörü verilerek asetilkolin transmitterinin daha uzun süre etkili kalması sağlanır. Böylece Alzheimer hastalığından kaynaklanan asetilkolin eksikliği bir ölçüde tekrar dengelenmiş olur.

 ***

Almanya’da hâlihazırda lisanslı üç kolinesteraz inhibitörü mevcuttur: Donepezil (Ticarî ismi: Aricept®), Galantamin (Ticarî ismi: Reminyl®), Rivastigmin (Ticari ismi: Exelon®) Memantin Memantin Almanya’da orta şiddette ve şiddetli Alzheimer hastalıklarında kullanımına izin verilen bir ilaçtır. Bu etken madde kolinesteraz inhibitörü değil “NMDA reseptörü antagonistidir. Türkiye’de bu aralar bunların sadece bir kısmı mevcut

 ***

Beyindeki başlıca kolaylaştırıcı etkisi olan nörotransmitter glutamat hastalık düzeyinde (patolojik) bir yoğunlaşma durumunda belli hücrelerin (NMDA reseptörleri), aşırı faal olmasına ve sinir hücrelerinin ölümüne yol açabilir.

 ***

Memantin, reseptör antagonisti olarak (reseptör karşıtı) Merkezî Sinir Sistemine müdahale eder ve glutamat konsantrasyonunun zararlı etkisini bloke eder.

Memantin üzerine araştırmalar kolinesteraz inhibitörleri üzerine araştırmalara kıyasla daha geri aşamadadır.

 *** 

Damar sorunlarından kaynaklanan bağlı beyin tahribatına bağlı bunamada ilaç tedavisi sadece damar kökenli bunamaya seyrek rastlanır. Küçük Damar Hastalığının ve Alzheimer demansının birlikte görüldüğü karma yapıdaki bozukluklar daha sık görülmektedir. Damar kökenli bunamalar için bugüne kadar geliştirilmiş ve etkisi araştırmalarla yeterince belgelenmiş ilaçlı bir tedavi yoktur.

 ***

Kolinesteraz inhibitörü ve memantin gibi ilaçların da damar kökenli beyin tahribatına bağlı bunamalarda kullanılması için alınmış izin yoktur.

 ***

Kan pıhtılaşması üzerinde etkili ilaçlar (mesela Aspirin;: asetilsalisilik asid) bunama semptomları üzerinde etkili değildir ve kanama riskini arttırır.

 ***

Bu ilaçlar, eğer ancak başka paralel hastalıklar varsa verilmelidir. Kalp-damar (kan dolaşımını ilgilendiren) risk etkenlerinin (mesela yüksek tansiyon) uygun yöntemlerle tedavisi gerekir, zira bunlar, damar kökenli bir bunamaya veya inmeye yol açabilirler.

 ***

Özellikle geçmiş öykülerinde inme (felç) bulunan kişilerin tedavisinde, inme klinik bakımdan (dış belirtilerde) belirsiz bir seyir izlemiş olsa bile, bu durumdaki kişilerde bunama riski daha yüksek olduğu için bu yönteme başvurulabilir.

 ***

Alzheimer hastalığına uygun karma bunamanın gerektirdiği tedavi açısından ilaç kullanımı uygundur. Fronto-temporal beyin lobu yozlaşmasına (FTLD) yönelik ilaçlar pek yoktur.

 ***

Özellikle tipinde, alın lobundaki tahribata bağlı olarak görüldüğü üzere, idrak ve davranışlarda dikkat çekici değişiklikler durumunda antidepresanlar ve nöroleptik (sinir sistemini baskılayıcı ilaçlar) kullanılabilir.

 ***

Hipokinetik katı sendromu (hareket azlığı ve kas sertliği) durumlarında, nöroleptik ilaçlar büyük bir dikkatle alınmalıdır, çünkü bunların bazıları Parkinson’a özgü yan etkiler yaratabilir, bu da hareketleri ilgilendiren belirtilerde artmaya yol açar.

 ***

Parkinson hastalığına (PD) bağlı bunamada bugüne kadar geliştirilmiş ilaçlı bir tedavi yoktur. Bununla birlikte kolinesteraz inhibitörü bir ilaç olan Rivastigmin’in (Exelon®) Parkinson’a bağlı bunamada hafif ve orta evrelerde kullanımına izin verilmiştir.

 ***

İdrak ve davranış bozuklularında sıklıkla kullanılan nöroleptik ilaçlar Parkinson’a bağlı bunama hastalarında çok dikkatli kullanılmalıdır, çünkü bunlar Parkinson semptomlarını artırırlar ve sersemlemeye yol açabilirler.

 ***

Lewy cisimciği hastalığında (LBD) ilaçlı tedavi LBD’ye bağlı bir bunama için bugüne kadar geliştirilmiş ilaçlı bir tedavi yoktur. Kolinesteraz inhibitörü ilaçlarla hastalığın seyrinde olumlu etki yaratılabilmektedir, buna LBD’ye özgü paralel semptomların (kuruntu, hallüsinasyon, afazi, depresyon) azaltılması da dâhildir. İdrak ve davranış bozukluklarında sıklıkla kullanılan noröleptik ilaçlar LBD’ye bağlı bunamada kullanılmamalıdır (yani muhtemel zararları muhtemel zararlarında daha fazladır), çünkü Parkinson’a özgü semptomları artırırlar ve büyük bir sersemlemeye yol açabilirler.

 ***

Parkinson semptomlarına karşı etkili ilaçlarsa (Mesela. L-DOPA), LBD’de zaten karakteristik olan kuruntu tipi semptomların ortaya çıkması tehlikesini arttırırlar.

 ***

Bu sorundan dolayı Lewy cisimciği bunamasında ilaç kullanılırken dengenin gözetilmesi gerekir. Bütün bunama durumlarının gerisinde yatan hastalıklar düşünmenin ve hafızanın yanı sıra idrak ve davranışlarda da bozulmalara yol açar (“bilişsel olmayan belirtiler” veya “tepkiye yönelik davranışlar” da denen durumlar).

 ***

Mesela depresyon, saldırganlık veya korku…

 ***

Depresyon ve saldırganlık çoğu durumda, hastalıkla birlikte gelişen kayıplar karşısında ortaya çıkan bir savunma davranışı ve tepkisidir.

 ***

Önce ilaçsız yollardan müdahale etmeye çalışılmalıdır, Mesela gündelik hayatı kolaylaştırıcı araçları devreye sokarak veya sosyal hayata uyumu koruyucu ve destekleyici tedbirler alarak. Bu yolla sonuç alınamazsa veya kişinin davranışları yakın çevresi için aşırı bir yük hâline geliyorsa ilaç kullanımı düşünülebilir.

 ***

Antidepresanlar: Genellikle depresyon durumlarında ama bazen

korku ve obsesif bozukluklarda da kullanılan ilaç grubunun genel adı

Nöroleptik ilaçlar: Kuruntular ve hallüsinasyonlarda kullanılan

sakinleştirici etkisi olan “sinir sistemini baskılayıcı” ilaçların genel

adı Bilişsel olmayan belirtiler bazı durumlarda bilişsel belirtilerin

şiddetini artırabilir, Mesela. depresyon hafıza işlevlerini daha da

zayıflatabilir. Bu nedenle depresyonun tedavisi bilişsel işlevlerinde

iyileşme şeklinde sonuç verebilir.

*** 

Evrimsel açıdan ise, Demans ölümsüzlüğe karşı bir garantidir..

                                                     ***

Herkese akıl bilgelik ve uzun ömür dileklerimle.

Mehmet Kerem Doksat - Tarabya - 30.Ocak 2017

 

BEYOĞLU'NDAN GARİP BİR HİKÂYE
PSİKİYATRİK İLAÇLARLA İLGİLİ BİR UYARI

Related Posts

 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil