Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

Dr. Ceyhun Balcı'dan

ASKER ve HIYANET

Gazetelerin sekiz sütuna manşet haberleri görmezden gelinemez! Oysa, iç sayfaların kıyısına, köşesine yerleşmiş olanlar kolaylıkla gözden kaçabilir.

 

Aydınlık’ın bugünkü sayısında 3. Sayfanın dibini boylamış bir haber yabana gitsin istemedim.

Haberin başlığı şu şekildeydi :

“Sınırı koruyan 5 askerin silâhına el konuldu”

Yanlış okumadınız! Olay aynen şöyle yaşanmış.

Kilis’te Suriye sınırından izinsiz olarak Türkiye’ye girmek isteyen kişiler jandarma tarafından sözle uyarı sonrasında, bu kez ateşle uyarılmışlar. Habere göre kişiler Suriye yönüne geri kaçmışlar. Bu arada, Kilis Devlet Hastanesi’ne başvuran bir Suriyeli kendisini jandarmanın yaraladığını öne sürmüş. Eli kanlı teröristleri Habur’da davul, zurna ve sevecenlikle karşılama olgunluğu gösterebilen adliyemiz Kilis’te jandarmanın silahlarına el koyma başarısı göstermiş.

Dünyanın hangi ülkesinde sınırını koruduğu için, askerinin silahına el konabilir? Yanıtı ne yazık ki haberdedir.

Benzer bir durum geçen hafta Lice’de yaşanmıştı. Silahlı kalkışmacılara karşı gelen askerlerin silahları balistik inceleme için toplanmıştı. Ülke ve vatan savunması böylelikle kriminolojik olguya indirgenmişti.

Bunu izleyen günlerde ise güvenliği tartışılmaz olan bir askeri bölgeye giren çoluk, çocuk direğe tırmanıp Türk Bayrağı’nı gönderden indirebilmişti. Çoluk, çocuk o alana nasıl girebildi, girebildiyse nasıl olup da kimselere yakalanmaksızın direğe tırmanabildi; tırmanabildiyse nasıl olup da elini kolunu sallayarak olay yerini terk edebildi sorularını sormak kimselerin aklına gelmemişti.

Tüm bu olanların şifresi bakan Beşir Atalay’ın sözlerinde gizliydi. “Açılımın zarar görmemesi için güvenlik güçlerimizi sıkı denetim altında tutuyoruz!” Daha açık deyişle, askerimizin elini tutarak ülkeyi koruma görevini yapamaz hale getiriyoruz.

Durum böyleyken askerin kışlasındaki bayrağı koruyamamış olmasına şaşırılabilir mi?

Ülkeyi koruma, kollama görevini yapamaz durumda olan askerimizin üzerindeki baskı ve kuşatmayı gerekçe göstererek üzerine düşeni yapmaktan kaçınmaması gerekir düşüncesindeyim.

“Emir demiri keser!” derler. Bir ölçüde doğrudur! Ancak, o emir hıyanet içeriyorsa, o emre uyanın da ağır sorumluluk altında olacağı unutulmamalıdır.

Bugün emir verip, kamuoyuyla bunu paylaşmakta sakınca görmeyenler en küçük durum değişikliğinde emrindekileri satmaktan da kaçınmayacaklardır.

Kanıtı RTE’nin sözlerinde!

(Diyarbakır’daki bayrak indirme olayından sonra başı sıkışınca kullandığı sözlerdir!)

“Orada bulunan askerdi, komutandı, hepsi bunun bedelini ödeyecekler!”

Her gün kulağımıza çalınan sayısız söz arasında kaybolup giden bu çıkış günü geldiğinde sırf emir verildi diye görevini yapmamanın da cezasını bulacağının habercisidir.

Böyle bir durumda buyruğu uygulayanın başı yanarken, buyruğu verenin kendisini kurtarma derdine düşeceği gün gibi ortada değil midir?

Kısacası korkunun ecele faydası yoktur!

Kişiler ve kurumlar aklını başına toplamalı; akıl ve vicdan dışı buyruklara uymama bilgeliği gösterilmelidir.

Gereği yapılmadıkça, bugün bayrak iner; yarın da vatan parçası elden gider!

Ceyhun BALCI, 11.06.2014

Mehmet Halil Arık'tan
PROF. DR. ALİ DEMİRSOY'dan
 

Yorum 2

Already Registered? Login Here
Guest - Baysungurozan on Perşembe, 12 Haziran 2014 15:48
Kimin eli kimin cebinde.

Dinci silahlı örgüt etnikçi silahlı örgütle dalaşma halinde...Bölgenin küçük küçük parçacıklara bölünmüş ve birbirini katletmeye azimli yönetimlere ayrılmasından başka bir işe yaramıyor bütün bu olanlar...Küresel emperyalizm kazanıyor...Ve ortalıkta bu amaca araç olmak için çok verimli ve kullanışlı sınırsız insan malzemesi de var...Adına müslüman denilen dünyanın kendi iç yapısından kaynaklanan geriliği, bağnazlığı, bölünmüşlüğü ve hastalıkları bu durum birinci sırada ki sorumlusu maalesef...Bütün bu insanlar tek kullanımlık ucuz bir malzeme gibi kullanıldıklarını da asla idrak edebilecek durum da değiller, birbirlerini katlederek esasta kendilerini bağımlılığa, köleliğe sefilliğe mahkum ediyorlar...Bu durumun esas sorumlusu da adına müslüman denilen dünyanın kendi geriliği, cehalet ve yoksulluğundan geliyor...Emperyalizm de yaraya şehvetle tuz basmıştır her zaman...Bu coğrayanın bu cendere den çıkması zordur...Biz de ki üstün akıllı hükümet te bütün her şeyin üzerine kendi payına tüy dikmiştir...İnsanlar plan yapar Tanrı gülermiş, ne düşünüyor merak ediyorum. Saygı ve sevgilerimle hocam...

MKD: Bir konuşabilsem, mutlaka sorardım...

0
Dinci silahlı örgüt etnikçi silahlı örgütle dalaşma halinde...Bölgenin küçük küçük parçacıklara bölünmüş ve birbirini katletmeye azimli yönetimlere ayrılmasından başka bir işe yaramıyor bütün bu olanlar...Küresel emperyalizm kazanıyor...Ve ortalıkta bu amaca araç olmak için çok verimli ve kullanışlı sınırsız insan malzemesi de var...Adına müslüman denilen dünyanın kendi iç yapısından kaynaklanan geriliği, bağnazlığı, bölünmüşlüğü ve hastalıkları bu durum birinci sırada ki sorumlusu maalesef...Bütün bu insanlar tek kullanımlık ucuz bir malzeme gibi kullanıldıklarını da asla idrak edebilecek durum da değiller, birbirlerini katlederek esasta kendilerini bağımlılığa, köleliğe sefilliğe mahkum ediyorlar...Bu durumun esas sorumlusu da adına müslüman denilen dünyanın kendi geriliği, cehalet ve yoksulluğundan geliyor...Emperyalizm de yaraya şehvetle tuz basmıştır her zaman...Bu coğrayanın bu cendere den çıkması zordur...Biz de ki üstün akıllı hükümet te bütün her şeyin üzerine kendi payına tüy dikmiştir...İnsanlar plan yapar Tanrı gülermiş, ne düşünüyor merak ediyorum. :) Saygı ve sevgilerimle hocam... MKD: Bir konuşabilsem, mutlaka sorardım...
Guest - Baysungurozan on Cuma, 13 Haziran 2014 21:27
:) Keşke ben de konuşabilseydim...

Hocam beni düşündürerek gülümsettiniz,sağ olunuz. Tanrı işleri ile bana kavranması çetrefil bir mekanizma ile çalışan uç nokta da bir dahi gibi gelir her düşündüğümde...Kendi yorumsamam bu elbette...İslam dünyası için de düşündüğüm zaman bu günkü durumun temel sebebi olarak görüyorum ki;İslam'ın birleme ilkesine zıt olarak oluşmuş din sınıfı ve onların kör takipçilerinin oluşturduğu,aklı değil nakilciliği esas alan ekoller,ekolcükler,fetvalar,Şeyhler ,şeyhcikler,alimler alimcikler ve bu yapı ile oluşmuş büyük küçük pek çok ortakla dolu bir şirket haline gelmiş bu din yapısı,islam dünyasının hastalığının gerçek sebebidir,bu dinin hayata uygulanması o yeri bir zulüm yapısına,cehenneme çeviriyor maalesef,örneklerini söylemeye gerek var mı. ? Uzunca yazdığım için kusuruma bakmayınız,müslüman dünyanın genel durumuna çok üzülüyorum ve canım sıkılıyor...Saygı ve sevgilerimle...

0
Hocam beni düşündürerek gülümsettiniz,sağ olunuz. :) Tanrı işleri ile bana kavranması çetrefil bir mekanizma ile çalışan uç nokta da bir dahi gibi gelir her düşündüğümde...Kendi yorumsamam bu elbette...İslam dünyası için de düşündüğüm zaman bu günkü durumun temel sebebi olarak görüyorum ki;İslam'ın birleme ilkesine zıt olarak oluşmuş din sınıfı ve onların kör takipçilerinin oluşturduğu,aklı değil nakilciliği esas alan ekoller,ekolcükler,fetvalar,Şeyhler ,şeyhcikler,alimler alimcikler ve bu yapı ile oluşmuş büyük küçük pek çok ortakla dolu bir şirket haline gelmiş bu din yapısı,islam dünyasının hastalığının gerçek sebebidir,bu dinin hayata uygulanması o yeri bir zulüm yapısına,cehenneme çeviriyor maalesef,örneklerini söylemeye gerek var mı. ? Uzunca yazdığım için kusuruma bakmayınız,müslüman dünyanın genel durumuna çok üzülüyorum ve canım sıkılıyor...Saygı ve sevgilerimle...
http://pornobis.org http://sexualfire.com http://insexmovies.com http://pornovidio.com