Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

ELEKTRİK KESİNTİSİNDE NE YAPTIK?

Sevgili Mekâncılar,

Bugünkü elektrik kesintisi başlangıçta neredeyse ülkenin tamamını kaplamıştı ve ciddi bir güven bunalımı yaşadık.

Televizyonlardan yayınlanan görüntüler de çok vahimdi: Marmaray’da, taksilerde, metrobüslerde sıkışıp kalan ve bir yere gidemeyen insanlarla doluydu her taraf ve tam anlamıyla panik yaşantı.

Eminim ki Klostrofobisi (kapalı yer korkusu) yahut Agorafobisi olanalar hiç kuşku duymuyorum ki Panik Atakları yaşadılar, en azından şiddetli sıkıntılar çekildi.


Önce Doğu illerinden haberler geldi ve Van’da sorun yoktu ama bütün Batı bölgelerinde sadece jeneratörler çalışıyordu.

Bizim evimizde de jeneratör, bilgisayarlarda USP (kesintisiz güç kaynakları) vardı, onlarda aklımız kalmadı.

Muayenehanede zaten tek bir randevu vermiştik bugün ama mühim de bir röportajımız vardı, ona yetiştik.

Şoförümüz arabayı kullanırken hem tedirgin hem de gergindi ve bunun müsebbipleri hakkında pek de iyi şeyler söylemedi.

Neyse, ne zamanki Nişantaşı’na vasıl olduk, baktık orada sâdece asansör değil her şey çalışıyordu ama tek fazlı bir cereyan mevcuttu (normalde trifazik olması icap ediyordu). Binerken biraz tedirgin olduk ama ikinci kata çıkmaya gücü yetti yaşlı asansörümüzün.

Üstelik yasak olmasına rağmen, gene birtakım ırgatlar üst katlara çimento, tahta ve benzeri şeyleri taşıyorlardı.

Neyse, sekreterimiz de yerindeydi, park yeri de münhaldi.

O sayede vasıl olduk ofisimize.

Hastalar birkaç taneye çıkınca hem zaman darlığı hem de vakit azlığı yüzünden işimizi ancak yapabildik.

Zaten Marmaray’da düşük evsafla malzeme alındığı ve hemen her tarafından deniz suyu sızıntıları olduğunu duymuştuk ve bu sebeple de hiç binmedik ama gerek Neslim, gerekse bizim Zeynep Hanım (yardımcımız) sıklıkla metro (yeraltı treni) kullanıyorlar, onlar açısından içim huzursuz oldu.

İzmir’deki dostlarımızı aradık, onlar da aynı şeyden müştekiydi.

Kısa bir süreliğine İnternet erişimi durdu ve gerekli güncellemleri de bilgisayarlar olsun, artık çok ufacık hâle gelen cep telefonlarımız da birkaç saat gerçekleştiremedi…

Sonradan bunun terör hadisesi mi yoksa bir tesadüfî bir vaka mı olduğu tartışması başladı.

Başka büyük bir balon da, İzmir’deki Bornova semtinden ABD’ye gönderilen ve artık Müslüman olduğunu öğrendiğim Fethullah Gülen’in Mason olduğu şeklinde ortaya çıktı.

Bu âlemde imkânsız diye bir şey kalmadığını bildiğim için, içimden güldüm.

Bu kadar koyu dindar olan bir insanın, dünyanın en büyük laiklik ve/veya sekülerlik mahfili olarak tanınan bir yerde bu kişinin ne yeri olabilir diye merak ettim.

Meğer Hocaefendi, hâlâ çökertilemeyen Paralel Yapı aracılığıyla, bu teşkilatı öven mesajlar vermiş. Zaten cevap belliydi (nasıl da sevgi dolu):

ed]

Neyse, ben de evdeki cihazlara kafayı takmıştım ve eğer kesinti sürerse bizim BNS Tarabya Evleri’ndeki jeneratörün de mazotu tükenirse ne yapacağımı düşünerek sıkıntıya düştüm.

Böyle kesintiler, hele yurt çapında, endüstri inkılâbını geçirmiş ve moderniteyi yakalayabilmiş ülkelerde “ender-i nâdirat” denen türdendir.

Aklıma ABD yapımı “Where were you when the lights went off: Işıklar kesildiğinde neredeydin” filmi geldi.

Sanırım bir kere olmuştu ve çok seyredilen bir Hollywood şaheseri çevrilmişti.

ed]

Neyse, işimiz tamamlayıp dönünceye kadar sistemi toparladılar ama herkeste bir korku olmadı da değil…

Mutlaka deposu dolu bir jeneratörünüz ve kolay tükenmeyen bataryalardan yapılmış güç kaynakları ile mücehhez bir yerde ikamet edin…

Sonunda onarım yapıldı, biz de kendi mütevazı mekânımıza, yâni evimizde

Huzurla oturup televizyondan dünyayı seyrediyoruz.

Aman huzurunuzu bozmayın ve kış bitmeden de patlamış mısır yemekten uzak kalmayın.

Hayırlı bir Salı diliyorum…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 31.03.2015 

ALİ RIZA SAYSEN'DEN: MART DOKUZU
KLEPTOMANİ NEDİR?
 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil