Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

FUAT YÖNTEMLİ’den

KISSADAN DERS...

Tolstoy’unİnsan Ne İle Yaşar” adlı kitabında, çiftçi Pahom’un hazin ve ibretlik öyküsü yer alır. Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom, daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde, cömert bir reisin karşılıksız toprak verdiğini duyunca, daha çok toprak elde etmek için reise gidip talebini iletir. Gerçekten de Reis herkese istediği kadar toprak veren gönlü bol biridir. Pahom’a “Sabah Güneş’in doğuşundan batışına kadar kat ettiğin bütün yerler senin fakat Güneş batmadan yeniden başladığın yere dönmen lazım” der. “Yoksa bütün hakkını kaybedersin.”

***

Pahom, güneşin doğuşuyla beraber başlar yürümeye. Tarlalar, bağlar, bahçeler geçer. Tam geri dönecekken gördüğü sulak bir araziyi es geçemez. Şu bağ, bu bahçe derken bakar ki güneşin batmasına az kalmış. Koşar, koşar, ama kesilir takâti. Hâlsiz adımlarla yürümeye devam ederken, Pahom’un burnundan kanlar damlamaya başlar. Tam başladığı noktaya yaklaşmışken, bir an yığılır yere ve bir daha kalkamaz…

***

Reis olanları izlemektedir. Çok kereler şahit olduğu olay yeniden vuku bulmuştur. Adamlarına bir mezar kazdırır. Pahom’u bu mezara gömerler. Reis Pahom’un mezarının başında durur ve “Bir insana işte bu kadar toprak yeter!” der.

***

Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur.

***

Ahrette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah’ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metasından başka bir şey değildir (Hadid Suresi 20).

***

Mütemadiyen biriktirmek istiyoruz. Yiyemeyeceğimiz kadar erzak, giyemeyeceğimiz kadar kıyafet, kullanamayacağımız kadar eşya, oturamayacağımız kadar ev… Gözlerimiz midelerimizden, arzularımız ihtiyaçlarımızdan daha büyük…

***

Bazı insanların 15-20 yıl boyunca ödemek kaydıyla faizli banka kredisi çekmesi neyin alametidir? Bazen insan ömründen daha çok borç biriktirir. Bazen de elinde olan ama fark etmediği nimetleri hoyratça harcar durur.

Ve insan yaşlandıkça besler, gençleştirir arzularını. Biriktirdikçe hayata olan bağlarını artırır. Öyle bağlanır ki hayata, bir gün bu diyardan göçüp gideceği fikri zamanla yitip gider aklından…

Tüketmeye de çok meraklıdır insan. Biriktirdiği paranın, eşyanın, malın mülkün yanında zaman tüketir, söz tüketir… Benlik biriktirirken, benliğini tüketir…

***

Sofraya koyabildiğimiz bir bardak çayın, zeytine, ekmeğe ulaşabilmenin bir zenginlik olduğunu ne zaman fark edeceğiz?

Doldurabildiği bir cüzdanı olmasa da, bir evi muhabbetle, kanaatle dolduran bir kadının, akşamları evine gelen, ekmek getiren, eline sağlık diyen bir erkeğin, iman dolu bir yüreğin zenginlik olduğunu ne zaman anlayacağız?

Gören bir gözü, tutan bir eli, yürüyen bir eli satın alamayacak ve kaybedince tekrar sahip olamayacak kadar fakiriz hepimiz.

***

Aldığı maaşı yetiremeyenlere, modayı takip edemeyenlere, evini beğenmeyenlere, mekânı dar bulanlara, daha çok para için, hesabı daha fazla kabartmak için çırpınanlara da yeter toprağın altı. İhtiraslarımız, bitip tükenmeyen arzularımız için, az bir toprağa ihtiyaç var sadece.

Ha gayret, menzile çok az kaldı…

***

Bir zamanlar imamın tekini tanırdım. Trigeminal Nevraljisi vardı ve karbamazepin (Tegretol) verilemediği için ekibimizle beraber aküpunktür yapıp şifa bulmasını sağlamıştık. Şimdi ise orası çok değişmiş maalesef.

Duygudurum dengeleyicisi ilaçların (Lityum hâriç) hemen hepsi epilepsi (sara) için de kullanılır. Lütfen önce "aklınızı" kullanın ve hekiminizin söylediklerine uyun.

***

Neyse, ne mi oldu imama?

Vefat ettiğinde elli beş adet Huri'ye kavuşacağı hayaliyle teselli bulurdu.

Sonradan vefat etti ama eminim ki Cennet'tedir. 

Hiç günahı yoktu ki...

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya - 13 Haziran 2016 Pazartesi

KIRMIZI SAÇLI KADIN ve ORHAN PAMUK FENOMENİ
MUHAMMED ALİ de RAHMETE KAVUŞTU
 

Yorum 1

Already Registered? Login Here
Guest - Baysungurozan on Cuma, 17 Haziran 2016 16:17
İnsanın hikayesi...

Muhterem hocam, aktardığınız yazı insanın hâlini ne kadar güzel anlatmış...İnsan etten kemikten kalıp içinde ihtirastan oluşmuş, ki pek çok kere görülüyor ki ihtiras akla da galip geliyor...

Bu güzel yazı beni düşünmeye götürdü, insanın resmini kelimelerle çizmiş...Okuyunca bana Hazreti Muhammed'den aktarılan bir sözü de hatırlattı: İnsan ihtiyarlar bedeni zayıf düşer de gönlü iki şeye karşı gençtir; uzun ömür arzusu ve mal, mülk sevgisi...

Dünden bugüne hep aynı... Bu güzel yazıyı aktarıp paylaştığınız için teşekkür ederim, sağlık ve huzur dileklerimle...

MKD: Teşekkürler efendim...

0
Muhterem hocam, aktardığınız yazı insanın hâlini ne kadar güzel anlatmış...İnsan etten kemikten kalıp içinde ihtirastan oluşmuş, ki pek çok kere görülüyor ki ihtiras akla da galip geliyor... Bu güzel yazı beni düşünmeye götürdü, insanın resmini kelimelerle çizmiş...Okuyunca bana Hazreti Muhammed'den aktarılan bir sözü de hatırlattı: İnsan ihtiyarlar bedeni zayıf düşer de gönlü iki şeye karşı gençtir; uzun ömür arzusu ve mal, mülk sevgisi... Dünden bugüne hep aynı... Bu güzel yazıyı aktarıp paylaştığınız için teşekkür ederim, sağlık ve huzur dileklerimle... MKD: Teşekkürler efendim...