Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

HER ŞEYİN TEMELİ: AİLE

Âile, her bireyin âit olduğu en önemli sosyal moleküldür.


Anne, baba ve kardeşlerden ibâretse buna “çekirdek âile” denir; atomları bunlardan oluşmuştur. Eğer atomlar arasındaki bağlar yeterince güçlü ve sağlamsa, dayanışma ve paylaşma da o kadar sıkıdır. Bu sistemin güzel tarafı sımsıkı, sımsıcak ilişkilerle örülmüş olmasıdır; zayıf tarafı ise, bir birey dahi kaybedilirse, çok fena hâlde yara alır!

Daha geniş, akrabalar, büyükanne ve büyükbabalar, nineler, dedeler, torunlar hep bir bütünlük ve sinerji içerisinde yaşayabiliyorlarsa, bu molekül daha büyük ve güçlüdür ve "büyük /geniş âile" denir.

Bu sistemin güzel tarafı çok geniş destek ve sevgi ilişkileriyle örülmüş olması ve bir kayıp hâlinde, teselli imkânlarının çok daha fazla olmasıdır; zayıf tarafı ise, bâzen ve çok tabii olarak kendi başlarına karar vermek isteyen çiftlere veya diğer mensuplarına karışıp ortalığı bulandıranın da fazla olmasıdır. Keza haset, kıskançlık, dedikodu gibi kötücül etkilere de fazla açık olması tabii ki bir başka handikap.

Çekirdek âilelerin dostluk, arkadaşlık ve muhit gibi sosyal destek sistemlerine büyük ihtiyaçları vardır. Kötü, ihtilâflı ve benzeri günlerde bu destekler onları ayakta tutar.

Geniş âilelerde ise, atomların (bireylerin) dostluk, arkadaşlık ve muhit gibi sosyal destek sistemlerine ulaşmaları güçleşir; herkes her bir şeye “maydanoz” olur sonuçta gene yalnızlık ve yabancılaşma hisleri gelişebilir…

Demek ki en akıllıca ve güzel olanı, orta yolu bulabilmek…

Atomların veya mikromoleküllerin mahremiyetine saygı göstermek, aşırı müdahaleci olmamak ve biraz da onlara saha ve zaman açıklığı tanımak.

Yâni, anlayacağınız, her şeyin başı sevgi ve saygı ama bunu akıl, hikmet, güzellik süslemeli, bilim de destek olabilmeli.

Herkesin herkese…

Herkesin de arada bir kendini aşmaya müteveccih tatlı yalnızlıklara…

Bunların hepsi için de güçlü bir özsaygıya, Egoya/Kendiliğe sâhip olabilmek.

İşte, böyle atomların teşekkül ettirdiği moleküller sapasağlam olurlar;

Âile kutsaldır;

Âile, her şeyin temelidir.

İyi bir âile için de dört temel anahtar kelime vardır:

Sevgi

   Saygı

      Empati

         Hoşgörü…

            Saadet dolu nice senelere…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 11 Ekim 2012 Perşembe

TERAPÖTİK İTTİFAK ve İLİŞKİ
YAŞLILARA NASIL BAKMALI?
 

Yorum 1

Already Registered? Login Here
Guest - Murat Şaşzade on Perşembe, 11 Ekim 2012 19:57
Kimsesizler Âilesi

Sevgili Hocam,

Bana birçok anıyı hatırlatan makaleniz için teşekkür ederim. Benim âilem, çok kalabalık bir âile değildi. Gerek anne tarafım, gerekse baba tarafım zor kişiliklerden oluşsa da, ortak özellikleri her birinin Çocuk Esirgeme Kurumu'nda yetişmiş gibi olmasıydı. Kendisi birey olamamış, kimsesiz insanların kurduğu bir âilede büyüdüm. Her ne kadar böyle bir âilede büyümek dezavantaj gibi görünse de, zor kişiliklerle başa çıkmasını öğrendim.

En büyük tesellim kaynağım ise, onlardan bana miras kalan erdemler oldu.

Yaşam boyu özlemini duyduğum âile kurmayı, karşıma yüreği sevgi dolu ve değerleri olan Nesrin çıkınca başardım. Kişinin kendisini tanıdıkça, kendi gerçeğine yaklaştıkça âile içinde daha sağlıklı ve dengeli ilişkiler kuracağını düşünüyorum. Sonuçta hepimiz birbirimizi tamamladıkça bir bütün oluyoruz ama aynı zamanda tek başına da muhteşem bir potansiyele sahibiz.

Aynı zamanda, herkesin aynada kendisini görmeye ihtiyacı olduğu, bana göre âile potansiyelimizle ilgili farkındalığımız artırıyor.

Sevgim ve Saygımla...

MKD: Sevgili Murat, ne mutlu size .

İstanbul'dan sevgi, saygı ve hasretle...

0
Sevgili Hocam, Bana birçok anıyı hatırlatan makaleniz için teşekkür ederim. Benim âilem, çok kalabalık bir âile değildi. Gerek anne tarafım, gerekse baba tarafım zor kişiliklerden oluşsa da, ortak özellikleri her birinin Çocuk Esirgeme Kurumu'nda yetişmiş gibi olmasıydı. Kendisi birey olamamış, kimsesiz insanların kurduğu bir âilede büyüdüm. Her ne kadar böyle bir âilede büyümek dezavantaj gibi görünse de, zor kişiliklerle başa çıkmasını öğrendim. En büyük tesellim kaynağım ise, onlardan bana miras kalan erdemler oldu. Yaşam boyu özlemini duyduğum âile kurmayı, karşıma yüreği sevgi dolu ve değerleri olan Nesrin çıkınca başardım. Kişinin kendisini tanıdıkça, kendi gerçeğine yaklaştıkça âile içinde daha sağlıklı ve dengeli ilişkiler kuracağını düşünüyorum. Sonuçta hepimiz birbirimizi tamamladıkça bir bütün oluyoruz ama aynı zamanda tek başına da muhteşem bir potansiyele sahibiz. Aynı zamanda, herkesin aynada kendisini görmeye ihtiyacı olduğu, bana göre âile potansiyelimizle ilgili farkındalığımız artırıyor. Sevgim ve Saygımla... MKD: Sevgili Murat, ne mutlu size :). İstanbul'dan sevgi, saygı ve hasretle...