Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN HÂLİ

Üç gündür Gazi Psikiyatri günleri için Girne’deydik, bu akşam dönüyoruz.

İçimi daraltan bâzı izlenimlerimi ve tespitlerimi paylaşmak istiyorum.

Akdeniz’de doğal bir uçak gemisi gibi, ucu “tekrar Anadolu’ya kavuşsam” der gibi duran güzelim bir adadır Kıbrıs

Kuzey'inde 65 Km mesafe ile Türkiye’nin, Doğu'sunda 112 Km mesafe ile Suriye’nin, 267 Km ile İsrail’in, 162 Km ile Lübnan’ın, Güney'inde 418 Km ile Mısır’ın, Kuzeybatı'sında ise 965 Km ile Yunanistan’ın yer aldığı bir tabiat şâheseri.

Homo sapiens sapiens’in buraya MÖ 10.000 yıllarında ayak bastığı tahmin ediliyor. Müthiş zengin bir tarihi var.

Yunanistan’ın ilhak çabalarına karşı pek çok şehit ve gazi vererek Kuzey’ini kurtarıp bize bağladığımız kısmının (KKTC) kuşkusuz en güzel şehri Girne’dir. Limanda atacağınız kısa bir tur dahi içinizi açar, kâlbinizi ısıtır.

Benim bu adayla ve şehirle tanışmam 18 yaşıma kadar gider (şimdi 56, epey zaman geçmiş). İlk evliliğimi de burada gerçekleştirdim, kızım buranın havasını çok soludu.

Kıbrıs’ın eski burjuva takımının ciddi bir kısmı “Türkiyelileri” sevmezdi ama hayatlarını kurtardığımız için de bize katlanırlardı. Nereden mi biliyorum? 20 sene burada damat oluna çok şeye şâhit oluyor insan... Daha sonra büyük bir ticarî hamle ile ucuz Uzakdoğu mallarının ve daha pek çok şeyin satıldığı turistik bir cennet hâline geldi. Büyük mücâhit Rauf Denktaş’ın önderliğinde ada Türk kimliğine kavuştu.

Bir dönem İngilizler muazzam miktarda toprak alıp imar faaliyetine başladılar. Konuyu pek geç kalmadan fark eden yönetim de bu işe bir “dur” dedi. O zamanlar ekonomi pek parlaktı çünkü çok inşaat işçisi vardı ve iyi para bırakıyorlardı.

Sonradan emperyalizm buraya elini bir attı, pîr attı. Türkiye’nin dört bir yanından kontrolsüz bir göç almaya başladı genç cumhuriyet. Mafyalar cirit atar oldu ve İngilizler ilk olarak Colony Hotel diye otel açtılar (http://www.parkheritage.com/indextr.htm)! İlginç bir binadır, meselâ yüzme havuzu tavandadır ve mesaj da sarihti: “Siz, hâlâ bizim kolonimizsiniz, öyle de kalacaksınız”…

Zamanla her yeri kumarhâneler kapladı; bilhassa Türkiye’de kumarın yasaklanması, aynı durumdaki İsrailli, Türkiyeli herkesin gözlerini parlattı. Günü birliğine, hafta sonluğuna kumar turları düzenlenir oldu.

Akabinde üniversiteler kuruldu. Tahsil görenlerin çoğunu Türkiye’de bir yeri kazanamayan talebeler teşkil ediyordu ama Kıbrıslı Türkler de buralarda tahsil yaptılar. Türkiyeli-Kıbrıslı kavgaları oldu ve daracık yollarda, hâlâ soldan akan trafikte yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

Tafsilâta girmeyeceğim ama bilhassa AKP iktidarından itibaren ve Talat Hükûmeti’yle birlikte KKTC dibe vurmaya başladı. Ellerindeki mallar Türkiye’deki kadar pahalılaşınca, “çakma” markalara yöneldi esnaf. Zâten anavatanla bağları pek parlak olmayan ahâlinin morali Başbakan’ın aşağılamalarıyla, ekonomik darboğazla iyice bozuldu.

30-35 senedir sık sık gelip gittiğim bu cennetin son hâli şöyle…

Okuma yazma ve yüksek tahsil oranı çok yüksek ama çalışılacak iş yok. Yolunu bulan İngiltere’ye veya başka yerlere göçüyor.

Kumarhânelerde ister istemez fuhuş da başını almış gidiyor; âdeta koca bir kârhâne olmuş her taraf. Uyuşturucu işi de gırla gidiyor. Uçakalanında (burada öyle derler) sizi strip-girls karşılıyor filânca kumar oteline götürmek üzere…

Türkiye’den farklı olarak, burada Karadeniz mafyası duruma hâkim.

Esnafın başlıca geçim kaynağı haftada üç gün çarşı iznine çıkan Mehmetçik’ten ve eskisine göre çok daha az gelen turistlerden aldıkları para.

Maaşlar gittikçe eriyor ve memur da, işçi de, sâbit gelirli herkes de bıkmış vaziyette. Tek güvenceleri her şeye rağmen anavatan, yâni Türkiye.

Peki, bizde işler nasıl?

Bilmem anlatmaya gerek var mı?

Türkiye’yi bilmem ama burada, bu felâket böyle sürerse, meselâ bir referandum yapılsa, balık hâfızasını dahi kaybetmiş Kıbrıslılar Rum’la birleşmeyi tercih edebilir. Zâten KKTC sâhillerinde fazla balık da yoktur.

Bunun, Girit’te olup bitenlerden hiçbir farkı olmadığının müdrik değiller.

Allah’tan, Rum Kesimi krize girdi ama bu sefer de oraya Rusya burnunu sokmaya çalışıyor. Yâni Yunanistan ada satarken, adadaki Rumlar başka hesaplar peşinde koşuyor.

Eğer Türkiye bu adayı da kaybederse, tamamen Anadolu’ya hapsolacaktır. Eh, oranın da Güneydoğusu fiilen Kürdistan hâlinde, Mersin ise liman kentleri oldu. Adana elden çıktı çıkacak…

Bütün bunları düşündüm,

Hâtıralar geçti gitti zihnimden ve içim buruldu, gözlerim doldu.

Aklıma İstiklâl Hârbi dönemindeki şu muhavere düşüverdi:

O pek zor günlerde TBMM kürsüsünden bir milletvekili kürsüye çıkar ve Nâmık Kemâl’in şu iki mısrâını okur.

Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,yok mudur kurtaracak bahtı kara mâderini?

TBMM Başkanı Mustafa Kemâl şu karşılığı verir: “Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, bulunur kurtaracak bahtı kara mâderini”!

   Dilerim öyle olur…

      Hoşça galıın, görüşürüük.

         Şeftali kebapçıkları saklayıııın

Mehmet Kerem Doksat – Girne – 07 Nisan 2013 Pazar

KENDİNİ TÜRK HİSSETMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
ÂKIL ADAMLAR UYGULAMASININ SOSYAL PSİKOLOJİK ELEŞT...

Related Posts

 

Yorum 4

Already Registered? Login Here
Guest - LEYLA COBANOGLU on Pazar, 07 Nisan 2013 09:32
TEŞEKKURLER KEREM BEY.

KEREM BEY HARIKA BİRİ. YAZILARINI GURUR VE SEVEREK OKUYORUM...
BAŞARILARININ DEVAMINI DILERIM...

MKD: Çok teşekkürler Sayın LÇ.

0
KEREM BEY HARIKA BİRİ. YAZILARINI GURUR VE SEVEREK OKUYORUM... BAŞARILARININ DEVAMINI DILERIM... MKD: Çok teşekkürler Sayın LÇ.
Guest - Baysungurozan on Pazar, 07 Nisan 2013 15:14
İnsanın içi şişiyor...

Sevgili hocam; yazınızı okuyunca benim de içim burkuldu, aklıma pek çok düşünce doluyor. Ben de sizin söylediğinize çok benzeyen anlatımları oralara gidip dönen arkadaşlarımdan dinledim, Yahu Türkiye'den gelenleri sevmiyorlar sözünü çok işittim, aferin onlara! Başları adam akıllı sıkışınca feryat figan severler ama dilerim sıkışmazlar, apaçık ortada ki Türkiye Cumhuriyeti ve Türklük dört bir yandan kuşatma ve saldırı altındadır, pis operasyonlara mâruz kalıyor, İçerideki yönetenlere de maşallah, her memlekete lâzımlar, sonuçta gidişat çok kötü demeye gerek var mı, bundan da çıkarız ayağa kalkarız; doğanın yasaları icabı her şey temelli kötü gitmez, tamamen iyi de gitmez ama benim en çok üzüldüğüm şey bile bile lades'e balıklama atlanması kör kafa koşulması durumudur. Akıl dumura uğramış, e böyle memlekete ve ahaliye batmak müstahaktır, bir zahmet herkes gözlerini açsın, en güzel başlangıç olarak önce yurttaş olsun bir zahmet, bu gidişten yönetenler kadar idrakta çorak toprak olan ahali de birebir sorumludur, maalesef bu başa bu traş demek zorundayım. Bir zahmet gözlerini açsınlar bu kadar sığırcık kuşu olup her çağıranın dalına konarlarsa sonra dövünürler ama bu akıbet müstahaktır, insan olmak yiyip içip evlenip çoğalmak değil, insanların beyin çalıştırması lâzım. Türkiye'de yurttaşlık sorunu vardır, bu sorunun kaynağı da cehâlettir, müsebbibi de en başta yıllar yılı ülkede iktidarda tek veya ortak olarak bulunan Amerikan destekli ''mukaddesat'' borazancısı sağcı hükümetlerdir. Bu memleketi bu hâle bunlar getirdi ama hâlâ Atatürk'e sövüyor hasta adamlar, yüzsüzlük ve aşağılaşmak işte ancak bunların yaptığı kadar olabilir. Burada en ileri seviyeyi tutturdular, çünkü adamlar yobaz, işte yobazlık böyle berbat bir şey. İnsanı hilkat ediyor, tiksindiriyor, bunun ilâcı da Atatürk'ün söylediği gibi ilimdir, fendir, başka çıkış yolumuz yok...

İşte zıt kutubun mamûlleri ortada... Sonuçta diliyorum ki başlar sıkışmasın ama gidişat bu istikamettedir, gâliba uyanmak için sille yemek icap ediyor, her şerde bir hayır var...

0
Sevgili hocam; yazınızı okuyunca benim de içim burkuldu, aklıma pek çok düşünce doluyor. Ben de sizin söylediğinize çok benzeyen anlatımları oralara gidip dönen arkadaşlarımdan dinledim, Yahu Türkiye'den gelenleri sevmiyorlar sözünü çok işittim, aferin onlara! Başları adam akıllı sıkışınca feryat figan severler ama dilerim sıkışmazlar, apaçık ortada ki Türkiye Cumhuriyeti ve Türklük dört bir yandan kuşatma ve saldırı altındadır, pis operasyonlara mâruz kalıyor, İçerideki yönetenlere de maşallah, her memlekete lâzımlar, sonuçta gidişat çok kötü demeye gerek var mı, bundan da çıkarız ayağa kalkarız; doğanın yasaları icabı her şey temelli kötü gitmez, tamamen iyi de gitmez ama benim en çok üzüldüğüm şey bile bile lades'e balıklama atlanması kör kafa koşulması durumudur. Akıl dumura uğramış, e böyle memlekete ve ahaliye batmak müstahaktır, bir zahmet herkes gözlerini açsın, en güzel başlangıç olarak önce yurttaş olsun bir zahmet, bu gidişten yönetenler kadar idrakta çorak toprak olan ahali de birebir sorumludur, maalesef bu başa bu traş demek zorundayım. Bir zahmet gözlerini açsınlar bu kadar sığırcık kuşu olup her çağıranın dalına konarlarsa sonra dövünürler ama bu akıbet müstahaktır, insan olmak yiyip içip evlenip çoğalmak değil, insanların beyin çalıştırması lâzım. Türkiye'de yurttaşlık sorunu vardır, bu sorunun kaynağı da cehâlettir, müsebbibi de en başta yıllar yılı ülkede iktidarda tek veya ortak olarak bulunan Amerikan destekli ''mukaddesat'' borazancısı sağcı hükümetlerdir. Bu memleketi bu hâle bunlar getirdi ama hâlâ Atatürk'e sövüyor hasta adamlar, yüzsüzlük ve aşağılaşmak işte ancak bunların yaptığı kadar olabilir. Burada en ileri seviyeyi tutturdular, çünkü adamlar yobaz, işte yobazlık böyle berbat bir şey. İnsanı hilkat ediyor, tiksindiriyor, bunun ilâcı da Atatürk'ün söylediği gibi ilimdir, fendir, başka çıkış yolumuz yok... İşte zıt kutubun mamûlleri ortada... Sonuçta diliyorum ki başlar sıkışmasın ama gidişat bu istikamettedir, gâliba uyanmak için sille yemek icap ediyor, her şerde bir hayır var...
Guest - canan on Pazar, 14 Nisan 2013 13:02
yorum

Öncelikle yazıda geçen her cümleye sonuna katıldığımı belirtmek isterim; evet KKTC'de maalesef böyle akılsız başlar var ve bu başlar İngiltere'de iyice "eğitiliyorlar"; evet adayı kumarhâne hâline getirdiler ve mafyaların eline bıraktılar; "sistem"i adada çok "iyi" çalıştırıyorlar.

Ama önceki yorumda geçen bir cümleye ilişkin söylemek istediğim bâzı şeyler var:

Türkiye'de Atatürk'ü ve onun değerlerini hiçe sayan çok insan var ama bu "Türk Milleti" bunu yapıyor anlamına gelmez. Kıbrıs'ta da anavatan sevgisini anlayamamış veya anlamak istemeyen akılsız başlar var maalesef ama bu Türk Milleti'nin bir parçası olan "Kıbrıs Türkleri"nin hepsi böyle anlamına gelmez.

Nerden mi biliyorum? Ben ikisiyim de çünkü. Bir yanım "Kıbrıslı"; bir yanım "Türkiyeli" ama neticede neyim ben: Türk'üm ve bununla gurur duyuyorum.

Önceki yorumda olduğu gibi "Başları adam akıllı sıkışınca feryat figan ederler" diye cümleler çok kâlb kırıyor; unutmamak lâzım ki o "başları sıkışanlar"dan biri vaktiyle bütün adaya anavatan sevgisini öğretti; Atatürk'ün yolundan gitti tüm dünyâya kafa tutup KKTC'yi kurdu ve kâlbinde her zaman Türkiye ve Atatürk sevgisi vardı. Neticede demek istediğim aynı fikirleri savunurken birbirimizin kalbini "Başları adam akıllı sıkışınca feryat figan severler" gibi lâflarla kırmasak keşke... Başları sıkışan da biziz çünkü başkası değil ki...

Sevgiler...

0
Öncelikle yazıda geçen her cümleye sonuna katıldığımı belirtmek isterim; evet KKTC'de maalesef böyle akılsız başlar var ve bu başlar İngiltere'de iyice "eğitiliyorlar"; evet adayı kumarhâne hâline getirdiler ve mafyaların eline bıraktılar; "sistem"i adada çok "iyi" çalıştırıyorlar. Ama önceki yorumda geçen bir cümleye ilişkin söylemek istediğim bâzı şeyler var: Türkiye'de Atatürk'ü ve onun değerlerini hiçe sayan çok insan var ama bu "Türk Milleti" bunu yapıyor anlamına gelmez. Kıbrıs'ta da anavatan sevgisini anlayamamış veya anlamak istemeyen akılsız başlar var maalesef ama bu Türk Milleti'nin bir parçası olan "Kıbrıs Türkleri"nin hepsi böyle anlamına gelmez. Nerden mi biliyorum? Ben ikisiyim de çünkü. Bir yanım "Kıbrıslı"; bir yanım "Türkiyeli" ama neticede neyim ben: Türk'üm ve bununla gurur duyuyorum. Önceki yorumda olduğu gibi "Başları adam akıllı sıkışınca feryat figan ederler" diye cümleler çok kâlb kırıyor; unutmamak lâzım ki o "başları sıkışanlar"dan biri vaktiyle bütün adaya anavatan sevgisini öğretti; Atatürk'ün yolundan gitti tüm dünyâya kafa tutup KKTC'yi kurdu ve kâlbinde her zaman Türkiye ve Atatürk sevgisi vardı. Neticede demek istediğim aynı fikirleri savunurken birbirimizin kalbini "Başları adam akıllı sıkışınca feryat figan severler" gibi lâflarla kırmasak keşke... Başları sıkışan da biziz çünkü başkası değil ki... Sevgiler...
Guest - Mustafa on Salı, 23 Nisan 2013 17:39
Hasılı ne oldumsa önce yorum atmak istememiştim...

Yarın, 2004 Annan Planı halkoylamasının 9. yıl dönümü...
Sizin için seçtim...
Buyurun:
http://ctpsosyal.com/index#view-photo=78
http://ctpsosyal.com/index#view-photo=77
http://ctpsosyal.com/index#view-photo=76

0
Yarın, 2004 Annan Planı halkoylamasının 9. yıl dönümü... Sizin için seçtim... Buyurun: [img]http://ctpsosyal.com/index#view-photo=78[/img] [img]http://ctpsosyal.com/index#view-photo=77[/img] [img]http://ctpsosyal.com/index#view-photo=76[/img]