Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

Profesör John Nash VEFAT ETTİ

Sevgili Mekâncılar,

Çoğu kimse onu unutulmaz bir şaheser şeklinde tarihe geçen AKIL OYUNLARI (A Beatiuful Mind) filmiyle tanışmıştır.

Şizofreninin şiirini yazan adamdı ve büyük medyada küçücük bir haber olarak yer aldı.

Hayatını özetleyeyim sizler için…


John Forbes Nash (13 Haziran 1928 – 23 Mayıs 2015), ABD'li matematikçi.


***

Lisans ve yüksek lisans eğitimini Carnegie Teknoloji Enstitüsü (günümüzde Carnegie Mellon Üniversitesi)’de tamamladıktan sonra doktora yapmak için Princeton Üniversitesi’ne gitti.

21 yaşında hazırladığı doktora tezi, “Oyun Teorisi” “(Game Theory) ona uzun yıllar sonra, 1994'te Nobel Ekonomi Ödülünü kazandırdı.

Genç deha, John von Neumann’ın icadı olan Oyun Teorisindeki sorunları çözüp kullanılır hâle getirdi.

30 yaşına kadar parlak fikirleri ve göze çarpan kişiliği sayesinde hızla yükselip matematik camiasının önde gelen isimlerinden biri oldu.

MIT’de profesörlük yapmaya başladığında karısı Alicia Larde ile tanıştı.

Larde, o zamanlar daha bir fizik öğrencisiydi.

Nash’in şizofreni sorunları başlamadan kısa süre önce çiftin bir oğlu oldu:

John Nash, aynı zamanda Soğuk Harp döneminde ordu adına şifre çözücü olarak çalışmıştı.

Hastalığının ilk belirtileri 1958 yılında görülmeye başlamıştı.

Bir oda arkadaşı olmamasına rağmen, gene bir oda arkadaşından bahsedip etrafındakileri korkutmuş ve oda arkadaşıyla yaptığı hayalî sohbetler onun şizofren olduğunu ortaya çıkarmıştı.

Daha sonra bu hastalığı kendi zekâsını kullanarak yenmişti denir ama aslında ilaç kullanıyordu.

***

Alicia Larde-John Nash çifti 1963’te boşanır ve 1970’te tekrar bir araya geldi. Bu tarihten itibaren darılıp barışan çift, kendileri hakkında “aynı çatı altındaki iki yabancı” benzetmesini yapmıştı.

Nash, 1994’te Nobel Ödülü’nü kazandıktan sonra aralarını düzelttiler ve 1 Haziran 2001’de tekrar evlenirler.

1945 ve 1996 yılları arasında 23 bilimsel çalışma yayınlar, ayrıca “Essays on Game Theory” (1996) ve “The Essential John Nash” isimli kitapları yazdı. Aynı zamanda “Hex” ve “So Long Sucker” adlı 2 popüler oyunun yaratıcıları arasındadır. Princeton’da matematik üzerine çalışmalar yapmaktaydı.

Hayatı, Akıl Oyunları adlı filme konu olmuştu.

Nash 23 sayısıyla takıntılıydı. Nash, toplam 23 bilimsel makale yayınlamıştı.

Dört gün hastanede yattıktan sonra kendine gelmiş ve eve dönmüş.

Doktoru “ölümü ucuz atlattığını ve sağlığının tehdit altında olduğunu söyledi” demiş.

Sonra Nash düzenli ilaç da kullanmaya başlar.

23 Mayıs 2015’te karısıyla birlikte New Jersey otoyolunda geçirdikleri trafik kazasında ikisi de hayatlarını kaybetmişler.

21 Ağustos 2009’da kalp krizi geçirmiş, bir taksi şoförü çarpmış ve hayata gözlerini yummuş.

***

Ben merhumla tanışmıştım ve aslında yeni nesil anpsikotikleri de kullanıyordu.

Cinsel sorunları ortaya çıktığında karısı tarafından aldatılmıştı ama o bunlara hiç aldırış etmeksizin, ısrarla ve sebatla üniversitesine gitmiş ve meşhur dolma kalemini kapabilmek için epey uğraşmıştı. Sanırım bazı homoseksüel deneyimleri de yaşamıştı o zamanlar...


Hakkındaki filim de çok gerçekçiydi ve beni, bütün dünyada yaşayan şizofreni mağdurlarını derinden etkilemişti.

O dönemler bir dergide yazıyordum ve epey hararetle övmüştüm merhumu.

Şimdi de buradan vefatını duyurmak bana kaldı.

Sanki bu mekândan başka yer kalmamışçasına…

Büyük adamdı Nash ve bütün cihandaki Şizofrenler onu pek sever, hayatından ibret alarak filmini seyrederlerdi

Şimdilerde Oyun Teorisi denince hemen herkes onu rahmet ve şükranla hatırlayacak.

Bu dünyaya da başka bir John Nash gelmeyecek!

Demem o ki hayat bir rüyadır ve kim olursak olalım, unvanımız veya geldiğimiz, geleceğimiz nokta ne olursa olsun, gidilecek yer orası ve dönüş de yok sanırım.

Hüzünlendim, eski bir dostu kaybetmiş gibi oldum tam da bahara girerken.

Bir garip oldum tam da bahara girerken.

Hani “her vefat erkendir derler” ya, bu da öyle…

Altından Saray’da oturanlar var ya, kendini ölümsüz sananlar, mevkiini ve sâhip olduğu nimetleri ona buna dağıtanlar.

Yaptıklarının hesabını veremeyenler, kul hakkı yiyenler ve oturdukları makamın kıymetini bilmek yerine, işlerine gelenlere ulufe dağıtanlar.

Elbette ki sizler de Öte Âleme göçeceksiniz.

Bu aralar vefat ve zafer haberleri hep bir arada geliyor.

Hem toprağı bol olsun ve huzur içerisinde uyusun, hem de Allah rahmet eylesin, ne diyeyim.

Bir daha ona bir kongrede rastlayamayacak olmak da ganisi…

***

Gani deyince, Gani Müjde ile tanışmayı çok isterim çünkü Osmanlı Cumhuriyeti filmi, memleketimizin bugünkü ibretlik durumunu çok güzel özetlemiştir.


Şimdi tekrar toparlanalım, Neslim eve gelecek, koşuşturmayı sever.

Akşam da sanırım bir misafirimiz var, son anda caymazsa o gelecek.

Hayırlı bir hafta diliyorum, içim biraz buruk…

Boğazımda da bir yumruk!

Acaba Peder ve diğerleriyle orada buluşurlar mı?

Anacığım da kahve yapar mı, belki Toygar Enişte ile Babam hâlâ tavla atıyordur,

Bir bilsem, öğrenebilsem anasını satayım!

Not: Evrimsel Psikiyatri Temel Kitabı için sponsor ve iki adet de genç, enerjik asistan kız aramaktayım.

Uykunun Evrimsel Yönü zaten fırına girdi bile...

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 25.05.2015

DOKSATOPIA’DAN
RECEP İVEDİK

Related Posts

 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil