Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

YAŞAR KEMAL’LE JEAN PAUL SARTRE KARDEŞTİR!

Nedir mevzuubahis olan?

Vatan mı?

Evet!

Peki, nedir Légion d’honneur?

Cüce Napoléon Bonaparte’ın, Birinci Konsül iken 19 Mayıs 1802 tarihinde imzaladığı bir kanun ile oluşturulmuş bir Fransız nişanı.

Meselâ Cezayir'i mahvedenlere mutlaka inek çanı gibi takılır...

1804 yılının Mayısı'nda Fransa İmparatoru olan Napoléon Bonaparte, Haziran ayından itibaren kişileri bu nişanla tâlttif etmeye başlar ve mezolimbik sistemlerini çalıştırır. Bu nişan, bugüne kadar Fransa’daki bütün yönetim rejimlerinde takılmaya devam edilir.

Fransız madalyaları arasında en tanınmış olanıdır:

Grand-Croix (Büyük Haç), Grand-Officier (Büyük-Subay), Commandeur (Kumandan), Officier (Subay), Chevalier (Şövalye) olmak üzere beş sınıfa ayrılır.

***

Önce şunu bir seyredin:

]

Bunu kime verir tarihî dostlarımız Fransızlar?

Vatanını iki meme için filân değil, etnik bölücülük için satanlara.

Şakşakçıbaşları kim?

Bakın:

]

Aralarındaki farkları ve benzerlikleri bir düşünün:

1)    İkisi de çok çirkindir ve damardan sigara içerler.

2)    İkisi de Varoluşçuluğun en bedbaht bedevileridir.

3)    Sartre evlenmez ama andına sâdık kalır.

4)    Öbürü bir Sefarad Yahudi’sine kendini teslim eder ama dürüst de, sâhici de, ozan da değildir. İkinci kadehten sonra herkese, her şeye sarkar. Bütün hayvanat ve nebatat kendisine vermek zaruretinde hâttâ mevcudiyetindedir.

5)    İkisine de Légion d’honneur teklif edilir ama biri reddeder, öbürü salya sümük öperek alırken çok sevindirik olur.

6)    İkisi de yeni bir lisan uydurur ama Yaşar’ınki rokfor gibidir, kokar ve bulaşır!

Peki, neden bizim entellijensiya bu gibi heriflere öykünür?

Özüne yabancılaşmıştır çünkü de, ondan!

Cemil Meriç AmcamDemirciler Çarşısı bir cinayet ama Türk harsına, edebiyatına karşı işlenmiş bir cinayet Homerosoğlu” der.

Çok merak ediyorum, acaba beni bu yazdıklarım yüzünden mahkemeye verir mi gerek Zülfüyâr gerekse bu şahıs?

Peki, Karl Marx’tan ne farkları vardır?

Marx hakikidir, sâhicidir, neyse odur. Çoluğu çocuğu telef olurken düzgün sakallı sevgilisini sömürür (Sevgili Rifat Bey'in Karısı şimdi beni daha da çok sevecek).

Bakunin ise zümrüt gibi parlar ama katledilir dünyanın ta ÖTEKİ tarafında!

Nedir alınası ibret?

Bir gün Tarihin Arka Odası’nda “lâğımdakiler ve kifayetsiz muhterisler kısmı” yayınlanırsa, bu adamı teşhir edin Murat. Unutulmaz alt kısmında hem de…

Kepkep, değil mi Üstâdım?

Şeytan da kollar onları, öldürmez ki iyice rezil olsunlar, inanmayan Ateistleşen YNÖ'ye sorsun.

 

Eksik kalır mı hiç, Köşk de takar!

Alâeddin Yavaşça Üstâd vs. tamam da, bu adamın ne işi var Norşin Sarayı'nda?

Rahman ve Rahim olan Allah ne yaptığını çok iyi bilir.

İşbirliği tam ve mükemmeldir.

Can Yücel’e hep merhamet etmiş hâttâ onu içimde hissederek ağlamışımdır çünkü o kadar yakışıklı, vatan ve millet sevdâlısı bir babanın böyle, aynen Darwin gibi oğlu olmak büyük bir Karmik sürprizdir, malşanstır (kötü tâlihtir).

Attilâ İlhan Ağabeyi’ni(!) unutamayan zavallı portre sarışını, gardırop Atatürkçüsü Banu Hâtun da nedense avar avar Köy Enstitüleri’ne çamur atar. Oldu mu, yoksa gene beni muhakeme kusuruyla mahkemeye yollar mısın Sevgili Hûlki?

Ailecek yeni eserleriniz var mı, yollar mısın?

Can ise hep babasını özler, içip içip söver.

Başka ne yapsın ki?

Tam bir negatif identifikasyon (olumsuz özdeşim) numunesidir.

Sözcü’sünün de, Düzcü’sünün de yedi ceddini Dürzilere havale ettim.

Hâlâ “Tayyip ananı al da git, artık 140 sene yaşayacağız” filân deyin.

Rant orada değil mi?

Peki, adamlar gümbür gümbür geldiler, seçimlerde de sizi bizim Fatih gibi

Pestilci edecekler (tanımazsınız, TED’lidir).

En iyisi, bunları Obama ile karıkoca halvet olmaktır.

Please don' somoke when we arrive Dear Obiesh, not good figure for ur kiddiesh.

Gölgeler uzuyor, gece yarısına yaklaşıyoruz.

Ve İzmir yaşıyor, tam bir sarışın orospi gibi.

Gece rakı balık veya benzeri bi şi yapcez Ordinaryüs İç Mimar Zeyno'yla..

Bu arada, Zeybek1 ve 2’yi poster boyunda yolladım Sevgili Doğan Canku’ya. O kadar varsıl (zengin) ki, Kürtlerin cirit attığı Maltepe’de üç katlı, yüzme havuzlu bir malikânede yaşıyor.

O da benim Babaannem Havva Hanım’dan kalma Bafralı tarafım gibi illet bir zillettir ama kodu mu stratosfere uçarsınız!

Gelin gâri.

Ama zeybekçe, efece…

Kalleşçe değil!

***

Bu arada...

Sevgili Öğrencilerimiz,

Temporal summation (zaman içerisindeki havan topu atışlarıyla yollanan kimyasal ulakların biriken etkisi) ile doğan Aksiyon Potansiyeli, bir anda bolus veya bonus şeklinde yollananların hâsıl ettiğinden çok daha etkilidir.

Bu sebepledir ki, eski makalelerimin tekrarı gibi görünebilir.

Aldanmayın, işte bu da bir yanılsama (illüzyon).

Kim kimi öpüyor veya vazo mu var (Goblet İllüzyonu)?

Cuma’ya görüşürüz (Robinson'un Yardımcısı olan değil)…

Not: Sınavda başarılı olamayanlar çakar.

Sonra "demedi" demeyin, OB'nin Utanmaz Adam filmine çıkarırız!

Mehmet Kerem Doksat – Alsancak – Şimdiki Zamanlar 27 Ekim 2013 Pazar

YENİ İSTİKLÂL MARŞI ve BİRİNCİ GELENEKSEL PANENTEİ...
TAM DA KOKAİN BULMUŞKEN, BEN UÇTUM!

Related Posts

 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil