Mehmet Kerem DOKSAT

HÜR, SAYGILI VE YAPICI TARTIŞMALARIN MEKÂNI

Posted by on in Genel

Sevgili Mekâncılar,

 

Özgürlükleri için erkek olan kadınlar Arnavutluk’un yeminli bakireleri olarak anılıyor. Erkek olan kadınlar aslında aramızda yaşıyorlar ama çoğu bunu gizliyor

 

‘Burneşalar’ veya ‘yeminli bakireler’, üzerlerindeki cinsiyet temelli baskıdan kurtulmak için  yaşamlarına “erkek” olarak devam etmeyi seçen Balkan kadınlarına verilen isim.

 

Dünya, bu cesur kadınları Ünlü Fotoğrafçı Jill Peters’in çektiği fotoğraflar sayesinde tanıdı.

15. Yüzyıl’da beri bazı Balkan topluluklarında uygulanan kanunlar gereği kadınlar seçme ve seçilme, araba kullanma, para kazanma ve pantolon giyme gibi haklardan mahrum bırakılıyorlar.

Peters ayrıca, bu topluluklardaki kadınların kocalarının mülkü olarak düşünüldüğünü ifade ediyor.

Ancak bağımlı ve esaret altında bir hayatı yaşamak yerine cinsiyetlerini reddedip cinsellikten feragat etmeyi tercih ederek toplumun dayattığı bu normlara karşı çıkan kadınlar da var.

Burneşalar, erkeklere tanınan haklardan yararlanmak için; giyim tarzlarını ve isimlerini değiştiriyor, saçlarını kısaltıyor, hatta erkeksi hareketler benimsiyorlar.

Bütün bunlardan sonra yapmaları gereken nihai şey ise bütün hayatları boyunca bakire kalacaklarına söz vermeleri.

Son yıllarda, Arnavutluk’ta kadınların elde ettiği hakların artmasıyla çoğu küçük köylerde yaşayan sadece 30 Burneşa kaldı. Fakat yeminlerine son derece bağlı olan bu kadınlar, yine de yaşadıkları hayattan vazgeçmeyi düşünmüyor.

Peters bu durumu “Arnavutluk bir kadın başkan tarafından yönetilse bile Burneşalar erkek olarak yaşamaya devam edecektir,” sözleriyle açıklıyor.

Peki, Türkiye’de erkek iken cinsiyet değiştiren kadınlar yok mu?

Çıkın bazı semtlere, özellikle de İstiklâl Caddesi’ne yahut Taksim’e.

Oralardaki gizli saklı fuhuş yapılan, uyuşturucu ve uyarıcının pek çoğunu yasal veya yasadışı yoldan alıp kullanan…

Sadece belli bir etnik gruba mensup olanların girebildiği gay bar yok mu? Var. Giriş 25 TL, çıkış muhtemelen milyarlar!

Yasalılar, baskılar ve zulüme rağmen onlar da aramızda yaşıyorlar. Transvestistler, ameliyatla kadın yahut –daha az oranda olsa da, erkekken kadın olanlar…

Psikiyatrlar bu insanlara karşı da eşduyum ve sükûnetle yaklaşır ve asla yargılamazlar.

***

Bilimle, barışla ve ayrımcılık yapmadan yaşanan, demokratik bir ülkede yaşıyoruz.

Ruh hekimleri herkese eşit mesafeden bakar ve asla onları yargılamazlar.

Uzaklardan bir örnek vermeyi tercih ediyorum: Tibet’te hâlâ poliandri var; yani bir kadın birkaç erkekle evlenebiliyor.

Türkiye’de ise pek çok transseksüel var. Hayvanlarda bonobolar arasında çok yaygın, bu sebeple onlara hayvanat bahçelerine rastlayamıyorsunuz.

***

Bu kişiler hasta değil, hepimiz gibi insandırlar.

Onları dışlamamak ve onarım terapisi veya benzeri şeyleri uygulamamak lâzım.

***

Bilhassa erkek eşcinsellerin dinî inancı kuvvetli olanlar bir egoya yabancı (ego distonik) dönemden geçerler.

Bizlere düşen onları dışlamadan yaklaşıp, yönelimleriyle barıştırmaktır.

Teşhir etmemek için isim vermiyorum ama biraz mor ışıklı barlara, gizli saklı mekânlara takılmak yeter.

Johannesburg’a yaptığımız seyahatte pek çok böyle insan ve akrabamız olan maymun gördük.

Akıl insana rehberlik yapar, bilim yol gösterir, güzellik de onu süsler…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya –  28 Şubat 2018

0

Posted by on in Genel

Sevgili Mekâncılar,

Marsilya’daki seyahatimizden yeni döndük. Her ırk, din ve etnik gruptan insan orada barış içerisine yaşıyor.

Fransız Rivierası da diyebileceğimiz bu şehirde sadece bir milyon kişi yaşıyor ama refah seviyeleri çok yüksek.

***

Dönüşte uçaktaki ikram –alkollü içkiler de dâhil- mükemmeldi ama ben sadece ayran ve Diyet Cola içtim çünkü pazı adalesinden yapılan Victoza Ampul’ü tekrar yaptırmaya başladım.

Bu ilacı kullanırken maazallah büyük abdestiniz gelirse diye tedbirli olmanız gerekiyor.

Tabii ki bunu kendim almadım; tartışmasız Türkiye’nin en iyi Diyabet ve Endokrinoloji Uzmanlarından biri olan Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva daha önce de tavsiye etmişti.

İlk kullandığımda 18 kilo vermiştim. Bu ilacı kullanırken ağzınızdan bir mikrogram bile şeker (karbohidrat) bile girerse derhâl ishal yaparak caydırıcı bir etki de sağlıyor. Sekreterimden ne kadar diyabetikler için imal edilmiş ürün varsa aldırmasını rica ettim.

can ataklı ile ilgili görsel sonucu

 

Diyabetim yok, bir yanlış anlaşılma olmasın ama hiç olmazsa 50 sene daha

yaşayıp- son bilimsel araştırmalar bu sürenin 200 seneye kadar

uzayabileceğini gösteriyor- hem Atatürk’ümüzü anlatan bir kitabı, hem de

Evrimsel Psikiyatri’yi olabildiğince anlaşılabilir bir lisanla yazıp yayınevine

göndermek. Kırmızı Kedi’den aradılar, bir de Sayın Hasan Alter var.

Bu sefer birazcık da olsa kâr edebilmeyi istediğim için epey emek harcıyorum.

***

Seneler önce Büyük Kulüp’te bir konferansta tanıştığım Diyetisyen Canan Uysal’ın verdiği diyet listesine de harfiyen riayet ediyorum.

***

Daha KKTC’ye ve muhtemelen Bakü’ye ve diğer Avrupa ülkelerine seyahat etmeyi planlıyoruz Neslim’le

***

Değerli arkadaşım Sabri Kurdoğlu’nun tavsiyesine uyup, Classis Golf Century Clup üyeliğime son verdim ama diğer bütün âzâlıklarım devam ediyor.

***

Alkollü içkiden vazgeçmem için sadece irademi kullandım ve en az iki sene ağzıma koymayacağım ve 90-100 Kg civarına düşecek, bütün diğer sosyal faaliyetlerime devam edeceğim.

***

Atatürk Havaalanı bir süre sonra Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan, İstanbul'da 3. Havalimanının yolcu hizmetlerinin faaliyete geçmesiyle Atatürk Havalimanı’nın kademeli olarak kapatılacağını belirtti.

Arslan, Osmangazi Köprüsü'nde fiyat indirimiyle köprü geçişlerinde yüzde 30'luk artış olduğunu söylemiş.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, NTV’nin gündeme ilişkin sorularını cevaplamış.

3. havalimanı çalışmaları hakkında bilgi veren Arslan, “1,5-2 ayda bir ziyaret ediyorum. Bugün yüzde 40’lar mertebesinde inşaatın gerçekleşmesi, yaklaşık 22 bin 500 arkadaşla birlikte üç vardiya çalışılıyor. Yazın bu sayı 30 bine çıkacak. Hedef 2018 ilk çeyrekte birinci fazı açmak.

Umduğumuz gibi hızlı ilerliyor. Bulunduğu coğrafya zor” demiş. 

Atatürk’ün Manevi Kızı Sabiha Gökçen Havalimanı'nda ikinci pistin inşaatının sürdüğünü belirten Bakan Arslan “yeni İstanbul Havalimanı'nın uçuş koridoru Atatürk Havalimanı ile aynı. Yolcu hizmetleri anlamında açılış sonrası geçiş süreci bittikten sonra hizmet tamamen yeni havalimanından verilecek. Yangın, sağlık gibi uçaklar hariç tamamen İstanbul'a hizmet edecek yeni bir alan olacak. Net olan bir şey var ki, Atatürk Havalimanı ile yeni havalimanı birbirine alternatif değil. Atatürk Havalimanı, kademeli olarak kapatılacak” diye konuştu.

***

“KANAL İSTANBUL'DA FİNANS MODELİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Arslan, Kanal İtanbul projesiyle ilgili olarak şunları söyledi: "Bİrçok alternatif çalışıldı, belli bir aşamaya gelindi. Bu projenin finans modelini kurgulamaya çalışıyoruz. Hedefimiz yöntemin adını koyup, inşaatını başlatacak süreçleri başlatmak. Modern bir şehir kurmayı planlıyoruz. Birçok bakanlık birlikte çalışıyoruz."

 

"OSMANGAZİ'DEKİ İNDİRİMLE GEÇİŞLER YÜZDE 30 ARTTI"

Köprü ve otoyollara yapılan fiyat artışlarıyla ilgili olarak Bakan Arslan şöyle konuşmuş: "1 Ocak'ta fiyatlar Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün fiyatı güncellendi. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde biz bazı yıllarda enflasyon oranında zam yaptık, bazı yıllarda masraflar yaptık. Bunlar fiyatlara giydirilemedi. Her iki köprüde de ciddi yenilemelere gittik. Yasal mevzuat da fiyatın yansıtılmasını öngörüyor. 4,75 olan ücret 7 lira oldu. Osmangazi Köprüsü de diğer otoyollar gibi olmakla birlikte İzmir'e kadar bu projeyi devam ettirmemiz gerekiyor. Bunu bütün olarak değerlendirmemiz gerekiyor. İnsanlar Osmangazi Köprüsü'ne geldiklerinde para mı vereyim, körfezi mi dolaşayım algısı var. Köprü çok daha elverişli ve uygun, fiyatı da onun için düşürdük. Geçişler çok daha artsın diye fiyatı düşürdük. Fiyat ayarlaması sonrası yüzde 30'luk bir artış var köprüdeki trafikte. "

 

"AVRASYA TÜNELİ'NDE GÜNLÜK GEÇİŞLER 26 BİNE GELDİ"

Ulaştırma Bakanı, Avrasya Tüneli'ndeki geçişlerle ilgili "Açılış sonrası ilk günler 20 binlerin üzerinde rakam geçti. Daha sonra düşüş oldu ama bugün 26 binlere geldi. İnsanlar Avrasya'yı kullandıkça bağlantı yollarını öğrendikçe trafiği artacak" şeklinde konuştu. 

Yerli arama motoruyla ilgili çalışma yaptıklarını hatırlatan Arslan, “Bunu geliştirmek istiyoruz. Bizim değerlerimize uygun bir altyapıyla oluşturmayla ilgili çalışma sürüyor. Yerli e-posta sistemi kurarak verilerin ülkede kalması çok önemli. Kamu entegre veri merkeziyle ilgili etüt çalışması başlattık” demiş. 

***

Şimdi merak ettiğim şey, bu “çılgınca projeden” kimler nemalanacak ve gene kimler bu sayede servetlerini arttırıp, daha çok göz önünde olmaları için teşvikler ve krediler alacak?

***

Türkiye’de yarın ne olacağını bilmeden yaşıyoruz ama hayat da, evrim de devam ediyor.

***

Bizler kalıcı olarak bir yere gitmeyeceğiz ama mesela ünlü modacı, “yamak” rumuzlu Barbaros Şansal’la en son Atatürk Havaalanında görüştüğümüzde bana yeni cep telefonunu verdi ve uzun süre İsviçre’de yaşayacağını söyledi!

***

Gerek tanıdıklarımdan, gerekse eski hastalarımdan bir kısmı da özellikle Batı Avrupa ülkelerine veya Kanada’ya gittiler…

***

Neslim’le ben ilke olarak buradayız…

***

Bütün cep telefonları dinlendiği için, önemli görüşmelerde ya kapatın ya da pillerini çıkartın ve pilleri doldururken de mutlaka kendiniz yahut çok güvendiğiniz birisi bu işlemi yapsın.

Aksi takdirde, ruhumuz bile duymadan bylocke yazılımı yüklenirse, Fetöcü diye başımızın belâya girmesi söz konusu olabilir.

***

Ulusal Kanal, Halk TV, National Geographic kanallarında evrimle ilgili programlar ve dokümanterler yayınlanmaya devam ediyor.

***

Baba tarafımdan akrabam olan Sayın Can Ataklı ile bu konudaki söyleşimizi paylaşmak istiyorum; kardeşi Cem de meslekdaşımızdır.

***

Bilim, sanat, edebiyat, dostluk, ketumiyet ve diğerkâmlık (özgecilik) rehberimiz olsun ve dilerim bu Aziz Millet Dünya durdukça payidar olsun.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 19 Şubat 2018

0

Posted by on in Genel

Sevgili Mekâncılar,

Demokrasinin beşiği olduğu Fransa’nın Marsilya şehrindeyiz. Burada sadece bir milyon kişi yaşıyor ve hemen hepsi Katolik.

Yani son derecede medeni bir şehir… Türk Hava Yolları’nın personeli gayet iyi hizmet veriyor ve hotsundan hostesine kadar hepsi de çok nazik.

Oldukça sofistike bir restorana gittik, bir baktık havyar ve çok güzel şaraplar…

Bu aralarda Neslim de ben de vatan hasreti içindeyiz.

Buradan görebildiğim kadarıyla perestişkârı olduğum Prof. Dr. Selçuk Erez ve kızı Yeşim Erez yeni bir kitap yayımlamışlar.

Ziyadesiyle memnun oldum ve vatanımı nasıl özlediğimi fark ettim.

Bakalım Hürriyet’in Kelebek Ekinde tıbbi makalelerim yayınlanacak sanıyorum.

Bu arada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını de anlatan ve Evrimsel Psikiyatri Kitabını ve ihmal etmeden yayın hayatıma devam edeceğim.

Doğru, ABD’nin Başkanı Trumph Evrimi sevmiyor ama ben gene de Evrimsel Psikiyatri Kitabımı yazacağım evrim devam ediyor.

Burada hepimiz Türkiye’yi ve herkesi çok özledik.

Taksicinim teki Katolik’ti ve kendisine buradaki politik rejimin ne olduğunu surdum.

Şoförlerden biri Müslüman’dı biri de Katolik…

Buradaki rejimin ne olduğunu sorunca gülümsedi ve Demokrasi” dedi.

Tabii ki bu ülke demokrasinin beşiği…

Türkiye’ye döner dönmez biz de Atatürk Hava Limanından vatana girecek ve hayatımıza devam ediyor olacağız.

Şimdilik bu kadar, nedense bazıları bu aziz vatanı terk ediyor.

Biz ise kalıcıyız.

Herkesi çok özledik.

Sevgi bilgi ve evrimle kalın.

 

Mehmet Kerem Doksat – Marsilya – Fransa -16 Şubat 2018

0

Posted by on in Genel

Sevgili Mekâncılar

Özay Gönlüm, 5 Şubat 1940’ta Denizli’de doğdu.

Türk Halk Müziği Sanat sanatçısıydı.

Repertuvarı Ege Bölgesi ve özellikle de Denizli yöresi ile özdeşleşmiş ve mizahi unsurlara yer verdiği çalışmalarının ustalığı ve derinliği zamanla fark edilmeye başlanan Türk Halk Müziğinin üstatları arasında kabul edilir. 

Ailesi Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Kızı l Kızılcabölük beldesindendi.

özay gönlüm ile ilgili görsel sonucu

 

1953 yılında başladığı Denizli Erkek Sanat Enstitüsü’nde farklı kişiliği ve müziğe yatkınlığı ile okulda sevilen biri oldu.

16 yaşında Türk türkülerinin en ünlü derleyicisi olan Muzaffer Sarısözen’le tanışması kariyerinde belirleyici oldu. 

Ankara Radyosunda Yurttan programıyla sanat dünyasına adım attı.

Belli bir süre Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı “Film Radyo Televizyon Merkezi”’nde çalıştı. 1966’da “yetişmiş saz sanatçısı” olarak Ankara Radyosu'nda çalışmaya başladı.

Özellikle Denizli yöresinin türkülerini, sesi ve sazı ile mikrofonlara taşıdı.

Çalıp söylediği Ege türküleri kadar, taklit yeteneği, şovmenliği, fıkraları ve kullandığı Denizli şivesiyle folklora zenginlik kattı.

1960'larda sahneye de çıkan sanatçı, 1973'ten itibaren düzenli şekilde İzmir Enternasyonal Fuarı’nda sahne aldı.

Başta Bodrum’un alâmetifarikası Zeki Müren olmak üzere pek çok ünlüyle aynı sahneyi paylaştı.

1963’te Kütahyalı olan Ayten Hanım ile evlendi. Bir  Yeşilçam filminde başrolde oynadı. Türkiye Radyo ve Televizyonunda ziraata ve çocuklara yönelik programlarda yer aldı.

Kültür Bakanlığı Halk Müziği (HAGEM Kültür Bakanlığı Repertuar Kurulu üyeliği) yaptı.

Son televizyon programı TRT-1'deki “Türk Halk Müziği İstekleri” oldu.

Radyo oyunlarında ve tiyatrolarında roller alan Özay Gönlüm, radyo ve TV'lerde yayınlanan Nineden Mektuplar tiplemesiyle çok sevildi.

En sevilen türkülerinden biri olan “Çöz de Al Mustafa Ali” türküsünü, “fişini de Al Mustafa Ali” diye de seslendirerek, halkı fiş (vergiye yönelik makbuz) toplamaya davet etmesiyle sosyal bilincini gösterdi.

Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Çin ve Hindistan’da konserler veren Özay Gönlüm, başta Denizli ve Kütahya yöreleri gelmek üzere pek çok yöreden 3400'den fazla türkü derledi.

Özellikle, “Denizli'nin Horozları (Çil Horoz), “Çöz de Al Mustafa Ali”, “Sultan Seccadesi”, “Asmam Çardaktan”, “Cemile'min Gezdiği Dağlar Meşeli”, “Osmanım’ın Mendili”, “Adım Adım Denizli'nin Yolları”, “Şu Dağlar Tepe Tepe" gibi türküleriyle tanınıyordu.

Teatral yeteneği, yöresel icra tekniği, vokal yorumu ve yaren adını verdiği üçlü sazı ile Türk Halk Müziğinde bir ekol oluşturdu. Bağlamanın yanı sıra cura ve tambura  tekniğine de çok önem vermiş, Ege yöresinde Ramazan Güngör’den Hamit Çine’ye kadar birçok curacı ile çalışmış, katıldığı programlarda her boydan cura çalmıştır. 

Yaren adlı enstrümanı ile cura, bağlama ve çöğürü  bir araya getirdi.

Türküleriyle 34 yıldır takdir toplayan Özay Gönlüm, 2 yıl akciğer rahatsızlığıyla yaşadı. 

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Kliniği'ne tedavi amacıyla yattı.

Ancak hastalığa mağlûp olarak 1 Mart 2000’de hayata gözlerini yumdu.

Mezarı Cebeci Asrî Mezarlığındadır.

Eşi Ayten Hanım'dan iki kızı vardır.

Eserleri

30 civarında 33’lük/45’lik, 30 kadar kaset ve 200 türkünün derleyicisi veya kaynak kişisi.

Eski 45’likleri ve uzunçalarları birinci el piyasasında bulunmamaktadır.

***

En güncel derleme, Kalan Müzik tarafından 2005 yılında piyasaya sürülmüş olan ve 2 kompakt disk, 2 kaset ve kitapçıklardan oluşan “Özay Gönlüm” kolleksiyonudur.

Ayrıca 2001 yılında Anadolu Müzik tarafından piyasaya sürülmüş “Yaren” isimli kasetini bulmak mümkündür.

***

En tanınmış türküleri arasında aşağıdakiler sayılabilir:

Elif dedim be dedim

Evlerinin önü bulgur kazanı (Adım adım Denizlinin yolları)

Arabaya taş koydum

Asmam çardaktan

Denizli’nin horozları

Derbent Deresi

Ninenin mektubu, Çil Horoz

Çöz de al Mıstıvali

Cemilemin gezdiği dağlar meşeli

Tepsi tepsi fındıklar

Sobalarında kuru da meşe yanıyor

Karahisar kalesi

Hatçam çıkmış gül dalına

Dağların başındayım

Elindedir bağlama

Gıcır gıcır gelir yarın kağnısı

Manisayla Bergamanın arası

Onikidir şu Burdur’un dermeni

Hıkkıdık duttu beni

Evren köy

İki keklik

Gımıldanıver

Bağlamamın Dügümü

 ***

Atatürkçü ve milletini çok seven bir sanatçıydı.

Allah rahmet eylesin.

Aziz Vatanımız gene pek çok badireler atlatmakta ama bu millet bunları da hâlleder.

Ünlü Dermatolog, tevazuu ile nam salmış Prof. Dr. Kolsuz Agop da rahmete kavuşmuş…

kolsuz agop ile ilgili görsel sonucu

***

Sevgililer Gününüz kutlu olsun... 

En son Fenerbahçe Spor Kulübü’nün düzenlediği kongrede karşılaşmıştık.

Sevgiyle, kardeşlikle, bilimle ve evrimi anlamaya çalışmaya devam ederek yaşayalım.

Dilerim öyle olur.

Mehmet Kerem Doksat -14 Şubat 2018 - 14 Şubat 2018

0

Posted by on in Genel

Sevgili Mekâncılar

Şafak Pavey yaptığı yazılı açıklama ile milletvekilliğinden istifa etti. CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey kimdir, kaç yıldır milletvekili, milletvekilliğinden neden istifa etti?

Şafak Pavey CHP’den de mi istifa etti?

 

İçi güzellik ve sevgi, keza diğerkâmlık dolu bir kadın görmek istiyorsanız ona bakın, Bir zamanlat televizyonda beraber program yapardık ve adı da Parola Şafak’tı.

 

Bir gün Prof. Dr. Uğur Alacakaptan da gelip sonra nahoş şeyler yaşadı.

Şafak Pavey kimdir, milletvekilliğinden neden istifa etti merak ediliyor. CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey’in kararını yazılı açıklama ile kamuoyuna duyurdu.

Sol kolu ve sol bacağı takma olan CHP Milletvekili Şafak Pavey, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek milletvekilliğinden istifa etti.

Açıklamasında seçmenlere ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na teşekkür eden Şafak Pavey, “Altı yıldır yürekten inanarak sürdürdüğüm mücadeleye bundan sonra da milletvekili olmadan devam etmeye kararlıyım” ifadelerini kullandı

ŞAFAK PAVEY KİMDİR?

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliğindeki yönetici görevinden ayrılarak CHP İstanbul Milletvekili olan Şafak, uluslararası kamuoyunda insan hakları, insani yardım ve küresel barış konusundaki çalışmalarıyla tanınıyor.

Toplumsal duyarlılığı, çocukluğunun geçtiği yazı ve sanat çevresinden beslenmekle birlikte, Zürih'te  sanat ve film eğitimi aldığı sırada geçirdiği tren kazası onun engelli dünyasıyla tanışmasına yol açtı. Uzun süren ve cesaret isteyen iyileşme sürecindeki sıra dışı duruşu Zürih Üniversite Hastanesi'nde tez konusu oldu ve bu çalışma kitap olarak yayınlandı. Bu kaza dünyaya bakışını yeniden şekillendirdi. Kendisi için verdiği mücadeleyi diğerleri için de vermeyi seçti. Engelliler, azınlıklar, çocuklar, şiddete uğramış kadınlar, mülteciler, işkence kurbanları,  hakları fütursuzca çiğnenen bütün mağdurlar ilgi alanı oldu.

kadir inanır ile ilgili görsel sonucu

Kadir İnanır da vefat etmiş. Bizim nesle bir şeyler oluyor!

Diğer yandan eğitimine ara vermedi ve Londra Westminster Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdi ve hemen ardından London School of Economics’de yüksek lisansını tamamladı. Akademik uzmanlığı olan Milliyetcilik ve azınlık hakları üstüne hazırladığı  “İslam Ülkelerinde Gayrimüslim Vatandaşların Mülkiyet Hakları” büyük beğeni topladı ve itibarlı uluslararası yayınlarda yer aldı.

BM'deki görevine başlamadan önceki süreçte, her platformda insan hakları konusunu gündeme getirdi. Kendi eğitim hayatının sponsoru olarak öğrenciliği boyunca uluslararası medya şirketleri için serbest gazetecilik, belgesel yapımcılığı ve tercümanlık yaptı. Türkiye'deki Agos gazetesinin ilk Türk köşe yazarı oldu.

Nobel Barış Ödülü sahibi Dr Şirin Ebadi ile hazırladığı, Norveç Dış İlişkiler Bakanlığı himayesinde “İran'daki Mülteci Hakları” üzerine hukuk kitabının da olduğu üç uluslararası yayının editörlüğünü üstlendi.

Yine bu süreçte, insan hakları konusundaki belgesel çalışmalarında yer aldı. 2003 yılında BM Mülteciler yüksek Komiserliği bünyesinde göreve başladı.

BM’nin, engelli olmanın saha çalışmasında engel olmayacağını ispatlayan zorlu görevlerini üstlendi.

2003 ve 2010 yılları arasında Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği için Cezayir, Sahra, Mısır, Yemen, Lübnan, Suriye ve Irak' ta insani yardım görevlisi olarak,  İran ve Afganistan da sözcü olarak iş gördü. Cenevre genel merkezinde global halkla ilişkiler ve stratejik iletişim projelerinin yöneticisi olarak,

Washington’da Ted Kennedy Nansen Mülteci Ödülü Komitesinin Koordinatörü olarak,

Macaristan'da Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Orta Avrupa üst düzey sözcüsü olarak,

2010 ve 2011 yılları arasında Cenevre'de Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği sekreteri olarak görev yaptı.

Ana dili Türkçenin yanı sıra İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır. Temel seviyede Arapça ve Farsça dillerine hâkimdir. Akıcı olarak uluslararası işaret dili konuşabilmektedir.

Sevgi ve akıl dolu bir kadın arıyorsanız Şafak Favey’i bulun ve konuşun.

 

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya - 12 Şubat 2018 Pazartesi

0