Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

AĞRISIZ YAŞAMAK

Posted by on in Bilimsel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2573 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Ağrı, vücut dokusuna zarar veren veya verebilme potansiyelindeki uyaranlara bağlı olarak ortaya çıkan, vücudun belli bir bölgesinden geliyor olarak idrak edilen nâhoş bir duyusal ve duygusal yaşantıdır.

Akut ağrının organizmayı tehlikelerden koruyucu ve ikaz edici önemli bir işlevi vardır.

Kronik ağrı ise süre ve şiddet açısından amacını aşan, adaptif özelliğini kaybetmiş her türlü ağrı sendromu için kullanılan bir terimdir. Başlangıcı enfeksiyöz, enflamatuar, neoplastik, travmatik veya primer ağrı şeklinde olabilir.

Kronik ağrı sendromlarının tam bir tavuk yumurta ilişkisi hâlinde kaçınılmaz ve göz ardı edilemez psikiyatrik komponenti vardır. Kronik ağrı hastaları çoğu zaman hekimi de, yakınlarını da bıktıran, kendilerindeki öfkeyi çevrelerine de bulaştıran, doktor doktor dolaşan ama asla tatmin edilemeyen, zor vak'alardır.

Somatizasyon ve somatotimi bu hastaların ekserisinin ortak yönüdür. Çoğunlukla banal analjeziklere ve konvansiyonel başa çıkma yöntemlerine cevap vermezler; bâzen de gereksiz ve riskli diyagnostik yâhut terapötik müdahalelerle tablo iyice karmaşıklaşır.

Bu noktada çok güzel bir Çin Atasözü akla geliyor: "Ağrı hânede tâze misafirken kovunuz".

Yâni bir ağrı sendromu, etiyopatogenezi ne olursa olsun, en kısa zamanda mültidisipliner bir yaklaşımla başarıyla tedavi edilmezse ve kronik ağrı sendromuna dönüşürse, başa çıkılması o derecede güçleşir.

Ağrısız yaşayabilmek için hem kişisel bâzı becerilerin geliştirilmesi hem de çok yönlü, mültidisipliner bir yaklaşımla problemlerin ele alınması şarttır. Burada da psikiyatriye önemli rol düşmektedir.

Diğer dallardan hekimlerin kronik ağrı hastalarında psikiyatrik konsültasyon ve liyezona önem vermeleri gerekmektedir.

    Nice ağrısız günlere...

Mehmet Kerem Doksat - Her zaman ve her yerde...

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cumartesi, 18 Kasım 2017