Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

ALPET'TEN SONRA ATATÜRK DE HİZMETİNİZDE!

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2041 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Bu çok kısa bir yazı olacak çünkü uzatırsam alenen sövebilirim. ALPET rezâletine bir yenisi eklendi.

Sayın okuyucum Ahmet Yasin Yeşiltepe'nin katkısında belirttiği gibi, bu reklâmın hâlâ oynatılmasında ısrarcı olunması çok mânidardır. Tıpkı Türk ve Türklük düşmanı, Batı'nın kuklası, Vehhabî Suudi Arabistan Kralı Abdullah'ın emri üzerine Türkiye Cumhuriyeti tarihinde asla görülmemiş bir haysiyetsizlikle Başbakanımız'ın ve Cumhurbaşkanımız'ın huzuruna çıkmaları, üstüne üstlük bir de madalya takmaları gibi.

***

Mr. Halûk Bilginer'e de zamanında boşuna takılmadığım gene ortaya çıktı; kokuyu doğru almışım. Muhteşem bir oyunculukla rahmetliyi âdeta reenkarne etmiş, gözlerim doluyor ama bir bakıyoruz, işin sonunda mamûl reklâmı var (bunun İş Bankası olması hiç fark etmez). İmdi, Mr. Halûk Bilginer'e kendi vicdanına sorması için iki suâl:

1) Bu yeteneğinizi neden beynelmilel sermâyenin ve yeni sömürge düzeninin emrine verdiniz, onun hayatını anlatan muhteşem bir belgesel çekmek varken bu kepazeliği neden kabûl ettiniz! Her şey bir tarafa, nasıl oldu da içinize sinip bu reklâmda oynamayı kabûl ettiniz?

2) Hemen herkesin düştüğü vahim bir Türkçe hatasını haydi senarist, yönetmen vs. fark etmedi, siz nasıl "uyanmadınız"?

Türkçe'de iki olumsuz ifâde arka arkaya kullanırsa bir olumlu yaratır. Şöyle ki, "Ne benim dediklerimi unut, ne de yaptıklarımı unut" denir. "Ne benim dediklerimi unutma, ne de yaptıklarımı unutma" denmez.

Bir bakın reklâma, göreceksiniz.

Türkçe'yi en güzel kullanan adamlardan biri olarak tarihe geçmiş bir Ulu Önder'i hatalı konuşturuyorlar.

Ben de bunun sehven olduğuna kat'iyen inanmıyorum.

   ALPET reklâmı için kullandığım nidâyı tekrarlamıyorum.

      Anlayanın anlayacağını biliyorum.

         Dişlerimi sıkarak bu yazıyı da sonlandırıyorum.

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 11 Kasım 2007 Pazar

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 24 Eylül 2017