Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

Alternatif Tıb Mı, Tıbbî Alternatif Mi?

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 3072 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Son zamanlarda moda olan bir garâbet var: ALTERNATİF TIP.

Türkçe'yi mahvetme mâceramızda b''leri "p" hâline getirip, tıb'bı da "tıp" yaptık; "şıp" gibi, tasvirî bir kelimedir bu hâlbuki. 600 sene Batı'ya damgasını vuran İbn-i Sînâ'nın eserinin adı da "el-Kânûn fi't-Tıbb"''dır.

İbn-i Sînâ

Hipokrat'tan, Galen'den, İbn-i Sînâ'dan veya Pastör'den beri değişmeyen ve değişmeyecek bir şey varsa, tıbbın metodolojisidir: Amprisizm; yâni DENEYCİLİK ve GÖZLEMCİLİK.

Galem

 

Pasteur

Tıb, müsbet ilmin bir dalıdır ve teorik fizik gibi felsefeyle bilimin karıştığı, rasyonalitenin kuantum anlayışıyla kaynaştığı müstesnâ alanlar hâricinde (ki, onlarda dahi bilimsel akıl yürütmeden aslâ tâviz verilmez, ancak bu ön-şartla "uçuş serbesttir"), çağdaş bilimsel anlayışın temel düsturu amprisizmdir. Dolayısıyla da tek bir bilimsellik anlayışı, tek bir SCIENCE vardır. Bilimin alternatifi filân olmaz; onun bir dalı olan tıbbın da.

Ammaa, "her dâim" alternatif tıbbî uygulamalar, yaklaşımlar ve teoriler olmuştur, mevcuttur ve olacaktır. Yoksa, dogmatik veya dinî sübjektif bilgiden tamamen farklı olarak, amprik ve objektif bilgiye dayanan tıb nasıl ilerlerdi?

Birisi okuyup üfleyerek hasta mı iyileştiriyor? Bilim bunu reddetmez; inceler ve muhtemel izahları BİLİMSEL METODOLOJİYLE ortaya serer, sonra da bunlardan en basit ve açık olanı gerçek olarak kabûl eder; buna da "postüladan tasarruf" veya "PARSİMONİ ilkesi" denir. Nitekim, okuyup üflemenin etkisinin tamamen telkin olduğu ve dissosiyatif fenomenlere yol açtığı böyle anlaşılmıştır.

Her ikisine de iyi derecede vâkıf olduğum, uyguladığım, haklarında yayınlar yaptığım hipnoz ve akupunktur "alternatif tıb" değil, "alternatif tıbbî yöntemler"'dir. Her türlü "ben yaptım, oldu" uygulaması ancak amprisizm süzgecinden geçebilirse kabûl görebilir. Hukuktan farklı olarak, her türlü mûtat dışı tıbbî uygulama, aksi ispatlanıncaya kadar MAHZURLUDUR.

Özellikle akupunktur ve hipnoz sahalarının istismar ve mistifiye edilmeye başlandığının, yeni gurular zuhur etmeye başladığının üzerinde daha sonra duracağım.

Muhabbetle.

Mehmet Kerem DOKSAT

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 22 Ekim 2017