Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

Altınova'daki Türk Kürt Çatışması ve Prof. Richard Dawkins

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 3643 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Önce Doğan Haber Ajansı'ndan alalım haberi:
Türkiye / 01/10/2008

Balıkesir'in Ayvalık İlçesi'ne bağlı Altınova Beldesi'nde Doğu kökenli (Kürt) olduğu bildirilen Murat Aksu'nun kamyonetle aralarına daldığı gruptan 18 yaşındaki Oğuz Dörtkardeş ve 31 yaşındaki Ezel Kırcalı'nın ölümü 6 kişinin de yaralanmasının ardından başlayan gerginlik sürüyor.

Ezel Kırcalı'nın cenazesi câmiden mezarlığa götürülürken öfkeli kalabalık yol üzerindeki Kürt kökenli olan vatandaşlara âit işyerlerinin camlarını kırdı. Müdahale eden jandarmayla aralarında arbede yaşandı. Olayların önlenmesi için güvenlik güçleri yoğun çaba sarf ediyor.

YÜKSEK MÜZİK SESİ KAVGASI

Salı günü saat 17.00 sıralarında İnönü Caddesi üzerinde meydana gelen olayda, iddiaya göre Ayvalık Ticaret Lisesi mezunu Oğuz Dörtkardeş, bir internet kafenin önünde otomobilde yüksek sesle müzik dinlemeye başladı. Doğu kökenli oldukları belirtilen apartman sâkinleri Dörtkardeş'i ikaz etti. Dörtkardeş onlarla tartıştı. Zaman zaman Doğu kökenli gençlerle aralarında gerginlikler yaşanan Altınovalı gençler tartışmayı haber alınca kahveden olay yerine geldi. Bunu öğrenen, inşaat işleri ve mobilyacılık yaptığı öğrenilen Doğu kökenli ailenin ferdi Murat Aksu da birkaç arkadaşını bindirdiği 10 YU 130 plakalı kamyonetle yola çıkıp, internet kafenin önünde bekleyen kalabalığa, özellikle de daha önce aralarında husumet bulunan Oğuz Dörtkardeş'e doğru sürdü. Aracın altında sürüklenen Dörtkardeş olay yerinde hayatını kaybederken, kardeşinin de burada olabileceğini düşünüp, internet kafenin önüne gelen TARİŞ'te güvenlik görevlisi Ezel Kırcalı, panjurcu Ercan Taşkıran (31), Hamit Timsah (40), Âdil Sarıhanlı (27), Mustafa Kaçar (25), Murat Kılınçoğlu (39) ve Enver Ceren (40) vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı. Yaralılardan Ayvalık Devlet Hastânesi'ne kaldırılırken, durumu ağır olan evli ve bir çocuk babası Kırcalı, ambulansla sevk edildiği Balıkesir Devlet Hastânesi'nde hayatını kaybetti. Diğer yaralılardan durumları iyi olan 5'i taburcu edildi, Ercan Taşkıran'ın tedavisinin sürdüğü belirtildi. Olayın ardından Murat Aksu jandarma tarafından gözaltına alındı.

HALK TEPKİ GÖSTERDİ

Yaşanan olayın duyulmasıyla tepki gösteren Altınovalılar, Doğu kökenlilerin işlettikleri iş yerlerinin ve bu kişilere âit evlerin, araçların camlarını kırdı. Öfkeli kalabalık Doğu kökenli bir vatandaşa âit olan evi de ateşe vermek istedi, olay yerinde bulunan itfaiye ekipleri yangını kısa sürede söndürdü. Bir minibüse de yan yatırılıp, hasar verildi. Beldedeki olaylar Balıkesir ve Bursa'dan takviye olarak gönderilen 300 jandarma ve polis ekipleri tarafından önlendi.

EV VE İŞ YERLERİNDE TEDBİR ALINDI

Yerli halkın sâkinleştirilmesinin ardından güvenlik güçleri doğu kökenli vatandaşların yoğun olarak bulunduğu bölgelerde önlemler aldı. Balıkesir Vâlisi Selahattin Hatipoğlu, İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Mehmet Turhal ile birlikte beldeye gelip gelişmeler hakkında bilgi aldı, vatandaşları sâkinleştirmeye çalıştı. Vâli Hatipoğlu gece beldeden ayrılırken, Kurmay Albay Turhal burada kaldı. Ayvalık Kaymakamı Nihat Nalbant ile AKP'li Altınova Beldesi Belediye Başkanı Mehmet Ali Akçal da olayların sona ermesi için çaba gösterdi.

15 KİŞİ GÖZALTINDA

Gece ilerleyen saatlerde toplanan bir grup, sloganlar atarak yürümeye başladı. Terör örgütü PKK'yı lânetleyen sloganlar da atan gruptakiler jandarmanın müdahalesi ile dağıtıldı, 15 kişi de gözaltına alındı. İlerleyen saatlerde durum sâkinleşti, beldenin sokakları boşaldı. Güvenlik güçleri önlemlerini sürdürdü.

BAŞKAN: DAHA ÖNCE GERGİNLİK YAŞANMADI

Altınova Belediye Başkanı Mehmet Ali Akçal, kavganın iki grup genç arasında ağız dalaşıyla başladığını, birkaç saat sonra İnönü Caddesi üzerinde alevlendiğini söyledi. Başkan Akçal, "beldedeki gençler arasında zaman zaman kız mes'elesi, futbol veya başka sebepler yüzünden yaşanan tartışmalar kavgaya dönüşüyor (MKD: Başkan kıvırıyor). Ama Altınova'da daha önce Doğu kökenli vatandaşlarla yerli halk arasında herhangi bir gerginlik yaşanmamıştı (MKD: Yerseniz). Bu insanlar 30 yıldır Altınova'da birlikte yaşıyorlar. İşi, gücü, âilesi, meşgalesi olan insanlar. Umarız bundan sonra beldemizde bu tür herhangi bir gerginlik yaşanmaz. Emniyet güçleri burada tüm tedbirleri aldı. Belde şu an sâkin" diye konuştu.

BAYRAKLAR ASILDI

Altınova'da yaşanan olayların ardından bâzı vatandaşlar bugün evlerine Türk Bayrakları astı. Beldede bir ay önce de Doğu kökenli bir kişiye âit oldan, plâstik ev eşyaları satılan işyerinin kundaklandığı öğrenildi (MKD: Hani olay yoktu?).

ÖLEN GENÇ TOPRAĞA VERİLDİ

Olayda hayatını kaybeden Oğuz Dörtkardeş için Ayvalık'a bağlı Küçükköy Beldesi Merkez Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Törene SHP'li Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, CHP'li Ayvalık Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen, DP'li Küçükköy Belediye Başkanı Nedim Özdemir, AKP'li Altınova Belediye Başkanı Mehmet Ali Akçal, MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut, ölen gencin yakınları ve belde halkı katıldı. Câmi çıkışından mezarlığa kadar yürüyen yaklaşık 400 kişilik grup slogan atmazken, Türk Bayrağı açtı. Oğuz Dörtkardeş, jandarma robocop timlerinin geniş güvenlik önlemi aldığı Küçükköy Beldesi Mezarlığı'nda toprağa verildi.

JANDARMAYLA ARBEDE

Dörtkardeş'in toprağa verilmesinden sonra Ezel Kırcalı için ikindi üzeri Altınova Beldesi'nde cenaze töreni düzenlendi. Câmide namazın kılınmasının ardından cenazeyi mezarlığa götürmek üzere yola çıkan yaklaşık 2 bin kişi, "Altınova bizimdir, bizim kalacak sloganları atarak yürüyüşe geçti. Cenazeyi götüren kalabalık yol üzerindeki Doğulu vatandaşlara âit işyerlerine saldırınca, yoğun güvenlik önlemi alan jandarma müdahalede bulundu. Alınan tüm önlemlere karşın yaklaşık 10 kadar işyeri tahrip edildi.

***

Aynı haberi Kürt ayrımcısı mekândan okuyalım: http://www.firatnews.com/haber-3686&baslik=altinovada--kisi-oldu-kurtlerin-isyerleri-talan-edildi.anf
2008/10/01 04:26:47

Altınova'da 2 kişi öldü, Kürtler'in işyerleri talan edildi

Balıkesir'in Ayvalık İlçesi'nin Altınova Beldesi'nde gençlerin sözlü sataşmasıyla başlayan ve 2 kişinin ölümüyle sonuçlanan kavganın ardından yaşanan olaylarda, belde de yaşayan Kürtler'in evleri taşlandı, işyerleri talan edildi, arabaları yakıldı. Gece yarısı "kahrolsun Kürtler, "kahrolsun PKK sloganlarıyla yürüyüş yapıldı.

Ayvalık İlçesi'nin Altınoluk Beldesi'nde gençler arasında sözlü sataşmayla başlayan kavgada 2 kişinin ölümüyle birlikte Kürtler'e yönelik linç girişimine dönüştürülmesinin ardından akşam saatlerinde yaşanan olayların bilançosu ortaya çıkmaya başladı. Olaylarda yaralanan Oğuz Dörtkardeş ile 31 yaşındaki Ezer Kırcalı yaşamını yitirdi.

Ayvalık Devlet Hastânesi'ndeki ilk tedavisinin ardından Balıkesir Devlet Hastânesi'ne ağır yaralı olarak sevk edilen 31 yaşındaki Ezer Kırcalı, hastânede hayatını kaybettikten sonra yapılan kalp masajı ile hayata döndürüldü (MKD: Allah Allah). Daha sonra kalbinin ikinci kez durması sonucu Kırcalı'nın kurtarılamadığı belirtildi.

Altınova'da Kürtler'in yaşadığı bilinen çok sayıda evin taşlandığı ve işyerlerinin de talan edildiği, arabalarının da yakıldığı öğrenildi.

Olaylar sırasında boş bir binada sıkıştırılan Kürtler'den Seyfettin Gere, bin kişilik bir grubun ırkçı sloganlar atarak kendilerini linç etmek istediklerini söyleyerek, "o an ne yapacağımızı bilemiyorduk. Jandarma bizi ablukaya almıştı, ancak yine de can güvenliğimizden endişe ediyorduk. Kalabalığın tek amacı bizi öldürmekti. Evlerimiz, iş yerlerimiz talan oldu. Jandarma aracıyla evimize getirildik, ama gece boyunca uyumayacağım. Çünkü dışarıda hâlâ sloganlar atarak yürüyüş düzenleyen gruplar var dedi.

Gece yarısı bu sefer yüzlerce kişi toplanarak "kahrolsun Kürtler, kahrolsun PKK" sloganıyla yürüyüş yaptı. Gerginliğin hâlâ sürdüğü ilçede 16 kişi gözaltına alındı.

Altınova'da yaşanan olayları değerlendiren İHD Genel Sekreteri Sevim Salihoğlu da olayı duydukları andan itibâren gerek jandarma, gerekse de emniyet yetkililerine ulaşmak istediklerini, ancak irtibat sağlayamadıklarını belirterek, insanların can güvenliğinin bir an önce sağlanmasının ve gerginliğin daha da büyümemesi için gerekli önlemlerin alınmasını istedi. Olaylarda can kaybının olmasının oldukça üzüntü verici olduğunu ifâde eden Salihoğlu, "yaşam kaybı ciddi sonuçlar doğuruyor. Bunun örneklerini daha önce gördük ve üzücü olaylar yaşadık. Altınoluk'ta yaşananları yakından takip ediyoruz. Önümüzdeki günlerde bir heyet göndererek olayları inceleyeceğiz. Yaşamını yitiren Oğuz D.'nin (MKD: Aynen böyle yazılmış; kimliksizleştirme) âilesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum diye konuştu.

Öte yandan Balıkesir Vâlisi Selahattin Hatipoğlu'nun geceyi beldede geçireceği ve olayla ilgili bugün açıklama yapacağı bildirildi.

Copyright 2008
ANF NEWS AGENCY

***

Pek az yorumla aynı olayı biri beynelmilel sermayeyle tevhit içerisindeki Doğan Medya'dan, öbürünü Kürtçü mekândan indirdim.

Misenformasyon ve dezenformasyon ikisinde de var ama Kürtçü bölücülerinkinde Murat Aksu ve birkaç arkadaşını bindirdiği 10 YU 130 plakalı kamyonetle yola çıkıp, internet kafenin önünde bekleyen kalabalığa, özellikle de daha önce aralarında husumet bulunan Oğuz Dörtkardeş'e doğru sürdüğü ve katliam yaptığından tık yok!

Bir de http://www.firatnews.com/haber-3737&baslik=font-colorred-flash-font-pjaktan-turk-ordusuna-karsi-savas-karari-cikti.anf adresinde Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), bundan böyle Türk Ordusu'na karşı savaşacağını duyuruyor. Bunların "Komutanı Amed Piran, "gerillalarımız Türk ordusu ve devlet içerisinde yetkili ve etkili olanlara karşı eylem plânlamaları olacaktır demiş.

Ben kopyalayıp yapıştıramıyorum çünkü sitenin altında "YASAL UYARI: Fırat Haber Ajansı (ANF) servis ettiği haber ve fotoğrafları aboneleri dışında, ajansın izni olmadan kopyalamak veya yeniden yayınlamak yasaktır diye yazıyor.

Ne demişti hapisteyken milletvekili (hangi milletin olduğu belli) olan ve TBMM'ye giren militan kız, meâlen?

"Diyarbakır filân zâten bizim; biz şimdi bütün Türkiye'ye oynuyoruz!

Şimdilerde bütün medya kanallarında lehinde yayınlar yapılan, kendisini göklere çıkaran kitabı yok satan (daha dün KanalTURK'da bu vardı) Fethullah Gülen'in ekibinin tertiplediği Abant'taki toplantıda da "Kürdistan bütün Türkiye'dir ve başkenti de İstanbul'dur dememiş miydi birileri?

Şimdilik başka yorum yapmayacağım. Konuyla ilgili önceki yazılarımı okuyanlar ne demek istediğimi çok iyi anlayacaklardır.

***

Bu arada, arkaik dostum HK (Hâlit Kakınç), Akşam'daki yazısında gene döktürmüş bugün: ABG Başkanı Roosevelt, ruhen sıkı ve inanmış bir komünistmiş. Neden mi, çünkü o olmasa Keynes'i dünyada hiç kimse bilmeyecekmiş! Sevgili HK, Allah (cc) râzı olsun, gerçekten çok eğleniyorum yazılarını okurken. Bir de hakim (bilge, Tanrı) ile hâkim (yargıç) farkını doğru yazsan, kahkahadan nefesimin durmasına mâni olursun. Ne olur!

***

Ateist ve din düşmanı Prof. Richard Dawkins'in www.richarddawkins.net mekânı mahkeme kararıyla Türkiye'de kapatılmıştı. Meğer bu işi yaptıran Adnan Oktar [Harun Yahya mahlâslı Mesih(!)] imiş! Yâhu, bunu nasıl yapabilir? Hangi mahkeme bir bilim adamının Atatürk'e filân da sövmediği web mekânını yasaklayabilir?

Hangi gerekçeyle veya bahaneyle?

Ben buldum: Gerekçeyi http://www.richarddawkins.net/article,3151,Zehirli-Yilanlar-Kaygan-Yilanbaliklari-ve-Harun-Yahya,Richard-Dawkins mekânından okuyup gülmekten yerlere yatabilirsiniz! Yerli Mesihimiz'in düpedüz sürekli yalan söylediğini yazıp ifşa etmiş de ondan. Ufak bir iktibasta bulunayım: "Son olarak, PZ buna Pharyngula'da dikkat çekti, fakat eksiksizlik açısından ben de bir resim ekliyorum. Sayfa 244'te Yahya, trichopteraların kehribar içinde 25 milyon yıldan beri bozulmadığı için hiç değişmediklerini söylemek istiyor. Bir kez daha, resim açıklaması: Şimdiye kadar, günümüz hayvanlarından birinin fotoğrafına baktığımız zaman oldukça iyi bir şeyler bekleye geldik. Günümüz trichopterası ne olacak? Belki bir tekes? Bir bahçe sümüklüböceği mi? Büyük bir karides mi? Hayır, bir bakıma bunlardan çok daha iyisi: bâriz bir çelik kancaya takılı bir balık yemi! Bu kitabın pahalı ve ışıltılı üretimiyle içeriğin "nefes kesen anlamsızlığını bağdaştırmakta âciz kalıyorum. Acaba gerçekten anlamsızlık mı, yoksa basitçe tembellik mi / veya çoğunlukla Müslüman yaradılışçılar olan hedef kitlenin cehâlet ve aptallığının alaycı farkındalığı mı? Ve para nereden geliyor?

Pek güzel demiş, üstelik balık yemini imâl eden firmanın web adresini de vermiş: www.grahamowengallery.com/fishing/more-fly-tying.html! Adres gerçekten de doğru (zâten hakiki bilim adamları yalan söylemezler, yanlış söyleyebilirler ancak; bu da yanlışlanabilirlik ilkesine aynen uyar).

Evrim-bilimle senelerdir iştigal eden, evrimsel psikiyatriyi Türkiye'de ilk defa telâffuz eden bir bilim adamı olarak, Dawkins'in fanatikçe din düşmanlığına asla iştirak etmiyorum. Hele www.ted.com mekânındaki konferansını ilgiyle seyrederken (başka kaynaklardan da ulaşabilirsiniz, kendi sitesinden de), gerek üslûbu gerekse vücut lisanına bakıp, psikodinamiklerini de dikkate aldığımda, "gay veya en azından biseksüel olduğundan çok kuşkulandım. Bunun dinamik psikiyatri açısından büyük önemi var, ayrı bir yazı konusu. Ama o çok büyük bir âlim ve "söylediklerinin doğru, yorumunun yanlış olduğunu açıkça yazan pek çok saygıdeğer başka ulemâ da var (ben de onlardanım da, henüz o derecede saygıdeğer değilim çünkü hep millî çalıştım bugüne kadar; inşallah yakında beynelmilel olacağım); bunlara kendi web mekânından da ulaşabiliyorsunuz.

Bu Harun Yahya'nın kitapları bende de var; yâni adam yerine konup da gönderilenler arasındayım! Önce mangal yakarken kullanmayı düşündüm ama çok güzel ve kaliteli baskısına bakarak kıyamadım. "Bâri tarayıp resimleri kullanırım diye muhafaza ediyorum.

Hâlbuki artık bu resimlerin de "Los Palavros Oktarus" olduğu ortaya çıktı!

Kitapların yakılmasına hep muhalif olmuşumdur ama bu hurâfe ve bilim-dışı iki cilt mangalda lâyık oldukları muameleye tâbi tutulacaklar.

Son olarak Prof. Richard Dawkins'in suâllerini ben de tekrarlıyorum: Bu kitabın pahalı ve ışıltılı üretimiyle içeriğin "nefes kesen anlamsızlığını bağdaştırmakta âciz kalıyorum. Acaba gerçekten anlamsızlık mı, yoksa basitçe tembellik mi / veya çoğunlukla Müslüman yaradılışçılar olan hedef kitlenin cehâlet ve aptallığının alaycı farkındalığı mı? Ve para nereden geliyor?

Birkaç da ilâve:

Bâzı okullarda bu zırvalıklar ders kitabı olarak hâlâ okutuluyor mu?

     Hangi mahkeme, hangi gerekçeyle, hangi yasayı bahane kılarak bu mekânı kapatmıştı?

           Türkiye "en hakiki mürşit ilimdir, fendir" ülkesi midir?

                 Yoksa Fethullah Efendi Hazretleri, Hârun Yahya ve sâirenin memleketi mi?

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 02 Ekim 2008 Perşembe
0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 20 Eylül 2017