Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

ARABESK

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 3010 kez okundu
  • 4 yorum
  • Yazdır

Kültür (culture: hars) kelimesinin köklerine indiğinizde, Lâtince "cultura"yı yakalarsınız. Bu hem "ziraatte bitkilerin yetiştirilme usûllerini" anlatan hem de "bilgi ve hayat tarzı birikimi" anlamına gelen bir kelimedir.

Bu, müzik filân değildir!

Hâlâ da tıpta bu anlamıyla kullanılır malûm: Bakteri veya virüs kültürleri gibi. Homo sapiens sapiens'in tekâmülü (evrimi) süresince, gezgin-avlayıcı (avcı-toplayıcı) topluluklardan yerleşik ve ziraatle uğraşan câmialara geçişin seyahatini çağrıştırır.

Atalarımızda yerleşik düzenle beraber güneşin doğuşu ve batışı, mehtabın dönüşümleri, mevsimlerin seyri gibi konularla ilk bilim-öncesi ilgilenişler filizlenmiş, bu vesileyle de politeizmden monoteizme sürecek dinî öğretiler seyahati başlamıştır.

Kültün kültüre istihâlesi kolay iş bir değildir; kendi arketiplerini imâl ederek, asırlar hâttâ yüz bin seneler zarfında teşekkül eder bir kültür.

Doğal ayıklanma ve yok olup gitme sürecine mağlup olmayan kültürler, kendi iç evrimlerini sürdürebilen ve negantropi yapabilenlerdir.

Bu süreç içerisinde de Darwiniyen değil, Lamarckiyen adaptasyonlar tâyin edici rol oynar: Rüzgârı geri estiremezsen, yelkenini ona göre ayarlamalısındır.

Gazali'nin içtihad kapısını kapatmasıyla tükenişe geçen İslâm dünyâsında yer alıp da, Doğu ile Batı arasında mevzilenmiş tek ülke Türkiye'dir ve Gâzi'nin inkılâplarıyla kültürel bir sıçrama yaparak, hayâlî bir karadeliğe girip öbür uçtan çıkmıştır.

Arap'ın devesinden inip Garb'ın trenine binme seyahati sırasında kantarın topuzu bâzen kaçmıştır.

Senelerce hâlis Türk-Osmanlı mûsikîsi yasaklanınca, türkülerin ''kesmediği'' kasabalı ve şehirli câmianın arayışlarına Arap şarkılarına yazılan Türkçe sözlerle uydurulan bir kült hâkim olmuş, kapıdan kovulan Arabizm, bacadan ve sui generis sehven girmiştir.

Batı'da haysiyetli bir müzik tarzı olan "Arabesque" bizde anominin, yozlaşmanın, kayboluşun hüznüdür.

Hüzün on senelerdir yapılan hatalar ve basiretsizlikler zinciri sonucunda varoşları doldurdu, azınlıkta mevzilenerek çoğunluğa tahvil oldu.

Müstevlî ve habis bir kültürel ''mem'' hâlini aldı. Seçim sistemi azınlığın çoğunluğa rağmen iktidara gelmesine müsaade ettiği için, şimdi de muktedir oldu.

Müslüm Baba vefat etti, Allah rahmet eylesin de... Bu memlekete ne kattı?

Hiç, jiletçi, façacı dejenere antisosyallere babalık yapmıştı!

Cenazesinde ağaçlara tırmanan hominidler çok üzgündüler.

Bu arada, Orhan Baba da hemen ortaya çıktı, kendine sahada yer kaptı!

Onun hominidleri de çok perişandılar.

Fazıl Say'ın çocukça ama samimi öfkesini hatırlıyorum ve artık "haksızmış" diyemiyorum.

   Ya evrimleşecek, sevineceğiz ya da devrilecek, gene on sene kaybedeceğiz.

      Allah sonumuzu hayreylesin!

Mehmet Kerem DOKSAT

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Perşembe, 22 Şubat 2018