Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

AŞK HAKKINDA

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2892 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

İngilizce'de love kelimesi bizdeki aşkın karşılığı. "Sevi" diye uydurulan kelimenin bir anlamı yok, "sevgi" ise Türkçe'deki başka bir karşılığı.

Aşk bir bağlanmanın (attachment) ifâdesi.

Bu bağlanma insandaki bağlılığa (bondage) da zemin hazırlıyor. Evlât aşkı, karıkoca aşkı, kardeş sevgisi. Hepsi aşkın değişik dışavurumları.

Sâf ve pak hâliyle nesnesiz aşk ezoterik ve mistik öğretilerde bizatihî Tanrı'dır ve O'nun zerresinin zerresi olan bizlerin, O'nun menbâından içtiğimiz sudur. Beatles'ın "all you need is love" derken kastettiği şey bu saf ve nesnesiz sevgidir.

Pratikte ise romantik, muhteris, şehvetli, karşılıklı (reciprocal) veya karşılıksız (non-reciprocal) bağlanmalar için de kullanılır: Takım aşkı, vatan aşkı, insanın insana aşkı gibi.

Aşk bâzen bir hastalık hâlinde tezahür edebilir: Erotomani (de Clarembault Sendromu) gibi.

Bâzen de sapkın veya anormâl hâlde karşımıza çıkar: Parafililer, erotolepsi (aşırı seks düşkünlüğü), nimfomani, ensest (fücur) gibi. Bunlar bile kültüre göre çok farklılıklar gösterir.

Aşkı sâdece ihtirasa (passion: tutku) indirgemek büyük hatadır. Beyindeki belli bölgelerin uyarılmasıyla, tamamen üremeye yönelik evrimsel bir refleks hâlinde tezahür eden cinsel çekim en tabiî, en vazgeçilmez hayatta kalma ve neslini sürdürme stratejisidir. NGF, oksitosin, testesteron gibi hormonlar ve nörokimyasal sinyaller üremeye yönelik şehveti uyandırırlar; işin içindeki çekirdek yapılar da evrimsel açıdan en eski ve hızlı çalışanlardır: Amigdala, limbik sistem vs.

Hâlbuki seksüalite sona erdikten sonra da (hem anlık olarak, hem de sürekli olarak) devam eden bağlılık ve bağlanma gerçek aşktır.

Pek çok kültürde ve felsefede aşka dâir pek çok şey yazılıp çizilmiştir.

Bence aşk evrimsel, maddî, manevî, ilâhî ne derseniz deyiniz, diğerkâmca ve "olduğu için olan bir özdür (essence)". Yaşadıkça bunu değişik yönlere tevzi ve teveccüh ederiz.

     Bâzen de, hazindir ki, kaybederiz onu!

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 19 Ekim 2008 Pazar

0
Etiketler: aşk beatles LOVE sevi
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cuma, 15 Aralık 2017