Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

ASTIM

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 223 kez okundu
  • 0 yorum
  • Yazdır

Sevgili Mekâncılar,

Astım, akciğerlerdeki hava yollarının tıkayıcı (restriktif) bir hastalığıdır.

Psikosomatik veya psikofizyolojik denen, sigara içilmesiyle çok artan tıkayıcı bir akciğer hastalığıdır. Bana yetki verilse bütün nargile cafeleri ve kapalı ortamlarda tütün mamullerini ve sigara içilmesini yasaklardım ama o merci ben değilim. Babamı bu meret öldürdü, annem de vefatından önce içerdi. Ben 12 yaşında başlayıp 24 yaşında bıraktım ve bir daha ağzıma bile sürmedim.


Hastalarda yardımcı adalelerinin devreye girdiği ve burunlarındaki deliklerin içeri alınan soluğu dışarı atabilmek için çırpındıklarını rahatça fark ederiz.

Sırtlarını dinlediğimizde sanki bir martının çırpınışını andıran wheezing denen tipik ses duyulur.

Astım, solunum yollarının süregelen bir iltihap sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına ve bazı etkenlerle zaman zaman daralmasına neden olan bir solunum yolu hastalığıdır.

Sebepleri

Astımın kesin sebebi belli değildir. Genel olarak kabul gören görüşe göre, doğuştan soluk boruları duyarlı bireylerde çevresel şartların etkisi ile astım oluşmaktadır ayrıca geçirilen zatürre ve benzeri hastalıklar da astımın oluşmasında önemli etkenlerdendir.

Astımın tipik özelliği bronşlar dediğimiz ince hava yollarının mukoza ödemiyle daralmasından ötürü olan epizodik dispnedir (yani nefes darlığı).

Bu durum, pek çok gene bağlı bir kalıtım biçiminde genetik kökenli olabilir; fakat enfeksiyon, allerji ve emosyonel faktörler de rol oynayabilir.

Psikolojik mekanizmaların rol oynaması için bronşiyal aşırı duyarlığa bedensel bir yatkınlık bulunması gerekir.

Astımlılarda belirli birtakım kişilik özelliklerine rastlanmasına rağmen, bu hastalıkla birlikte görülen özgün bir kişilik tipi yoktur; kaygının yol açtığı bazı astım nöbetlerinin sebebi bir şartlı refleksle açıklanabilir.

Kesin allerji vak’ası gösteren bazı hastalarda bulunan yüksek bir immünglobülin olan (IgE) seviyesi, allerjinin oynadığı rolü açığa çıkarmıştır.

Bu gibi hastaların yeni bulunan bağışıklık sistemini bastıran ilaçlarla tedavileri yararlı olabilir.

Halk arasında kortizon diye bilinen kortikosteroidler de tedavide etkilidir, fakat uzun süre ve yüksek dozda kullanılırsa Cushing Sendromu gibi bazı yan etkileri olabilir.

Eğer astım nöbetlerinde şartlı kaygı veya endişe belirgin bir rol oynuyorsa, hayal gücünde sistematik duyarsızlaştırma yöntemi uygulanabilir.

Eğer aşırı duyarlılık dolayısıyla hava yolunun geri dönüşlü tıkanmasına yol açan birçok uyarıcı faktörlerin astıma neden olduğu düşünülüyorsa, önce mümkün olduğu kadar açık bir biçimde bu fiziksel ve psikolojik nedenlerin tablosunu çizmek ve bunlardan her birini tedavi ederken hastayı sürekli denetim altında tutmak gerekir.

Hipnoterapi ise bu yönteme yatkın kişilerde nöbetlerin sıklığını ve süresini kısaltmakta işe yarar.

Astım sıklıkla bir allerjiye bağlı olmakla beraber, %60 ila 80 oranında belirgin allerji olmadan da astım olabilir.

Doğuştan ve çevre faktörlerinden de gelebilir. Eğer derhal doktora başvurulmazsa (belirtiler nüksettiği anda) ölümcül sonuçlara yol açabilir.

Hastalarda zaman zaman hırıltı, nefes darlığı ve öksürük olur.

Bazı durumlar astım belirtilerinin çok artmasına sebep olur. Bunlar mikrobik hastalıklar, soğuk hava, kirli hava, sigara dumanı, allerji yapıcı maddeler (allerjenler), egzersiz ve psikiyatrik bozukluklardır.

Astımda belirtilerin aniden ortaya çıkmasına astım atağı veya astım krizi adı verilir. Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur.

Astımı belirtilerin şiddetine göre hafif aralıklı, hafif süreğen, orta süreğen ve ağır süreğen olarak sınıflamak mümkündür.

Astımın teşhisinde muayene bulgularının yanı sıra, kanda IgE' nin ve eozinofil adı verilen akyuvarın sayısının yüksek bulunması, solunum testlerinde soluk borusunda daralma olduğunun gösterilmesi ve deri testleri ile hastaların neye karşı allerjisi olduğunun gösterilmesinin çok büyük bir rolü vardır.

Ayrıca sert nefesler alındığı gözükür.

Astım Nöbeti

Astım atağı (astım krizi) ani olarak nefes borularının daralmasına sebep olan kas kasılması, balgam artışı ve nefes borusunun etrafındaki damarların sızdırarak sıvının dokuya geçmesi ile dokunun şişmesi ile karakterize bir alevlenmedir.

Astım atağı hava yollarında astıma bağlı bulunan iltihabın alevlenmesidir. Bu alevlenme sırasında nefes borusunda kas kasılması ile daralma, balgam salgılanmasında artmayla tıkanma ve dokuda damarların sızdırmasıyla şişlik oluşmaktadır.

Belirtileri

Astım atağının belirtileri göğüs sıkışması, nefes almakta zorluk, kalp çarpıntısı, sık nefes alma, karın kaslarının solunuma katılması, burun kanatlarının solunuma katılması, göğüs kafesinde kaburgalar arasındaki kasların kasıldığının görülmesidir.

Hasta nefes alamadığı için konuşmakta ve uyumakta zorlanma yaşar. Nedense aklıma Merhum Babam, Bodrum’da yaşayan Siyavuş Ağabeyim ve İffet geldi

Tedavisi

Astım atağının şiddet derecesine göre tedavisi değişir, hafif astım atağında bronş genişleticiler, nefes yolundan verilerek sonuç elde edilebilir.

Orta veya ağır şiddette bir astım atağında sprey şeklinde aeresol ilaçları nefes borusuna çekmek zor olacağı için nebülizatör cihazı ile bronş gevşeticilerin akciğere gönderilmesi doğru olacaktır.

Hastalar birlikte sistemik ağızdan veya kas içine enjekte prednizonol tipi kortizon uygulanarak ani olarak gelişen iltihabın durdurulmasına çalışılır.

Ağır atakta hastaya Oksijen de birlikte verilmelidir. İlk tedaviye cevap vermeyen ağır astımlı hastaların yoğun bakıma alınması doğrudur. Astımı denetimde olan hastaların atak geçirme ihtimali düşüktür.

Atak geçirseler bile genellikle seyrek ve hafif olacaktır. Tedavisini doğru uygulamayan kontrol edici ilaçlarını almayan hastalarda ataklar sık ve şiddetli olur atak geçirmemek için atağı uyaran allerjenler, sigara dumanı, hava kirliliği, ani hava değişikliği gibi etkenlerden korunmak kontrol edici ilaçları düzgün kullanmak gerekir.

Sigara dumanı Astım Atağını tetikleyici en önemli etkenlerden biri olup aktif veya pasif sigara dumanı solumak atağın başlamasını sağlayabilir.

Astımın Tedavisi

Astım tedavisinde çoğunlukla inhaler adı verilen medikal cihazlar kullanılır. İnhaler kullanımı ile lokal etki yaratılır ve daha düşük dozla daha fazla etki elde edilir. Bu şekilde sistemik yan etkilerin önüne geçilmeye çalışılır.

Tedavide kullanılan ilaçlar iki gruba ayrılır. Birinci grup ilaçlara rahatlatıcı ilaçlar adı verilir (salbutamol, terbutalin gibi sempatomimetikler).

Kriz esnasında veya belirtiler başladığında kişi inhaler'i ağzına götürür ve soluk alma (inspirasyon) sırasında inhaler'i sıkar. İkinci grup ilaçlar astımdaki temel sorun olan hava yolundaki iltihabın azaltılmasına yöneliktir. Bunlar da solunum yoluyla alınan kortikosteroidler, kromolin sodyum, nedokromil sodyum, teofilin ve lökotrien reseptör antagonistleridir. Her iki grup ilaçta inhaler tercih edilir.

Allerjik astımlı hastaların bir kısmında ilaç tedavisi ve korunma yöntemleri etkili olmamakta ve aşı tedavisi (immünoterapi) gerekli olmaktadır.

Astım, özellikle çocuklarda hafif bir tablo gösterirse belirtiler (%50-%60) tamamen kaybolabilir. Ancak yetişkin astımlıların belirtileri çoğu kez ömür boyu kalıcıdır ve sürekli olarak ilaç kullanmak zorunda kalırlar.

Bu arada öğrendim ki, zamanında kendi adamları tarafından vurulan Urfalı İbrahim Tatlıses kalkıp İzmir’e yerleşmiş. Büyük Kulüp üyeliğinden ayrılmasında etkim olmuştu.

Son zamanlarda İzmir de Doğu’dan çok göç aldı da, bilhassa Kadifekale!

Orada ne işi var anlamadım…

Bu arada ABD Başkanı Trumph İsrail’i resmen tanıdı ve İngiliz Dominyoncularının kurduğu Vehhabi rejimiyle ittifaka girdi. Bu sefer gerçekten de Üçüncü Dünya Harbi patlayabilir!


Neslim’in doğum günü üstelik.

Bilim, sevgi ve evrimle kalın.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 09 Aralık 2017

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Salı, 20 Şubat 2018