Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

AVRASYA TELEVİZYONU'NDA NURİYE ATABEY İLE GÜNDEME DÂİR PROGRAMINA KATILDIĞIM İÇİN ÖZÜR DİLİYORUM

Epeydir büyük takdirle takip ettiğim bir televizyon kanalı var: Avrasya TV, kısaca ART. Nasıl oluyor da bunu sansürlemiyorlar diye merak ederdim, meğer KKTC üzerinden yayın yaptıkları için henüz bulaşılamamış. Tamamen çağdaş, Atatürkçü ve oldukça doğru mesajların verildiği, sâdece haber ve kültür programlarına yer aldığı bir kanal: http://www.avrasya.tv/ adresinden ulaşabilirsiniz, Digiturk'te 36. kanalda çıkıyor. Herkese tavsiye ediyorum.

***

Hayatını bilime ve milletine vakfetmiş bir psikiyatri profesöründen terörün mekanizmalarını seyircilerin dinlemesi ve günümüzün hâlini buradan hareketle anlaması sanırım iyi bir fikirdir.

Nitekim bunu 15 sene önce kendi hazırlayıp sunduğum TERAPİ programında, NTV'de Celâl Pir'in beni çağırdığı sosyo-politik tahlil canlı yayınlarında da epey yapmıştım (bir ay kadar önce aradım Sayın Celâl Bey'i, yurtdışında olduğunu ve dönünce arayacağını söyledi; gâliba mahşerde buluşacağız).

Keza daha 3. bölümünde yayından kaldırılan ve Kanal 1'de yayınlanan MUHABBET programında da Sayın Metin Akpınar ve Sayın Ercan Çitlioğlu ile de aynı hizmeti vermeğe çalışmıştık. Ama Allah bilir, dezenformasyonun ve misenformasyonun muazzam boyutlarda olduğu günümüzde bunları hatırlayan dahi kalmamıştır.

Benim gibi Atatürk Milliyetçileri tamamen Hükûmet'in kontrolü altındaki büyük medyadan hâricileştirildi, sesleri kesildi. Her yerde ya suya sabuna dokunmayan, ya da dokunurken bunu orta zekâyla yaptıkları için zâten pek müessir olmayanlar kaldı. Daha orta çaplı medyadaki pek çok kaliteli ve vatanperver gazetecinin ise sesini kaç kişi duyuyor, belli değil. Dün RTE "70 milyonluk ülkede 1.5 milyon satıyorsanız, sizin bir sorununuz var" gibilerinden sözlerle zâten kucağında oturan büyük medyaya hâlâ fırça atıyordu!

Belli ki orada çıkan azıcık hoşlanmadığı şeylere dahi muazzam ve meşhur öfkesini artan bir fütursuzlukla aktarıyor. Bu arada ayrılıkçı Kürt terörü ve köktendinci terör her geçen gün ivme kazanıyor.

Memleket için daha ne yapabilirim diye derin düşünceler içerisindeyken, ART'deki "NURİYE ATABEY İLE GÜNDEME DÂİR" programına davet edildim geçen hafta; çarşambayı perşembeye bağlayan gecelerde 22.30 gibi başlıyor ve canlı olarak yayınlanıyor. Muayenehânemizi kapatıp, sıhhatimi de tehlikeye atıp 150 Kg'lık gövdemle 3 saatlik uykuyu sineye çekerek sevgili karım Dr. Neslim'le atladık gittik; onun uçak parasını da cepten ödedik. Ertesi gün 1 saat seminerim, 2 saat dersim ve muayenehânemizde de hastalarımız vardı; yâni sıhhati çok bozuk bir hekimin asla yapmayacağı bir tıbbî zorlanmayı göze aldık. Şu memlekete hizmet için her şeye değmez mi ki.

Heyecanlanmıştım.

Terör nedir, neden bu günlere geldik, bundan sonrası ne olacak gibi üzerinde çok düşündüğüm, yazıp çizdiğim ve konferanslar verdiğim ve epeydir sesimin kısıldığı bir konuda seyircileri nihâyet bilgilendirecektim ve çağırıldığım kanal da çok makbûl ve muteberdi.

Sayın Nuriye Atabey bize güler yüz, güzel kebap ikramı ve TV sâhibeliği sergiledi. Akabinde programa geçildi. Özellikle ilk yarısında sözüm sıklıkla kesildiği için zorlandığım, ama ikinci bölümü bence başarılı seyreden bir program yaptık. Bugüne kadar sayısını hatırlayamadığım kadar çok canlı yayına iştirak ettiğim için, bu işleri gerçekten iyi öğrenmişimdir ama epey zorlandım. Tam bir şeyi izah edeceğim, lâfım kesilip başka yöne çekiliyor; gerginlik olmasın diye elimden geldiğince elâstikî davranıyorum. Neyse, en azından programın ikinci kısmında akış rahatladı ve epey sarih mesaj da verildi. Hoşça kal dilekleriyle 3 saatlik uyku için otele gittik. Ufak tefek aksamalar olsa da, kendimce millî bir görevi yerine getirmiştim.

Daha o geceden itibâren epey kişiden olumlu geri-bildirimler aldım. Hâttâ ağlayarak "neden sizin gibileri artık göremiyoruz, neden ortada yoksunuz" diye arayan bile oldu. Demek ki, en azından hedef kitlede olumlu intiba bırakmıştık da.

***

Sayın Nuriye Atabey'e geçen gün teşekkür eden bir cep mesajı yolladım, mukabele etmedi. Hiç alışık olmadığım bir şeydi bu; asgarî görgü kurallarına da uymuyordu. Şahsıma olmasa da, temsil ettiğim mevkie dâima hürmet gösterilmişti bugüne kadar. Belki bir yanlışlık vardır düşüncesiyle birkaç saat önce aradım.

Nasıl olduğunu yazmamayı tercih edeceğim bir tavır içerisinde mesajın geç vakitte geldiğini söyleyip alaycı bir gülüşle "kendinizi kasmazsanız belki bir daha program yaparız. Programın ilk bölümünde Pavlov'un deneylerini filân anlattınız, hâlbuki Başbakan'ın ruh hâlini konuşacaktık. Ben de bıraktım, ne yapayım dedim, ikinci bölüm de işte öyle geçti. Beni tanımadığınız için böyle oldu, artık beni tanımışsanız belki bir şeyler yaparız" dedi!

Kelimeler aynı olmayabilir ama oldukça doğru.

Yâni Sayın Nuriye Atabey beni beğenmemiş ve onu tanırsam, kendimi kasmazsam belki çağırırmış... CD'sini de gönderiyormuş, kendim de görecekmişim!

Sustum, teşekkür edip kapattım telefonu. İçim daraldı!

***

Fakiıyrın fikirlerine ve zikirlerine ehemmiyet verip de bu web mekânını takip eden herkesten NURİYE ATABEY İLE GÜNDEME DÂİR programına katıldığım için özür diliyorum. Program içerisinde söyleyebildiklerim içinse -nasıl olsa bir daha fırsat olmaz diye- arkasında durduğumu duyurup, "kafa ütülemeyi ve "kasmayı şimdilik kesiyorum.

Heyhat!

Merak edenler bu ilginç sohbetin bir kısmını http://www.youtube.com/watch?v=Im2GKCAUlJE adresinden seyredebilirler (29.11.2007'de fark ettim).

Mehmet Kerem Doksat - İstanbul - 27 Kasım 2007 Salı

EROL BÜYÜKBURÇ'UN YAPTIĞI MI, ONA YAPILAN MI?
ALPET'TEN SONRA ATATÜRK DE HİZMETİNİZDE!
 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil
http://pornobis.org http://sexualfire.com http://insexmovies.com http://pornovidio.com