Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

BABALAR GÜNÜ

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2542 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Babamsız geçen bir Babalar Günü daha.

İster "ticarî bir Gâvur icadı" olsun, ister "tarihî" bir gün.

Ne fark eder.

Ona sarılıp "seni seviyorum" diyemediğim bir gün daha gene!

Akşam kardeşlerim, hemşirelerim gelecek ve şen şakrak muhabbet edeceğiz ama içim bir buruk.

E-posta kutuma bir mesaj düşüyor Metin M.'dan:

Lara Fabian,"Je t'aime" şarkısını söylemek için sahneye çıkıyor. Piyanist intro'yu çalıyor. Birden binlerce seyirci ondan önce şarkıyı söylemeye başlıyor. Hem de doğru tondan... Lara Fabian şoke oluyor, gözleri doluyor, piyanist de kısa bir duraksamadan sonra seyircilere eşlik etmeye başlıyor. Lara önce şarkıyı söyleyen seyircileri şaşkınlıkla dinlemeye başlıyor. Gözlerindeki pırıltı çok tabii ve samimi... Şarkıyı baştan sona seyirciler söylüyor aslında. Lara Fabian da titreyen sesiyle naif bir şekilde eşlik etmeye çalışıyor onlara. Sonunda da zâten gözyaşlarını tutamıyor... Her san'atçıya nasip olmayacak bir sahne. Bir şarkıcı için unutulmaz bir ân olmalı...  

Bağlantıya tıklayın ve seyredin (olmazsa aynen yazıp Google'dan filân bulun): 

***

Babam Benim,

Sen Fransızca'yı çok severdin, hem de 40'ından sonra öğrenip, Fransa'da konferans verecek kadar iyi öğrenmiştin. Bir tek le ve la'ları karıştırırdın, gülerdik hep beraber.

Cânan seni simâen hatırlayamıyor ama buralardan gittiğinde "büyükbaba nerede diye sorduğumuzda, "Cennet'te kitap okuyor deyip inci gibi gülümsemişti; onu hâlâ hatırlıyor baba. Neslim de seni sâdece fotoğraflarından tanıyor ama çok seviyor; şükürler olsun ki onun babası hayatta. Annem de hâtıralarınla dolu, seni özlüyor...

Bu şarkıyı sana yolluyorum, biliyorum ki orada Tanju'yla, Bobby'le ve daha niceleriyle keyifle seyredeceksiniz.

Je t'aime mon papa, Je t'aime.
     Akşam da "hani benim Recebim'i" söyleriz.
           Seni seviyorum baba, dönülmez akşamın ufku oralarda.

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 21 Haziran 2009 Pazar

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cuma, 20 Ekim 2017