Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

BANKER KASTELLİ OLAYI

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 1130 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Bu fenomen adamın esas isimi Abidin Cevher Özden’dir. 1933’te Trabzon’da doğup İstanbul’a göç etmişti. O zamanlar hemen hiç parası yoktu ama kendine çok büyük hedefler belirlemişti.

Kendisi için özel bestelenmiş bir müziğin refakatinde ekrana çıkıyor ve insanlara bankerlikle nasıl köşeyi döneceklerini anlatıyor. Masum Türk insanlarında akın akın gidip ellerinde avuçlarında ne varsa yatırıyorlardı.

***

Trabzon’da doğmuş ve oralardan İstanbul’a gelip zengin olmaktı amacı. Zaten o

dönemlerde tam bir bankerler furyası yaşanmıştı, hiç hesabını kitabını bilmeden,

kısa yoldan zengin olmak için pek çok kişi Banker Kastelli’ye para yatırmıştı.

 


Aslında Baştımar’ın Kastel Köyündendi. 1949’da geleceğin ünlü aktörü Öztürk Serengil (hani Iva Sumak’ın müziği eşliğinde kafasında yumurta kırıyor ama bir türlü hedefi doğru bulamıyordu) Öztürk Serengil ve o dönemin şöhretli ressamı Cemal Akyıldız’la birlikte geldiği İstanbul’a yetişti. 

Trabzon eşrafından Memiş Ağa’nın torunu ve Hafız Mehmet’in yeğeniydi. Türkiye’ye bankerlik iş kolunu ilk tanıtan ve aynı zamanda, ülkemizde 1980’li yılların en geniş kapsamlı banker  skandalına sebep olan ve siyasi çalkalanmalar yaratmış bir kişiydi.

***

Kamuoyunda özellikle, o dönemdeki bankerlik şirketinin adı ile (Banker Kastelli)

diye anılan skandal dünyanın da sayılı bankacılık krizleri arasında tarihteki yerini

almıştır. İsmini finans piyasalarında (borsada hisse senedi ve diğer menkul kıymet aracılığı, döviz operasyonları) 1970’lerden itibaren duyurmuştu. 1980 yılında o dönemin Başbakanı Turgut Özal tarafından finans sektörünün çehresinin değiştirilmesiyle girilen sıcak para yarışı ortamında, kısa zamanda “Banker Kastelli” mahlasıyla (takma ismiyle), on bankanın pazarlama aracılık hizmetlerini yürütmeye başlamış, yıl içinde yaklaşık 550 bin kişinin yine yaklaşık 2.5 milyar Dolar değerinde mevduatını yöneten kişi konumuna gelmişti. 1982 yılında yapılan Fenerbahçe Başkanlık seçimlerinde, o zamanki iş adamı mevcut başkan Ali Şen’in karşısında aday olacak kadar da cür'etkârdı.

ali şen ile ilgili görsel sonucu

***

Başkan seçildiği takdirde kulübe 250 milyon lira hibe yapacağı vaadinde

bulunmasına rağmen 202 oy almıştı ve 467 oy alan Fenerbahçe’nin efsanevi

Başkanlarından Ali Şen’e karşı yapılan başkanlık seçimlerini kaybetmişti.

***

Yönettiği kaynakları kendi kredi operasyonları için kullanması sonucunda, aracılığını yürüttüğü bankaların baskısı, kendi müşterilerinin borç yükümlülüklerini yerine getirememesi ve Merkez Bankasının 1982 yazında yaptığı yeni düzenlemelerle Banker Kastelli adı ile anılan skandal patlak vermiş, akabinde Cenevre’ye kaçmıştı.

****

Skandal Temmuz 1982 Temmuzunda o dönemde Başbakan olan Turgut Özal’ın istifa etmesine sebep olmuştu. Yurt dışı, Türkiye’ye dönüş, cezaevi ve sonrasındaki yıllarda da gündemde kalmış olan Özden, 2 Haziran 2008 günü Kadıköy’de bulunan ofisinde, arkasında savcıya, avukatına ve yakınlarına altı kısa not bırakmış ve beylik silahını ağzının içine ateşleyerek intihar etmişti. Kabadayı ve küfürbaz bir yapısı vardı.

***

Hâlâ ona güvenen cemaat kendisi Karacaahmet mezarlığında gömmüştü.

Kastelli’nin akıllarda kalan reklamlarında çok ünlü oyuncular oynamış ve reklam

replikleri o dönemde meşhur olmuştu.

***

Kastelli’nin günümüzde de çok kullanılan statin grubu kan yağı düşürücüsü

ilaçları kullandığı biliniyordu. Yaptırdığı villalardan birisi yüzünden mahkemelik

olmuştu. Bunlardan biri de o dönemde bilinci yerinde olan ve malının kıymetini çok iyi bilen yaşlı bir kadındı.

***

Bu kadını o zamanın ünlü fakültelerinden birine yollamışlardı ve sabah yapılan

muayenesinde “aklı başındadır, bilinci açık ve ne istediğini bilmektedir

raporu verilmişti. Aynı hekim bu yaşlı kadını muayenehanesinde görüp “bunaktır, bir şeyden anlamaz” gibi bir rapor vermişti!

***

Tabii ki iş mahkemeye taşındı ve büyük tartışmalardan sonra, işin sonunu göremeden vefat etti.

***

Bir gün televizyonda benim çok iyi tanıdığım ama maalesef ikisi de rahmete

kavuşmuş olan bir gazeteci kendisine yaptıklarının sebebini sorduğunda, “sana

ne, sana girip çıkan mı var” diye posta koymuştu.

***

Sanırım Kastelli’nin hazin hikâyesi unutulmayacaktır ama acaba neden intihar etmişti. İsviçre’de gayet keyifli bir hayat sürüp, doğal yollardan öln-meyi bekleyebilirdi…

***

Bu muamma günümüze kadar çözülmemiş olarak kalmıştır ama bir hekim olarak kanaatim, statin grubu ilaçlara bağlı bir depresyona girdiği için canına kıydığıdır.

***

Günümüzde yaşıyor olsa ne olurdu?

İşte bu çok ilginçtir…

Herhalde kendisi de, bu raporları verenler de hapsedilmiş olacaklardı.

Dilerim gene böyle şeyler bu ülkede tekrarlanmaz.

Peki, statinleri yazmayacak veya kullanmayacak mıyız?

Tabii ki ama her ilacın beklenmeyen etkileri olabilir.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya - 06 Eylül 2016 Salı 

0
Etiketler: ali şen
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 23 Ağustos 2017