Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

BAZILARI İLLAKİ ÖLÜR, BAZILARI DA İNADINA YAŞAR

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 1432 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Meslek hayatımda, özellikle Duygudurum Bozuklukları ve Psikotizm Yelpazesinden pek çok hasta gördüm. Bunların bir kısmı erkek, bir kısmı kadındı.

***

Pek çok da homoseksüel, birkaç transgender (he-she, she-he) ve epey Cinsel Kimlik Bozukluğu bana geldi.

homoseksüeller ile ilgili görsel sonucu

***

Dürtü Kontrol Bozukluğu olan kızlar ve erkekler de çoktu…

***

-ÖLMEYE KARARLI İHTİYAR ADAM

ihtiyar adam ile ilgili görsel sonucu

Mesela 80 yaşlarında bir erkek hastayı hatırlıyorum. Kapalı klinikte yatıyordu ve 24 saat gözlem altındaydı. Tek başına, sevenleri tarafından terk edilmiş, muhtaç duruma düşmüş bir ihtiyardı. Yaşına başına bakmadan Ludiomil (maprotilin) 150mg ve klorimipramin (Anafranil) 75 mg başladık. EKT planlıyorduk ki, bir gün vizite çıkmamızdan önce, kaşla göz arasında steril olmayan bir enjektörü yumuşak damağına batırıp hava ile doldurarak, kocaman bir Beyin Apsesi ortaya çıkmıştı. Derhal hem BT hem de MR çektirip, Nörolojiyle ve Dâhiliye bölümleriyle konsülte etmiştik. Yoğun antibiyotik tedavisine ve kısmî cerrahi boşaltmaya rağmen vefat etmişti. Yaşama arzusu bir şekilde sönerse, kişiler bir yolunu bulup kendilerini öldürüyorlar!

                                                         ***                

HEM HOMOSEKSÜEL, HEM DE ASPERGER SENDROMLU ÇOCUK

asperger sendromu ile ilgili görsel sonucu

Ego-distonik Dönemde müracaat eden 18 yaşındaki Homoseksüel bir delikanlıda ağır Majör Depresyon gelişmişti. Sevgilisinin fotoğraflarını bana cep telefonundan gösterdi (sarışın ve yakışıklı bir oğlandı) ve ağlamaya başladı; tipik Asperger Sendromu bulguları da mevcuttu. Hem aripiprazol (Abilify) 5mg, hem fluoksetin (Prozac) 40 mg başladım. Üç haftada toparlandı ve erkek arkadaşıyla birlikte olmaya başladı (prezervatif kullanmak şartıyla). Destekleyici Psikoterapisi sürüyor.

***

CİNSEL KİMLİK BOZUKLUĞU OLAN KIZ

cinsel kimlik bozukluğu ile ilgili görsel sonucu

Kedini kadın gibi hisseden ve ileride ameliyatla erkek olmayı da kafaya koymuş olan 16 yaşında bir kız getirmişlerdi. Tipik Erkek Fatma davranışları sergiliyordu ta çocukluğundan beri. Hep futbol oynamış, Hep erkeklerle oynamış ve karşılıklı mastürbasyon bile yapacak hâle gelmişlerdi. Ebeveynleri çok üzülüyordu. Onlara (yaşlarını ve idrar yolu sorunlarını dikkate alarak) Duloksetin (Cymbalta 30 mg) başladım. Gece şdrar kaçırması hâlâ sürdüğü için Minirin Tablet (120 mg desmopressin) ilave edip, Aile Terapisine aldım. Kıza ayrıca hipnozla özgüven artışı ve kaygıları için yardım ettim. Birkaç ayda toparlandı ve verdiğim ev ödevlerini tatbik ederek (Bilişsel Davranışçı Terapi), pantolon ve erkek tarzı t-shirtler giymesini öğrettim. Tedavi 2 sene sürdü; artık “tamam” deyip el sıkıştıktan 10 sene sonra, Nikâh Davetiyesiyle uğradılar. Çok duygulanmıştım gerçekten!

***

SINIRDA KİŞİLİK BOZUKLUĞU VE BİPOLARİTE

Sürekli olarak nişanlısıyla kavga edip, ikide bir ayrılma tehdidiyle adamı bunaltan Gayri Müslim, 23 yaşında bir genç kız gelmişti.

Hattâ sonradan düğünlerine de davet ettiler ve epey eğlendik. Barkovizyondan hayat kesitleri gösteriliyor ve otantik müzik parçaları çalınıyordu. Kavgalar aşırı kıskançlık, tehdit ve aldatma temaları başladı. Karbamazepin (Tegretol) başladım. 10 µg/mL seviyesinde, öfkeliliği azaldı ama epey de şişmanladı. Ultradiyen Bipolar Bozukluk (Çok Hızlı Döngülü) teşhisi koymuştum. Daha sonradan, babasının bu hanım kızla örtülü ensesti (kucağına oturtma, orasını burasını mıncıklayıp aşırı derecede öpme) olduğu da ortaya çıktı. Bu arada çok iyi bir iş kurup, özgüveni de yerine gelen kocası hemen boşandı. Terapi de sona erdi.

***

KISKANÇ LEZBİYEN

lezbiyen ile ilgili görsel sonucu

Türkü Barlardan birinde çalışan 26 yaşında, bekâr kadın. Bana sıkıntı ve çökkünlük şikâyetleriyle geldi. Kısa saçları ve erkeksi bir tavrı vardı. Aranjörü ve sevgilisi olduğunu öğrendiğim 40 yaşlarındaki diğer kadın ise çok kıskanç ve evhamlı bir tipti. Dana dişice bir tavrı vardı. Genç olana Paroksetin (Paxil) 20 mg başladım ve Bilişsel Davranışçı Terapiye başladık. Sür'atle olumlu aktarım (transferans) gelişti ve bana diğer kadını artık sevmediğini, cinselliğinden soğuduğunu ve bir erkekle beraber olmak istediğini anlattı. Diğeri bunları hemen sezinlemiş olacak ki, muayenehanemde, tam karşımda, ciddi bir ağız kavgasına başladılar. 4 aylık sürede şikâyetleri düzelen genç kadın açıkça “sen beni para kazanma aracı olarak görüyorsun” dedi. Diğeri tam bir lezbiyen aşkı öfkesiyle “o zaman bu tedaviye de, işine de son veririm” diye tehdit etti. Sakin olmalarını, bunu zamanla aşacaklarını anlattım ama yaşlı olan çok öfkeliydi. Barda kendisinden hoşlanan bir adamla flört etmeye başlayınca, partneri para musluğunu kesti ve tedaviye gelmesine engel oldu.

***

MASTÜRBASYON İÇİN GARSONİYER TUTAN İŞ ADAMI

46 yaşında, orta boylu ve zengin bir adam, bir türlü evlenememek ve müzmin bekârlıktan dolayı depresyona girmişti. Cipralex 20 mg (essitalopram) ile tedaviye başladım. Daha çok Dinamik Yönelimli bir psikoterapiye aldım. Yeterince rapport (terapötik ittifak ve açıklık, paylaşım) gelişince ifşa etti ki, garsoniyeri varmış ve oradaki 20.000 porno kasetini seyrederek kendini tatmin edermiş.

Tam bir Onanizm (Patolojik Mastürbatörlük) vakasıydı. Üstelik de bâkirdi. Hiçbir kadınla beraber olmamıştı. Rorschach ve MMPI testlerinde zengin entellektüel kapasite, bastırılmış homoseksüel eğilimler vs. çıktı. Kendisinden bunu kimseye anlatmamasını önemle rica ettim ve Progresif Gevşeme ve hayal kurdurma Teknikleri + ev ödevleriyle, bu Parafiliden uzaklaşması için telkine başladım. Bir süre sonra, yanında 30 yaşlarında güzel bir hanımla geldi ve “evlenmeyi düşündüğüm hanım” diye tanıştırdı. Hoş ama pek nörotik bir kadındı; sıkıntılı bir nişanlılıktan epey duygusal travmayla zor kurtulmuştu. Ona da BDT uyguladım. Tam işler yoluna girerken, Beyefendi bana “onu da götüreyim ve beraber mastürbasyon yapalım mı” diye sormaz mı! “Sakın ha, sizi terk eder” dedim ve neden evine götürüp, normal şekilde beraber olmayı düşünmediğini sordum. Cevabı nahoştu: “Doktor Bey, ben o işi başaramam ama benimle beraber gelir, karşılıklı mastürbasyon yaparsak, gül gibi geçiniriz”. Kadınla konuştu ve iki gün sonra bir karış suratla geldi. “Beni reddetti ve size âşık olduğunu ifade etti” dedi! Tabii ki böyle bir şey yoktu ama kendi yetersizlik ve suçluluk duygularını bana yansıtıyordu. Son bir kere giderken de “buyurun, isterseniz beraber seyrederiz” demez mi?

Bu da bastırılmaktan (represyon) çıkan ve yansıtmayla (projeksiyon) 

Tabii ki nazikçe reddettim.

Pazartesi Sendromu makalemi erteledim.

Saygılar, sevgiler ve barış dileklerimle… 

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 19 Ekim 2015 Pazartesi

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 20 Eylül 2017