Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

Bir Serzeniş...

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2132 kez okundu
  • 2 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Bu blog senelerdir burada duruyor.

Biliyorum ki beni Sufiler koruyor ama sanırım katarın topuzu fazla kaçtı ve çok fazla yazımı ve yorumu sildiler.

Tek istediğim http://sufizmveinsan.com/ gibi canlı ve kullanıcıyla dost bir şeye sâhip olmaktı ama nedense kızımın mezuniyet töreni dahi silindi.

Saklı Köşk tebahhur etti; orada çok güzel resimler vardı: Mönü, Sunay Akın'la ve karısıyla, Neslim'in ve benim fotoğraflarım vs.

Hepsi tebahhur etti.

Bu da, korunmadan ziyade, cezalandırılma gibi oldu.

Ne parayı ne de pulu esirgedim ama bir türlü olmadı.

Sanırım uykuya yatmak gerek...

Şimdilik hoşça kalın.

Küsmedim ama kırıldım.

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Misafir
    Mehmet Özdemir Cuma, 21 Şubat 2014

    Saygı değer Hocam;

    Size olan saygımdan dolayı bu mesajı kısa ve öz yani mümkün olduğunca bilgilendirici olacak şekilde madde made yazmaya çalışacağım.

    1. sufizmveinsan.com konusunda size daha önce uzunca bir açıklama yazdım, bu sefer kısasında yazayım. O sayfa etkileşimli bir sayfa değildir. Okuyucular yazılara yorum yazmaz, yazamaz böyle bir sistemi yoktur. Yine en saygılı halimle öz fikrimi yazıyorum ki siz okurunuzun tepkisini ölçemediğiniz yazılar yazmazsınız.

    2. Bu sefer silindiğini düşündüğünüz yazıların akibetini anlamak için size yaklaşık yazıyı mekana koyuş tarihlerini sormuştum. Yaklaşık son bir ay içinde web mekânın barındırıldığı sunucuyu değiştirdim. Bu aşamada eski sunucudan aldığım yedeği yenisine yükleme esnasında geçen zaman zarfında mı girdiniz bu yazıları diye tespit etmekti niyetim.

    3. Siteye koyduğunuz yazılardan biri veya bir kaç tanesi silindiliğinde dünyanın sonu gelmiş gibi üzülmeniz, kasıtlı yapıldığını düşünmenizden sanırım. Aksi taktirde yazıyı koyan siz olduğunuza göre aslı sizde mevcuttur sanırım.

    4. En güvenli bilgisayarın fişi prizden çekilmiş bilgisayar olduğunu söylerler. Açık kaynak kodlu yazılımlara virüs bulaşma ihtimalinden bahsederken, diğer açık kaynak kodlu olmayan bizim satın aldığımız yazılım gibi yazılımlara da virüs bulaşmayacağının %100 garantisi yoktur. Ama mantık bunun kullanılmasını daha güvenli olduğunu kabul eder. kullanıcı dostu diye önerdiğiniz www.doksat.com da bir zamanlar başımızı ağrıtan yazılımla hazırlanmış. Kimsenin yaptığı işi basit göstermek gibi bir niyetim yok. Popüler bir yazılımdır kullanışlıdır. Sizde vakti ile çok kullandınız. Lakin riskleri de yok değil. Umarım eskiden başımıza gelenler gelmez başınıza. Yazılım gün geçtikçe gelişiyor risk esisi kadar olmayabilir. Hayırlıolsun.

    5. Daha önce silindiğini söylediğiniz yazı ve yorumlara yine daha önce çok net açıklamalar yaptım. Yine yapayım. Önce kullandığımız yazılım açık kaynak kodlu bir yazılımdı (şu an doksat.com da kullandığınız), bu yüzden virüs bulaşma riski vardı ve nitekim bulaştı da. Öyle bir kritik anda bulaştı ki son alınan yedek dahi virüslü idi. Bu yüzden yedekten virüsüz haline geri dönmek bir türlü mümkün olmadı.

    Yardımlarını esirgemek istemeyen bazı takipçilerimiz, konuyu hafife alarak yaklaştığında her türlü öneriye açık olduğumu belirttim. Zira akıl akıldan üstündür. Ama database dosyasını kendilerine yolladığımda bir daha ses çıkmadı. Konu kapandı.

    O zamanlarda evime ayda 3 gün geçirebilir şekilde iş seyahatlerine çıkmak zorunda olduğum bir dönemdeydim. Otel odalarında eski virüslü database dosyasından tek tek ayıklamak sureti ile yeni satın aldığımız sisteme yazıları girdim. Kurtaramadıklarım oldu. Eksikler bu yüzden.

    Bu bilgiler ışığında yazılarınızı kasıtlı silmişim gibi algılamak ve dekları etmek istiyorsanız saygı duyarım. Kaldı ki o zaman da, web mekâna o zamanki ruh halinizi anlatan yazı girdiniz bir kelimesine dahi dokunmadım. Beni direkt hedef alan yazınızın bir harfine dokunmazken bugün bazı yazı isimleri verip sanki benim sildiğimi imâ ediyorsunuz. Umarım tamamen benim yanlış anlamamdır. Çünkü hassas bir dönemdeyim. Size başımda kara bulutların dolaştığından bahsettim.

    Sizi tanımasam, egoist umursamaz bencil biri sanabilirdim. Oysa her telefon konuşmamızda bir isteğin var mı diye biten diyalogları, babacan tavrınızı çok iyi biliyorum. Siz de demeki zaman zaman farklı duygulara bürünebiliyorsunuz, Profesör de olsanız insanî yönünüzü unutmamak lazım.

    Kısa ve öz yazayım dedim, uzadı. Bağışlayın.

    Saygılarımla..

  • Misafir
    fuat yöndemli Pazartesi, 24 Şubat 2014

    bu da geçer ya hu

    Sevgili Üstâdım,
    Son aylarda, hattâ yıllarda, yazılarınızın arasında boşluklar çıkıyordu, durumu size de bildirmiştim.Acaba şikâyet konunuzla ilgili miydi, bilemiyorum. Her ne olursa olsun, biz hocaların vazifesi dersimizi anlatmak değil midir? Alan alır, almayan almaz. Yazı ve resimlerinizin silinmesi konusu, benim anlamadığım bir konu. Ama demek ki okuyorlar, sevdiklerinden bir hâtıra almak istiyorlar diye düşünsek ne kaybederiz? Nasıl olsa onların aslı sizde. Söz buraya gelmişken, çocukluğumu geçirdiğim bir Anadolu şehrinde, hadi daha açıkça söyliyeyim, Konya Ereğlisinde, sinema afişlerini bıçaklarıyla delen, onlara zarar veren bir yığın tip veya vak'alar vardı, bunlar zaten sizin materyaliniz arasında mütalâa edilebileceğinden, fazla bir şeyler söylemek istemiyorum. Velev ki, sizin sitenize musallat olanlar, bu son gruptakilerden olsun, bunların yaptığı bu fiili de, "sinyal semptom"olarak kabul ederseniz, bence kırılmanıza veya uykuya yatmanıza gerek kalmaz...
    Baki selamlarımla,

    MKD: Sevgili Hocam, çok teşekkür ediyorum. Sanıyorum doğrusu da bu. Katkılarınızın devamını cânı yürekten temenni ediyorum.

    Sevgim ve saygımla efendim...

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cumartesi, 19 Ağustos 2017