Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

Bonzai Bağımlılığı

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 432 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Sevgili Mekâncılar, 

Bonzai, kurutulmuş çeşitli bitkiler parçalanarak kimyasal içerik püskürtülmesiyle elde sentetik kannabinoid grubuna ait uyuşturucu bir maddedir. Tarım ilaçları, floresan tozu, yavşan otu, sanayi kimyasalları gibi birçok madde sentetik kannabinoid ile karıştırılabilmektedir.

“Sentetik esrar”, “Saf THC”, “Jamaikan”, “Spice”, “Spice Gold”, “Jamaika/Gold”, “Spice Silver”, ‘’Genie’’, “Kronic” ve “K2” gibi adlarla bilinmektedir.

Türkiye’de ağırlıklı “Bonzai” veya “Jamaican” isimleriyle satışı yapılmaktadır. Türkiye’de en sık tespit edilen ticari isimleri ise “Bonzai Aromatic Potpourri” ve “Bonzai Bitki Büyüme Regülatörü”dür.

bonzai ile ilgili görsel sonucu

Uyuşturucu piyasasında kullanılan bitki karışımlarının yapılan adli analizlerinde sıklıkla JWH-018, JWH- 073, HU-210 ve CP 47,497 etken maddelerine sahip sentetik kanabinoidler tespit edilmiştir. “JWH-O18(1-naphthalenyl methanone)” bonzai’nin içeriğinde en çok rastlanan aktif maddedir.

 

Bonzai’nin kullanım şekilleri

Bonzai nasıl içilir diye sorduğumuzda genellikle toz veya sıvı hâlinde dünyaya dağıtılmakta ve sıklıkla esrara benzer biçimde sigara şeklinde tüketilmekte olduğu söylenebilir.

Kova yöntemiyle yani inhalasyon biçiminde kullanımı da oldukça yaygındır. Kullanıcılar küçük gruplarla veya yalnız kullanmayı tercih etmektedir.

 

Bonzai’nin etkileri

Etkileri hızlı başlar ve bireysel farklılıklara ve kullanım miktarına göre daha kısa veya uzun sürebilir.

Etkileri bileşenlerinin çok ve değişik olması nedeniyle de farklılık göstermektedir. İçinden fare dışkısı bile çıkabilmektedir.

Madde kullanımı sonrası hızlı tolerans gelişen bu maddenin etkileri arasında susuzluk ve açlık hissi, ağız kuruluğu, çarpıntı hissi, koordinasyon bozukluğu, sersemlik hissi, konfüzyon (kafa karışıklığı), anksiyete, saldırganlık, hafızada bozulma, algıda bozulma, göz bebeklerinde büyüme, görme sorunları, huzursuzluk, kâbus görme, saç dökülmesi, ciltte bozulma, ölüm korkusu ve baş dönmesi olabilmektedir.

Aynı zamanda bazı kişilerde hallüsinasyon, dissosiyasyon (ayrışma), paranoya ve psikotik bozukluklar gibi ciddi sorunlar da oluşabilmektedir.

Özellikle daha önceden psikiyatrik rahatsızlıklar yaşamış kişilerde bonzai kullanımıyla birlikte bu rahatsızlıkların nüks edebilme riski yükselmektedir. Bipolar Bozukluk ve Antisosyal Kişilik Bozukluğu risk faktörleri arasındadır.

 

Bonzai neden kullanılır?

Kişiler kullanım sırasında rahatlamaya eşlik eden şekilde kendilerini enerjik, istekli ve odaklanmış hisseder. Denetimsiz davranışlar ve bağlama uyumsuz bir neşe hâli görülebilir (sıklıkla da ani başlayan kahkahalarla karakterizedir).

Kendini rüyada gibi hissetme (oniroid hâl) söz konusu olabilir. Bazı kişiler hayati sorunlarla başa çıkamadığında kısa bir süre bile olsa sorunlarını unutmak için, bazı kişiler eğlenmek için veya kontrolü bırakabilme ihtiyacıyla bu maddeyi tüketebilir.

Bazen de altta yatan depresyon veya anksiyete bozuklukları gibi psikolojik rahatsızlıklarla başa çıkabilmek için kişilerin bu tip maddelere yöneldiği görülmektedir. 

Bonzai neden bu kadar popüler?

Sentetik kannabinoidler ilk olarak 1990’larda tıbbi amaçlı kullanım için laboratuar ortamında üretilmişlerdir; dolayısıyla yasal bir zeminde piyasaya sürülmelerinin yarattığı açıktan faydalanılmıştır. Türkiye’de ancak 2011 yılında yasadışı maddeler listesine sokulmuştur. Özellikle bu tarihe kadar:

Esrara göre daha şiddetli bir etkisinin olması,

Doğal bir uyuşturucuymuş gibi piyasaya sürülmesi,. 

Piyasaya sürüldüğü bazı dönemlerde esrarın piyasadan çekilerek kullanıcının Bonzai’ye mecbur bırakılması,

Kolay ulaşılabilir olması (örn: internetten satışının yapılması),

Ucuz maliyetli oluşu ve kolay üretilebilir oluşu (çoğunlukla sağlıklı olmayan şartlarda)

Değişen içeriğiyle kullanıcılara farklı kafalar yaşatması,

Nispeten uygun fiyatta satışa sunulması gibi nedenlerle hızlı biçimde yaygınlaşmıştır.

Ayrıca; geçmişte madde kullanımına bağlı denetimli serbestlik durumu olan kişilerin tahlillerde henüz saptanamaması nedeniyle de düzenli idrar testlerinde avantaj sağlamak için bu maddeye yöneldiği düşünülmektedir.

 

Mitler ve Gerçekler:

Mit: Esrardan üretilir.

Gerçek: Esrarın etken maddesi olan THC ile kimyasal olarak benzer bir yapısal özellik göstermesi kuru otlara emdirilebilmesini sağlar. Bu şekilde esrar gibi sarılarak veya bong ile tüketilebilir. Ancak kullanım açısından gösterdiği benzerlik aldatıcıdır, esrardan üretilmez, içeriğinde sentetik maddeler bulunur.

Mit: Saf THC’dir. Yanlış!

Gerçek: Esrar maddesinin içinde yer alan THC en çok bilinen doğal kannabinoiddir. Bonzainin içinde THC bulunmamaktadır. “Bitkisel tütsü” olarak piyasaya sürülmüş olsa da sentetik/kimyasaldır. Görüntüsünün ot biçiminde olması ve sıklıkla ot gibi tüketilmesi özellikle hedef kitle olan esrar kullanıcılarını tavlamaya yöneliktir.

Mit: Ottur, bunun da zararı yoktur. Kesinlikle yanlıştır.

Son zamanlarda internetten bile satılmaya başlanmıştır.

Gerçek: Bonzai başlangıçta yüksek dozda esrar (kannaboid) kullanımına benzer etkiler göstermesine rağmen bedende yol açtığı zararlar esrara göre çok daha tehlikelidir. Çok hızlı bir biçimde tolerans yükselir, bu sebeple bağımlılık yaratan etkisi güçlüdür.

 

Bonzai’nin yoksunluk belirtileri

Madde kullanımının kesilmesine bağlı yoksunluk belirtileri arasında çökkün duyguduruma eşlik eden huzursuzluk, bulantı, kusma, karın ağrısı, uyuşukluk, çarpıntı, sinirlilik, uykusuzluk, iştahsızlık, göz kızarıklığı, baş ağrısı, kas ağrıları, titreme ve ishal görülebilmektedir.

 

Bonzai’nin yol açtığı bedensel sorunlar

Kişiler bazen göğüs ağrısıyla acile başvurabilmektedir. Sıklıkla kalbin hızlı atmasıve hipertansiyon tespit edilmekle birlikte, bonzai karışımının içerisindeki maddelerin cinsine, kullanım miktarına ve bireysel değişkenlere bağlı olarak ateş yükselmesi, sık nefes alma, terleme, elektrolit dengesizlikleri, miyokard enfarktüsü, bradikardi, epileptik nöbet, akut böbrek yetmezliği, akut görme kaybı, solunum depresyonu, bilinç kapanması, pankreatit, Wernicke Sendromu, karaciğer ve böbrek işlevlerinde bozulmalar görülebilmektedir.

 

Maddeye bağlı zehirlenmelerde kardiyak aritmi, inme ve koma ortaya çıkabilmektedir. Zehirlenmelerin çoğunda klinik etki süresi sekiz saatten kısa olmasına rağmen bazı kişilerde yirmi dört saatten daha uzun sürebileceği bildirilmiştir.

Kan basıncındaki ani-hızlı yükseliş ile kalp hızındaki artış nedeniyle ölümcül olabilmektedir. İçeriğindeki maddelerin değişkenliği sebebiyle de kullanıcıların bedenlerinin kaldırabileceği dozun üzerine çıktığı durumlarda ölüm riski artış göstermektedir.

 

Bonzai kullanımı kalıcı hasar bırakır mı?

İçeriğindeki bileşenlerin değişkenlik göstermesi sebebiyle bedende yarattığı kalıcı etkiler tam olarak bilinmemektedir.

 

Ancak bedenden atılma süresinin uzun olduğu bilinmektedir.

 

Bonzai bağımlılığının tedavisi

Bonzai kısa sürede şiddetli biçimde bağımlılık yaratan bir maddedir. Kişilerde bırakma sonrası yoğun fiziksel semptomlar (yoksunluk sendromu) ve tekrar kullanmaya dönük güçlü bir istek (aş yerme) görülmektedir. İçeriğinde bulunan maddeler değişebildiğinden dolayı yol açtığı sağlık sorunlarına müdahalede bulunmak ve oluşabilecek sağlık sorunlarına dönük tedbir almak tedavinin ilk aşamasıdır.

Psikiyatr gözetiminde ayaktan veya yatarak detoksifikasyon tedavisine geçilir.

Detoksifikasyon (maddeden arındırma) süreci tamamlanan hasta devam eden ilaç tedavisine paralel biçimde psikoterapiye yönlendirilebilir.

Psikoterapide ilk aşama kişinin tekrar kullanımının önüne geçebilecek düşünsel, duygusal ve davranışsal müdahalelerin yapılmasıdır.

Kişinin kullanım geçmişi, aile öyküsü, hayatî zorlukları ve altta yatan diğer psikiyatrik sorunlarına dönük bir tedavi planı geliştirilerek çok boyutlu olarak destek sağlanır.

İlerleyen aşamalarda travma tedavisi uygulanabilir ve kişinin güçlü yanlarını açığa çıkarabileceği hayatî bir planlamanın temelleri atılabilir.

Psikoterapiye paralel olarak kişinin yakınlarına destek sağlanması iyileşmenin sürdürülebilmesi açısından faydalıdır.

Naltroksen içeren mikropellet Kapsüller cilt altına ufak bir operasyonla yerleştirilir, sedatif hipnotikler ve duygudurum dengeleyicileri de tedavide işe yarar.

Eşlik eden diğer psikiyatrik hastalıklara göre nöroleptikler ve diğer ilaçlar da eklenir.

Taksim’de bir SAT Komandosunu öldüren de bu maddeye bağımlıydı.

Uyuşturucu ve uyarıcılar en büyük baş belâlarıdır, uzak durmaya bakın.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya - 21 Haziran 2017

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 20 Eylül 2017