Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

BUNAMADAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 3624 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Please upgrade your flash player

Alzheimer Hastalığını Önlemenin En Basit 25 Yolu

Alzheimer hastalığı hepimizin ödünü koparıyor. Yaşlandıkça aklınızı kaybetme düşüncesi korku vermekte ve en bilinen şekli ile bunaklıktan, Alzheimer hastalığından kaçınmak veya hızını yavaşlatmak için yapabileceğimiz pek az şeyin olması, daha önce işi daha da kötü yapıyordu.

Ancak araştırmalar Alzheimer hastalığı riskini artıran veya azaltan pek çok faktör olduğunu ortaya koymuştur. Bunları uygulayarak hastalığın gelişme şansını büyük ölçüde kesebilirsiniz:

1. Ayak bileğinizi kontrol edin

Ayağınızdaki kan akışının yavaş olması beyninizde sorun olduğunu gösteren bir işarettir ve basit bir test, beynin kavrama durumunu ve inme ve bunama ihtimalini doğrulayabilir. Teori, kan damarı sağlığıdır ve bu bütün vücut için aynıdır. Tıkalı arterlerin derecesi ve ayaklardaki kan akışı, beyin kan damarlarında koroner arter hastalığının varlığını gösterebilir. Doktorunuzdan, ultrason cihazı ve bir kan basıncı manşonu ile yapılan, ayak bileğinizdeki kan basıncı ile kolunuzdakini karşılaştıran ayak bileği-kol endeksi (ABI) testi yapmasını isteyin. Kan akışındaki zayıflamayı düzeltmek için doktorunuz size step-up (basamak inip çıkma) eksersizi önerebilir veya beslenme ya da ilaç tedavisinde değişiklik yapabilir.


2. Antioksidan yönünden zengin gıdalar

Belirli gıdalar, hafızanın zayıflamasını yavaşlatan ve Alzheimer hastalığını önlemeye yardım eden antioksidanları beyninize gönderir. Bunun için tüm meyve ve sebzeler iyidir ancak bunlar arasında kara ağı dudu, mürver ağacı dutu, kara üzüm ve yaban mersini en önde gelir.

3. Kötü yağlardan uzak durun

Tükettiğiniz yağın tipi, beyin işlevlerinizi daha iyi ya da daha kötü yapıyor. Beyin hücrelerinin yetersiz olmalarına yol açarak gelişimini engelleyen doymuş yağlardan uzak durun. Süt, peynir, dondurma dâhil, yağ oranı düşük veya yağsız süt ürünleri tüketin. Derin dondurulmuş gıdaları azaltın.

4. Daha büyük bir beyniniz olsun

Siz 30 veya 40 yaşlarına ulaştığınızda beyniniz küçülmeye başlar ve böylece öğrenmek daha uzun sürer. Ancak bilim adamları şimdi, öğrenme eylemi yoluyla beyninizin boyutunu arttırabileceğinize inanıyor. Yeni şeyler üzerinde durun, beyninizi uyaran yeni bir şeyler öğrenmeye çalışın veya arkadaş çevrenizi genişletin.

5. Çikolata Tedavisi

Çikolatanın ana maddesi kakao, güçlü kalp ve beyin koruyucu özelliklere sahip flavanoidler denilen çok yüksek antioksidan yoğunlukları içerir. Sıcak kakao içmek beyne kan akışını arttırır. Toz kakaodaki flavanoidler, sütlü çikolatadakinin iki katına sahip olan siyah çikolatadaki flavanoidlerin iki katını içerir. Beyaz çikolatada sıfırdır.

6. Östrojen Delili

Alzheimer hastalarının yüzde seksen altısı, hafızasını arttıran östrojen hormonunun korunmasını belki de yaşamlarının yarısı boyunca kaybeden, kadınlardır. Aksi doktorunuz tarafından istenmedikçe, ilerideki bunaklık ve inme risklerinin başladığı menopoz döneminde hemen östrojen almaya başlayın.

7. İyi kolesterolü yükseltin

İyi tip HDL kan kolesterolünün sizi kalp hastalıklarından koruduğu çok iyi bilinir. Ayrıca, beyninizi de koruyabilir. Araştırmacılar,  beyin hücrelerini tahrip eden yapışkan maddeleri önlediğini ve beyin hasarını azaltmakta antienflamatuvar (iltihaplanma önleyici) olarak görev yaptığını ileri sürüyor. İyi kolesterol düzeyini arttırmanın yolları eksersiz yapmak, fazla alkol almamak ve kilo vermektir.

8. Google falan

İnternette arama yapmak yaşlanan beyni, bir kitap okumaktan çok daha fazla uyarıyor. MR görüntüleme taramaları, deneyimli sörfçülerinin acemi olanların beyin faaliyeti kıvılcımlarının iki katına sahip olduğunu gösteriyor. Bilgi aramak, bir şey satın almak veya oyun oynamak için internette girin. Bunun beyninize ne kadar yararı olacağı bilinmiyorsa da pasif uğraşlardan daha iyi olduğu muhakkak.

9. ApoE4 geni

Bunu okuyan siz dört kişiden biri, geç-başlangıçlı Alzheimer hastalığının gelişimine karşı sizi üç veya on kez daha fazla duyarlı yapan bir genetik süre-bombasına sahiptir. Buna apolipoprotein E4 geni deniyor. Eğer ebeveynlerin birisinden tek değişkenli bir ApoE4 kalıt alırsanız, Alzheimer riski üçe, her iki ebeveynden de çift doz alırsanız risk 10’a katlanıyor. ApoE4 gen tipinizi doğrulatmak için doktorunuzdan bir DNA testi yapmasını isteyin.

10. Kahveye evet deyiniz

Kahve beyin yaşlanmasına karşı bir güçlendirici olarak ortaya çıkıyor. Antienflamatuvar olup beyinde kolesterolün hastalık etkilerini durdurmaya yardım ediyor ve tümü bunamayı destekleyen inme, depresyon ve Diyabet risklerini kesiyor.

Kahve, sinirlerdeki ölümü durduran ve diyabeti azaltan yüksek antioksidan ve kafein içermekte. Çoğu kişi için iki veya dört fincan günlük kahve alımı zarar vermiyor ve yardımcı oluyor.

11. Zayıflık tehlikeleri

60 yaştan sonra veya bu yaşlarda açıklanamayan kilo kaybı Alzheimer hastalığının işareti olabilir. Bir araştırma, kadınların bunama öncesi en az 10 yıl kilo kaybı ile başlayan bir hastalık geçirdiğini gösteriyor. Kiloları eşit olan kadınlar arasında, bunama gelişimine devam edenlerin otuz yıl içinde zayıfladıkları ve Alzheimer hastalığı olmayan kadınlardan ortalama 5.5 kg daha az kilolu oldukları görülmüştür. 60 yaşından sonra açıklanamayan kilolar konusunda doktorunuzla konuşun. Gene de şarapla ilgili yayınlar hep Orta Avrupa ülkelerinden geliyor. Dikkat edin...

12. Şarap İçmek

Günde bir bardak şarap bunaklığı geciktirmeye yardımcı olabilir. Araştırmacılar alkolün iltihap azaltıcı olduğunu ve bunaklığı engellemeye yardımcı olan iyi kolesterolü yükselttiğini söylüyor. Kırmızı şaraptaki yüksek antioksidanlar, bunaklık karşıtı ek etki sağlıyor. Bu antioksidanlar arter rahatlatıcı, kan damarlarını genişletici ve bilişsel işleyişi teşvik eden kan akışını arttırıcı işlev görüyor.

13. İlk işaretleri biliniz

Bellek sorunları ilk işaret değildir. Derin idrakte bir düşme olduğunun farkına varabilirsiniz. Örneğin bir bardak suyu almaya uzanır ama onu pas geçer ya da caddenin karşısına geçerken uzaklığı yanlış değerlendirirsiniz.

Egzersizler

Yap-boz bulmaca yapmak veya bir haritaya bakmak kafa karıştırıcı olabiliyor. Koku duyunuzu kaybetmek, aynı soruyu tekrar tekrar sormak veya kişisel eşyaları garip yerlere (anahtarları buzdolabına) koymak da erken bir işaret olabilir. Hafıza sorunlarının farkına varmamak, daha başarılı hayat biçimi değişiklikleri ve ilaçlar, muhtemel erken işaretler olarak değerlendirilir.

14. Akdeniz diyeti

Akdeniz diyeti, yaşadığınız yer neresi olursa olsun, beyni hafıza bozulması ve bunaklıktan korumaya yardım edebilir.

Araştırmalar, Yunan ve İtalyanların yediklerinin beynin gıdaları olduğunu tutarlı olarak ortaya koyuyor. Bu yeşil yapraklı sebzeler, balık, meyveler, fındık, ceviz, baklagiller, zeytinyağı ve biraz şaraptan oluşan zengin diyeti uygulamak Alzheimer hastalığı şansını neredeyse yarı yarıya azaltabiliyor. Sadece bir veya birkaç gıdaya bağlı olmak yerine bu, beyin hücrelerini oksidatif hasarlardan koruyan bir antioksidanlar dizini dâhil, beyine iyilik eden karışık birçok gıdadan oluşan bir menüdür.

15. Orta Yaş Şişmanlığı

Beyniniz kilolu olmanızı dikkate alıyor. Bir araştırma, normal kilolu olanlara göre aşırı şişman (Obez) kişilerin %8, fazla kilolu olanların ise %4 daha az beyin dokusuna sahip olduklarını ortaya koymuştur ki bir bilim adamına göre şişmanlık Alzheimer hastalığı riskini büyük ölçüde arttırıyor. Ayrıca, beynin Alzheimer hastalığının hedef aldığı alanlarında beyin küçülmesi meydana geliyor ki bu planlama, uzun süreli hafıza, dikkat ve yürütme işlevleri ile hareketlerin kontrolü için son derece önemlidir.

Dikkat Edilecek Şeyler

Genç veya orta yaşta iken erken kilo artışı belirtilerini dikkate alınız. 70 yaşından sonra aşırı şekilde şişman olmak, Alzheimer hastalığı riskini arttırmıyor ancak bilişsel işleyişi uyarıcı en iyi yol olan ve Alzheimer hastalığının başlamasını her yaşta geciktirebilen eksersiz yapmayı ihmal edebilirsiniz anlamına da gelmiyor.

16. Uykunuzu tam alın

Uykusuzluk beyin hücreleri için zehirleyicidir. Hafıza kaybı ve Alzheimer hastalığına karşı beyninizi korumakta şaşırtıcı güçlere sahiptir.  Alzheimer hastalığını birincil olarak kışkırtan, bir bilim adamına göre sizi hızlandırılmış risk altına sokan ürkütücü beyin toksini peptit, beta-amiloid düzeylerinin yönetilmesine yardım eden harika bir ilaçtır. Bir araştırma, ortalama beş veya daha az saat gece uykusunun, şeker hastalığına ve Alzheimer’e yol açan obeziteye sebep olabilen tehlikeli karın bölgesi organlarının büyük ölçüde yağlanmasıyla doğrudan ilgili olduğunu göstermiştir. Uyku bozuklukları olanlar, şekerlemeler yapın ve tedavi olun.

17. Sosyal çevrenizi genişletin

Alzheimer hastalığından ölen sosyal çevresi çok geniş 90 yaşındaki bir kadının beyni üzerinde araştırma yapan bilim adamları, kadının sahip olduğu geniş sosyal çevrenin, onun beynine Alzheimer hastası olduğunu fark ettirmeyen güçlü bir “kavramsal rezerv” sağladığını buldular. Bunun nasıl olduğu bir gizem, ancak arkadaşlar ve aile ile etkileşimde bulunmak görülüyor ki beyni daha verimli yapıyor. Beyin Alzheimer’in bıraktığı kırık bağlantılara bypass yapmak için değişik iletişim yolları buluyor. Arkadaşlar ve aileyi sıkça görün ve sosyal çevrenizi genişletin.

18. Gerilimin üstesinden gelin

Vücudunuz gerilim (stres) altındayken kortikosteoritler adı verilen ve bir bunalım durumunda sizi koruyan hormonlar üretir. Ancak iş sorunları, trafik ve parasal kaygılar gibi günlük olayların tetiklediği sürekli gerilim hali tehlikeli olabilir. Bu, zaman içinde beyin hücrelerini tahrip ediyor ve yeni hücre oluşumunu bastırıyor, yani gerçekten beyninizi küçültüyor. Sevilen birisinin ölümü veya emeklilik gibi yaşam şeklinde değişiklik gibi ani olaylar, bunaklık öncesi ciddi ruhsal gerilim kalıntısı bırakıyor. Biliniz ki süreğen gerilim yaşlı insanların hafıza azalması ve bunaklıktan korunmasızlığını arttırıyor.

Konu ile ilgili doktor öğütlerini uygulayın. Antidepresan kullanımı, danışmak, gevşeme tekniklerine ve diğer tedavi biçimlerine erken başlanılması halinde bellek kaybına ilişkin gerilim önlenebilir.

19. Dişlerinize özen gösterin

Kötü durumdaki diş etleri beyninizi zehirleyebilir. Diş eti hastalığından sorumlu bulaşmanın (enfeksiyon), beynin hafıza kaybı alanlarına ulaşan iltihaplı yan ürünler yaydığını bulan diş ile ilgili Amerikalı araştırmacılara göre, diş ve diş eti rahatsızlığı olan kişiler bellek ve kavrama testlerinden düşük puanlar alma eğilimindedir. 

Dişler ve Bakım

Sonuç olarak fırça kullanmak, diş ipiyle temizlik ve diş eti hastalığını önlemek yalnız diş eti ve dişlerinizin sağlıklı kalması değil belleğinizin daha keskin olmasına yardım edebilir. Bir başka araştırmada, çok ciddi diş eti yangısı olan yaşlı kişilerde bellek ve algılama bozukluğu belirtilerinin görülmesi, az şikâyeti olanlara göre iki veya üç misli daha olası olduğu görülmüştür.

Yeterli B12 vitamini alın

Yaşlandıkça kandaki B12 vitamin düzeyi düşüyor ve Alzheimer hastalığı şansı artıyor. Bunu gıdalardan özümseme yeteneğiniz, sonraki beyin bozulma yıllarına bir evre başlatarak orta yaşta azalmaya başlar. Oxford Üniversitesi araştırmacıları,  yeterince B12 vitamini alamayan beynin küçüldüğünü ve eksikliğin nöronlar etrafındaki yağlı koruyucu miyelin kılıfını lime lime ederek beyin atrofisine yol açtığını buldular. 40 yaşından sonra günlük 500 ile 1000 mg B12 vitamini alınız.

21. Her şeyde sirke

Sirkenin hafıza azalmasına, yani yüksek kan şekeri, ensülin direnci, diyabet ve diyabet öncesi hastalıklara ve kilo almaya yol açabilen risk faktörlerini azalttığına ilişkin birçok kanıt vardır. Araştırmacılar, insan ve hayvanlar üzerinde yaptıkları çalışmalarda asidik gıdaların potansiyel glikoz düşürücü etkiye sahip olduğunu fark ettiler. Araştırmalar, diyabet, hızlı bunaklık ve bellek kaybı ile ilişkili kilo almayı ve obeziteyi engelleyici, iştahı ve gıda tüketimini frenlediğini de ortaya koydu. Sirkeyi salatalarınıza ve yemeklerinize ekleyin. Her tür sirke iş’e yarar.

22. Gözlerinizi kontrol ettirin

Eğer görmeniz çok iyi ve bunu yaşlandıkça koruyorsanız, bunaklığın gelişim şansı şaşılacak şekilde, %63 düşüyor. Eğer görmeniz zayıfsa, kalan yaşamınızda göz muayenesi ve olası tedavi için doktora sadece bir kez gitmeniz, bunaklık olasılığını yaklaşık aynı miktarda azaltıyor. Görme sorunlarının bunaklığı nasıl geliştirdiği tam olarak açık değildir ancak görmenin zayıflaması, hem algılamayı, hem de idrak etmeyi azalttığına inanılan tüm sosyal faaliyetlere, okumaya ve eksersiz gibi akılla ilgili ve fiziksel faaliyetlere katılımı zorlaştırıyor.

Köri baharatı tüketin

Toz halindeki köri, yapısında Hafıza azalmasını geciktirdiği bildirilen kurkumin bulunan sarı-portakal renkli Hint safranıdır. Bir araştırma, az miktarlarda bile köri tüketen Hintlilerin kavrama testlerini daha iyi yaptıklarını gösteriyor. Kurkumin, idrakin düşüşünü yavaşlatmak için Alzheimer’i tetikleyen amlioid plakları oluşumunu (bu kişilerin beyinlerinde bulunan birikimler) engelliyor ve mevcut plakları yavaş yavaş yok ediyor. Haftada iki üç kaşık sarı renkli köri tüketilmesi veya yemeklere serpilmesi öneriliyor.

24. Diyabet Kontrolü

Tip 2 diyabet sizi Alzheimer hastalığına karşı korunmasız yapıyor. Araştırmalar, riskin ikiye üçe katlandığını ve diyabet ne kadar erken ise bunaklığın yerleşmesi ve bunaklık olasılığının o kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Bazı uzmanlar Alzheimer hastalığını “beyin diyabeti” olarak adlandırıyor. İki bozukluğun da benzer nedenleri var – obezite, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, fazla yağlı ve şekerli diyetler, düşük fiziksel aktivite ve yüksek kan şekeri. Kısacası, Şeker Hastalığı nöronları tahrip ederek ve iltihaplanmayı yükselterek beyne çifte darbe vuruyor. Kan şekeri düzeylerinin düşük olması için ne mümkünse yapınız ve düşük doymuş yağ diyetini ve düzenli eksersiz yapmayı bırakmayınız,

25. Çay için

Kanıtlar, çayın Alzheimer hastalığından önce gelen algılama kaybını önlediğini ve içtiğiniz çay kadar beyin olgunlaşmasının o kadar keskin olduğunu gösteriyor. Çayın sırrı bir şey değildir. Çay yaprakları, kana geçen ve beyinde sinirsel hasarı önleyen bileşikler içeriyor.

***

Belirli miktarda yeşil çay antioksidanı, beyin hücrelerini öldüren beta-amloid toksisitesini (zehirli tesirini) engelleyebiliyor. Normal ve yeşil çay içimine önem verin. Süt çayın antioksidan etkinliğini %25 azaltabiliyor, süt eklemeyin.

***

Ayrıca bol seyahat etmenin ve yeni yerler görmenin de bunamaya karşı bir sigorta oluşturduğu söyleyebilirim.

Ayrıca çok okumak ve kendine önem vermek de çok önemlidir.

Sevgi ver Saygılarımla

Mehmet Kerem Doksat – Heidelberg – Almanya 29 Kasım 2015 Pazar

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazartesi, 23 Ekim 2017