Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

CANLI BOMBA YAKALANDI (MI)

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2818 kez okundu
  • 0 yorum
  • Yazdır

17 şehitten sonra, Diyarbakır'ın ortasında katliam teşebbüsü, şehitler ve birçok yaralı felâketi. Hele o hâmile karısını kurtarırken ruhunu teslim eden güzel ve yiğit adam. Devletin, Emniyet'in ve TSK'nın itibârı zâten topyekûn taarruz altında.

Bir şeyler yapmak lâzım, bir şeyler.

Bir baktık ki, dün önce bir haber bombası patladı!

Önce üzerinde 20 Kg patlayıcı ve muhtelif "düzenekler" bulunan bir "kadın" yakalandı dendi. Sonra gittikçe daha fazla ve hızla istihbar edildik ki, meğer Ezgi kod adlı bu "kadın" (hâlâ televizyonlarda böyle deniyor) iki ay önce Kandil'den eylem için gelmiş, Emniyet de kendisini adım adım takibe almış. Okmeydanı'nda buluştuğu "erkekten" bir çanta teslim alınca üzerlerine atlayıp kıskıvrak yakalayıvermişler.

Hemencecik bunları azmettiren iki PKK'lı da Van'da ele geçirildi. Hiç yüzlerini gizlemeden veya "biji biji" demeden, pek de tıraşlı ve efendi görünüşlü bu iki teröristin gözaltına alınışlarını seyrettik. Meş'ûm "kadını" nedense hiç göremedim.

Bu arada plâstik patlayıcıların ve "düzeneklerin" küllî ağırlığı 8 Kg 800 grama düştü. Olağanüstü güzel ve kılık kıyâfet yönetmeliklerine pek uygun bıyıkları ile Cerrahımız ve hitabet dehâsıyla Vâlimiz içimize sular serpen beyanlarda bulundular. Güvenlik "önlemleri" arttırıldı. Herkes pek sevindi.

Hemzaman olarak önde güzel mi güzel iki kızımızın yürüdüğü özel antiterör-timlerinin geçişlerini seyrettik.

Demem o ki, İngilizce'de bir lâf vardır: "2 gud 2 b tru" diye (bu şakacıktan yazılışın doğrusu "too good to be true" şeklindedir); yâni "doğru olamayacak kadar güzel". Hani, inşallah bunlar hep hakikidir, göz boyama değildir. Çünkü hâlâ hiçbir radikal tedbir almayıp, hem ekonomik hem de içtimaî mes'eleler hakkında kendisini ikaz eden TÜSİAD ve sâir kurumlara fırça atan Devletlûmuz da pek memnun, devlet seviyesinde görüşülerek zımnen resmen tanınmış olacak olan Kuzey Irak Kürt "Yönetimi" ile görüşüleceği için Gülümüz çok sevinçli. Yeni zokalar yutacağız, yolu yapılıyor. İlk "gerçek eylemde ne yapacaklar merak ediyorum; pardon etmiyorum, aynı şeyler tekrarlanacak.

Bu arada, Serdar Akinan nedense artık Akşam'da hiç yazmıyor; ST ile HK ise coşuyorlar, "solculuk" yapıyorlar, Marks'ı övüyorlar. Aynı gazetede sado-mazokist çerçeveli ve resmiyle KAMÇI köşesinde pek mühim şeyler yazan Tuğçe Tatari'den öğreniyoruz ki imam hatiplikten sosyeteye zıplayan Ahmet Hakan, Pelin Batu, Zuhâl Olcay ve Zeynep Tunuslu başta olmak üzere, pek çok "sosyetik" hâtunla poligamik takılıyormuş ve çok ayıp ediyormuş!

Bu arada, Adana Yüreğir'de iki Kürt aşireti kapışmış ve çatışmış. Gerginlik sürüyormuş!

İzov ve Bucak aşiretlerinin Şanlıurfa'daki düğününde binlerce USD göklerde uçmuş. Yazık, fakirlikten ne yapacaklarını şaşırdı çocuklar.

***

Dünyâda da birtakım şeyler daha oluyor.

Bakın, Amerikalı yatırım uzmanı Dr. Marc Faber bu ayki köşe yazısını nasıl bitirmiş: "Federal Hükûmet bize 600 USD değerinde bir geri ödeme yapıyor. Eğer bunu Wal-Mart'da harcarsak para Çin'e gidecek. Benzin alır isek Arap'lara, bir bilgisayar alırsak Hindistan'a... Sebze ve meyve alırsak Meksika, Honduras(?) ve Guatemala'ya gidecek. Düzgün bir araba alırsak da Almanya'ya... Gereksiz çerçöpe yatırsak Tayvan'a gidecek ve bunların hiç biri Amerikan ekonomisine fayda sağlamayacak. Parayı ülkemizde tutmanın tek yolu fâhişelere ve biraya harcamak, çünkü artık ABD'de üretilen tek şey bunlar. Ben üzerime düşeni yapıyorum".

Nejat Aksel dostumun kulakları çınlasın.

Obama ve Bush ne yapıyorlar acaba?

***

Dünya Tabipleri Birliği (WMA), Türkiye'nin Ermeni'lere soykırım yaptığını savunuyor. Tıp Kurumu, Sağlık Bakanlığı ve TTB'nin girişimde bulunması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 85 ülkedeki sağlık örgütlerinin üye olduğu WMA, Ermeni soykırımı iddialarını destekliyor. Resmî internet sitesindeki "Ayın Ülkesi bölümünde üye ülkelerden Ermenistan tanıtılırken, Türkiye'de 1914/1918 yılları arasında "1.5 milyon Ermeni'nin öldürüldüğü ve "Ermeni'lere soykırım yapıldığı alenen yazılıyor; inanmayan baksın: http://www.wma.net/e/members/countryofthemonth.htm. Ermenistan hakkında tarihi bilgilerle birlikte "Ermeni soykırımına ilişkin de şu ifâdelere yer veriliyor: "Türkiye'de Ermeni soykırımında 1.5 milyon Ermeni'nin 1914/1918 yılları arasında öldürülmesinin ardından çok sayıda Ermeni dünyânın her tarafına dağıldı.

Soykırım iddialarının yanı sıra, Ermenistan'ın Azerbaycan'ı işgâlini de meşrûlaştıran ifâdelerin bulunduğu tanıtımda, Yukarı Karabağ'ın işgali hakkında da "Ermeniler 1987'de Yukarı Karabağ bölgesine dönmek için harekete geçmeye başladı. 1992 ve 1993 yıllarında Ermenistan ve Azerbaycan arasında savaş sürdü. Ermenistan Nisan 1993'te avantajlı duruma geldi" deniliyor.

Türk Tıp Kurumu Genel Sekreteri Dr. Ali Rıza Üçer yaptığı açıklamada, söz konusu tanıtımın aylardır yayınlandığına dikkat çekiyor. WMA'nın 2004 yılında da terörist başı Abdullah Öcalan'ı "Türkiye'de zor durumda olan yegâne hasta olarak ilân ettiğini hatırlatan Üçer, Sağlık Bakanlığı ve Türk Tabipleri Birliği'nin bu yazının web sayfasından çıkartılması için girişimde bulunması gerektiğini söylüyor ve "bu sağlanamadığı takdirde Türk Tabipleri Birliği'nin WMA'dan ayrılması gerekmektedir diyor.

Haydi, benim Devletlûm, haydi benim Gülüm,

Târumar edin oraları, insan içine çıkamasınlar. Öylesine ki, WMA hey'et-i umumiyesi topluca istifa edip, din-i İslâm'a tebenni etsinler.

Tamam mı, devam mı?

***

Saat 20:00, şu anda SKYTURK'te Gürkan Hacır ile Şimdiki Zaman Programı'nda, Kadir Mısıroğlu ahlâksız Atatürkçü'lerin kendisini nasıl haksız yere cezalandırdıklarını anlatıyor. Birinci Cumhuriyet'in hatalarını bağıra çağıra bizlere anlatıyor. Prof. Yalçın Küçük'ün "sağcı" versiyonu! Üslûp da, takke de, hülle de, gülle de neredeyse aynı.

Ah Sevgili Erol Göka, "dinî ağırlıklı yayınlar yapan bir kanal şeklinde bahsettim  diye dinci dediğimi" sanıp da ne kızmıştın bana!

Efendim, şimdi köşkümdeki golf odasında simülatörle oynamaya gidiyorum.

     Orada Blue Label yudumlanıp, Wall Street Journal filân okuyacağım.
           Sonra da, Dr. Marc Faber'in tatbikatı üzerinde derin derin düşüneceğim.

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 12 Ekim 2008 Pazar

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 21 Şubat 2018