Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

CHP NASIL YOK EDİLDİ?

Posted by on in Politik
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 4060 kez okundu
  • 5 yorum
  • Yazdır

Yok, Çirkin Kral’mış, yok büyük sinema üstâdıymış, yok şuymuş buymuş!

Yâhu Yılmaz Pütün (sonradan Güney) kelimenin tam anlamıyla kaatildir, Kürtçüdür ve Fransa’nın koruması altında kanserden oralarda ölmüştür.

Babası Siverekli Zaza ve annesi Varto’lu Kürt olmakla birlikte, aslen Adana doğumludur. Kendisini “asimile edilmiş Kürt” olarak tanımlamıştır.

Yâhu, bir de edilmese neler yapardı acaba? 

Bakın seyredin:

,

Bu videoları mutlaka da indirin, yarın öbür gün bir Atatürkçü dernek tarafından(!) gene yasaklanmadan önce…

Arşivde bulunsun…

Filmlerinin de hiçbir san’atkârâne özelliği yoktur; bol feodal kabadayılık, bıçkınlık ve antisosyallik:

Şimdi de Başbakanımız’ın çılgınca hayranı olduğu Ahmet Kaya’nın videosunu seyredin...

Bu derin mütefekkirin lâflarını dinleyin (takıyyeye dikkat), de bu adamların marşını seyredin, Sonra bakın:

 

Bunlarda hiç bölücülük filân yok, kim derse vallahi müfterîdir!

Allah’ına kadar, ölene kadar Kürdüz biz“:

!

Yarısını Türklük için söylersen yeni yasalara göre “suç”.

Nedense gene aklıma

 

ve konseri geldi… Peşmergeler’e methiye düzerkenki. Hani o şimdi bir Büyük Kulüp’lü ya…

***

Atatürk’ün kurduğu partinin seçilmiş (elected or selected) başkanının baba tarafından Kürt şakîsi torunu ve Alevî olduğunu öğrendik de, ana tarafından Ermeni olup olmadığı suâllerini hep eskizlerle geçiştiriyor, demek ki doğru!

Bakın http://www.antigazete.com/kemal-kilicdaroglu-ermeni-donmesi-mi_haberi_1387.htm adresine, ne iftira var ne de çarpıtma!

Voleyi müthiş vurdurttular!

Şimdi kimse kalkıp da “biz bu ülkede kardeşlik için savaşıyoruz” diye takıyye yapmasın, bir yandan Türklüğe ve Türk’lere “ha s..tir, ha s..tir” diyenleri koruyup kollayanlara…

“Ne mutlu Türk’üm” diyen adam gibi adamın kurduğu partinin başına Pennsylvania târikiyle Kürt-Ermeni-Alevî ortalamasını oturttular. O adam gibi adamın, yâni Atatürk’ün koyduğu isme, yâni Tunceli’ye ısrarla muhalefet edip, sürekli olarak Dersim diyor.

Soner Yalçın’ın htttp:/www.hurriyet.com.tr/yazarlar/15608090.asp?yazarid=218 yazısını bir okuyun, tıklamanız yeter!

Ve…

Bu karizması, liderlik özellikleri nâkıs olan kişi, Atatürk’ün kurduğu partinin başına seçildikten sonra malûm “açılıma” katılıyor ve ilk ciddi icraatı ise Yılmaz Güney namlı kaatilin ve Ahmet Kaya isimli bölücünün mezarını ziyaret etmeye gitmek oluyor.

İkinci icraatı olarak da Alenî Bölücü Parti’ye “sizinle de görüşürüz, herkesle de” diyerek kapısını ÖDP’lilere, herkese açıyor! “Atatürk’ün Kürtlere verdiği söz” palavrasını yakında ulusal düttürü yapacaklardır (affedin, dayanamadım)!

Bana “sen Türk ırkçısısın” diyecek kalın kafataslılara hatırlatayım bir… Yapmadığımız soykırım için pek çok ülkede cezalıyız, ABG’de de olması an mes’elesi, kime mi: Ermeniler’e!

Pamukçuk Nobel’i nasıl kapmıştı: Kürt ve Ermeni soykırımı yaptığımızı iddia ederek.

Milliyetçi Hareketsizlik Partisi Başkanı kırk yılda bir doğru lâf etti: “Bir san’atçı vardır vatana ihânetten 3 yıl 9 ay ceza alıp yurtdışına kaçmış. Eğer vatan hâinlerine saygı gösteriyorsan, cezaevindeki vatan hâinlerine de saygı göster. Bir san’atçı var ki Yumurtalık Hâkimi’ni silâhla öldürüp yurt dışına kaçmıştır. O zaman bu millet der ki o san’atçının kabrini ziyaret ediyorsan Hâkim Sefa Mutlu’nun da kabrini ve âilesini ziyaret et”.

Pek yakında kimin soyunu kırdığımız resmen iddia edilecek: Kürt’lerin.

   Peki, Kemal Kılıçdaroğlu neyin ortak bileşeni ve bu icraatı neye hizmet ediyor?

      Hele, Mehmet Ali Ağca namlı kaatilin TRT-1’de reklâmı neyin nesi?

         Bilene bir metre minâre gölgesi…

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 20 Kasım 2010 Cumartesi

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 21 Şubat 2018