Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

GIDA GÜVENLİĞİNDE BİLGİ KİRLİLİĞİ

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 1231 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

İNSAN TÜRÜ EVRİMSEL AÇIDAN HER ŞEYİ YER (OMNİVORDUR)

İlk atalarımız da muhtemelen leş yiyicilerdi, pişirmeyi öğreninceye kadar!


İşte Tam Taş Devri Diyeti!

Türk Mimar Mühendis odaları Birliği (TMMOB) Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi tarafından 2 bin 20 tüketiciyle gıda güvenliğiyle ilgili anket yaptı. Ankette, tüketicilerin yaşı arttıkça güvenli gıda bilincinin arttığı ortaya çıktı. Ankete katılanların yüzde 65’i ise piyasada “organik” diye satılan gıdaların gerçekten “organik” olduğuna inanmadığını dile getirdi.

***

Bursa Akademik Odalar Birliği Yerleşkesinde düzenlenen Bursa Kent Sempozyumu’nda “Bursa’da Tarım ve Gıda Güvenliği” konulu oturumda TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Serkan Durmuş, çarpıcı anketin sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı.

Şehrin muhtelif semtlerinde anket çalışması yaptıklarını anlatan Durmuş, şunları kaydetti: “Çalışmayı her eğitim düzeyindeki insanlarla yaptık. Vatandaşlara gıda güvenliğini sorduk. Bu anket neticesinde ortaya çıkan sonuçların Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile vatandaşlar açısından önemli olacağına inanıyoruz. Anketler neticesinde görünen şu ki gıda denetimleri konusunda bir takım eksikliklerin olduğu, tüketicilerin güvenli ve sağlıklı gıda tüketmediklerine dair veriler oluştu. Tüketiciler, denetimler sonucunda uygulanan cezai yaptırımların yeteri kadar olmadığını düşünüyor ve bununla ilgili kaygıları var. Yıldırım, Osmangazi ve Nilüfer ilçelerinde yapılan anketlere göre vatandaşların yüzde 60’ının tükettiği gıdaların sağlıklı ve güvenli olmadığını düşündüklerini tespit ettik”.

Vatandaşların gıda ürünü alırken fiyata da ambalaja da baktığına dikkat çeken Oda Başkanı Durmuş, “ama marka ve güvenirlik ön plana çıkıyor. Tüketici alışveriş yaparken ambalajlı ürünü tercih ediyor. Tüketiciler, piyasaya 'Organik' diye sunulan ürünlerin organik olduğuna inanmıyor. Tüketicinin yüzde 65’i organik diye satılan ürünlerin organik olduğuna inanmıyor ve yaş arttıkça bilinç düzeyi daha da artıyor. 22 yaşın altındaki insanlarda bu bilinç düşükken 40’lı yaşların üzerindeki tüketicilerde güven azalıyor” dedi.

***

Sağlıklı gıda ürünlerinin temini, kendi kendine yetebilirlik, ekilebilir arazi ve su kaynaklarının yeterliliği gibi alt başlıkları bulunan gıda güvenliği, kamu sağlığını çok yakından ilgilendiriyor.

Bazı araştırmalar, 5 bin yıllık tarihsel perspektifte sosyal ayaklanma, sivil itaatsizlik, imparatorlukların çökmesi gibi büyük toplumsal ve siyasal olayları, olumsuz tabiat ve iklim şartlarının, kıtlık gibi gelişmelerin tetiklediğini ortaya koyuyor. İnsanların ruh halini değiştiren, sağlık ve zekâ düzeylerini etkileyen biyolojik ajanların veya genleriyle oynanmış ürünlerin varlığından söz ediliyor.

Bu yapılmaya karar verilmişse mutlaka uyulması gereken noktalar vardır. Bu noktalara yani kurallara uyulduğu takdirde aç kalmadan sağlıklı bir şekilde kilo verilebilir. Canan Karatay diyetlerinde ödül olarak kişiye sağlık sunulmaktadır.

***

Sağlıklı kilo verebilmek ve verilen kiloların kalıcı olabilmesi için Canan Karatay Diyetinde hangi kurallara uyulmalıdır?


Bu diyette yemek seçimi ve pişirme teknikleri çok önemlidir. Yemek seçimi ve pişirme tekniklerinde aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:

Hazırlanan yemeklerde kesinlikle un ile hazırlanan terbiyeler kullanılmamalıdır.

Yemekler altı kısık ocakta uzun sürede pişirilmelidir. Kuru soğan veya biber gibi sebzeler yağda kavrulmadan direkt olarak tencereye diğer malzemeler ile atılarak pişirilmelidir.

Yemekleri pişirmek için cam, emaye, çelik, fırın tepsisi veya emaye kaplı döküm tencereler tercih edilmelidir. Alüminyum, teflon, fırın poşeti yahut mikro dalga pişirme yöntemlerinden kaçınılmalıdır.

Mikser veya karıştırıcı tarzı el aletleri yemeğin işlem görmesine neden olabileceğinden mümkün olduğunca kullanılmamalıdır. Bu tür el aletleri sebzelerde bulunan liflerin yok olmasını sağlayarak yemeği sağlıksız bir hale dönüştüreceği için karıştırma işlemleri daha çok tahta kaşık veya el çırpıcıları ile yapılmalıdır.

Pişirilen yemeklerde sızma zeytinyağı, inek, koyun yahut keçi sütünden elde edilmiş tereyağı veya kuyruk yağları kullanılmalıdır. Tereyağı ev ortamında hazırlanarak yemekler için gönül rahatlığı ile kullanılabilir.

Özellikle kızartma ve sıcak yemeklerde soya, ayçiçeği veya kanola yağları asla kullanılmamalıdır. Bu yağlar ısıya maruz kaldığında doğallıklarını kaybederek trans yağ özelliğini alır. Trans yağlar vücut için oldukça zararlıdır. Karaciğer yağlanması gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabilirler.

Taş Devri Diyeti

Taş devri diyeti yani Paleo diyeti otizmliler, osteoporozlular, aşırı kilolular, diyabetliler, depresyonlular, kanser hastaları, kalp hastaları, küçük çocuklar, hamile kadınlar, yaşlılar, sporcular gibi binlerce kişinin başvurduğu diyet olarak göze çarpıyor. Taş devri diyeti atalarımızın yıllar öncesine dayanan yeme, içme alışkanlıklarına dayanan bir felsefedir.

Taş Devri Diyeti Nasıl Yapılır?

Özellikle yediğimiz yemeklerde ete düşkün bir millet olduğumuz tartışmasız bir gerçek. Diğer batı kökenli diyetlerde ete fazla yer verilmediği için bu diyet programlarının pekte bize hitap etmediğini söyleyebiliriz.

Son zamanların en popüler diyetlerinden olan Taş Devri (Paleo) Diyetinde neler yenir beslenme felsefesi nedir? Bir günlük Diyet programını sizler için araştırdık:

Şeker, tuz ve unu hayatınızdan tamamen çıkarın. Eğer vazgeçemiyorsanız azaltın.

Salam, sosis, sucuk gibi besinlerin tüketimi yasak!

Doğal yetiştirilmiş organik tavuk yemek serbest.

Doğal balık yemek serbest... Çiftlikte yetiştirilmiş balıkları tüketmek yasak.

Kayısı kıvamında haşlanmış yumurta yemek serbest.

Turp, havuç, muz ve patlıcan gibi şeker değerleri yüksek sebze ve meyveler hariç kalan diğerlerini yemek serbest.

Diyet boyunca sarımsak ve soğan yemek serbest…

Koyun ve pastörize sütler yasak. Doğal sağma inek sütü içebilirsiniz.

Bezelye hariç fasulye, nohut gibi baklagiller haftada 1 kez tüketilmeli.

Bu diyeti hazırlayan profesör vefat etti!

Dukan Diyeti Tarifi

Son yıllardaki en başarılı sonuç veren diyetlerden biri de Dr. Dukan Diyetidir. Protein ağırlıklı olan bu diyet yöntemi hemen sonuç veren ve kalıcı bir yöntemdir.  1. Aşamada hızla kilo verilir.

Dukan Diyeti 2. Aşaması seyir aşamasıdır. Bu aşama gerçek kilo kaybının yaşandığı dönemdir. Dukan Diyetinin bu aşamasında diyette saf protein seçenekleri bulunmaktadır. Dukan Diyeti Protein seçeneği olarak 28 çeşit sebze önerilmektedir. Bu seçeneklerde bazı günler sebze bazı günler protein bazı günler de sırf protein yenir. Dukan Diyet inde Sebze yenilecek günlerde sınırsız sebze yenebilir.

Dukan diyetinin üçüncü son aşaması pekiştirme aşamasıdır. Her gün protein ve sebze yenilebilen aşamaya geldiğinizde, biraz meyve, 2 ince dilim tam buğday ekmeği ve yağsız peynir yiyebiliyorsunuz. Dukan diyetinde bu aşamaya gelebilmenin bir ödülü olarak da hafta da 1 veya 2 gün karbohidrat tüketebiliyorsunuz. Haftada 2 öğün ise, kutlama kapsamında ne isterseniz yiyebiliyorsunuz. Yalnız unutmamak gerekir ki Dukan Diyetinde Hızlı sonuç almak için iradenizin çok kuvvetli olması gerekir. Bu aşamanın ne kadar süre yapılacağına gelirsek, verilen kilo başına 5 gün konsolidasyon aşaması yapmak gerekmektedir.

Dukan Diyeti: Dördüncü yani son aşama ise istikrar aşamasıdır. Dukan diyetinin bu son aşamasında normalde ne yemekten zevk alıyorsanız hiçbir sınırlama olmadan tüketebiliyorsunuz.

Canınız ne istiyorsa yiyebileceğiniz bu aşama da tek kural haftanın her Perşembe günü sadece protein içerikli besinler yiyorsunuz. Dukan diyetinde son aşamanın bu kadar rahat olması bazılarına saçma gelse de Dukan Diyetindeki 3 aşamayı ve kuralları bozmadan yapan bir kişi zaten hedeflediği kiloyu çoktan vermiş demektir. Dukan diyetinin son aşamasındaki serbestlik vermiş olduğu kiloyu korumasına yardımcı olacaktır.

ŞARLATANLAR

Eski Fox News çalışanı Mike Huckabee, geçtiğimiz günlerde diyabete çözüm bulduğunu söyleyerek pek çok insanın eleştiri oklarına kendine çekti. Amerika’da 29 milyonu etkileyen bu hastalığa çare olarak “tarçınlı şeyler yiyin” diyen Huckabee, eleştiriler ağırlaşınca ortadan kayboldu. Huckabee daha önce de yılan yağını bu şekilde satmaya çalışmıştı.

Söz konusu medikal şarlatanlık olunca, genel olarak bu tipler hep politikacılardan çıkar fakat yine de tarih boyunca pek çok insan, medikal olarak toplumu kazıklamaya çalışmıştır.

William J. A. Bailey

Marie Curie’nin bulduğu radyoaktif metal Radyum, zamanında Bailey tarafından “insanlara sağlıklı parlaklık” veriyor diye pazarlandı. Medikal alanda hiç bir şey bilmeyen Bailey, Radyum şirketini kurarak suyun içinde radyum satıp insanları zehirledi. Kendisi aynı zamanda Radyum elementli kâğıt ağırlıkları ve Radyum kemerleri satıyordu. Binlerce insanın ölümüne sebep oldu.

John R. Brinkley

Brinkley, keçi yumurtalıklarını iktidarsızlığı geçirmesi için insanlara ilaç olarak tanıtıyordu. Özellikle başka erkeklerin yumurtalıklarına koyduğu keçi yumurtalıklarının reklamını yaparak bir dönem aşırı para kazanmaya başlamıştı. Brinkley’in hastalarından biri eşini hamile bırakmayı başarınca ünü epey arttı. Bir süre sonra, bu şansı döndü ve hastaları bir bir keçi yumurtalıklarından enfeksiyon kapıp ölmeye başladı. Brinkley 1942 yılında beş parasız bir şekilde hayatta gözlerini yumdu.

John Harvey Kellogg

Mısır gevreğini bulan ve sağlıklı beslenmenin babası kabul edilen Kellog her ne kadar gerçek bir doktor olsa da, bir başka konuda şarlatandı. İnsanlara sağlıklı hayat ve diyet hizmeti veren bir sanatoryum işleten Kellog, burada hastalarına yoğurtlu, sulu ve pek çok yüksek fiberli lavmanlar yaptırıyordu.

Kellog, seks yapmanın sistemi zayıflattığını söylüyordu ve çoğu hastalığın cinsel olarak bulaştığını düşünüyordu, bu sebeple tüm hastalarına düzenli olarak lavman yaptırıp bunun içlerini temizlediğini söylüyordu.

Kellog’un çılgın fikirlerine rağmen Amelia Earhart, Henry Ford ve Thomas Edison gibi pek çok ünlü kişi onun müdavimlerindendi. Büyük ihtimalle hepsi büyük lavman düşkünleriydi.

William Radam

İnanmayacaksınız ama bu adam insanlara 19.Yüzyıl’da “Mikrop Kırıcı” diye içinde %99’u su olan şişeler satıyordu.

Bu işten o kadar zengin oldu ki bir noktada 17 adet fabrikası vardı.

Clark Stanley

Yılan yağının mucidi olan bu adam, zamanında şişesinden 50 sent kazanıyordu.

Federal ajanlar bu yağın ne olduğunu anlamak için incelediğinde %99’unun mineral yağı olduğunu fark etti. Stanley bundan çok para kazandı fakat dünyaya kazandırdığı yegâne şey “yılan yağı satıcısı” lafıydı.

D. D. Palmer

Palmer, beden sıvılarının kendi bilincinin olduğunu düşünüyordu ve bu sebeple bu sıvıların manipüle edildiğinde insanların iyileşeceğine inanıyordu. Buradan kayropraktiyi bulan bu adam, yine de kayropraktinin (elle masaj tedavisi) yararlarıyla değil daha çok insanları garip garip mıncıklamasıyla ünlüydü.

Bernard Jensen

Jensen, insanların irislerinden ne hastalığa sahip olduğunu anlayabileceği “iridology” isimli bilimi geliştirmişti. Mesela irisinizin bir kısmı karaysa Jensen’e göre büyük ihtimalle karaciğer sorununuz vardı.

İŞİN PSİKİYATRİK YÖNÜ

Anoreksiya Nervoza, Bulimiya Nervoza, Tıkınma Bozukluğu, ilaç yan etkileri gibi pek çok psikiyatrik hastalık var.

Keza Obezite çok büyük bir sorun.

Vücut Kitle Endeksi, vücut ağırlığınızın boy uzunluğunuzun karesine bölünmesi ile elde edilir. Sonuç olarak elde edilen değer yani beden kitle endeksi aşağıdaki aralıklarda değerlendirilir.

0-18.4: Zayıf

18.5-24.9: Normal

25.0-29.9: Fazla Kilolu

30.0-34.9: Şişman (Obez) - I. Sınıf

35.0-44.9: Şişman (Obez) - II. Sınıf

45.0 ve üstü: Aşırı Şişman (Aşırı Obez) - III. Sınıf

İŞTAH AZALTAN PSİKİYATRİK İLAÇLAR & UYGULAMALAR

Metil Fenidat ve Amfetamin Türevleri

Fluoksetin (ilk zamanlarda)

Topiramat (bir antiepileptik ve DDD)

Akupunktur +/-

Hipnoterapi +++…

Her okunana kanmamak lazım!

 

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 05 Eylül 2015 Cumartesi

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cumartesi, 19 Ağustos 2017