Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

DÜNYADAN ve BURADAN TÜRK HABERLERİ

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2655 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Uygurlara Çin Ayrımcılığı

 

Doğu Türkistan'da yaşayan Uygurlar, kendi ülkelerinde Çinli yöneticiler ve işverenler tarafından ayrımcılığa mâruz bırakılıyor. Doğu Türkistan'da, bölgeye göçle gelen Çinli yetkililer ve işverenler işgücü pazarında etnik Han grubunu kayırırken, Uygur Müslümanların ise ayrımcılıkla karşılaştığı bildiriliyor. Çinliler Müslümanlara yalnızca düşük ücretli ve düşük statülü işler veriyor.

Avustralya'da bulunan Melbourne Üniversitesi tarafından yayınlanan araştırmada, Han Çinlilerinin eğitim, sağlık ve kamu yönetiminde nüfus oranlarının üstünde yer alırken, Uygurların yüzde 80’inin tarım alanında çalıştığı belirtiliyor.

Resmî rakamlara göre Çin'de yaklaşık 8 milyon Uygur Türk'ü yaşıyor. Devlet desteği altında Doğu Türkistan'a göç eden Çinliler ise Uygurların toplumsal ve siyasi konumunu giderek tehdit ediyor. Buraya göç etmek isteyen Çinliler devlet tarafından ulaşım, sigorta, konut ve iş bulma veya kurma yardımı görüyor.

Bölgede yaklaşık 1.5 milyon işsiz Uygur'un olduğu tahmin ediliyor. Bütün bunları protesto eden Uygurlar ise katlediliyor. 2009'dan bu yana düzenlenen kitle gösterilerinde toplam 194 kişi hayatını kaybetti.

Öte yandan, Çin'in altıda birini kaplayan Doğu Türkistan’da zengin petrol ve doğalgaz kaynakları olduğu biliniyor.

***

İntihar eden er sayısında müthiş artış

TBMM İnsan Hakları Komisyonu, AKP Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, "Son on yılda intihar olayları şehit sayısını geçmiş durumda. Bu kabûl edilemez. Bunun üzerine hep birlikte gitmesi lâzım" dedi.

Komisyon, Üstün başkanlığında toplanarak, asker hakları ihlalleriyle ilgili genel görüşme yaptı.

Toplantıya geçilmeden önce CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Tunceli Hozat'ta fişleme olayının gerçek olup olmadığı konusunun, komisyonda kurulacak bir alt komisyonla araştırılması gerektiğini söyledi ve komisyonun gündemine alınmasını istedi.

Üstün, bu konuyu gelecek hafta gündeme alabileceklerini kaydetti.

Asker Hakları Platformu adına sunum yapan Doç. Dr. Tolga İslam, askerlik yaparken gördüklerinin kendisini rahatsız ettiğini belirterek, bu konuda bir şeyler yapma ihtiyacı hissettiğini kaydetti.

Geçen yılın nisan ayında www.askerhaklari.com sitesini kurduklarını ve buraya gelen şikâyetleri dosya haline getirdiklerini aktaran İslam, "Bizim basit bir derdimiz var; Zorunlu askerlik devam edecekse, bu askerlerin kötü muameleye uğramamasının sağlanması lazım, 20 yaşında savunmasız, haklarını nasıl savunacağını bilmeyen insanlara yardımcı olmak" dedi.

Bir yılda 432 başvuru aldıklarını anlatan İslam, tüm illerden başvuru geldiğini kaydetti.

İslam, kötü muamelenin intihar, kalıcı fiziksel hasarlar ve akıl sağlığını yitirme gibi sonuçlara yol açtığını söyledi. İslam, "İntihar konusunda adım atılmadığı her dakika hepimiz sorumuyuz. Dün sadece iki intihar haberi geldi. Sadece 2012 yılında 43 intihar vakası var. Bu açıklanan rakam, daha fazla olduğunu düşünüyoruz" dedi.

Son 22 yılda 100 kadar askerin intihar ettiğini, İslahiye'de 6 ayda üç intihar olduğunu, birisinin basına yansıdığını savunan İslam, "Bu mesele herkesin sahip çıkması gereken mesele. Meclis'in daha kuvvetli bir irade göstermesi gerekiyor. Bireyler haklarını aramak için korkuyorlar ve ürküyorlar. Bu korkunun ortadan kaldırılması gerekiyor. Bunu yapacak olan Meclis'tir" diye konuştu.

Komisyon uzmanları, toplantıda, bu konuda yapılan başvurular ve çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

"Birlikte çalışmak durumundayız"

Hâkim Tuğgeneral, Millî Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Akif Vurucu, insan haklarının günümüzün yükselen bir değeri olduğunu, TSK'nın bu konuda hassas ve dikkatli davrandığını kaydetti.

"Burada bir taraf değiliz ve burada birlikte çalışmak durumundayız" diyen Vurucu, şunları söyledi:

"TSK'da asta kötü muamele, cebir ve şiddet kullanma suç olarak düzenlenmiştir ve ciddi müeyyideler öngörülmüştür. TSK içerisinde bu suçları işleyenlerin tespiti halinde, genel uygulama, derhal yasal işlem yapılması şeklindedir. 'Başıma bir şey gelir' diye şikayet edemiyorum demesinin müeyyidesi de düşünülmüş ama bu konuyu ciddiye almak lazım. Bu konuda onları cesaretlendirici tedbirler elbette uygun olur. Bunun üzerinde durmak lazım.

TSK'da asta kötü muameleyi önlemek için askeri okullardan eğitim başlamaktadır. TSK, intihar vak’alarını önleyebilmek amacıyla özellikle sorunlu olabileceği düşünüler personelin önceden tespiti yoluna gitmekte ve koruyucu ruh sağlığına ilişkin tedbirleri uygulamayı önemli öngörmektedir. Türkiye genelinde 20-24 yaş aralığı en fazla intiharın meydana geldiği yaş aralığıdır. Askerlik hizmeti de bu yaş grubu içerisinde yapıldığında intiharların bu döneme rastladığını kabûl etmek lâzım. İntihar olayları bütün dünyâda artış göstermesine rağmen, TSK'da yıllara bağlı olarak bir azalmanın olduğu tespiti var.

Alınan bütün tedbirlere rağmen birliklerde intihar ve vefatla sonuçlanan olay meydana geldiğinde vefat eden personelin âilesine derhâl bilgi verilmektedir. Ölümle sonuçlanan tüm olaylarda bir defa adlî soruşturma kaçınılmaz. Adlî soruşturmanın yanında bir idarî soruşturmanın konusu oluyor. Bugüne kadar ölüm meydana gelen olaylarda araştırılmamış, şüpheli olarak bırakılmış hiç bir vak’a yok. Askerlerin ilk günden itibâren fizikî ve ruh sağlının korunmasına giderek daha çok önem verilmektedir. Bir ordunun askerî disiplinin de o ordunun gücü olduğun kabûl etmek gerektiğini ancak disiplinin astın ve üstün hukukuna riayet olduğunu kabûl etmemiz gerekiyor. İhlâl olduğunda takibini yapmamız gerekir."

Vurucu, yeni hazırlanan taslakta komutanın oda hapsi cezası vermesinin kaldırıldığını kaydetti.

Kötü muameleden dolayı ceza alan, mahkemeye verilen rütbeli sayısının 2008'de 637, 2009'da 709, 2010'da 758, 2011'de 857 ve 2012'nin şimdiye kadarki bölümünde 515 olduğunu bildiren Vurucu, "Bu da gösteriyor ki bu tür ihlâller hâlinde idârenin uygulaması kesinlikle yargıya götürmek ve gerekli müeyyideleri uygulatmak" dedi.

Vurucu, askere gidenlerin sigortalarını devlet tarafından karşılanması için Başbakanlık'ta bir düzenlemenin bulunduğunu ifade etti.

Akif Vurucu, askerlikte "devrecilik" ile ilgili uygulamanın önlenmesinin üzeride durduklarını söyledi.

"Hak arama süreçleri garanti altına alınmalı"

AKP Ordu Milletvekili İhsan Şener, kendisine "ekmek fırınına ısınmak için girmiş iki askerin yanmasıyla" ilgili dosya geldiğini belirterek, "iki askerin aynı yanmaları çok mânidar. Isınmaya ihtiyaç duyuyorlarsa bu başka bir problemdir" dedi.

Şener, "üstler mükemmel ama erler psikolojisi bozuk, izlenmesi gereken adamlar. Bir yüzbaşının, binbaşının psikolojisi bozulamaz mı? Sonuçta pimi çekilmiş bombayı veren de bir komutandı" diye konuştu.

Şener, askerlikte hak arama süreçlerinin mevzuat garantisi altına alınması gerektiğini ifade etti.

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, TSK'daki intiharların Türkiye geneline göre on kat fazla olduğunu iddia etti. Kürkçü, "Bunu düşünmemiz lazım. Bu savuşturulabilir geçiştirilebilir bir şey değil. Gençlerin intihara böyle sürüklenmesine ne biz ne TSK kayıtsız kalamayız" dedi.

Kürkçü, cinsel yönelim tartışmasının kaçınılmaz olarak TSK'nın gündeminde olduğunu belirterek, "Eşcinsellikle ilgili hak koruyucu mekanizmalar TSK'ya da aynen aktarılmalı" dedi.

AKP Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, "İntihar mes'elesinin spesifik olarak incelenmesi gerekiyor. Toplumdan fazla orduda intihar varsa, bu bilim adamları tarafından da incelenmeli" ifâdelerini kullandı.

"Kabûl edilemez"

Komisyon Başkanı Üstün, son 2.5 buçuk yılda 175 er ve erbaş, son 10 yılda ise toplam 934 erbaş ve erin intihar ettiğini ifade ederek, "Son 2,5 yılda iç güvenlik olaylarında 233 şehit, son 10 yılda ise 818 TSK personeli şehit olmuş. Son on yılda intihar olayları şehit sayısını geçmiş durumda. Bu rakamlar kabûl edilemez. Bunun üzerine hep birlikte gitmesi lâzım" diye konuştu.

İyi de, ya Devletlû buna da kızarsa, yan gelip yatacaklar mıydı yâni!

 

AKP Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, "askerlik yaşı yükseltilemez mi" diye sordu.

Eronat, "18, 20 yaşındaki insanları çocuk görüyoruz. Eski olgunluklar yok, toplum, hayat, bakış açısı değişti" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, askere gidenlerin sigortalarının devam ettirilmesi gerektiğini ve bununla ilgili bir düzenlemenin yapılmasını istedi.

***

Sâhi,

18 yaşındakiler milletvekili olacak değil mi?

60 yaşındakiler iyi kavga edemiyorlar, gençler onları döver.

Patriotlar da herkesi öldürür veya korur, çıkılan kapı aynı…

   Çünkü kumanda ABG’de

      Ne Mutlu Türk’üm Diyene!

         Havalar da ısınıyor, şenlik yaparız.

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 28 Kasım 2012 Çarşamba

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 20 Ağustos 2017