Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

Düşman Kim?

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2113 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Bu yazıda benden hiçbir şey yok; Serdar Akinan'ın bu günkü makalesini aynen kopyalayıp pastalıyorum ve postalıyorum:

***

Genelkurmay Başkanlığı'nın gayrinizamî harp'in görev alanına "psikolojik, ekonomik ve siyasi işgalle mücadeleyi katması haberini ve yorumları ibretle izliyorum.

Bir ülke ordusu düşünün ki bu kadar kritik bir süreçte bu kadar kritik bir belgeyi elinde tutamıyor.

Örgütlenmede, bilgi ve belgeleri tasnif ve kullanmada ne boyutta sorunlar olduğunu görmek en hafif ifâdeyle düşündürücü.

Ben Türkiye'nin ekonomik, psikolojik ve siyasî bir işgalle yüz yüze olduğunu savunan biriyim.

Ordunun da, dünyanın tüm orduları gibi vatan savunması gibi kutsal bir görevi olduğunu düşünüyorum. Yâni organize olmakla yasal olarak sorumlu bir yapıdan bahsediyoruz.

Yalnız bu örgütlenmeyi operatif hale getirmek bir başka şey...

Batı'nın tâlimnamelerini ona karşı kullanmaya kalkarsanız yerel işbirlikçiler sizi böyle açığa çıkarır.

Ancak Şemdinli'den bu yana meydana gelen olaylar dizisi (internete düşen üst düzey rütbelilerin konuşmaları, Ayışığı, Sarıkız, Ergenekon, vs.) Savcı Ferhat Sarıkaya'nın ne kadar büyük bir öngörüye sâhip olduğunu gösteriyor.

Şemdinli iddianâmesinin son kısmındaki "Demokratik sistemlere rağmen bürokrasi aygıtı ele geçirilebilir mi" ve "Devlet istihbaratı; operasyonlarda etik ölçü: başlıklı bölümler" yol haritasını mükemmel çizmiş.

Mutlaka okuyun ve bir parça düşünüp olan biteni görün artık...

Ahmet Altan'ın "Kim bu düşmanlar? sorusu bir düşman târifi yapıyor.

Batı yanlısı "kıyakçıların düşmanı çok açık.

TSK ve yüksek yargı...

Savcı Ferhat Sarıkaya  bence muazzam bir öngörüyle durumu mükemmel özetlemiş... Psikolojik, ekonomik ve siyasî bir işgale uğradığımız açık...

Amerikan işgâline, milyonlarca Müslüman'ı katletmesine ses bile çıkartamayan bir medya... Bakın şu işkence gemileri haberine... İbrahim Karagül yıllardır köşesinden yazıp çiziyor.

Guardian haber yapmasa elleri bu vahim haberi manşete çekemeyecek.

Bilmediğiniz bir şeyi buraya ek olarak yazayım...

AKP iktidarı süresince binlerce Müslüman sorgusuz suâlsiz gözaltına alınıp o işkence gemilerine yollandı. Bu hükûmetten bağımsız mı yapıldı sanıyorsunuz?

Âkıbeti meçhul o Müslümanlar'ın hesabını nasıl vereceksiniz? Bunu bilip de yazmayan "Müslüman kalemler nasıl susabiliyor?

Utanç âbidesi bu "kıyakçılara" iki lâf etmek gerek...

Bakın nasıl bir baskıyla karşı karşıyayız.

Beğenin veya beğenmeyin ekranlarda bir Tuncay Özkan vardı.

Susturuldu.

Beğenin veya beğenmeyin bir Banu Avar  vardı...

Susturuldu.

Beğenin veya beğenmeyin bir Erhan Göksel  vardı.

Susturuldu.

Beğenin veya beğenmeyin bir Nihat Genç vardı.

Sustu.

Bunun adı örtülü işgaldir. Psikolojik harekâttır...

Kurtuluş Savaşı öncesi düşman işgaline karşı Antep'te, Urfa'da, yurdun dört bir yanında direnen örgütlere de "çete deniyordu...

Hatırlar mısınız?

Sizin "çete" tanımınıza bugün girmek sanırım ileride onursal bir sıfat olacak.

***

Bir ufacık katkı: Oyumu verdiğim için hâlâ sağ elimin ağrıdığı Milliyetçi Hareketsizlik Partisi'ninBahçelisi'nin son incisi şu: "En iyi emniyet az konuşmak"!

Gördünüz mü!

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 04 Haziran 2008 Çarşamba

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 20 Eylül 2017