Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

EN BERBAT SENARYO: ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI!

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2287 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Dün, CNN Türk’te, 10:15'te başlayan canlı yayında, Türkiye'nin ve Güzel, Yaşlı, Yalnız Gezegenimizin kaderini tartıştık.

Doğan Media Center'da in cin top oynuyordu; inanın içim daraldı. Kendimizce çırpınıp birtakım mesajlar verdik. Her yerde apokaliptik TV programları cirit atıyor ama necip medyamızın pek çok programında, insanlarımız da sürekli olarak göbek atıyor.

Maalesef biz de bunlar arasında yer aldık ve epigenetik ilkeyi, gelmekte olan tehlikeyi ıskaladık: Yeni bir Cihan Harbi!

***

Bakalım ve bunlara bir göz atalım; ne dersiniz?


Tıkandık kaldık...


Feto ne demiş, Keto kimi çarpmış, Masonlar Çıldırmış Olmalı, kim kimin intikamını alıyormuş...


Ne kadar gizli, değil mi?

Ey Millet,

Bu adamların kökeni Ortaçağ'daki duvar işçileri olup, o karanlıktan çıkmak için uğraşmışlardır. Yok Siyonistmişler, yok şeytana taparlarmış...  Bunlar palavradır. Menfis Riti denen şeye itaat eden, gene Amerikan icadı bir sapkın tarikatta bu işler vardır. Onlar, grup seksi de yapar, kutsal kitapların üstünde dans dahi ederler. İlluminati de, ben üyesi değilim, .reform ve Rönesans için kurulmuş bir aydınlanma hareketinin timsalidir.

Burada beni de çok üzdüler, mobbing uyguladılar ama inadım inat, kaçmayacağım.

Çünkü, buraya girerken, insanın ailesine, vatanına ve milletine, sonra da bütün beşeriyete olan borçlarını bir vasiyete yazdırıp, akabinde de yakarız. Yâni esas olarak evrensel ama uygulamada tamamen ulusaldır. Hele Shrinerlar tamamen İslâmî senmboller kullanır; kökeni tamamen Yahudi ve İslâm düşüncesinden, ahîlikten, loncalardan, fütüvvetten, İhvan-ü Safâ'dan, Vahdet ve manevi irtibattan alır.


Bunları zaten bizden de satın alabilirsiniz. Üstelik, Remzi Kardeşim bana bir kere izin verdi. Kazanılmış haktır!

İşimiz gücümüz bunlarla uğraşmak oldu!

Her tarafta parapsikolojik temalar ve niyet okuyan dualar içeren kitaplar yayımlanmaya başladı. Bunların sırrı nedir, amaç bizleri nerelere taşımaktır...

Hemen hiç düşünmedik!

Kalktım, bana küsen dostumu gene andım sanki bir işe yarayacakmış gibi... Rorschach Testi ne diyor diye burnumu sıktım, kahve falımıza baktım ve gene döndüm dolaştım, bu noktaya dönüp, Tarabya'daki Yunus+ havuzumuza demir attım, çapayı tarattım.

Günlerdir haber bekliyorum en yakınlarımdan, bir tek Cevher Kantarcı telefon etti. Herkes whatsupçı, herkes twit atıyor. Histerik yoksunluk krizleri geçirdiklerim dahi bir zahmet cebini kullanmıyor. Çünkü kontür de pahalı, emek ise çok ucuz artık.

Allah'ın belâsı Recep İvedik ekranlara dönmüş. Hem Pederim'le, hem de Devletlû ile  adaş olan bu ahlâksızlık ve çirkinlik âbidesi karakter acaba bu sefer nasıl geyirecek, nereye sıçacak, nasıl "bok, a...na goyim" filân diyecek... Ve eminim ki hiçbir ceza filân da yemeyecek!

***

Hâkim Kaatili'nin dizisi çevrilecekmiş, Ahmet Kaya dirilecekmiş, hepimiz tekrar Hırant ve Ermeni olacakmışız.  Ne âlâ olur ve şerefine de bol bol kadeh kaldırırız, Şivan'la düet yaparlar, ben de Andante'de yorumlarım. Bülent selen bastırır, iki puan farkla berdelini almadan neşrederiz.

Neslim de, artık, derslerini, bizim sitedeki henüz inşaat ihalesine açılmamış, fizibilitesi hesaplanmamış mesquitodan okuyarak yayacak, öğrencileri de oradan okuyacak. Meğer Efe'yle dişisi, yâni Tarçın, buranın korumalarıymış.

Yâhu, hiç kangaldan site köpeği olur mu ey komşu? Bunlar, bu seneyi çıkarmadan, kahırdan ölürler; Havhavlar Cenneti'ni boylarlar. Yazıktır, günahtır; en azından ayıptır ve evrime de, tabiatlarına da, habitatlarına da, mizaçlarına da aykırıdır. Dün gece sabaha kadar onlarla konuştum; hep ağladılar ve âdeta bana yalvardılar!

***

Güneydoğudaki imam nikâhı ve kaçak elektrik kullanma oranları yok %70, yok %90'mış. Alayı sallar elindeki teli, çapayı veya her nesi varsa, mutlaka da tutturur. Ondan sonra da bizim cebimizden çıkan vergilerle keyfine bakar. Utanmadan, arlanmadan, üstelik hiç mi hiç sıkılmadan "nerde bu devlet, Allah belâlarını versin" diye zılgıt çekerler. 

*** 

Belli ki Pek Muhterem Abdullah Öcalan Beyefendi yakında selbest kalacak. Milletvekili, parti başkanı ve başbakan dahi olacak...


Eh, yakışır... Derhâl hâtıratını Kırmançça ve Ermenice olarak basarlar,

TTB çok sevinir; MYK-TTB-PBÜS falan halay çeker. Vamık Volkan 6 ayda psikanalizini yapar, akabinde de TPD-MKYK-SSk-MSK-TRUKBGHK el ele vererek bunu çok şık bir ilâm ve dahi ilânla duyurur, Şahin kılıklı bir fırsatçı da her yerde bunun keyfine "lololoolo" çeker. 

Tunç gibi siper ederiz göğsümüzü, "dur hele" deriz ama mutlaka mâni olurlar. HSYK'ya ve TSK'ya havale ederler, kapımıza polis dikerler. Şahikalardan gelen kartallar da onlara armoniyle eşlik eder. Yer bakır, gök sarı, deniz yeşil olur.

Gazi'nin kemikleri sızlar ama ne gam!

Sazı elini alan bağırır çağırır ama ruhunuzdaki fırtınalar bir türlü dinmez; çünkü bunun odu da, kitabı da, çâresi de yoktur!

***

Bizim Kutsal Başkan kalkıp Paris'e kaçar ve Cannes'te "herkes bir gün 1 USD alacak" diyen adamla filân buluşur ama haykırmaya devam eder: "Kaçmak yok, mücadeleye devam". Haydaaaa. Hemen Ali Şen çağrılır, Beşiktaş yönetimi toplanır, "en büyük biziz, herkesi deviririz, haydi eller havaya" derler. Cüneyt Çakır'a çakarlar, havaya sokup "sen bu işi kotarırsın, bizi de koparırsın" gazı verirler.


Şunlara da güleriz...

Bütün bunlara rağmen ayakta dururuz, yılmayız ve gerekirse Ayhan Hoca'nın ruhunu çağırır, kâinatın sırrını da, parapsikolojiyi de, her bir şeyi de önlerine koyarız!


İşte, bu kadar!

Mehmet Kerem Doksat - Tarabya - Şimdiki Zamanlar - 21.01.2014

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 24 Eylül 2017