Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

ENGİN BERKER de GİTTİ

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 1496 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Bir adam düşünün ki herkes onu çok severdi. Hemen bütün zenginleri tanırdı ama tam bir tevazu numunesiydi.

engin berker ile ilgili görsel sonucu

Bir zamanlar çok sık buluşurduk sık sık yemeğe çıkardık. Özal’ın eski terzisini de -ki çok zengin bir adamdı, her türlü insanı da yakından tanırdı.

Kendisiyle ilk defa Cevat Gökşin ağabeyimin fabrikasının bahçesinde tanışmıştım; oradaki çoluk çocuk demeden bizi ağırlardı.

***

 

Cevat Ağabeyimin Rahmetli karısı Christina elinde tepsiyle koşturur, hepimize bir şeyler ikram ederdi. Herkes elinde diğerkamlık numunesi olacak bir şekilde koşturur ve çocuklar gibi eğlenirdik.

***

O zamanlar şimdiki gibi değildi, ben de çok gençtim. O ısmarlardı ama ben de altta kalmazdım. Hiç kimseye eyvallah demezdi ve Futbol Federasyonu üyeliği, Büyük Kulüp âzâlığı dâhil, her yere girer çıkardı.

Remzi Sanver o zaman henüz çocuktu, kısa pantolonluydu. Geçenlerde kaybettiğimiz babası da gencecikti.

Engin Ağabey hepimizin hâmimizdi ve çok sevilirdi. Âhenk adamıydı ama Örs’te de çok sevilirdi.

Kah şu lokantaya, kah bu lokantaya giderdik, O en az üç kere ikram ederdi. Hiç böbürlenmesi yoktu.

***

Cânan belki hatırlamaz ama onu çok sever ve bir gün Etiler’deki bir sitedeki havuzda onu sımsıkı sarılarak sevmişti.

Çok mütevazıydı ve asla kimseleri kırmazdı; tek derdi sevmek ve sevilmekti. Bir gün bana geldiğimde “sen benim dostluk adayımsın, hiç merak etme hiçbir sorun çıkmayacak” demişti.

***

Aynen de öyle oldu ve özel bir törenden başarıyla geçmişti.

Bir gün karşılaşmıştın özel bir yerde, “o benim oğlum” demişti.

Futbol Federasyonunda üyeydi ve onun zamanında hiçbir sorun yaşanmazdı.

Gezip dolaşmayı çok severdi tam bir Epiküryendi. Sık sık buluşurduk ve her telefonunu derhal açardı.

Bir gün öğrendim ki Adana’dan arkadaşım Hasan Arat’la beraber seyahate çıkacakmış. Hasan İngiliz asilzadeleri gibi bir adamdı. Hasan o zamanlar Galatasaray’da basketbol oynardı ve pek popülerdi. Hasan'ın İngilizcesi biraz kırıktı ama Adanayı bütün dünyada temsil edeceği bir rol üstlenmişti. Tarsus Amerikan Koleji mezunu da değildi ama nedense öyle demeyi tercih ediyordu.

Sonradan pek başarılı olamadıkları ortaya çıktı. Kurduğu fabrika zor durumdaydı nedense benim aramalarım cevapsız kalıyordu. Sanırım ve dilerim hayattadır.

Ben de mekâna bir yazı koymuştum. Buna biraz canı sıkılmıştı ama dost yalan söylememeliydi.

Nitekim o dönemdeki çabalarında başarılı olamayacakları ortaya çıkmıştı.

***

Ağabeyi Hıfzı Arat’ın eşinin de bana sonradan bir işi düşmüş ama nedense herhangi bir şey ödememişti; eski dosttur diye bir şey talep etmemiştim. Sonradan o da vefat etti.

Engin Ağabey bütün şarkıcıları ve gerçek sanatçıları tanırdı.

Bir gün Fenerbahçe’nin önde gelenlerinden bir üst düzey yöneticisinin havuzlu bahçesine gitmiştik; her taraf ormanlıktı ve “bak Keremciğim buralara izinsiz kimseler giremez çünkü çok iyi korunur” demişti.

***

Orada şarkı söyledik ve meşk ettik. Köfteleri karısıyla birlikte pişirmişti ve keyfi de pek yerindeydi. Epey geç evlenmişti çünkü hayatı yaşamayı pek iyi bilirdi, bana uzun uzun eski anılarını anlatırdı.

***

Sonra bir baktım ki benim bir giriş törenimi teşrif etmiş…

Ben Kerem’i çok eskiden beri tanırım” diye bana destek ve kefil olmuştu.

Bir öğrendim ki bu harikulade dirayetli ve sevecen adam, ağabeyim ve hocam o mel'un hastalıktan, kanserden dolayı vefat etmiş.

İçimden bir tel, bir hüzün ve keder daha koptu ve çok üzüldüm.

Geriye büyük bir sevgi eşini, karısını ve biricik kızı Aslı Berker’i bırakarak göçüp gitmiş.

Dr. Aslı Berker

Dilerim bu son elem olur ama artık onu göremeyeceğim ve çok üzgünüm. Belli ki herkes bir gün ölecek ama bu kadarı da fazla.

Cenazesine yetişemediğim için çok üzgünüm, adam gibi bir adamdı.

Allah rahmet eylesin, ışıklar içinde yatsın... 

Mehmet Kerem Doksat – Bodrum - 11 Nisan 2016 Pazartesi

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 20 Ağustos 2017