Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

EVRİMSEL PSİKİYATRİDE MÜTHİŞ BİR GELİŞME: CANLI BOMBALARIN KÖKENİ BULUNDU!

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 14689 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Bilim adamları, kolonilerini korumak için düşmanlarına karşı intihar saldırısı düzenleyen bir böcek cinsi keşfetti.

Science dergisinde neşredilen bir araştırmaya göre termit olarak adlandırılan beyaz karınca topluluklarını inceleyen bilim adamları, bir termit türünün kolonilerini savunmak amacıyla davetsiz misafirlere zarar veren kimyasal bir madde salgılayarak “patladıklarını” ortaya çıkardı.

Brüksel’deki Free Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yves Roisin, yaşlandıkları için görevlerini yerine getiremeyen termitlerin, kolonilerinin savunmasında büyük rol oynadığını söyledi.

Prof. Dr. Roisin, termitlerin üzerinde daha önce bilinmeyen kristal bir yapı keşfettiklerini, bu yapının içinde düşmanların yaralanmasına neden olan kimyasal bir maddenin bulunduğunu belirtti.

Bir tehditle karşı karşıya kalındığında birçok termit türünün saldırganları engellemek amacıyla vücutlarında bulunan zehirli enzimi kullanarak intihar saldırıları düzenlediğine işaret eden Roisin, bazı türlerde işçi termitlerin de asker termitlerle birlikte kolonilerin savunulmasına yardımcı olduğunu söyledi.

Roisin, Fransız Guyana’sında buldukları “Neocapritermes taracua” türü termitlerin ise diğer hiçbir kolonide görülmeyen bir özelliğe sâhip olduğunu belirtti. 

Neocapritermes taracua türünün kendilerini parçalayarak dâvetsiz misâfirlerin vücutlarına yapışıp çürüten kimyasal bir zehir salgıladığını keşfettiklerini ifâde eden Roisin, sözlerine şunları söyledi: “Savunma amaçlı salgılar, genellikle tükürük bezlerinde depolanır. Ancak Neocapritermes taracua türü termitler, vücutlarının dış yüzeyinde bu salgıları içeren iki kristalli bir kabuğa sâhipler. Termit, kolonisini korumak uğruna kendini patlattığında söz konusu iki kristal, daha fazla zehir bileşeni üreterek birbirine karışıyor. Bu türdeki işçi termitler, yaşlanıp görevlerini yerine getirmekte yetersiz kaldıklarında tükürükleriyle birleştiğinde kimyasal reaksiyona giren kristaller depoluyor. Böylece herhangi bir tehlikeyle karşılaştıklarında intihar bombacıları hâline geliyorlar”.

Termitlerin sırt çantasına benzeyen kristal kabukları nasıl sentezlendiği ise henüz bilinmiyor.

Tropik ve Subtropikal bölgelerde yaşayan termitlerin, yaklaşık 3 bin türü bulunuyor.

Termit kolonileri, düşmanlarına saldırmak amacıyla çok geniş çene kemiklerine sâhip “askerler” ile çeşitli görevleri yerine getiren işçilerden oluşuyor.

 

 

Bir video da elde edebildim, bakınız: 

Üstelik bu askerler, patladıktan sonra da yaşamaya devam ediyorlar!

***

Mesianik inancı olan Yahudilerle ve Şiî İranlılarla özel kaynaklardan temâs kuran yekililere, bu hayvanların aslında kendi biyolojik silâh geliştirme stratejileri içerisinde olup olmadığı konusunda çelişkili cevaplar verdiler…

İsrail’den Lieberman çok açık şeyler söylemese de, geleceğin savaşlarında bomba ve füze değil, böyle sosyobiyolojik silâhların kullanılabileceğini imâ etti ve epey gülümsedi.

İran’dan Ahmadinjad da bu konuda çok ihtiyatla konuşarak, 13. İmam’ın gelmesinde bu termitlerin rolü olabileceğini alenen olmasa da, ikrar etti.

Mehdî olmayan ama olan ama olmayan, evrimi reddeden ama etmeyen ulemâdan pek hoş açıklamalar geldi maşallah: 

Buna mukabil, Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Resmî web sitelerinden yapılan açıklamalarda bu iddialar şiddetle reddedildi!

Mübârek Ramazan’da böyle hurâfelerin ortaya atılmasını bâzı şerefsiz ve namussuzların işi olduğunu söylemeye hazırlanan Devletlû’nun açıklamaları beklenmekte…

TSK ise şimdilik sessizliğini koruyor; yakında bir kıdemli erin açıklama yapması bekleniyor. 

Dünya Entimologlar Birliği ve Hayvan Hakları Örgütleri bu cici böcekleri Thanatolojik, ağır derecede kaatil birer canavara çeviren gizli güçleri şiddetle kınadılar ama polisler onlara biber gazı sıktı.

CIA Başkanı General David Petragous ise suâllere bile cevap vermeden top oynadı.

Şimdi, en seçkin evrimbilimciler, böceklerden insana mı yoksa insanlardan böcekler mi nakledilerek oluşturulan bu moleküler evrimin sırrını çözmek için çaba gösteriyorlar.

Bu genin veya genlerin muhtelif hayvanlara nakledilmesi durumunda, intihar bombacısı her türlü hilkat garibesinin ortaya çıkmasından endişe ediliyor…

 

 

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 30 Temmuz 2012 Pazartesi

Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazartesi, 24 Temmuz 2017