Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

FARK YARATMAK

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2011 kez okundu
  • 0 yorum
  • Yazdır

Eğer fark yaratmak ve medyada daha çok yer alabilmek istiyorsanız, uymanın doğru olacağı kurallar arasında şunlar sayılabilir:

Tabu yıkmak,

Tarih veya tartışma programları sunmak (Murat Bardakçı'nın zaferidir); tabii ki Sevgili dostu Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın da...

Prof. Dr Arif Verimli olabilmek - ki çok takdir ederim.


Popüler kültürden olmak,

 

Kadın programlarına çıkmak,


İddialı ama bir o kadar da sevimli, hâttâ inceden alaycı olmak,

Özünün sözü kalabilmek kadar, arada zekice manevralarla kıvırabilmek

Yerine göre yırtıcı, duruma göre saldırganca üslûba sâhip olmak

Tarih programı yapmak,

Çok iyi medya gözlemcisi olup, gündemi iyi yakalamak ve ona göre tavır alabilmek.

Bertaraf olanın bîtaraf olabileceğine çok özen göstermek.

İyi bir genel kütüre ve herkesin ilgileneceği şeyleri seçmeye özen göstermek

Olabildiğince fazla programı izleyerek, biraz da fırsatçı davranabilmek

İnsanlara umut, vakit ve nakit vaat eden şeyler sunmak

Hükûmetle ters düşmemeye azami özen göstermek (tartışma programları hâriç)

Mevzuya hâkim ama sevecen üslûplu olmak

Seyircilerle arada alay eden tarz!

Herkese hitap eden ama kırıcı olmayan bir kişilik...

Zamanın rûhunu ve neyin mahzurlu, neyin olmadığını iyi anlayabilmek

Hürriyet, Vatan, Posta, Habertürk gibi çok okunan mercilerde yazmak,

Çok iyi bir şekilde fırsatları değerlendirerek, aradan sıyrılarak ayakta kalmak, bunun için beden dilini çok akıllıca kullanmak...

Devlet ricaliyle arayı iyi tutabilmek ve konformizmden de, âsilikten de uzak kalabilmek.

Olabildiğince çok kişiden fikir alarak makaleleri yayına sokmak yâhut yaymak

Bir gazetede köşe yazarı olmak.

Dinsel konularda nasihat verebilecek kadar yetkin ve etkin olmak.

Billur Kalkavan olabilmek. 

Yürekli ve cesur ama bir o kadar da mütevâzı kalabilmek...

Altan kardeşlerden biri olmak

 

Komünist olmak yâhut arşivlerden asla bir şey atlamadan takip etmek

Yedi yirmi dört hiç uyumadan ayakta kalıp, hiçbir şeyi atlamamak

İyi bir PR'cınızın olması....

Fethullah Gülen ve yandaşı olmak (belli kanallarda veya İnternet TV'de)

Gözü kara olmak ve yeni, çok farklı birşeyleri gündeme getirmek.

Tarihi iyi bilip, bol gazete okumak ve her bir yazılanı didik didik tetkik etmek

Satır altlarını ve metakomünikasyonu iyi okuyabilmek,

Kimselere özellikle nâhoş görünmezken, arayanlarla tatlıdan kafa bulabilmek.

Cesurca tartışmaya da açık bir tavır sergilemek

Önce kendini, sonra başkalarını düşünerek, yâni uyanık ve dikkatli olmak...

Manevraları iyi yapıp, haber atlatarak, kendisine avantaj elde edebilmek

"Meyhâne baskısı" da denen son andaki şeyleri okuyup, yorumlamak,

Gazetelerin hepsini okuyup, herşeyi üç defa gözden geçirdikten sonra inanmak.

Blog yazarıysanız ve tek başınıza bir şeyler yazmaktaysanız, sonuçlarına en azından yeterince tahammül edebilmek...

Argoyu da, ironiyi de, zamanın rûhunu da iyi okuyabilmek,

Önceden Youtube veya Dailymotion gibi kolaylıklara yüklenmiş yâhut yüklenecek materyalden haberdar olmak.

Yaşam koçu, Medyum demeden, herkese program yaptırarak ümit, vakit ve nakit sunabilmek.

Sosyeteden olmak, resepsiyon davetlere sık sık iştirak ederek, isminizi duyurmak...

Bunların hepsinin ABD'den süzülüp, buraya öyle ulaştığının farkında olmak.

Okan Bayülgen'i iyi takip etmek...

Omnipotan (tümgüçlü) olamayacağınızı ve zaman zaman hata yapabileceğinizin farkında olmak...

İnsanlık onur ve gururuna saygı duymak.

Severek ve yıkmak değil yapmak için yazmak yâhut konuşmak...

Çok sık seyahat edip, haberi her tarafta da olsa yakalayabilmek.

Kimsenin ölümsüz olmayacağını hiç unutmamak.

Sevmeki, saymak ve olabildiğince âdilâne paylaşabilmek.

Enayilikle cesaret arasındaki farkın Sırat Köprüsü kadar ince olduğunu iyi bilmek ve dikkatli olmak.

Popülizmden de, vulgarizmde de mümkün olduğunca uzak kalabilmek.

Gerekli e-mailleri ve telefonları beyninizde tutmak.

Hürriyet'i özellikle hem kavram, hem de düstur olarak sevmek.

Etnik ayrımcılığa prime vermeseniz de, mümkün olduğu kadar çok Doğulu tiplemesi oynamak veya Kürt kökenli olmak (hepsi için vâki tabii ki).

Meslek örgütlerinde ve yüksek yerlerde tanıdıklarınızın olması...

Dostların bâzen kara günde dahi arayamayacaklarını hiç unutmamak ve vicdanınızı, sevgiyi hep korumak.

Hem Mac gem de PC kullanmayı iyi bilmek.

Çok çalışmak ve "rızkı Allah verir" düsturuyla hareket etmek.

Ces'i yakinen takip etmek (Sevgili Zeynep'e ve ekibine selâm).

Hâlâ eliniz ayağınız tutup da, sabaha karşı, hem de yeni senede hâlâ kuyruğu dik tutabiliyorsanız, şükretmek.

Bilhassa Cafelerdeki ve umuma açık yerlerdeki sigara ve içki tüketimine zam yaparak, halkın uzaklaşmasını sağlamak pek güzel bir caydırıcı yöntem olacaktır.

Buna mukabil, Hollanda örneğinde olduğu gibi, hayat kadınlarının da, madde kullanımının (iptilâsının) daha fakla görev almaları, erkek genelevelerine de yer verilmesi ve her türü fuhuş hizmetinin çok ciddi şekilde kontrol altına alınması fuhşun denetiminin arttırılmasını ama köy, köy, mezra mezra yaygınlık kazanmasını sağlayabilir (birinci kademe seks hizmeti veya örgün ve yaygın eğitim de denebilir).


Evinizde, kulüplerde ve diğer mekânlarda bol bol görünüp, unutulmamak.

Sevebilmek ve sayabilmek...

İşte bu sabaha karşı aklıma gelenler.

Denebilir ki, hakın nabzını sürekli olarak tutmak ve bilhassa şoförlerin iddialarını dinlemek en zekicesidir...

Tabii, çingeneleri yâni Romanları da unutmama gerek.

Ne de olsa, hapishânelerin yarısı onlarla, yarısı Doğulularla dolu deniyor

Kalın sağlıcakla...

Mehmet Kerem Doksat - Tarabya - 19.02.2015 - Umutlu Omak İstediğim Zamanlar

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Perşembe, 22 Şubat 2018