Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

FAZIL SAY TANTANASI

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2169 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Bir dostum ısrarla şu Fazıl Say mes'elesi hakkında bir şeyler yaz dedi. Fakıyr da aşırı kuşkucu ve azıcık da psikiyatr olduğu için temkinli ve ihtiyatlı davranmayı tercih etti. Çünkü bilirim ki bu tip yaygaraların sonu genellikle farklı biter.

Tipik halkımızdan birileri olan Emre Kongar ve Mehmet Barlas dahi bu mevzuda tartıştılar. Büyük münevverimiz Ahmet Hakan dahi tenezzül edip bu çocuğa nasihat eyledi. İşin daha da trajikomik yanı, koskoca bir Millî Eğitim Bakanlığı "yeterince müzik öğretmeni yok" diye de eklediği için Fazıl Say hakkında dâvâ açtı!

Kendisi hâricinde herkes "çeker giderim" dediği için ahkâm kesti; köşe yazarları mümtaz fikirlerini serdettiler ve memleket Saycılar'la Saymacılar olarak ikiye bölündü. Memlekette kalabilecekler ile kalamayacaklar, isterse gidebilecekken kalacaklarla istese de gidemeyecekler, istese de gidemeyecek ama gidecek olanlar farklı farklı kamplara bölündüler.

Yâhu, bu memlekette neler oluyor, kimler neler söylüyor. Memleket mes'elelerinden bîhaber yetiştirilmiş, Anadolu ve Türkiye hakkında ne bildiğini pek merak ettiğim, çapkınlıklarının icrâcılığının önüne geçmeye başladığı bu iyi niyetli, dâhi ve şımarık çocuk Almanya'da böyle bir demeç verdi diye neredeyse Kuzey Irak Operasyonu kaynayacaktı!

Aslında amaç da o idi zâten: Gündem yaratmak. Tam Ordumuz oraları târumar etmiş, asker kaçağı parti lideri hapse atılmış ve AKüP'ün milletvekili sözcüsü alenen bunları kınıyorken. Hâttâ bu operasyon ABG'nin yer göstermesiyle yapıldıktan sonra, "bize haber vermediniz diye numaradan Genel Kurmay'a kızarlarken ve Rice alelacele "Kürdistan'a giderken biz Fazıl'ı, Neco'nun kızıyla Okan'ın aşklarını konuşur olduk.

20 milyon Dolar'a mâl olan bu operasyonda hakikaten nereler ve daha önemlisi, oralardaki kimler mahvedildi belli değil. Çünkü her şey ABG'nin kontrolünde. Herkesin ağzına birer dirhem bal sürüldü: Şehitlerin kanları yerde kalmadığı zannı uyandı gözü yaşlı anaların, içi yanan babaların ve infiâl hâlindeki kamuoyunun. Kuşkucu tarafım burada da bağırıyor: Gerçekler bize anlatıldığı gibi değil arkadaş. Nereden hareketle mi bu iddiada bulunuyorum? Cevap çok basit, dost ve müttefik Batılı dostlarımız bizi kınamadılar, hâttâ "hak verdiler. Buna inanmam için dâhi olmam lâzım ve değilim!

Yeni bir hava lâzımdı...

Hele yeni dâhi YÖK Başkanımız'ın (başlarına geleceği bildiklerinden ki) Devletlû'nun ve Gülümüz'ün kendisine "hocam, aman konuşma yoksa kellemiz gider dediğini ağzından kaçırıverdiği, tuttuğu 5000 kadroyu alttan gelecek Fethullahçılar ve diğer yandaşları için açıverdiği, 15 dakikada bütün rektörlerle tanışıverdiği, türbana ve şûlebaşa yol açıverdiği, Bahçeli'nin de buna destek verdiği dönemde. Şarttı arkadaş! Yeni YÖK Başkanımız için "dâhi derken asla ironik bir amaç gütmediğimi hemen ifâde etmeliyim. Hayatında ne dekanlık ne de benzeri bir idarî görev yapmış; YÖK gibi bir kurumun başına lâyık görüldüğüne göre, mutlaka dâhidir. Bilhassa akademik geçmişine bakılınca, profesörlüğünün de deha eseri olduğu görülüyor.

Neyse, biz gene Fazıl Say evlâdımıza dönelim.

Ne oldu, bu kadar tantana ne ile sonuçlandı?

   Bekledi, bekledi, bekledi ve "tercüme hatası var" dedi Fazıl.

      Bu balon da böyle söndü.
         Darısı yenilerinin başına.

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 19 Aralık 2007 Çarşamba

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 20 Eylül 2017