Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

GENE BİR TAYYARE DÜŞMÜŞ!

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 1405 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Sevgili Mekândılar,

Gün geçmiyor ki bir felaket haberi gelmesin, gene bir tayyare çakılmış!

Alman havayolları şirketi Lufthansa’ya ait GermanWings havayolu şirketinin Barselona'dan Düsseldorf’a giden uçağının Fransız Alpleri’nin güneyinde düştüğü belirtildi. İspanya'nın Barselona kentinden saat 11.08'de kalkan uçak mürettebat ile birlikte toplam 150 kişiyi taşıyordu. Fransız yetkililer düşen uçaktan kimsenin sağ kurtulamadığını açıkladı.


Fransız uzmanlar, 150 kişiye mezar olan Germanwings hava yolu şirketine ait Airbus 320'nin enkazında inceleme yapıyor. Alman Die Zeit gazetesi, düşen uçağın teknik bir arıza nedeniyle uzun süre tamir için beklediğini iddia etti.

Alman Die Zeit gazetesi, uçağın teknik bir problem nedeniyle uzun süre tamir için beklediğini yazdı.

Lufthansa'dan yapılan açıklamada tekerleklerin açılması sırasında kapaklarda bir sorun olduğu, ancak bunun güvenlik açısından tehlike oluşturmadığı sadece gürültü yaptığı ve tamirinin de rutin olarak zamanında yapıldığı kaydedildi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, yaptığı basın açıklamasında “Evlenmeden önceki soyadı Çelik olan 50 yaşında Muradiye adında bir soydaşımızın olduğunu tespit ettik. Yolcu listesini kontrol ettik. Bir de Yasmin adında bir yolcu var ama Türk olup olmadığını bilmiyoruz” dedi.

Katalan haber kanalı ‘24 Saat’ daha önce yaptığı bir haberinde, Almanya kaynaklarına dayanarak, uçakta 39 Türk soyadlı kişinin bulunduğu bilgisine ulaştıklarını duyurmuştu.

MURADİYE LOHMANN KİMDİR?

 

Muradiye Lohhman

Düşen uçakta hayatını kaybeden tek Türk yolcu olduğu iddia edilen 50 yaşındaki Muradiye Lohhman, 2001 yılında evlenerek Alman vatandaşlığına geçmiş. Lohmann, 5 yılı aşkın bir süredir merkezi Düsseldorf’ta bulunan, çok uluslu bir Alman firmasında yöneticilik yapıyordu.

İspanya Kralı ve Fransa Cumhurbaşkanı Hollande yaptıkları ortak basın açıklamasında düşen uçakta Türk yolcuların da olduğunu belirtmişlerdi. Hollande, yaptığı açıklamada yolcular arasında “muhtemelen” Türkiye vatandaşlarının da bulunduğunu söyledi ve Türk halkına başsağlığı" diledi.

Yetkililer Uçakta Türk,  Alman ve İspanyol yolcuların ağırlıklı olarak bulunduğunu açıkladılar. Çoğunluğunun Alman vatandaşı yolcuların oluşturduğu uçakta ayrıca 45 İspanyol vatandaşının bulunduğu ileri sürüldü. Kazada ölenlerin kimliklerinin kısa sürede kamuoyuna açıklanması bekleniyor

Uçak kazasını aktaran Alman basına göre, uçakta Gelsenkirchen kenti yakınlarında bulunan Hertern kasabasından bir liseden (Gymnasium) 16 öğrenci ve iki de öğretmenden oluşan bir sınıfın da bulunduğu kaydedildi. Okul öğrencilerin, İspanya’dan gelen öğrenci grubuna karşılık İspanya'ya giden öğrenci grubu olduğu belirtildi.

Öte yandan, uçakta ölenler arasında 2 Avustralyalı ve 2 Japon turistlerin de olduğu netlik kazandı. Düşen uçağın Avustralyalı yolcuları Carol ve Greg Friday adlarında anne-oğul. Uçakta bulunan iki bebeğin de beraber yolculuk ettikleri annelerinin kimlikleri ortaya çıktı. Opera sanatçısı olan Maria Radner ve İspanyol Marina Bandres Lopez-Belio uçakta bebekleriyle beraber yolculuk ediyorlardı. Ayrıca İngiltere vatandaşı Oleg Bryjak da ölenler arasında.

KÜRT KÖKENLİ FUTBOL TAKIMI SON ANDA KURTULDU

Fransa’da düşen Germainwings havayollarına ait Airbus 320 tipi yolcu uçağına İsveç 1. Lig’inde mücadele eden Kürt kökenli Türklere ait Dalkurd takım kafilesinin şans eseri uçağa son anda binmeyerek kurtuldukları öğrenildi. Barcelona dışında hazırlık kampı çalışmalarını tamamlayan Dalkurd takımı 29 kişilik kafilesiyle aynı uçakla İsveç’e geri dönmek için Düsseldorf’a gidecekti. Fakat Dalkurd takımı kafilesi Düsseldorf’da, İsveç’in Stockholm kentinde Arlanda havalimamına gidecek uçağı uzun süre bekleyecek olmaları nedeniyle kafileyi üçe bölerek Barcelona’dan 3 ayrı uçakla geri dönme kararı alınca düşen uçağa binmekten vazgeçerek kurtuldular.

Dalkurd takımı sportif direktörü Adil Kızıl Barcelona’dan aynı anda 4 tane uçağın kalkarak Alp dağları üzerinden gittiğini ve bu uçakların üçünde takımın futbolcularının bulunduğunu söyledi. Kızıl, kafilenin Göteborg’a inene kadar hiçbir şeyden haberinin olmadığını belirterek inince telefonunu açtığında 200 tane aramanın olduğunu gördüğünü anlattı. Takımın tamamının sağ salim Stockholm’e indiğinin anlaşılmasından sonra ailelere telefon açarak, Facebook ve Twitter’den herkese haber verdiklerini belirten Kızıl, olayın korkutucu olduğunu ifade etti.

2000 METRE YÜKSEKTE RADARDA GÖRÜNDÜ

İspanya'nın Barcelona kentinden Almanya'nın Düsseldorf şehrine giden '4U9525' sefer sayılı uçağın, Nice kentinin kuzeyindeki Barcelonnette kasabasına 100 kilometre uzaklıkta düştüğü belirtildi. Uçak en son 2000 metre yükseklikteyken radarda görüldü.

Uçağın pilotunun TSİ saat 11.47 de Provenza kentinde bulunan havaalanındaki kuleye 11.500 metreden 2 bin metreye ani düşüş yapması üzerine acil durum çağrısı yaptığı kaydedildi.

Uçağın kalktıktan 50 dakika sonra, Türkiye saati ile (TSİ) 11.53 sıralarında düştüğü bildirildi. Radar kayıtlarına göre, uçak hızla irtifa kaybederek yere çakıldı. Uçağın, TSİ ile 11.47’de Provenza kentinde bulunan havaalanındaki kuleye acil durum çağrısı yaptığı kaydedildi. Firmadan yapılan son açıklamada, imdat çağrısının irtifa kaybeden uçağın bilgisayarları tarafından “otomatik olarak yapıldığı” bilgisi verildi. 38 bin feet’ten 8 dakika içerisinde 6 bin feet’e düşen uçağın enkazı Digne köyü yakınlarında bulundu.

Uçağın Fransız Alpleri’nde dağlık bir bölgede düşmesi sebebiyle enkaz alanına ulaşım güçlükle sağlandı. Fransız yetkililer, 2 bin metre yüksekliğindeki bölgeye ulaşımın yalnızca helikopterler yardımıyla sağlanabildiğini, yürüyerek ise en az 3 saatlik mesafede bulunduğunu açıkladı. Fransa’nın taşımacılıktan sorumlu Devlet Bakanı Alain Vidalies, uçak kazasından sağ kurtulan olmadığını doğruladı.

Uçağın hız ve yükseklik grafiği incelendiğinde 09.33 (merkezi saat) sularında birden irtifa kaybettiği ve düşüşe geçtiği 8 dakika içinde ise çakıldığı anlaşılıyor.

Uçağın enkazı 2 bin metre yükseklikte dağlık ve karlı bir alanda tespit edildi. Uçağın düştüğü bölge dağcıların sıklıkla kullandığı bir alan… Ancak uçağın düştüğü yere ulaşmak için 3 saat yürümek gerektiği belirtildi.

Arama ve kurtarma çalışmalarına 380 itfaiyeci ve sağlık görevlisi, 300 jandarma, 15 helikopter, bir C135 nakliye uçağı ve bir keşif uçağı katıldı. Fransa Ulaştırma Bakanı Alain Vidalies, kaza yerine ulaşan helikopterlerden enkaz parçalarının ve etraftaki cesetlerin görüldüğünü açıkladı. Fransız yetkililer, cesetleri çıkarmanın ve en büyük parçası bir otomobil büyüklüğünde olan enkazı kaldırmanın günler süreceğini açıkladı. Yakınlardaki bir üniversitenin spor salonu morg olarak hazırlandı.

Bu kaza Fransa topraklarında olmuş en büyük ikinci kaza olarak tarihe geçti. Fransa’nın şahit olduğu en büyük kaza ise 1974 yılında oldu. Türk Hava Yolları’na ait bir yolcu uçağının düşmesi sonucu 346 kişi öldü. 1 Eylül 1953’te kazanın olduğu yere yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta, Paris-Saygon seferini yapan Air France uçağı dağa çakılmış, kazada 42 kişi hayatını kaybetmişti.

UÇAĞIN KARA KUTUSU BULUNDU

Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, kurtarma ekiplerinin kazadan yaklaşık altı saat sonra uçağın kara kutularından birine ulaştığını söyledi. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ise uçağın düşmesinde terör bulgusunun olmadığı ifade edildi. Uzmanlar, eldeki ilk bilgilerin uçağın kabin basıncında sorun olduğunu gösterdiğini söylüyor.

Enkaz kurtarma çalışmaları hakkında bilgi sahibi olan bir uzman Reuters'a yaptığı açıklamada, ulaşılan karakutuda kokpit içindeki ses kayıtlarının bulunduğunu söylerken; uzmanların, hava kazalarını soruşturmada elzem olan uçuş bilgisini içeren ikinci karakutuyu da incelemeleri gerektiğini vurguladı.

PASAPORT KONTROLÜ YAPILMADI

MKD: İşte burası çok ilginç değerli okurlar, böyle bir şey nasıl olabilir?

Ellerinde bir yolcu listesi bulunduğunu ancak gizlilik gerekçesiyle yolcu listesini açıklayamayacaklarını vurgulayan GermanWings sözcüsü, “önce ailelerine bildireceğiz” dedi. Sözcü ayrıca ‘AB sınırları içinde bir uçuş olduğu için yolculara pasaport kontrolü yapılmadığını’ belirtti.

İmdat çağrısı konusunda çelişkili bilgiler bulunduğunu belirten sözcü, pilotun bu çağrıyı yaptığına dair kesin bir bilginin bulunmadığının altını çizdi.

Uçakla ilgili sıra dışı bir duruma rastlamadıklarını sözcü, şirketin tüm kaynaklarını bu araştırmaya yönlendirdiğini ve en kısa sürede bir sonuca ulaşılacağını belirtti.


NEDENİ BELLİ DEĞİL

Köln-Bonn Havalimanı'nda basın toplantısı düzenleyen Germanwings CEO’su Thomas Winkelmann, “Düşmeden önce sekiz dakika boyunca irtifa kaybetti. Uçağın hangi sebeple alçaldığını bilmiyoruz. Uçağın düşme nedenini bir an önce bulmaya çalışacağız. Yolcular arasında iki bebek vardı. Uçağın son kontrolleri Lufthansa tarafından dün yapıldı. Uçağın kaptanı 10 yıllık tecrübesi olan bir kaptandı. Airbus uçağıyla 6 bin saatlik tecrübesi olan bir pilottu. Uçak 1991'den beri kullanılıyordu” dedi.

En ciddi iddia ise 2. pilotun intihar ettiği! Belki de psikotik veya Bipolar!dı bilemem ama durduk yerde insanlar koca tayyareyi düşürüp, yanlarında yüz kişiyi de öldürmez! 

İSİMLERİ AÇIKLAYAMIYORUZ

Winkelmann, “Acil durum sinyaliyle ilgili yeni bir bilgi veremiyoruz. Bir sinyal verildiğini doğrulamıyoruz. Uçaktaki yolcuların listesi önümüzde… Ancak gizlilik sebebiyle açıklamıyoruz. Önce ailelerine bildireceğiz” dedi.

Germanwings CEO’su, “Normal uçuşlarımıza devam edeceğiz. Uçağa binerken isim veriyorsunuz ancak yolcularla ilgili detayları biz de bilmiyoruz. İspanya Schengen ülkesi olduğu için pasaport kontrolü yapılmıyor. Yolcularla ilgili yalnızca genel bilgilere sahibiz" diye konuştu.

LOGOLAR SİYAH BEYAZ

Germanwings ve Lufthansa havayolu şirketleri, resmi Twitter hesabında yer alan şirket logolarını siyah beyaz yaptı. Germanwings şirketi, Twitter hesabında “Bütün dualarımız uçaktaki yolcuların ve çalışanların yakınları ile birlikte” ifadesi yer aldı.

GERMANWINGS HAVA YOLU ŞİRKETİ

Alman havayolları şirketi Lufthansa'ya ait Germanwings Almanya, Köln ve Bonn merkezli düşük-fiyatlı düzenli tarifeler düzenleyen bir havayolu şirketidir. Şirket Avrupa'da 66 uçuş noktasına seferler düzenlemektedir.

Ana üssü Köln Bonn Havalimanı’dır. Şirket 1997 yılında kurulmuştur ve günümüzdeki ismini 2002 yılında almıştır.

LUFTHANSA'NIN HİSSELERİ DÜŞTÜ

GermanWings’ın” 148 kişiyle düştüğünün açıklanması sonrası Lufthansa'nın borsadaki hisseleri yüzde 4 değer kaybetti.

MERKEL FRANSA’YA GİDİYOR

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Sözcüsü Steffen Seibert, Şansölye'nin kaza dolayısıyla “şoke olduğunu” söyledi. Seibert, Merkel'in Fransa Cumhurbaşkanı Hollande ve İspanya Başbakanı Mariano Rajoy’la telefonda görüştüğünü ve tüm programlarını iptal ettiğini duyurdu.

Öte yandan, Almanya Başbakanı Angela Merkel 150 kişinin hayatını yitirdiği kazayla ilgili olarak yaptığı açıklamada: “Uçağın düşüş nedeni henüz bilinmiyor. Uçakta yaşamını yitirenlerin yakınlara her türlü yardım yapılacak. Fransa Cumhurbaşkanı Hollande ve İspanya Başbakanı ile görüştüm. Kazanın meydana geldiği yere Dışişleri ve Ulaştırma bakanı gidecek. Ben de daha sonra kazanın meydana geldiği yere gideceğim" dedi”.

***

Bu bir felaket haberi ve taze, en güvenilir hava yolunun dahi güvensiz olabileceği ilginç...

Bire de keyifli haberim var, Kanal 6'dayken beraber TV yayınlarına çıktığımız, Bipolar Bozukluk ve Alkol sorunlarıyla uğraşan ama bizim hanımefendiliğiyle tanıdığımız Sevgili Nurseli İdiz, 54 yaşından sonra Arkeoloji ve sanat Tarihi eğitimi okumaya karar vermiş.

Bu harika bir haber... Arayacaktım ama GSM numarası "kullanılmamaktadır" çıktı. Şöhretler sık telefon değiştirirler.

Hepsi geçecek inşallah.

Onun da hayata asılmak ve yaşamak için çok sebebi var...

Hepimizin olmalı değil mi?

Peki ya şuna ne buyrulur: Gene Kemal Derviş gelmiş!


Bunun anlamı, seçimlere kadar tekrar keselerin açılacağı ve tam bir alt sınıf / orta direk çöküşü mü, bilemem!

Ama eğer USD 3 de değil, 4 TL olursa ne yapacaklar? 

Sevgiyle kalın...

Mehmet Kerem Doksat - Tarabya - 2015

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 22 Ekim 2017