Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

GÜVENMEK Mİ, KOALİSYON MU, YOKSA TEKRAR BAŞLAMAK MI...

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 1881 kez okundu
  • 2 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Bâzen insanların ve milletlerin kaderleri de, kederleri de kesişir ve birtakım kararlar vermez zarureti hâsıl olur.

Arada derede kalıp öylece düşünmeye, tefekkür ve tefelsüf etmeye etmeye başlar ve mâzinizi tıpkı ölüm ânında olduğu gibi gözünüzün önünden geçirmek istersiniz çünkü tercihleriniz tıpkı Kudüs'teki Ağlama Duvarı gibidir. Bilirsiniz ki oranın esas amacı arka taraftaki Müslüman kısmını elde edemedikleri için ağlamaktır; hepsi bu kadardır.

Bunu herkes bilir ama nedense bir sır gibi saklanır; Hakikat ve gerçek arasındaki esrar apaçık karşınızdadır. Aynaya bakmanız kifayet eder.


En doğru adresi ararsınız ve apışıp kalırsınız...

Bu nasıl iştir diye bakakalırsınız...

Tam sayfa haberle her yerde duyurulan, videosu GATA'da seyredilen ve hâlâ köşe yazarlığından köşeleri dönen bu kişinin nasıl makbûl ve muteber olduğunu, Keto'yu dövdüğünü hatırlayıp düşünürsünüz.

İşin aslını Dr. Stress, Ergun Gümrah ve Tuna Serim çok iyi bilir; ama boş veririz, ibretle tekrar tekrar düşünürüz... 


***

Adana'nın yetiştirdiği en büyük pop ilâhlarından biri olan, reenkarnasyona da inanan, kız evlât kaybı da yaşayan, sonra da sarışın bir Alman'la evlenen Erol Büyükburç'un başına geleni okuyunca üzülüp, kendinize ve memlekete pay çıkarırsınız...

 

Ben kendisiyle birkaç kere televizyonlarda, ayaküstü sohbetlerde karşılaştım. Facebook'ta da üyemizdir.

 

Çöpler temizlendi deniyor ya, bu da onun bir delili... Geçen gün cep telefonumla çektim.

Bu avhâl ve şerait altında kafanızın karışmaması için içiniz sıkılır; daralır ve fena hâlde bunalırsınız. Hiçbir olay çıkmamış gibi davranmak istersiniz ama bir türlü karar veremezsiniz. Kullandığınız reyin tam da Ülkücülerin kalesi gibi olan bir kahvede, hem de Tarabya'da reyinizi kullanmışsınızdır ama nedense bir türlü Kürt bölücülüğünden bahsetmenizi kullanmanızı istemeyen dostlarınız vardır.

Hâlbuki insanlar ulu orta öpüşüp koklaşmakta ASLA çekinmemektedir.

 

 Bu seçimlerden sonra bunları NAH görürsünüz, valeler kovalar (onlar da Alman)!

Acaba bunları kim uydurmuştur diye düşünüp durursunuz...

***

Programına çıkıp, Elmalılı Hamdi Yazır'ın torunu olduğunu beş bir yöne haykırdığınız Okan'ın asistanı Reyhan Hanım'a What's Up ile "Okan bütün bu kitapları okuyabiliyor mu yahu" diye yazdığınızda cevap alamayınca da şaşırırsınız (bir mânidar tesadüf daha: İzmir'deki ünlü bir pastânenin adıdır)...


Acaba bunun esbabı mucibesinin veya mucizesinin, bu muhterem zat ile program yapacağını Facebook'tan eleştirdiğiniz için mi diye derin derin düşünüp, mânidar tesadüfleri hatırlarsınız...


Bu kadar çok programa çıkınca insanın kafası karışır kardeşim...

Bir de, Tuna Kiremitçi'nin senaryonusu (İclal'in eski sevgililerinden biri) yazdığı AŞK filmindeki Engin Altan Düzyatan'ın bu acayip ismi nereden bulduğunu düşünüp kafanızı kaşırsınız...


Fesuphanallah!

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Misafir
    Baysungurozan Pazar, 30 Mart 2014

    Yazı kayıp..

    Hocam bu yazıyı bir türlü okuyamadım,tarayıcı siteyi yüklüyor fakat yazı yok,acaba site ile ilgili bir problem mi var,saygılarımla iyi pazarlar hocam.

    Ben de bilemiyorum doğrusu...

  • Misafir
    Baysungurozan Pazar, 30 Mart 2014

    şimdi olmuş. :)

    Hocam tekrar denedim ve her şey düzgün bir şekil de işliyor,şimdi okuyabildim,belki de internet bağlantısı ile ilgili bir sorun olmuştu, malum ki şu aralar her şeyi engelleme telaşı ile debeleniyor yönetici taife,her tarafı karıştırıp kurcalama derdindeler,panik içindeler... :) Bunca şer den hayır çıkacaktır eminim,sadece zaman meselesi artık,son sahneleri görebiliyorum,bu şer den hayır çıkacak... :) Saygı ve sevgilerimle,iyi günler Hocam... :)

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 23 Ağustos 2017