Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

HER ŞEYİ BİLEN ADAM

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2997 kez okundu
  • 3 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Kendisiyle dün gece rûyamda tanıştım.

Aracı olan kişinin kod adı DY Majör’dü.


Hiç kimseye benzemiyordu veya hemen herkes gibiydi.

Şu meşhur bilgi yarışmalarından birine iştirak etmişti.

Sualleri ne Kenan Işık ne de başkası, sarışın bir kız soruyordu.

Adam, olmuş her şeyi biliyordu.

Yarışmaya da paraya ihtiyacı olduğu için katılmıştı zâten.

Kız, kâinatın her neresinde, nasıl bir şey olmuşsa onu sorguluyordu ama HBA daha o ağzını açarken cevabı yapıştırıyordu.

Bu hâle bir elektrik çarpmasının akabinde gelmişti ve kısa bir dönem için hâfız kaybı yaşamıştı.

Bu kayıp ona müthiş hâttâ korkunç bir güç kazandırmıştı.

Birisi kendisiyle görüşmeye geldiğinde, zâten onu kendisinden daha fazla tanıyor

İntibak edebilmek için ya duygusuz olacak, ya da iyice duygusallaşacaktı. Kişiliği icabı ikinciyi tercih etmişti. Ahlâkî değerleri de o derecede yüksekti. Bu da kendisini maddî sıkıntıya sokmuştu.

Borç almaktan nefret derecesinde hazzetmiyordu. Bağış veya benzeri hasenat işlerinden hiç hoşlanmıyor, bunu sadaka almak gibi telâkki ediyordu.

Seyirciler de şaşkındı ve adama karşı hem büyük bir hayranlık, hem de öfke duyuyorlardı.

Bu yarışmaya dahi iştirak ederken ne kadar ahlâka uygun bir iş yaptığından emin değildi fakat başka bir yol da bulamamıştı.

Sonunda olabilecek en büyük ikramiyeyi kaptı tabii ki…

Kendisi bu muazzam performansı sergilerken, kâinatın ve dünyanın bütün gizli ve açık servisleri bu adamı ele geçirip kullanmak için organize oldular ama o bütün bunları da biliyordu, farkındaydı.

Gerek bu sebeple, gerekse hepsi birbirlerini kollamaktan hiçbiri hiçbir şey yapamadı.

HBA da paraları alıp sırra kadem bastı.


Kızla aralarındaki son muhavere şöyle bir şeydi:

-Şimdi mesut musunuz? Bu paraları gönül rahatlığı içerisinde harcayabilecek misiniz?

-Hayır, kafam karışık ama başka çâre de bulamadım.

İkisi de ağlamaya başladılar.

-Bizim Patron sizinle özel bir görüşme yapmak istiyormuş efendim.

Adam bunu da bildiği için reddetmedi ama kabûl eder gibi de davranmadı.

En sonunda ise sulh ve sükûn içerisinde beş yöne birden giderek gözden kayboldu.


Şimdi nerede?

   Aslında o kimdir?

      Ne iş yapar?

         Bilmiyorum…

            Ama o benim de..

               Her şeyin esasından da haberdar.

Mehmet Kerem Doksat – Çeşme – 09 Ağustos 2013 Cuma

Mahlas: Guy de Maupassant         

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Misafir
    Lerzan Cuma, 09 Ağustos 2013

    Tebrikle,

    Harikulade çağrışımlar ancak bu kadar derinden yapılabilir. Tebrikler, acıyı keyifli okutan kaleme saygıyla.

  • Misafir
    morelma Cuma, 09 Ağustos 2013

    gizemli yazı

    kimdir bu HBA, Şirin Baba mı yoksa?

  • Murat Şaşzade
    Murat Şaşzade Cumartesi, 10 Ağustos 2013

    Karşılaşma

    Sevgili Hocam,

    Son derece derin sembolik anlamlar içeren ve üzerinde düşündükçe farklı keşiflerin yapılabileceği makaleniz için çok teşekkürler. Merak ettiğim bir soru var, makalenizde belirttiğiniz gibi "Herkes Kadar Sıradan ve Herkes Kadar Özel" iki HBA günün birinde bir yerde karşılaşırsa, birbirlerinde yok olup birliği hissetme zevkine mi ulaşırlar, yoksa birbirleriyle çatışmaya girip yıkıcı mı olurlar?

    Sevgim, Saygım ve Dostlukla...

    MKD: Sevgili MŞ, bilmiyorum ki... Bilmukabele sevgim, saygım ve dostluğumla...

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cuma, 15 Aralık 2017