Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

HERKES KAHROLSUN, E Mİ?

Posted by on in Politik
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2538 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Türkiye'de trajikomik hizipleşmeler sürüyor da sürüyor.

10 Ekim 2007 tarihli Hürriyet Gazetesi'nin birinci sayfasında eline tutuşturulmuş gazeteyle poz verdirilmiş bir yurdum insanının fotoğrafı konmuş ve "Şehit Er Mehmet Coşkun'un Gaziantep'teki cenazesinde de ellerde Hürriyet Gazetesi vardı" deniyor. Eğer zekânız veya dikkatiniz yetersizse, oradaki insanların "Yaşasın Hürriyet, Yaşasın Doğan Grubu" diye bas bas bağırdığını sanabilirsiniz. Buna sinekten yağ çıkarmak bile denmez.


Ayıp ötesi yâhu, hiç utanmanız yok mu? Mümtaz entelimiz yanardöner Ertuğrul Özkök'ün ise hem kafası karışmış hem de korkmuş, saçmalıyor bermutat.

***

Oradaki ve Türkiye'deki herkes haykırıyor: "Kahrolsun PKK, şehitler ölmez, vatan bölünmez".

Kürdistan'daki Kürt bağırıyor: "Kahrolsun şu tepeyi bombalayan Türk askeri, gelecekleri varsa görecekleri de var"!

Eskilerin sıkı Komünisti, şimdilerin mufassal vatanseveri, ulusalcısı Cumhuriyet Gazetesiçaktırmadan haykırıyor: "Kahrolsun İslâm, kahrolsun her türlü din. Her şey sâdece bilim". Erdoğan Aydın'ın "Nasıl Müslüman Olduk" kitabının 22. Baskısı'nı salık veriyor bu meyanda.

Dinci medya çığlık çığlığa "kahrolsun lâikçiler ve ulusalcılar" diye korolaşmış vaziyette.

Ordu neredeyse alenen "kahrolsun AKP ve onun işbirlikçiliği" diyor.

Ermeni Diasporası ve Amerikan Yahudi Teşkilâtları "kahrolsun Türkler" diye alenen beyanat veriyorlar.

Bu arada ABD'nin Gayrinizamî Harp Stratejisi gündeme düşüyor. Onlar ise "kahrolsun Amerika ve yandaşlarının hâricindeki herkes" diye söylüyorlar.


Ülkücüler artık "kahrolsun Komünistler" diyemeyecekleri için ve asabî Başkanları da AKP ile nikâh kıyma kurlarında yol alıp, "Kuzey Irak'a girmeyi referanduma götürelim" diyerek, üstelik bunu dahi elindeki kâğıttan okuyarak yapıp ya asrın mizah şâheserini yaratıyor, ya da milletle dalgasını geçiyor.

Anarşistler ise aynı: "Kahrolsun her türlü düzen". Hiç olmazsa tek sağlam duruşu kalan onlar.

Ardıçkuşu "kahrolasın Özdemir İnce" mi demeye getiriyor. O ve benzeri "sistemin" adamları gelişmelere isyan veya itiraz eden herkesi kahrediyorlar zâten.

Alevîler ilk olarak "kahrolsun Sünnîler" diyor.

Ve.

Bunları gördükçe kahroluyorum.

Liboşlar, bölücüler, farklı düşünen herkes zâten fakıyr gibilerine "kahrol" diyorlar.

***

Kahrolsun bu her sabah güneşli doğan gökyüzü. Suyun bittiği yerdeyiz!

   Kahrolsun bütün "kahrolsun" diyenler.

      Sözün bittiği yerdeyiz. de, orası neresi?

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 10 Ekim 2007 Çarşamba

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 17 Aralık 2017