Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

ILLUMINATI NEYMİŞ?

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2929 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Sevgili Mekâncılar,

Gecenin bir vakti aklıma takıldı, meşhur bir örgüt var, her taşın altından onun çıktığı, üyelerinin hemen her şeyden sorumlu olduğu, dünyayı, hattâ kâinatı bunların idare ettikleri söylenir.

Ben de oturdum İnternetin başına ve başladım araştırmaya…


İlluminati çoğul bir kelime olup tekili (Latince: illuminatus, Türkçe: aydınlanmışlar) demekmiş.

Yâni “etrafa nur (ışık) saçan” insanlarmış bunlar…

Tarihteki adıyla “Bavyeralı Illuminati”, bâtıl inanca, peşin hükme, dinin toplumsal hayat üzerindeki etkisine, iktidarın kötüye kullanımına karşı, Aydınlanma Çağı döneminde 1 Mayıs 1776’da kurulmuş bir topluluk olup, Modern Illuminati zihin kontrolü uygulayarak, hükumetleri ve kuruluşları ele geçirerek Yeni Dünya Düzeni’ni sağlamak amacıyla hareket ettiği iddia edilen, monarşileri yıkmayı, dinî inançları yok etmeyi, millî devletleri ve vatanseverliği sonlandırarak sosyal düzeni alt üst etmeyi planladığı öne sürülen, ancak, faaliyeti ve varlığı, mevcudiyeti günümüze kadar ispat edilememiş bir yapılanmaymış.

Bâzı komplo teorisyenleri,

Illuminati üyelerini “ışığın insanları” veya “aydınlanmışlar” olarak addetmekteymiş.

***

Hareket, 1 Mayıs 1776 yılında Ingolstad’ta (Yukarı Bavyera),

Ingolstadt Üniversitesi Kilise Hukuku Profesörlerinden biri olan Filozof Adam Weishaupt tarafından beş kişiyle kurulmuş.

Aydınlanma Çağı’nın bir kolu olarak hür düşünceyi temel edinmiş üyelerden oluşan topluluğun Masonluğu model aldığı ve üyelerinin (müntesiplerin) gizli bir yemin ederek ve üstlerine itaat edeceklerine dair ant içtikleri söyleniyormuş.

Zamanla, örgüt her biri farklı derecelere sâhip olmak üzere üç ana sınıfa ayrılmış ve pek çok Illuminati grubu, mevcut olan Masonik loca üyeliklerini iptal etmişler.

***

Weishaupt, başlangıçta topluluğun isminin “Perfectibilists (Mükemmelleştiriciler)” olmasını planlamış.

Grup, ayrıca, “Baveryan İlluminati” diye de adlandırılmış ve ideolojisine “İlluminizm” denmiş.

Brunswick Dükü Ferdinand ve Diplomat Franz Xaver von Zwack gibi pek çok önemli isim, entellektüel ve politikacı kendilerini grup üyesi saymış.

Topluluğun pek çok Avrupa ülkesinde şubesi açılmış ve on yıl içerisinde iki bine yakın üyesi olmuş.

Edebiyat dünyasından da Johann Wolfgang von Goethe, Johann Gottfried Herder ve Gotha ile Weimar Düklerinin de ilgisini çekmiş.

Goethe

1777 yılında, Karl Theodor, Bavyera’nın yöneticisi olmuş.

Bu zat aydınlanmacı mutlakıyet taraftarıymış ve döneminde Illuminati dâhil bütün gizli toplulukları yasaklamış.

Baveryan Hükûmeti tarafından 1785'te yayınlanan bildiri grubun dağılmasına sebep olunca olmuş ve Weishaupt da kaçmış.

Topluluğun yazışmaları, doküman ve mektupları toplatılıp daha sonra hükumet tarafından yayınlanmış.

***

Komplo Teorileri

Baveryan İlluminatiMark Dice, David Icke, Texe Marrs, Ryan Burke, Jüri Lina ve Morgan Gricar gibi yazarların da belirttiğine göre, hâlen faal olan bir örgütmüş.

Pek çok teori dünyadaki birçok siyasî, askerî ve ekonomik olayın sorumlusunu gizli bir örgüt olan Illuminati olarak gösterirmiş.

Komplo teorisyenlerine göre, birçok ABD Başkanı, bu örgüte doğrudan veya dolaylı olarak hizmet etmekteymiş.

Ayrıca birçok tanınmış çocuk çizgi filmlerinde şuuraltı mesajlarıyla beyin yıkama gerçekleştirildiği iddia edilmekteymiş.

Myron Fagan’a göre Waterloo Savaşı, Fransız İhtilâli, John F. Kennedy suikastı bu örgütün işiymiş.


1797 ile 1798 yılları arasında yayınlanan Augustin Barruel’in Memoirs Illustrating the History of Jacobinism ve John Robison’un Proofs of a Conspiracy (Bir Komplonun İspatları) kitaplarında, Illuminati’nin ayakta kaldığı ve Fransız İhtilâli’nin mimarı olduğu gibi beynelmilel komplo teorileri ortaya atılmış.

***

Benim bulabildiklerim bunlar.

Demek ki çok güçlü adamlarmış ve dünyayı yöneten bir teşkilatmış.

Her şeyin altında bunlar yatıyormuş.

John F. Kennedy’nin çok çapkın bir adam olduğu (Marilyn Monroe da sevgilileri arasındaydı) ve İsrail’le inatlaştığı, Amerikan Dolarını Federal Bank Reserve yâni sözüm ona Amerikan Millî Bankası yöneticilerinin itirazlarına rağmen kendi hükumetinin basması için ısrar ettiği herkesin bildiği bir şey.


Buna karşılık, hem Katolik’ti, hem de abartılı bir Amerikan Milliyetçisi (daha doğrusu patriot: vatansever)…

Bir Başkan, hele ABD’de, kalkıp da çapkınlık eder, İsrail’le zıtlaşır ve Yahudilere posta koyarsa ne olur?

Özel görevli beş keskin nişancı gelir ve karısının yanında onu infaz ederler; o da yetmez, bütün aile lânetlenir ve herkesin kötü bir şeyler gelir.

Sonra da Oswald isminde bir genci –ki bence hipnotik beyin yıkama altındaydı, suçlu ilân ederler; akabinde de zaten kanserden ölmeye mahkûm olan bir Yahudi, tam da mahkemeye çıkacakken, silahını çeker ve onun da işini bitirir!


Vaka da çözülmemiş olarak kalır…

***

Diyelim ki böyle bir örgüt hâlâ işbaşında ve üye aşmaya da açık…

Birileri size bir müracaat formu getirip de “bize katılır mısınız” dese, ne yapardınız?

Ben olsam kabul etmezdim çünkü anladığım kadarıyla, bu adamlar ne MİT, ne MOSSAD, ne de başka bir örgüte benziyorlar.

Nerede toplandıkları, Bilderberg Örgütü ile ilişkileri karanlık.

Maazallah böyle bir topluluğa üye olursanız, sizin de en ufak bir fırsatta cesedinizi bir yerlerden toplar ve akabinde de sülalenizi lânetlerler.

İflah olmazsınız ve çoluğunuz, çocuğunuzun da başına ne geleceğini kimse bilemez.

Rothschild Hanedanı ve Siyonistlerle ilişkileri de karanlık, öyle gözüküyor.


***

Ben bu insanları hiç görmedim ve tanımadım ama bir vakıa (olgu): Bu dünyayı birileri fena hâlde yönetiyor, kararlar alıyor ve bir ne olup bittiğini bilemiyoruz!

***

Demem o ki, öyle her teklife kanmayın ve uzatılan belgeyi hemen imzalamayın.

Aksi takdirde sizi de harcarlar.

Google-Earth üzerinde Rothschild Hanedanı bölgesinde görüntü puslanıyor, deneyin, göreceksiniz.

Sabaha yeni muayenehanemizde hizmet vermeye devam edeceğiz Neslim’le ve ekibimizle.

Herkese hayırlı bir hafta diliyorum.

Her türlü yasal örgüte girin ama karanlık güçlerden uzak durun.

Neme lâzım?

Harcanırsınız.

Hayırlı bir hafta diliyorum.

Kürt, Türk, Zaza, Arap… hiçbir ayrım yapmadan çalışıyoruz.


Bu arada, sanırım koalisyon yapılacak, işler sürüncemede kalacak ve Doğu bizden iyice koparıldıktan sonra da, çok önceden çizilmiş BAP, GOP ve diğer projeler bitirilmiş olacak.

Elçiye zeval olmaz derler, benden iletmesi (Youtube'dan iktibas ettiğim görüntülerdeki yorumlar, bunları koyanları bağlar. Benim pek çok Yahudi dostum ve kardeşim var, onları tenzih ederim)

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 29.06.2015

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Çarşamba, 23 Ağustos 2017