Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

İNSAN GÖRÜNMEZ OLMAK İSTEYEBİLİR Mİ?

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 1321 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Değerli Okurlarım,

Neden olmasın ki?

Nasıl ki Örümcek Adam ve Uçan kahramanlardan Süpermen benzeri Galaktik yaratıklar sıklıkla görünmez olup sırra kadem basarlar.


Nasıl ki sıkılırsınız her şeyden ve herkesten kısa bir süreliğine ortadan kalkmak arzusu duyarsınız…

Nasıl ki bıkmışızdır dinî baskılardan ve yıldıran otoriteden…

Kemal Kılıçdaroğlu ve diğer liderler baygınlık getirirse!

Nur Fettahoğlu da, Yemen Cephesi’ndeki savaşlar da sıkıyorsa sizi.

Tek adamın yönettiği her rejim gibi açmazlar mevcutsa, Sinagog’la da barış içindeyseniz.

Gönlünüz insanlığın kardeşliği için atıyorsa ama bir türlü olamıyorsa.

Okulların dershaneye düşmesine aldırış etmiyorsanız…

Akşam bir baloya gidip gönünüzce eğlenmek istiyorsanız ve artık politikadan gına gelmeye başlamışsa, Mithatcan Özer’in dayak sevmesine de alışmışsanız.

Bombalarınız düşmekteyse oraya, onlarınki de buraya ve Tuba Ünsal’dan alınan ilhamla yapılan sergi de sizi ırgalamıyorsa.

Süpermen gibi olup Kriptonit’e gitmek ve bir süre için ortadan kalkmak istemez misiniz?

Bu süper kahramanlar zaten hep ABD’lidir ve hep orayı korurlar.

Sertab Erener’in hamburger kaçamağı yüzünden çekebileceği mide bağırsak sorunlarına da aldırış etmiyorsanız…

İsak Haleva’yı da seviyorsanız, zaten pek çok Musevi’yle aranız iyiyse.

Obama’nın demeçleri de sizi artık ırgalamıyorsa ve okyanus ötesindeki planlardan artık gına geldiyse.

Her şeyin altında ABD olduğunu yazmanıza, Armageddon’dan bahsetmenize rağmen artık bu mekâna pek aldırış edilemiyorsa veya tam aksine hâlâ okunuyorsa,

Putin’le kıyaslanıyorsa Devletlû, ikisinin de çok büyük uçakları ve sarayları varsa.

Kimse Şah da Padişah da olamayacaksa bundan sonra…

Emekli aylıklarına yapılan zam devede kulaksa.

23 Milyon TL’ye 30 adet yayın aracı olan bir Cumhurbaşkanınız varsa,

Özel helikopterleri ve tayyareleri mevcutsa,

Memleket parsellenmişse 36 değil de daha fazla grup tarafından paylaşılmışsa ve size yapacak bir şey kalmamış gibi görünüyorsa tarafından.

MİT veya Hakan Fidan da sizi ırgalamıyorsa,


Zaten Ilyuşin tipi tayyareler kolay düşmeyecekse ve ekonomin berbat hâle geliyorsa…

Tweet atmak hakkının artık yeniden kısıtlanıyor ve basın özgürlüğü de gene kısıtlanıyorsa.

Roller karışmış ve Kaos gene memleketin her tarafını sarmışsa ama yapabileceğiniz şeyler şimdilik kısıtlıysa…

Büyük Kulüp’te de, diğer üyesi olduğunuz her yerde de bel altından vurma veya nahoş çekişmeler başlamışsa ve herkes diğerinin aleyhinde mektuplar yolluyorsa.

Arta Turan’ın sevimli kocaman kafası da şimdilik siz ırgalamıyorsa ve Bozkurtlar da bir yandan Alperenler’le beraber silahlanıp bir iç savaşa, topyekun katliam hazırlıkları mevcutsa.

Klerikal Totaliterlik bu memlekette mukadderat ise ama yapacağınız bir şey yapamıyorsanız.

Bir süre başlayacak kan selini görüp, defalarca ikaz etmenize rağmen memleket batağa sürükleniyorsa ve insanlarımızın hepsi de birbirine düşman hâldeyse…

Bir süre için Örümcek Adam veya tam güzel bir kostümle kaçıvermek isterseniz.

Türkiye bir futbol maçı gibi yönetiliyor ve muktedirin kim olacağına dair rakamlar sür'atle değişiyorsa ve Muktedirler arasındaki güreş hâlâ sürüyorsa.

Basın sizinle yaptığı mülakatlara yeterince yer veremiyorsa veya yasaklılar gittikçe artıyorsa,

Herkes diğer herkese neredeyse kavga kıvamında hakaret etmekteyse,

Bıktıysanız formalitelerden ve her türlü baskıdan…

Şimdi Kriptonit’e gidiyorum ama gene döneceğim.

İÜ Rektörlüğü de dâhil, hepsinde tek adam korkusu egemense ve ne isterse onu yapmaktaysa…

Biraz ortadan kaybolup bir yerler kaçıp sonra eve dönmek en güzelidir.

Bu arada olacakları daha çooook takip edeceğiz ama bu gecelik benden bu kadar çünkü gazeteler, TV’ler beni de, herkesi de boğmakta…

Bu gecelik takım elbisemi ve kravatımı taktım, Felek’ten bir gece çalacağım. Gerisi Allah Kerim…

Ne diyordu erenlerden Muhyiddin İbn Arabi: Lâ mevcude İllallah, hemen hemen lâ ilâhe İlallah ile aynı ama nüans büyük aradaki.

Yarın gene yazarım her kim varsa orada ve hâlâ bu mekânın takipçisiyle irtibata geçip, makale veya yazı göndermek istiyorsa.

Bu gecelik görünmez olacağım, bunun yarını da var alimallah.

Haydi, iyi geceler cümlenize…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 27.02.2015

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 24 Eylül 2017