Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

İNSAN TÜRÜ

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2850 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Son antropolojik bulgulara göre, ilk Homo sapiens sapiens'lerin Afrika'da çok dar bir zaman dilimi içerisinde birçok yerde ortaya çıktıktan sonra ilk büyük göçü nereye yaptıkları karışık.

Muhtemelen, ilk büyük göç dalgaları Hint Yarımadası'na ve Orta Asya'ya olmuş. Avrupalılar da, 30-35 bin senelik bir göçle Orta Asya'dan gelen Homo sapiens sapiens'lerin torunları, bu arada mozaik evrimsel adaptasyonlarla uğrayarak beyaz ve sarı ırkçıklara tahvil oldukları düşünülüyor.

Ortadoğu'ya göç de muhtemelen Orta Asya kaynaklı.

Kızılderililer diye nam bulan, sonradan müstevlîlerce (hani şu bir yenisine hazırlananların büyük büyük babaları) kâtledilen gerçek Amerikan yerlileri son büyük Buz Çağı'nda, 10 - 15 bin sene önce Bering Boğazı yoluyla hicretin sonucunda "yeni dünyâya" ayak basmışlar.

Yahudi'lerin ve Arap'ların Hint Yarımadası'ndan göç eden ve tamamen aynı etnik kökten gelen (Samiler), sırf din faktörü sebebiyle bu gün düşman hâline gelmiş gruplar olduğu, Hz. İbrâhim'in (Abraham) de, o dönem avamında yaygın olan politeist Brahmanist inançlardan farklı olarak, bunlara karşı çıkılan ve sâdece inisiyelerin kabûl edildiği monoteist havâss dinine mensup bir proto-Yahudi din adamı olduğu, isminin "A + Braham"'dan (Brahm'a karşı çıkan) geldiği, üç büyük İbrâhimî dinin kültürel antropolojik mâzisinin bu olduğu iddia ediliyor.

Eskiden beri "Psikiyatri ve İnanç Sistemleri ve Din" konularıyla yakından ilgilenmekteyim. Ulusal kongrelerde bu konularda 3 ardışık konferans verdim, yayınlarım var. Dinler tarihinin yatay düzlemde incelendiği ve dinî fenomenlerin psikolojik-psikiyatrik tahlilinin yapıldığı bir eseri de bitirmek üzereyim, yakın bir gelecekte yayınlamayı umuyorum.

Bütün insanlar (Homo sapiens sapiens'ler) aslında tek bir tür (aynı filum'un bir kolu) ve ırktandır (race); yâni HEPİMİZ GERÇEKTEN KARDEŞİZ.

Irk lâfının çağrıştırdığı mide bulandırıcı ırkçılık ideolojisinden dolayı, son dönemlerde antropologlar bu hususun altını önemle çiziyorlar.

Mozaik yapısal ve kültürel-dinsel evrimsel değişiklikler sâdece birer zenginliktir.

O zenginlikleri, diğerlerinin aleyhine mâlzeme yapmamak kaydı ile, korumak ve araştırmak da zâten her insanın insan olma borcudur.

   Milliyetçi söylemlerimin altında yatan impetus da asla emperyalist veya ırkçı değil...

      Tamamen kültürel bir varoluş kaygısıdır...

Mehmet Kerem Doksat

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cuma, 20 Ekim 2017