Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

İSRAF

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 179 kez okundu
  • 0 yorum
  • Yazdır

İsraf ne demekti? Gereksiz harcama, gereksiz tüketim, savurganlık, tutumsuzluk. Peki müsrif? Bütün bu gereksiz harcamaları yapan, har vurup harman savuran, tutumsuz kişi…

 

Müsrif deyince kim geliyor aklınıza? Tabii ki başta halkımız. Mesela güzel ülkemizde necip milletimiz günde 12 milyon ekmeği çöpe atıyormuş. Merhum babacığım, hâli vakti yerinde bir ailenin lideri olmasına rağmen, sofraya ekmek keserken, ekmek tahtasının üzerinde biriken ekmek kırıntılarını büyük bir özenle avucuna doldurur ve şükrederek ağzına atardı. Ya biz ne yapıyoruz?

 

Su kaynakları kıt olan bir ülkeyiz. Ama maşallah bir diş fırçalamak, el yüz yıkamak için bile, musluğu açık bırakıp, onca suyun boşa akmasına neden oluyoruz. Musluk icat edildi, tasarruf bozuldu. Oysa İslâm Peygamberi Hz. Muhammed’in bir hadisi bile var: “Nehrin yanında bile olsanız suyu israf etmeyin.” Haberiniz var mı bilmem, 2030 yılında Türkiye su kıtlığı çekecek ülkeler arasında sayılacakmış.

 

Gereksiz harcamaya, binlerce örnek verebiliriz. En önlerde araç israfı da geliyor. Adamın başını sokacak evi yok, son model araçla yollarda caka satıyor. Böylece israfın yanına bir de şaşaa ekleniyor. Yâni görkem, gösteriş.

 

Araç konusunda en büyük israfı ve şaşaayı da maalesef ve maalesef başta devlet büyüklerimiz olmak üzere kamu personeli yapıyorlar. İzmir gibi, devlet büyüklerimizin her zaman uğramadıkları bir şehirde oturduğumuz için belki de kendimizi şanslı addetmeliyiz. Öyle ya Ankara’yı, İstanbul’u gözlemliyoruz. Bir devlet büyüğü bir yerden bir yere gitmeye kalktığında, kendilerine onca araç refakat ediyor. Hepsi de birbirinden lüks araçlar. Aslında sıkışık olan trafik, daha da arap saçına dönüşüyor.

 

Başbakan Binali Yıldırım geçen gün müjdeyi vermişti ama. Ne demişti? Tasarrufa önce kamudan başlayacaklarını söyleyerek, “Şaşaa, debdebe bitiyor…” demişti. Bu kemer sıkma mesajını umarız ve dileriz başta kamu olmak üzere, necip milletimiz dikkate alır.

 

 

Ali Rıza SAYSEN

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazartesi, 19 Şubat 2018