Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

KARMA, KADER ve KEDER HAKKINDA…

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 3199 kez okundu
  • 2 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Bizim tercihlerimiz, emel ve amellerimizin dışındaki yaşantılar veya olup bitenleri kabaca KARMA olarak isimlendirebiliriz.


Bunu ben çizdim: GÜM!

Anamızı, bacımız, kavmimizi, âidiyetimizi, mensubiyetimizi, kimliğimizi, yönelimimizi

Biz seçmedik.

Bütün bunlar ta Büyük Patlama’dan önce, Planck Zamanında, Levh-i Mahfûz’da yazılı idi zâten.

Uyuşturucu, uyarıcı veya başka bir madde kullanmak kaderdir ama gene de mukadderat (pre-destination) müsaade etmedikçe ölemezsiniz, öldüremezsiniz.

Emekli bir öğretmen oğlunu vurup intihar ettiyse bu tamamen irade dışıdır çünkü cinnet söz konusudur, buna içine giren Thanatos cini yol açmıştır.

Kürtçüler her yerde ayaklanıyorsa, mütecâviz ve mütecessis ama kifâyetsiz muhterisler her makamı işgâl etmiş ve önünüzü tıkıyorlarsa, bilin ki bu kendi eserinizdir.

Bodrum’daki kadın şekerden daha tatlı, baldan daha şifâlı kanişle denize girince para cezası kesen yetkililerin kafasına ne düşmüş olabileceğini de bilemem ama o kadıncağızın kendi tasarrufudur.

Gece kulüplerinde garsonluk yaparken kızlarını satmaya kalkan kadın öyle yapmağa mahkûmdu, kızları da kendisini bıçaklamaya.

Doktorum programında canlı yayında ölmekte olan yaşlı bir kadını teşhir ediyorlarsa, bunun sorumlusu RTÜK’tür.

Bir Doktor Amca (Prof. Dr. Oktay Ergene) ona yardım ederken naş olacak, ablak ablak bakmaktayım! Saçını okşayarak “neyiniz var” diyor Yıldız Teyze’ye!

"Çüş" diyemedim çünkü teyze beni yemiş...

1 TL’ye kahve makinesi almak için birbirini ezen halkın bu davranış patolojisinin mimarı da bu memleketi yönetemeyenler değildir öyle icap etmiş, öyle olmuştur.

Kaderinizi kendiniz yazmışsınızdır.

Geçen gün ağır bir otistik vak’ayı mûsikî mırıldanarak ve monoton bir sesle konuşarak hipnotize edip sâkinleştirdiğimi American Journal of Hypnosis veya Filânca Journal of Psychonalaysis’e yollasam, inanmayacakları için neşretmezler.

Daha önce kaç kere dünyaya gelip gittiğimi ben bilemem, bu mümkün veya muhtemel midir derseniz cevabım ancak sükût etmek olabilir.

İkrardan mı?

Yoo, sâdece bilemediğim için.

Bunu bana kim öğretti?

Eski Komünist, Cin gibi bir Yahudi: Sir Karl Popper.

Hava pırı pırıl, bütün bağlantılar tam ama bizim Digitürk belli kanalları göstermiyor!

Kanal D’ye ve STAR TV’ye mahkûm oluyorum.

Çıkıp Beşir Bey’i mi döveyim?

Deli misiniz, kafanızı soğuk duşa mı soktunuz!

Mukadder olduğu için öyledir.

Yeni Blendax alırsam saçlarım pırıl pırıl olacakmış, almam işte!

Finish Quantum Jel de elinize, gözünüze, dizinize dursun.

Ben sizden bir tek şey istiyorum: Para.

Banka hesabım mı?

Neslim henüz uykuda, sülâlemden pek az kişi kaldı…

  Belki ben de tekrar yatarım.

Bir daha da uyanamam.

        Boyut değiştirmek için her sebebe de, illete de sâhibim.

                Ama biliyorum ki gene bir şey olmayacak bana.

          Misyonum sona ermedi çünkü.

                                    Dandini dandini dastana…

                Danalar girmiş bostana.

     Öpüyorum…

           Yetmezse,

    Devamı arkadan gelir.

Bilirim ben…

   Anjina pektorisin sırf burun kaşınmasıyla seyredebileceğini de.

                  Değil mi Bingürcüğüm?

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – Şimdiki Zamanlar 16 Eylül 2013 Pazartesi


Not: Hürriyet'ten Nil Karaibrahimgil bu makaleden aynen plajiarizm yapmıştır. Lûtfen kendisini Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. adresinden protesto edelim :D.

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Misafir
    Ayşenur Conte Pazartesi, 16 Eylül 2013

    ??

    http://io9.com/5947112/watch-32-discordant-metronomes-achieve-synchrony-in-a-matter-of-minutes
    Yazılı sözcüklerde pek başarılı değilim.
    Saygılar ve teşekkürler...

  • Misafir
    Mehmet Tezel Çarşamba, 18 Eylül 2013

    Adnan Oktar'ın tv şovu ile 33. derece Mason olduğunu cümle aleme izletmesi!

    İyi Günler,
    Adı geçen programı izlemedim. Ama üstadın bugüne kadar ki şarlartanlıklarını hatırlayınca, pek şaşırmadım.
    http://www.odatv.com/n.php?n=elhamdulillah-masonum-1809131200
    Şimdi de kerameti kendinden menkul bu muhterem, Masonlara İslamı tanıtmak gibi bir teblig misyonu üstlenmiş!
    İslam aleminde dinin siyaset ve daha nice şarlatanlıklar için araç olarak görülmesi pek şaşırtıcı olmuyor. Ancak "Elhamdulillah Masonum!" diye şov yaparken işin içine Masonluğu da dahil etmenin gereği ne olabilir? Neden bizim toplumumuzda Jet Fadıl, Adnan Hoca gibi kılıktan kılığa girmeyi marifet sayan binbir surat tipli insanlara ilgi ve hayranlık hiç eksilmiyor? Sizce bu toplumsal defomuz, inanç sistemimizden mi ya da başka nedenlerden mi kaybaklanıyor?
    Bu konuda yazacaklarınızın yazılarınızı izleyenlere iyi bir rehber olacağına inanıyorum.
    Saygılarımla,

    MKD: Hepsi efendim, hepsi!
    Bilmukabele...

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cuma, 15 Aralık 2017