Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

KÂZİP BİLİMLER

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2781 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Epeydir başını almış giden bir moda var: Astroloji, falcılık, mânevî şifâcılık ve Tarot, Reiki, Feng Shui merkezleri her yerde açılmakta.

Günlük hayatın dertlerini gerçekçi ve pratik yöntemlerle çözemeyen veya kısa yoldan çözmeyi uman birçok kişi de buraların müdâvimi olmuş durumda. Toplumun krema tabakasından öylelerini tanıyorum ki, her gün (evet, her gün) fal baktırmadan evinden çıkamıyor. Bu arada, bu işlerden birileri de iyi paralar kazanıyor. Üfürükçülük, muskacılık câhil halk içerisindeki mümtaz (!) yerini korurken, bu gibi Batı'dan ithâl ama çoğu Uzakdoğu menşeli kâzip bilimler okumuş yazmış, mürekkep yalamış tabakanın ümidi olmuş durumda. Geçenlerde pek sevdiğim bir dostum beni Reikiledi!

Baktım, eliyle birtakım işaretler yapıp gözlerini göbeğime dikmiş. Ne yaptığını sorunca, zayıflayabilmem için enerji aktardığını söyledi. Şaştım kaldım. Avrupa'nın kültür başkentlerinden birinde tahsil etmiş, son derecede zeki bu insanın bu safsatayla işi ne olabilirdi ki? Buna gerçekten inanıp inanmadığını sordum. Küçük bir ihtiyat payı bırakmakla beraber, inandığını söyledi. Üstelik eğitiminin daha başında imiş ve mertebe kat ettikçe, çok daha uzaklara büyük miktarlarda enerji gönderebilecekmiş.


Böyle birkaç yüz neferimiz olursa, enerji darboğazını aştık gitti desenize!

Şaka bir yana, bu yakınlarda böyle bir merkezi halkımızın hizmetine sokan (!) bir ahbabım yaptığını eleştirince, Newton, Hallâc-ı Mansûr, Mevlânâ ve Darwin arasında ortaklık görüp bunu simya, Tarot, Reiki ve Feng Shui ile aynı kefeye koyarak bana öyle bir cevap döşendi ki, akıllara sezâ değil.


Asla şarlatan, ahlâksız veya câhil olmayan bu kişi neden böyle bir şey yapıyordu ki? Cevap basitti: Gerçekten de insanlara hizmet edeceğine inanıyordu!

Bütün bunların temelinde iki şey var: 1) Hepimizin içerisinde taşıdığı 'birincil süreç düşünce" ile gerçeği saptırma, büyüsel bir şekilde sırf isteyerek bir şeyi yapabilme omnipotansı (kaâdir-i mutlaklık) vehmi; 2) Gerçekçi ve akılcı 'ikincil süreç düşüncenin", hele Türkiye'de, insanı götürdüğü muazzam can sıkıcılık arenası.

Ara sıra hoş hayâllere kapılmakta, bunaltıcı gerçeklerden kaçıp büyüsel düşünerek fantastik öznel gerçeklerde erimekte bence hiç bir mahzur yok. Yeter ki bu davranış bir hayat tarzı hâline geçmesin, o hâle getirilmesin ve gelmesi için de reklâmı yapılmasın. Ümidini ve sıhhatini kaybetmiş pek çok kişinin nakdini de buralara yatırması tuzağına izin vermemek gerek.

Dinde bile, o da elden gelen her şeyi yaptıktan sonra, dua edip işi Allah'a havale etmek cevaz kılınmış.

Büyüsel düşünceye yönelik her türlü uygulama ancak ve ancak mânevî huzur için bir çeşni kabilinden kabûl edilebilir.

Somutlaştırırsak, arabanızın lâstiği patladığında stepneyi çıkarıp takar mısınız yoksa bir falcı bulup ne olacağını mı sorarsınız, bütün mes'ele burada.

Sevgiyle.

Mehmet Kerem DOKSAT

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 22 Ekim 2017