Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

KİM NE YAPMAZSA DAHA SAĞLIKLI KİŞİLİĞİ OLUR?

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 3688 kez okundu
  • 0 yorum
  • Yazdır

Daha önce sizlere kimden dost olur, kimden olmaz, kişiliğimizin özellikleri nelerdir konusunda bir makale yollamıştım.


Bu sefer de, bilhassa gelişmekte olan kişilik özelliklerinin yanı sıra, oturmuş bâzı davranış kalıpları mevcutsa, neyi nasıl yapmalı yâhut yapmamalı konusundan bahsetmek istiyorum…

Hepimiz mevki, şan, şöhret ve para sâhibi olmayı isteriz…

Bunlar hayattaki yoğun mücadelelerimizin bize kazandıracağı ödüllerdir.

Ama…

Bâzı altın kurallar var ki, bunlara uyabilirsek, hayatta daha çok sevilir ve sayılır, aranır ve ararız

İhtiras hâline getirilen zenginlik arzusu iyi duyguları boğar, dostlukları mahveder. Kuşkular uyandırır. Ama eğer sevginiz bencilliğinizi yenebilirse, toplumun ve insanların hayrına kullanılan zenginlik mutluluğunuza ve mutluluklara kaynak teşkil edecektir.

Demem o ki, zenginliği iyiye kullanacak güçte olmayan kimse, onu istemesin!

Mevki hırsı düşünceyi bulandırır, kâlbi katılaştırır ve ikiyüzlülüğe götürür sizi! Kibir aşırı gurur insanı yarattığı külfetlerin kölesi hâline getirir. Buna mukabil, yüksek mevkilere erişen kimse gücünü iyiliğe, doğruluğa, hakkaniyete ve hayra kullanırsa, muhitinin ve insanlığın da yükselmesine hizmet eder. O mevkie ulaşmak yetmez, esas ona lâyık olmaktır.

Demem o ki, mevkiini iyiye kullanacak güçte olmayan kimse, onu istemesin!

Kaba kuvvet sevgi tanımaz, yaşama sevincini öldürür, zulme hâttâ cinayete bile yol açar. Ama kuvvetinizi akıl ve bilgiyle birleştirirseniz, hakka ve adalete hizmet eder, masum ve güçsüzleri korursunuz. İhtiraslarını yenebilen bir kimsenin eline kuvvet geçmesinden korkmayınız.

Demem o ki, ölçülü ve ihtiyatlı davranmasını bilmeyen kimse, kuvvet sâhibi olmayı asla istemesin!

Peki, bunu kim yapacak?

Biz, kendimiz.

Kim denetleyecek?

Biz ve herkes, farkında olarak veya olmadan…

Her vicdanın başına bir de polis memuru dikebilir misiniz?

Sevmek öğrenilebilir,

Paylaşmak da öyle…

Yeter ki niyetli olalım.

Unutmayalım ki, kendini aşmaya mecbur hâttâ mahkûm olan tek varlık biziz

Hatamızı, kusurumuzu veya eksiğimizi bilmek zorundayız.

   Bilmiyorsak ve bir şeyler de yolunda gitmiyorsa…

      Neden bir psikiyatrın kapısını çalmayalım?

         Sevgi ve saygıyla…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 19 Mart 2013 Salı

Not: Bu makale öncelikle http://www.bodytr.com/2013/03/kim-ne-yapmazsa-daha-saglikli-kisiligi-olur.html mekânında yayınlanmıştır.

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Perşembe, 26 Nisan 2018