Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

KİMLER ASLA UNUTULMAZ?

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2783 kez okundu
  • 0 yorum
  • Yazdır

Adında veya soy adında unutulmaz geçen herkes.

Ahde vefası olmayanlar

Kompleksli ve yetersiz olanlar.

Henüz kalfa düzeyinde iş yapabilirken, psikiyatri profesörüne "psikolojik bozukluk" damgası vuranlar.

Kendisini Hazreti Süleyman zannedip hava atanlar.

Pipo, puro veya sigar içmekle adam olunduğunu sananlar.

Purolarının üstündeki markayı kopartmadan tüttürenler.

Everest'in tepesinde olduğunu sanıp da, aslında Mariana Çukuru'nun dibine batanlar.

Oraya buraya testi koyanlar.

Yetersizliğinin farkında olmayanlar.

İş yerindeki herkesle didişmeyi "adam olmak" sananlar.

Fevrice gidip de, bir daha arayıp sormayanlar.

Hoplaya zıplaya kutsiyetin üzerinde tepinmekle övünenler.

Yönettiği inşattaki işçilerle didişenler.

Ahde vefa duygusu olmayanlar.

Vefa deyince bir semt anlayanlar.

Hâddini bilmeyip, bir de tepeden bakanlar.

Kendisini dev aynasında görenler.

Herkesin kendisini tapınmasını bekleyenler.

Ortaokul çocuklarının bildiği şeyleri öğrenmek için sabahın köründe toplanarak içmeye başlayanlar.

Dedikodu edenler.

İşi düştüğünde "abicim, canım" filân deyip de, telefonlarını açmayanlar.

Süpersonik hızla irtifa kaydedip, kendini duble Kürt dizisinde rol oynayanlar.

Soyunu ve sopunu unutanlar.

Kafasına koyduğu şeyi yaptığını sanıp da, aslında hiçbir halt olmayanlar.

Bu memleket için -muteber ve hakkaniyetle dolu bir mucibe yoksa- askerlik yapmayanlar.

Nöbette kendi bacaklarına mermi sıkanlar.

Her tarafta görünüp, selâmı unutanlar.

Ağlayıp üzülerek "benden bir de vergi alıyorlar" diyen, sonra da çağrılara cevap vermeyenler.

Emeğe saygı duymak yerine, ona buna saldıranlar.

Makamındaki yetkilerini asabiyet saikiyle suistimal edenler.

Herkesi, her şeyi "mercek altına" alanlar.

Pire için yorgan yakanlar.

Nobel alıp TBMM'ye girmeye hazırlananlar.

Ona biât edip de yalakalık yapanlar.

Hiç evinizden çıkmazken, artık arayıp sormaz olanlar.

Zümrüdüanka kuşu olduğunu sananlar.

Onunla bununla didişip, aynaya bakmayı unutanlar.

Terbiye ve hayâ duygusunu yitirip, önünüzü kesenler.

Hayayla hayâ farkını bilmeyenler.

Evli olmasına rağmen çapkınlığıyla övünüp, en olmaması gereken mekânlarda bunun için kadeh kaldıranlar.

Roketatar gibi davranıp, sürekli eleştirenler.

Dünyada olup bitenden haberi yokken, etrafına çamur atanlar.

Ulusal yas günlerinde hoplaya zıplaya eğlenip, bir de kafayı bulanlar.

Saygısızlığı habitatlarında ve fıtratlarında hazır bulanlar.

Her şeyi, her konuyu en iyi bildiğini sananlar.

Pornografiyi anlamsız derecede kullananlar.

İçgörüsü yerinde olmayan narsisistler.

İbret almayı başaramayan muhteris ve muktedirler.

Basamakları tırmanmak için sabredemeyenler.

Önceden sizinle arkadaşken, bunu ortamlardan silenler.

Zincirlerinden sizi atıp, utanmadan da "yukarıdan" korunanlar.

Her şeyi teybe kaydedip, patronlarına yetiştirmeyi vazife edinenler.

Tek başına kalsalar da ayakta durmayanlar.

Emeğin karşılığını ödemekten ısrarla kaçınanlar.

Gösterişi ve mübalağayı, mugalata sananlar. 

Zor günlerinizde, kayıplarınızda arayıp sormayanlar.

Aklanıp paklanıp, inşaata devam edenler.

Liyakate veya sıraya bakmaksızın, sürekli olarak haset edenler.

Sıkılıp sıkıştığınızda, elini cebine atmayanlar.

Üç kuruşluk zamparalığı kutsiyetle ananlar.

Yeri, mevkisi, makamı ne olursa olsun, aynaya bakıp da kendilerini tartamayanlar.

Mesleğindeki yetersizliğini, herkese ayar çekmekle kapatanlar.

İkide bir çifte-açmaz atarak, kardeşlerini ve dostlarını yıldıranlar.

Hemen her şeyi sizden öğrendikten sonra, bunun için bir teşekkür dahi etmeyenler.

Varsayımlarınızı ve teorilerinizi, sizden müsaade almadan kitaplaştıranlar.

Hiç okumadığınız kitap için size "apartma" iftirası atanlar.

Mükerrer olarak "salak" dendiğinde, bunun "klavye sürçmesi" olduğunu yazanlar.

Muhakeme ve idrak sorunu yaşayanlar.

Felâketlerde sessiz kalanlar.

Akille âkıl farkının müdriki olmayanlar.

Hâlâ her mevzuda ahkâm kesenler.

Kendisinden "biz" diye bahsedenler.

Harsımıza uymayan icraatta bulunanlar.

Yakındaki Ramazan'da ortalığı kan gölüne çevirecek olanlar.

Dini amaç değil gaye hâline getirenler...

Evlât acısı çekenler.

Başkasının işine gücüne göz dikenler.

Onursuza "şerefsiz" diyenler.

Fahişeye "orospu" diye hitap edenler.

Vakit nakittir diye bilmeyenler.

Arayıp sorduğunuzda, size cevap vermeyenler.

Ultrasonik hızla yükseldikten sonra, oyuncaklarıyla tay tay yapmaya bayılanlar.

Soma'yı basit bir iş kazası gibi görmek isteyenler.

Fason iş yapmaya bayılanlar.

23 sene geçmesine rağmen, mobbing yapa yapa kardeşlerini yıldıranlar ve çıldıranlar.

Ölüm döşeğindeki anasını bırakıp toplantıya gelen kardeşlerine "mendil getir" diyenler.

İki çift lâf etme isteyene "fincancı katırlarını ürkütmeseydin" diyenler.

Pensilvanya'ya biât edenler.

Ona buna çatıp, herkese tepeden bakanlar.

Babil Kulesi'nin de üzerine tırmanmak isteyenler.

Ölümsüzlük diye bir şey olmadığını bir türlü unutmayanlar.

Hocalarına ahde vefa göstermeyen ve aramayanlar.

Gereksiz yere aşırı derecede spor yapanlar.

Türk İslâm sentezini ciddiye alanlar (aslen Şamanız).

Adı Tanju olanlar (Okan, Koray gibi)...

Cemil Meriç ve ailesi.

Aksel Siva ve ailesi.

Sakmarlar.

Sümerler.

En kötü günlerimde, lâcivert gözleriyle bana sımsıkı sarılan İdil.

Totoda veya lotoda hap tutturacağını sananlar.

CC

Pekün ailesi.

Ceviz Kabuğu.

Evlât

Mevlânâ

Itrî

Mozart

Haydn

J. S. Bach

J. C. Bach

John Williams

Rafi Aslanyan

Mete Akyol

Bedri Ruhselman

Ayhan Songar

Neslihan

Nurperi,

Cânan

Neslim

Mansur Beyazyürek

Mustafa Kemal Sayar

Norma Romi

Rasim Adasal

Şahap Erkoç

Oya, Celâl ve Asım Şengör.

Rabia Paşakay

Adnan Menderes

Abdullah Gül

Recep Tayyip Erdoğan

Betûl Mardin

Hıncal Uluç

Zeki Alasya

Metin Akpınar

Parla Şenol

Atâ Sakmar

Atalay Yörükoğlu

Asım Yücesoy

Işıl Yücesoy

Dilipak

Adamo

Jöleli

Filiz Akın

Selçuk Erez

Adolf Hitler

Tansu Çiller

Giovanni Papinni

Kahraman Asker Şvayk

GOG

Kurt Vennegot Jr

Captain Kirk

Dallas

Mualla Okyay

Engin Eker

Han Köfte

Tahir Sümer ve ailesi

Romalı Perihan

Fazlı isimli herkes

Rukiye

Taekwon do

Judo

Putin

Aborijinler

Antalya

TC yerine TR diyenler

Mete Akyol

 

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Perşembe, 22 Şubat 2018