Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

KUVVET KOMUTANLARINI VE GENELKURMAY BAŞKANI'NI GÖZALTINA ALMAK İÇİN ANITKABİR'İN SABAHA KARŞI BASILMASI!

2009 Nisan ayı sonları. Seçimlerden %127 çoğunlukla çıkan iktidar partisi müthiş coşku içerisinde.

Pek çok hukukçuya, adlî mercîlerdeki ahbaplarına ve kendi meslekdaşlarına suâl eyledikten sonra, muvazzaf bir psikiyatr oturup düşünmeye başlamış. Ahvâl ve şerâit şöyle: Ergenekon'un 18. dalgası gelmiş ve memlekette Cumhuriyetçi, Atatürkçü, milliyetçi veya ulusalcı olduğu bilinen her meslekten kentsoylu ve muhitteki zanlılar için ek F Tipi cezaevleri inşa edilmiş. Üniversitelerdeki hocalar, askerler, yüksek yargı mensupları ve diğer zevat için özel bölümler açılmış. Hepsi de çok mutlu ve keyif içerisinde kodesin tadını çıkarmaktalar. Tavla partileri, satranç turnuvaları ve tenis maçlarıyla vakit geçiriyorlar. Kısıtlı ve denetimli seks izni de verildiği için, âileleri de, denetçiler de  pek mesut.

TRT'de bir gün Başbakan, bir gün Cumhurbaşkanı halkı bilgilendirici ve bilinçlendirici konuşmalar yapıyorlar. En yüksek reytingi olan programlar arasında Sırlar Âleminden Nurlu Sesler, Efendi Hazretleri'nin Gündemi, Ebedî ve Ezelî Saadet, Sırların En Hakiki Sırrının Esrârı sayılıyor. Eğlence programları da müthiş! Cem YılmazGARGARAProgramı'nda meddahlık yapıyor; Okan Bayülgen hapiste yargı mensuplarına yârenlik ederek onları zekice esprileriyle kahkahalara boğuyor, Beyaz ise Ak ve Saf Dinimiz isimli nükte programlarını eda eğliyor. Şûlebaşta Yenilikler, Şeyhenizden Öğütler programları sabah kuşağında kadınların gönlünü fethetmekte.

İş yerlerinin ¾'ü kapanmış, halk işsiz güçsüz ama saadet ve ümit içerisinde sokaklarda yaşıyor. Belediyelerin kurduğu büyük çadırlarda nüfusun %80'ine bedavadan aş ve kıyafet yardımı yapılıyor.

Fakat ¾'ü de kodeste olan cenâh-ı askeriyenin tepesindeki adamlar hâlâ direniyor. Bir grup subay ve kendine milliyetçi/ulusalcı diyen ve hâlâ Atatürk'ten, inkılâplardan bahseden bu illetlerin nasıl hâlledileceği konusunda yapılan görüşmeler sonucunda, Cumhur'un Reisi re'sen hepsinin Ergenekon'dan sabaha karşı gözaltına alınabilmeleri için emir veriyor. Bu emri tatbik edecek hapishâne hâricinde yâni serbest  tek bir askerî savcı kalmadığı için, bu işi de Ergenekon Başsavcısı'na havale edip adamcağızın zâten ağrıyan sırtına yeni bir yük yüklüyorlar.

Sabaha karşı eşzamanlı olarak Kuvvet Komutanları'nın ve Genelkurmay Başkanı'nın evlerine baskın yapılıyor.

Bu arada, 1 Numara'yı tevkif etmek için de aynı anda Anıtkabir basılıyor.

Fakat hiç beklenmedik bir şey oluyor ve PKK eşzamanlı olarak bütün illerdeki merkezî karakollara, askerî lojmanlara lâv silâhlı ve Kaleşnikoflu saldırı düzenliyor ve binlerce kişi şehit oluyor.

Başka gariplikler de cereyan ediyor.

Anıtkabir'e giden polislerin büyük bir çoğunluğu merdivenleri çıkarken duruyor, gözleri doluyor ve geri dönüyorlar.

O zamana kadar sükût etmiş on binlerce kişi "Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez" diye meydanlara çıkıyorlar, kısa sürede çadırlardakiler de onlara iltihak ediyor. Ellerinde sofra bıçakları ve çatalları var, çoğunda ise hiçbir şey yok.

Kürtçe konuşanlarla konuşmayanlar, sakallı cüppeli adamlarla pantolonlular, Aleviler, Sünnî fraksiyonlar, hepsi birbirine giriyor.

Ortalık kan yerine dönüyor.

Hapishânelere ânında sirÂyet eden isyana gardiyanlar da katılınca, herkes bu mahşer ortamına dalıyor.

***

"Hayatım, lûtfen uyan, haydii"i!

Neslim?

Sen misin?

"Evet, çok bağırdın, nefesin durdu ve çığlıklar attın, n'olur uyan" diyor karım.

Puslu kirli bir hava, 19:30, 24 Ocak 2009 henüz.

Uyuyakalmışım, uyku apnem de olduğu için nefesim durmuş ve yukarıdakilerin hepsi meğer bir kâbusmuş.

     Of!
           Hamdolsun.

Mehmet Kerem Doksat - İstinye - 24 Ocak 2009 Cumartesi

Nabucco Projesi Kazığı
ALBAY ABDÜLKERİM KIRCA'NIN İNTİHARI HAKKINDA.
 

Yorum

Already Registered? Login Here
Şu ana kadar herhangi bir yorum mevcut değil