Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

LEWINSKY, PUTIN, CİHAN, CLINTON, BARTOLAMEOS…

Posted by on in Magazin
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 3059 kez okundu
  • 1 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Yâhu,

Bir zamanlar balıketi kıvamında bir kız vardı: Monica Samille Lewinsky


Ne güzel bir ağzı olduğuna dikkat edin...

Şimdi 50 yaşına gelmiş, inanamadım!


23 Temmuz 1973’te, San Francisco, Kaliforniya’da, Rus göçmeni Yahudi asıllı bir ABG’li olarak dünyâmızı teşrif etmişti. Babası Rus göçmeni Musevî'lerden Doktor Bernard Lewinsky tanınmış bir onkolog (kanser uzmanı), annesi Marcia Lewis ise, Bewerly Hills’te yaşayan zengin bir âilenin kızıydı (zâten orada fakir veya orta hâlli bulamazsınız).

1995 Temmuz ayından itibaren, 1996 Nisan’ına kadar Beyaz Saray’da önce stajyer, sonra memur olarak çalışmıştı. 15 Kasım 1995 günü de Clinton ile ilk Oral Ofis’te kez birlikte oldular da, duhûl per os (ânında sözlük: ağız yoluyla) zuhûr etmişti!

Saf ve temiz bir genç kız olan Monikacık, üzerine fışkıran meniyi mönü zannettiği için silmeden evine öyle götürmüştü.

Ah o ve kalleş âilesi nasıl da bir hıyânet içerisinde bu mönüyü kullanıp, DNA analiziyle, aslında onun meni olduğunu ispatlatıp, Başkan Clinton’u fena hâlde köşeye sıkıştırdılar.

1999’dan sonra kendi adıyla ürettiği el çantası işine girmiş, ancak 2004 yılında bunu bırakmıştı. 2006 yılında London School of Economics’te mastırını tamamlamıştı. Hâlen Pearl District Portland, Oregon’da yaşamakta.

Skandalın patlamasından sonra, ağır depresyondan dolayı hüngür hüngür ağlayan Cici Monicacığın ve Lewinsky Âilesi’nin katkılarıyla Andrew Morton’un yazdığı MONİKA’NIN HİKÂYESİ isimli kitap neşredilmişti. Türkçe’ye de tercüme edildi Doğan Yayınları tarafından...


İyi de, bu ülkede yalan söylemek ve vergi kaçırmak en büyük suçtu ve Zavallı Clintoncuk ne diyeceğini şaşırmıştı!

Neyse, sonunda onu Kilise kurtardı, bir erkeğin pipisi, kızcağızın kutsal kâsesine girmedikçe buna seks demiyorlardı.

Yırttı, yırttı ama depresyonlar geçirdi Zavallı Clintoncuk!

***

Ne alâka demeyin bizde de Devletlû Karate’de karakuşak aldı.


Yâhu, Taekwon do’dan bilirim, bu işler zor ve sakat şeylerdir.

Cihan isminde yiğit bir at vardı ya, 2003’te ne halt (pardon kaka yâhut bok) ettiğini bilmeden koskoca Devletlû’yu üzerinden atmıştı ve 26 Aralık 2007’de Ergenekoncu olduğu için gizlice zehirlenerek infazı gerçekleştirilmişti!


Merhumun ifâdesine bakın!

Sevgili Başbakanım,

Allah (cc) aşkına her şeyde en tepeden şeyleri öyle kabûl etmeyin ne olur.

Bu memleketin sizin yapacaklarınıza çok ihtiyacı var.

Meselâ Gökçeada’da Patrik Bartolomeos’un doğduğu yer olan Zeytinli köyündeki Rum İlkokulu’nun 49 yıl sonra tekrar açılmasına izin verdiniz, Yunanistan’da yaşayan 10 bin Gökçeadalı Rum’u da mutluluktan uçtu. Atina’daki Gökçeadalı Rumlar, önümüzdeki ders yılı adada eğitim görecek talebe arayışına girdi. Rusya'dan da umutluyuz.

Daha açacak ne okullar var…

Daha mutlu edeceğiniz nice Türkiyeliler varken…

   Sakın Putin’le veya Yaşar Nuri’yle kapışmayın.

Hiç acıması yoktur vallahi!

      Lûtfen,

         Yalvarıyorum.

            Size çok muhtacız!

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 02 Nisan 2013 Salı

Not: Bu absürt bir yazıdır, hâdiseler ve tarihler arasında rasyonel bir illiyet râbıtası yoktur.

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Misafir
    Mustafa Salı, 02 Nisan 2013

    50. yaş için 1973 tarihi yanlış olmalı hoca'm

    50. yaş için 1973 tarihi yanlış olmalı Hoca'm.

    Saygımla...

    MKD: Bu yazıdaki ne doğru ki ;-)

Yorumunuzu bırakın

Misafir Cuma, 20 Ekim 2017