Hür Tartışma Mekânı

Burada alenen suç veya hakaret içeren, Atatürk ilke ve İnkılâplarına hakaret eden, İnsanlık veya Nefret Suçu ihtiva eden yorumlar veya yazılar konulamaz.

MEMLEKETİMDEN SON GELİŞMELER

Posted by on in Genel
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • 2610 kez okundu
  • 0 yorum
  • Bu yazıya abone ol
  • Yazdır

Memleket parsel parsel satılıp, parça parça dağılırken, Arap Kürt Partisi ile Ayrılıkçı Kürt Partisi sözüm ona ters düşerken, Milliyetçi Hareketsizlik Partisi “Kürt sorunu yoktur” diyerek başını kuma gömdü.

Diğer partiler ise Devleylû’ya hulûskârlık yaparak “havet” dediler ve akabinde Yarı Başkanlık fiilen başladı, dün de 4+4+4 ile beşinci sınıfta Kürtçe dersinin yolu açıldı.

O da öyle bir kükredi ki, her tarafta depremler oldu...

Suriye ile iyice papaz olduk ve ipinin çekilmesine karar verdiğimiz lideri de bize rest çekti.

TSK’da subay kademesindeki herkes içeri tıkıldığı ve Jandarma teşkilâtı da ilga’ edileceği için, Kır Polisi kurulmasına karar verildi.

Tamamen tıbbî ve ilmî bir şey olan kime sezaryen yapılır ve kürtaj için sınır nedir konularında yasalar, kısıtlamalar çıkartıldı.

İlâhiyat profesörü olan Diyanet İşleri Başkanı “fetva” verdi!

Bir Bakan da buna çok hak verdi…

Şimdi geldik en son kerteye…

Yargıtay 14. Ceza Dâiresi anal ve oral seksin “tecavüz, sadist-mazoşist gibi şiddet kullanarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde” kurulan ilişkilerle aynı kategoride değerlendirilmesine karar verdi. Karara göre, anal ve oral seks görüntülerini içeren CD bulunduran hatta internetten bu tür görüntüleri içeren videoları indirenlere 1- 4 yıl arası hapis cezası verilebilecek.

Doğal olmayan ilişki nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun müstehcenlik suçunu düzenleyen 226. maddesinin 2. fıkrasında “müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır” hükmü yer alıyor. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise sapıkça görüntülerin bulunduğu görüntülerin yayınlanması ve hâttâ bulundurulması cezalandırılıyor. Fıkrada “şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır” hükmü yer alıyor. Bu çerçevede kanun maddesinde yazılı sapıkça görüntülerin sadece yayınlanması veya satılması değil, bulundurulması da suç kabûl ediliyor.

Yargıtay daha önce eşcinsel ilişki ve grup seks görüntülerini de “doğal olmayan ilişki” saymıştı.

Yüksek Din Şûrası’na da iki psikiyatri profesörü “bunlar akıl hastasıdır” diye görüş bildirmişlerdi.

Yargıtay’ın son olarak anal ve oral ilişki görüntülerini de bu kapsama almasıyla ortaya ilginç bir durum çıktı.

Yargıtay kararına göre evinde “anal ve oral” seks görüntüleri içeren CD bulundurmak da 1-4 yıl arası hapis cezası gerektiren bir suç hâline gelmiş oldu.

Eyvah!

Ne yapacağız?

Cerrahpaşa’da seksoloji derslerinde “iki taraf da istiyorsa, alenen ruhsal veya bedensel bir zararı yoksa, sekste kural, kuralsızlıktır” diye anlatırdım.

Anadolu’daki eşek, köpek konularını da şöyle sunardım: “Eğer Temel evlenip barklandıktan sonra, evde gül gibi Hatçe varken, hâlâ karakaçanın peşinde koşuyorsa, işte o zaman zoofili denir”!

Allah’tan emekliye ayrılmışım da, doğrudan kodese atamazlar. Gerçi darbeleri incelerken geriye doğru gidiyorlar, bakarsınız dersleri de aynı şekilde tetkik edip, Ekşi Sözlük Hahamı Tuncay’ı da Avustralya’dan tanık olarak kabûl ederlerse…

Düşünmek dahi istemiyorum vallahi!

***

Mütecessis adamım ya, daldım Youtube’a ve aklınıza gelen her türlü anahtar kelimeyi yazmama rağmen, öpüşüp koklaşma hâricinde hiçbir porno filmi veya videosu bulamadım.

Fakat Allah’ları var, Anadolu insanını düşünmüş olacaklar ki, diğer hayvanatın münasebetleri için mutlak müsaade var.

Meselâ tıklayın http://www.youtube.com/watch?v=M_twOi8XDzk, http://www.youtube.com/watch?v=gKqlFFxbCFY&feature=related adresine, bakın keyfinize… Yerli mi istediniz, buyurun: http://www.youtube.com/watch?v=OGMO73sxbfU&feature=related.

Filler mi dediniz, lütfen seyredin: http://www.youtube.com/watch?v=UJjm3JyyE-M.

Eğer http://www.youtube.com/watch?v=_dysa16sHMA kısmını seyrederseniz olmaz, sınırda!

Peki, bu ne: http://www.youtube.com/watch?feature=endscreen&v=veCDumywdVA&NR=1?

Dostlar, en iyisi http://www.youtube.com/watch?v=_GD69Cc20rw adresi ve devamı, tam bir seks eğitimi için http://www.youtube.com/watch?v=8vHOpZhQeLs&feature=related ideâl!

Bilmeyenler için not: Bu adam deli değil(!), çok büyük bir filozof ama ne okuduğumda, ne de seyrederek dinlediğimde bir şey anlıyorum.

Ama o Slavoj Zizek!

Şunları da içeren sayısız konuda yazmakta ve konuşmakta: ideoloji, köktendincilik, hoşgörü, politik doğruluk, küreselleşme, öznellik, insan hakları, Lenin, mit, internet, postmodernizm, çok kültürlülük, post-Marksizm, David Lynch ve Alfred Hitchcock. Sevdiği ve tavsiye ettiği filmler Hero’dan Korkunç Ivan’a kadar çeşitlilik göstermekte.

Sakın ilâç vermeyi filân düşünmeyin ha, o kat’iyetle sürnormâl!

***

Ha, geçenlerde de bir dâhiliye, kardiyoloji ve kâlb cerrahisi profesörü, kulağı da hiç olmamasına rağmen, “Türk''lerde Müzik Tarihi” konusunda konferans verdi.

Şimdi ben de entropi mevzûuna odaklandım.

   Daha Saffet’in kitabını beşinci defa okuyup gene anlayamayacağım!

      Prestissisimo ma non troppo!
         Au revoir…

Mehmet Kerem Doksat – Tarabya – 11 Haziran 2012 Pazartesi

0
Mehmet Kerem Doksat’ın ÖZGEÇMİŞİ

5 Ağustos 1957’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Nöropsikiyatri Profesörü Recep Doksat’tı. Annesi Sümerbank'ta şeflikten emekli olmuştu.

İlkokulu Erzincan’da başlayıp Ankara’da bitirdi. Orta öğrenimini TED Ankara Koleji (Hazırlık-Lise 1 sonu) ve Özel Adana Koleji’nde (Lise 2-3) tamamladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da mecburî hizmetini yaptı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamladı. Diyarbakır’da askerliği (1991-1992: 1. Körfez Hârbi dönemi) müteâkip, Cerrahpaşa’ya döndü. 1993 yılında doçent, 1999 yılında profesör oldu.

Meslekî olarak yayınlanmış altı telif kitabı, ondan fazla kitapta bölüm yazarlığı, yurt içi ve dışında yayınlanmış 100’ün üstünde makalesi mevcuttur. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerinde ders vermiştir. İÜ Adlî Tıp Enstitüsü’nde 3 sene Cinsel Sapmalar dersi vermiş, Marmara Üniversitesi İngilizce Diş Hekimliği Fakültesi’nde 7 sene hocalık yapmıştır. Cerrahpaşa'da kurduğu Ağrı ve Akupunktur Polikliniği Türkiye'de bir ilktir ve sekiz sene hizmet vermiştir. Uluslararası sitasyonlu Yeni/New Symposium (davranış bilimleri, psikiyatri ve nöroloji) dergisinin editörü, sekiz bilimsel derginin de ko-editörü olup, 10 küsur derginin de danışma kurulundadır. Yurt içi ve dışındaki muhtelif bilimsel platformlarda binin üzerinde konferans vermiş, panel ve kurs eğitimlerine katılmıştır.

Türk(iye) Psikiyatri Derneği, Ağrı Derneği başta olmak üzere pek çok meslekî derneğe üyedir. American Psychiatric Association, International Psycogeriatric Association, International Society of Bipolar Disorders ve ASCAP üyesidir. Kliniğinin Duygudurum Bozuklukları Birimi’nin kurucusu ve yöneticisi olmuştur.

Bilimsel çalışmaları klinik psikiyatri, biyolojik psikiyatri, psikofarmakoloji, duygudurum bozuklukları, hipnoterapi, “psikiyatri ve inanç sistemleri”, “dil ve psikiyatri” konularında odaklanmıştır. “Ağrı ve psikiyatri” konusunda Türkiye’de kurucu rolü olmuştur; “Evrimsel Psikiyatri’yi” de ilk defa Türkiye’ye tanıtan bilim adamıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Moda Deniz Kulübü, Levent Tenis Kulübü ve Klassis Golf and Country Club Silivri üyesidir.

53 yaşındayken, son politik baskılardan bıktığından dolayı üniversiteden emekliye ayrılmış olup, hâlen POLİMED Psikiyatri Merkezi’nde Çocuk Ergen ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Neslim G. Doksat’la beraber “Beşikten Üçüncü Bahara Ruh Sağlığı” düsturuyla hizmet vermekteler… Yakınlarda intisap ettiği Beykent Üniversitesi'nde de Psikoloji Bölümü'nde Psikoloji Profesörü olarak kariyerine devam etmektedir. Neslim G. Doksat da aynı fakültede Yardımcı Doçent olmuştur.

Yorum

  • Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olun.

Yorumunuzu bırakın

Misafir Pazar, 22 Ekim 2017